Hayat çetele tutmak değildir.

prenses1

New member
5
HD RANK
Katılım
20 Ocak 2010
Mesajlar
586
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Konum
mutluluk ülkesi
Hayat çetele tutmak değildir.


Seni kaç kişinin aradığı, kiminle çıktığın, kiminle evli olduğun demek de değildir.


Kimi öptüğün, hangi sporu yaptığın veya kimlerin seni sevdiği de değildir.

Hayat ayakkabıların, saçın, derinin rengi, nerede yaşadığın




veya hangi okula gittiğin de değildir.

Aslında hayat, notlar, para, giysiler, girmeyi başardığın ya da başaramadığın okullar da, çalıştığın işler de değildir.
Hayat çok arkadaş sahibi olmak ya da yalnız olmak,




kabul görmek ya da görmemek de değildir.

Hayat bunlar degildir.




Hayat;


kimi sevdiğin ve kimi incittiğindir.

Kendin için neler hissettiğindir.
Güven, mutluluk ve şefkattir.
Arkadaşlarına destek olmak ve nefretin yerine sevgiyi koymaktır.
Hayat;




kıskançlığı yenmek, önemsemeyi öğrenmek ve güven geliştirmektir.


Neler söylediğin ve ne demek istediğindir,


söylediklerinin arkasında durmandır.


İnsanların sahip olduklarını değil, kendilerini, olduğu gibi görmektir.

Her şeyden önemlisi; hayatını,




başkalarının hayatını olumlu yönde etkilemek için kullanmayı seçmektir.


İşte hayat,


bu seçimlerden ibarettir.


Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev, hayattır.


Bir lokma ekmek için şerefini çiğnetmeye,


bir anlık eğlence için servetini tüketmeye,


bir zamanlık mevkii için el ayak öpmeye, insanları ezip geçmeye,


günlük menfaatlar için onurunu terk etmeye,


bir kısım insanlara kızıp tüm insanlara düşman olmaya

değmez bu hayat...
alıntıgirlhaha
 
Çok güzel bir paylaşım sevgili prenses.

"Her şeyden önemlisi; hayatını,başkalarının hayatını olumlu yönde etkilemek için kullanmayı seçmek" Bence hayatta sahip olabileceğimiz iyi bir amaçlardan biri.

"Bir kısım insanlara kızıp tüm insanlara düşman olmaya
değmez bu hayat..." Kendimizi korumamız gereken bir durumlardan biri.
 
"kimi sevdiğin, kimi incittiğindir..." ne garip aslında hep sevdiklerimizi incitip, en çok sevdiklerimizden inciniyoruz...
 
Bu hayatın en çelişkili durumlarından biri değil mi?

Çok sevdiğin için onu incitmek istemezsin.
Sonra incitirsin.
O da seni sevdiği için çok incinir.
Sonra sen üzülürsün.
O senin üzülmeni istemez.
O da üzülür.
Sen de onun üzülmesini istemezsin. Sen de daha çok üzülürsün.
Bu hikaye böyle devam eder gider karşı karşıya konmuş iki ayna misali sonsuza kadar

Haydi buyrun burdan yakın. Al işte bir paradoks.


Belki de en sevdiğim paradoks ama uzaktan bakmak ya da üzülme kısmından uzak durmak şartıyla şöyle ki:


Seni sevdiğim için şimdi üzülmeyi bırakıyorum o da üzülmediğim için üzülmeyi bırakıyor herkes mutlu (mutlu olsun)


mutlu son


en tatlı son :))


Sonsuz mutluluklar...
 
