Havagazı

bluemoon24

New member
20
HD RANK
Katılım
27 Aralık 2008
Mesajlar
432,578
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Eski dönemlerde verilen gösterişli davet ve eğlentilerin

öyküsünü tarih kitaplarında okuyoruz: Kral saraylarının muhteşem dekoru, muazzam

salonlarda şatafatlı giyimleriyle boy gösteren senyörler, operada suareler,

balolar, şölenler... Bu zengin dünya nasıl aydınlatılmaktaydı, diye kendi

kendimize sık sık sormuşuzdur. Geriye doğru işleyen bir zaman makinesi

olsa da sözgelişi üç yüzyıl öncesine, XIV. Louis zamanına gidebilsek, şimdi bize

gülünç gelen görünümlerle karşılaşırız: Versay sarayının Aynalı Galeri'sinde

orada burada yanan pis kokulu isli mumların titrek ışığı altında davetlilerin

gölgeleri hayaletler gibi kımıldar dururdu... Mumlar, Devrim öncesi

yıllarına kadar pahalı ve en ileri ışıklandırma aracı olarak kullanılmıştı.

Balmumundan yapılanı halkın asla uzanamayacağı büyük bir lükstü. Yağ lambasıysa

çok az sayıda kimseler dışında kullanılmaz olmuştu. Sokakların

aydınlatılmasına ilk defa 1667'de Paris'te başlandı ve içinde mumlar yanan

lambalar kullanıldı. 1769'da bütün şehirde bu lambaların sayısı 3.500 idi ve bu

göster? karşısında dünya parmak ısırdı. Bununla birlikte, 1780'de

İsviçreli asıllı bir Fransız, Argand (1750-1803) ışık gücünün, bir hava akımı

yaratılarak artırılması durumunda yağ lambasının geleceğin aydınlanma aracı

olabileceğini düşündü ve deneyler yapmaya koyuldu. Fitilli bütünüyle yağ kabının

içinde bırakacağına, hafifçe dışarı çekti ve ekseni çevresinde hava akımının

dolaşabilmesi için silindir biçimine soktu. Alev halka biçimini aldı ve lamba

Argand'ın umduğu gibi daha güçlü bir ışık vermeye başladı. Ne yazık ki,

mucit, Etienne de Montgolfier'in de yakın dostu olduğu halde Fransız halkının

ilgisini çekemedi. Tek ilgi gösteren kişi yararlı her yenilikten yana olan ve

adından çok söz ettiğimiz İngiliz Boulton oldu. Ancak Argant'ın lambasının

noksanları vardı; sözgelişi, baca görevi yapacak camı yoktu. Bu camı

bulanın Quinquet adında bir Fransız eczacısı olduğu sanılıyor. Yeni

ışıklandırmanın halka tanıtılması 27 Nisan 1874'te Paris'in ünlü tiyatrosu

Comedie Français'de, Figaro'nun Düğününün ilk temsilinde yapıldı. Çabuk

yaygınlaşarak 1860'da petrol lambalarına da uygulandı ve havagazının

benimsendiği tarihe kadar bütün dünyada kullanıldı.Argand'ın

İngiltere'de, bu işi Boulton'a bırakması üzerine Birmingham'daki fabrikalar

harıl harıl Argand lambası imal etmeye başladılar. Boulton'un fabrikaları

durmadan gelişerek dünyanın en büyük tesisi durumuna gelmişti. Bütün ülkelerde

ve İngiltere'nin bütün kontluklarında temsilcileri bulunmaktaydı.

Cornouailles'daki temsilci, William Murdöck (1754-1839) adlı bir mühendisti. O

güne kadar birçok yararlı icatları olmuştu. 1780'de Murdöck, Boulton'u bir

ziyareti sırasında, ona çocukluğunda yapmış olduğu bazı deneylerden söz etti:

Doğduğu İskoçya'nın kömür bölgesi Ayr'de kömür yakar, arıtır, dumanını

toplamakla vakit geçirirmiş. Bu defa patronunun desteğiyle aynı deneyleri

tekrarlamaya koyuldu. Bu sabırlı kişinin çalışmalarının ayrıntıları

hakkında bilgi sahibi değiliz. Fransız Lebon'unkinin aynısı olsa gerekti:

Kuşkusuz bu dumanı topladıktan sonra arıtmak için sudan geçirmiş ve çıkan gazı

yakmış, alevinin beyaz, parlak bir ışık verdiğini gözlemlemişti. Bu

yanargaz bir yenilik değildi. İngiliz Shirley 1667' de, Clayton 1739'da ve

Dixon 1760'da buna dikkati çekmişlerdi. Hatta 1783'te Belçikalı Minkeleers,

Louvain Üniversitesinin kitaplığını ve 1787'de Murdock'un vatandaşı Dundonald

Kontu Culross, manastırının holünü bununla aydınlatmıştı. Ama Murdöck eserini,

bu yarınsız girişimlere hiç benzemeyen bir inatla sürdürdü. 1792'de

ışıklandırmayı önce evinde kurdu ve pis kokuları gidermek için karmaşık arıtma

işlerine girişti. Bu uzun çalışmalarının sonucunu ancak 1801'de

alabildi. Ancak, bu yıllarda yalnız bununla uğraşmamıştı. Boulton ve Watt işten

çekilmişler ve sorumluluğun bir kısmını aktarmak üzere onu çağırmışlardı.

Murdöck işlerine öylesine dalmıştı ki, PhiKppe Lebon adlı bir Fransızın,

havagazını keşfetmiş olduğunu ve Paris'te genel yerleri aydınlatmaya

hazırlandığı söylentileri kulağına gelmemiş olsaydı eski araştırmalarını befki

de unutup gidecekti. .Bunun üzerine işe koyuldu. 1803'te Boulton fabrikalarını

ve 1805'te Manchester'deki Philips ve Lee fabrikalarını aydınlattı.

Murdöck 1780'de, Cornouailles'da deneylerine başladığı zaman Lebon henüz

11 yaşında idi. 1792'de, yani İskoçyalı, evini havagazıyla aydınlatmaya

başladığı sıralardaysa, Lebon Angouleme'de mühendislik yapmaktaydı. Doğduğu

şehirde yaşadığı bu kısa dönemde ani bir esinlenmeyle araştırmalara başladı.

Talaş almış, bunu bir tüpün içinde yakmış, tüpün ağzına da ıslak bir bez

bağlamış, bezden süzülen gazın yandığını ve keskin bir aydınlık verdiğini

gözlemlemişti. Temel bulgu bu olmakta birlikte işi geliştirmek ve

yararlanılabilir bir duruma getirebilmek için çok çalışması gerekecekti.

Lebon, ısınma ya da aydınlanmada, yanar maddelerden daha elverişli bir

şekilde yararlanma ve bu maddelerden çeşitli ürünler elde etme konusundaki

yöntemlerinin beratını ancak 1799'da alabildi. Bu yöntemler, önce odunu ısıtma

ve damıtma yoluyla katranını çıkarmak, sonra elde edilen gazı su dolu bir kabın

içinden geçirmekti. Gaz, suyun içinde arınıyor ve Lebon'un verdiği adla,

thermolampe (