Seni sevdiğim için şimdi üzülmeyi bırakıyorum o da üzülmediğim için üzülmeyi bırakıyor herkes mutlu (mutlu olsun)

bu çok güzel sevgili sweeet ..
hayat öyle güzel ki gönlümce ve güzel yaşamaya karar verdim.
hiç bir şeyin hesabını tutmadan.
sevgiyle ve ışıkla kalın
 
Eski zamanlarda Hint imparatoru, satranç oyununu yanında bir mektup ile hediye olarak Pers imparatoruna göndermiştir.
Mektubunda oyunla ilgili hiç bir açıklama yapmazken söyle bir mesaj yazmıştır;
"Kim daha çok düşünüyor, Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi görüyorsa O kazanır. İşte hayat budur…"
Pers imparatoru donemin en alim veziri olan Buzur Mehir ile bu mesajı paylaşarak, ondan oyunu çözmesi ve kendisinin de karşılık olarak Hint İmparatoruna hediye edilmek üzere başka bir oyun icat etmesini ister.
Vezir haftalarca çalıştıktan sonra gönderilen satrancın her tas hareketini ve oyunu çözer daha sonra da on günde tavlayı icat eder ve imparatora sunar.
Pers imparatorunun baş veziri Buzur Mehir tarafından 1400 yıl önce tasarlanan tavla oyunu; dünyanın en popüler oyunlarından biridir. Zaman kavramından alınan ilhamla tasarlanan oyunun zamana böylesine direnmesi son derece etkileyici. Senenin birliği olarak tavla bir tanedir. 4 kösesi 4 mevsimi, tavlanın içindeki karşılıklı 6'sarhane 12 ayı, pulların toplamı ayin 30 gününü, siyah-beyaz pullar gece ve gündüzü, karşılıklı 12'ser hane günün 24 saatini simgeler…
Hint İmparatoruna satranca karşılık olmak üzere tasarlanan tavla oyunuyla birlikte gönderilmek üzere söyle bir mesaj hazırlanır:
"Evet, Kim daha çok düşünüyor, Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi görüyorsa O kazanır. AMA BİRAZ DA ŞANS GEREKİR. İste hayat budur…"
ŞANS SİZDEN YANA OLSUN.

alıntı
 
hayata gülümse oda sana gülümseyecektir
 
Hayat

Yaşam, Bir Satranç Oyunu


İnsan, yaşamın ilk yıllarında daha çok ailesinin ve öğretmenlerinin kararları ile yaşıyor. O yıllarda satranç oynayan, karar veren değil, daha çok piyon oluyoruz. Birileri tutuyor kafamızdan ve C4′e koyuyor. Oradan da başka bir konuma. Sonra büyüyoruz, yaşamın tam içine giriveriyoruz. Bizi oynatanlar birer birer çekilmeye başlıyor. İşte o anda bir bakıyoruz önümüzde bir yaşam tahtası var ve karar veren olmuşuz. Sonra biraz panik, biraz heyecan durumu kurtarmaya, oyunu uzatmaya çalışıyoruz. Zaman ilerliyor, hatalar yapıyoruz, bazen geri düşüyor, bazen akıllıca hamlelerle idare ediyoruz.

İşte yaşam gerçekten de bir satranç oyunu gibi. Bunu bir insan ne kadar çabuk anlar ve karar veren, sorumluluk alan durumuna geçerse, onun için o kadar iyi. Belki de aileler çocuklarını piyon gibi yetiştirmektense, karar verici bireyler haline getirmek için daha çok uğraşmalı. Eğitim sistemi buna hazırlamalı gençleri. Çünkü hayat zor ve gittikçe de daha zor hale geliyor. Oyun ve rakip daha vurucu oynuyor. Aynı anda 5 hamle sonrasını düşünerek adım atmak zorunda kalabiliyor insan bazen. Geri dönüş imkansız oluyor. Sadece anlık düşünen, 1 hamle ötesini göremeyen insanlar bu oyundan çıkıveriyorlar.


Ben şanslı sayılabileceklerdenim. Çok da geç kalmış sayılmadım kendi oyunumun tahtasını kuralı. Ve şimdi daha da çok seviyorum satranç oynamayı. Her yaptığım hamlede, elime yaşamın bir parçasını alarak oynuyorum. Daha bir terliyorum oynarken. Çok daha ciddi oluyorum.

Deniz İlbaylı

-alıntı-

Umarım bu oyunda her zaman doğru kararlar verip, doğru hamleleri yaparız... cat56
 
hayat düşüncelerimin aynasıdır.
imzanız çok güzel
sevgiyle ve ışıkla kalın
 
Teşekkürler prenses hehehe tam da bu başlığa uygunmuş değil mi? Her zaman akılmda olsa da buraya yazmak aklıma gelmedi çünkü yorum yazdığım her yere yazmış oluyorum altını çizdiğin için tekrar teşekkürler. :))

Güzel bir gün diliyorum...actionsmile
 
paraya ihtiyacın yokmuş gibi çalış
kimse seni üzmemiş gibi sev
kimse seni seyretmiyormuş gibi dans et.
kimse seni dinlemiyormuş gibi şarkı söyle.
cennet dünyasındaymış gibi yaşa!ttli3ttli3
alıntı
 
Kendimi her zaman mutlu hissederim. Neden biliyor musunuz? Çünkü kimseden bir şey ummam. Beklentiler daima yaralar. Hayat kısadır. Öyleyse hayatınızı sevin. Mutlu olun ve gülümsemeye devam edin. Sadece kendiniz için yaşayın ve;

— Konuşmadan önce dinleyin,
— Yazmadan önce düşünün,
— Harcamadan önce kazanın,
— Dua etmeden önce bağışlayın,
— İncitmeden önce hissedin,
— Nefret etmeden önce sevin,
— Vazgeçmeden önce çabalayın,
— Ölmeden önce yaşayın.

Hayat budur. Onu hissedin, onu yaşayın ve ondan hoşnut olun.

::)[ William Shakespeare ]
 
Hayat; adamak için değil, yaşamak için olandır.
 
ben hayata "evet" dediğim sürece,hayat bana "evet" der.
 
[/COLOR]bu çok güzel sevgili sweeet ..
hayat öyle güzel ki gönlümce ve güzel yaşamaya karar verdim.
hiç bir şeyin hesabını tutmadan.
sevgiyle ve ışıkla kalın[/QUOTE]

Konu çok güzelmiş teşekkürler prenses956k
Gerçekten de geçmişi suçlayıp durmak insana hiçbir şey kazandırmıyor.
-O gün öyle söylemesem böyle olmayabilirdi..
-Bana bu şekilde davranmasalardı bu durumda olmayabilirdim..
-Onunla tanışmasaydım bunlar olmayacaktı..
-Beni çok ezdiler vs vs vs..
Sonu gelmeyen suçlamalar içerisinde olduk hep.
Bence her şey şimdiki gibi olmalıydı ki oldu.Geçmişe dönüp bir şeyleri değiştirdiğimizde bugünkü hayatımızın istediğimiz standartlarda olacağını düşünüyoruz.
Çok yanılıyoruz.
Geçmişte olan her neydiyse bir sebebi vardı ve oldu.
Belki bir şekilde kendimizi bulmamızı sağladı..
Belki bizi özümüze döndürüyor..
Belki büyük felaketlerin gelmemesi içindi..
En basitinden mesela annem bana o kadar kızmasa belki okumazdım:)
Belli bir noktadan sonra teslimiyet gerekiyor sanırım..
Bu dediklerim geçmiş için.Geçmişte yapılanlara kılıf uydurmak da değil.Geçmişi kabullenmek.Ne olursa olsun her kötüde bir iyi taraf bulup bugüne odaklanmak,yarınımızı şekillendiriyor.
Geçmiş için çetele tutmanın sonsuz bir boşluğa sürüklemek dışında yaptığı hiç bir şey yok..İyisi mi çok geçmeden anın kıymetini bilip şükredelim arkadaşlar.
 
yolun keyfini çıkarın.tümsekler belki manzarayı kaçırmamanız için ordadır.
alıntı...
hadi bakalım hayatın tadını çıkarmaya...
kendimize beyaz bir sayfa açmaya...
sevgi dolu bir hayata..
sevgiyle her daim mutlu kalın..ttli3ttli3ttli3
 
Hey gidi günler o zamanlar yeni girmiştim siteye. Nasılda her yazılanı okurdum saatlerce, paylaşırdım.. sitenin baya aktif zamanlarıydı. Eskilere gittim.. :(
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst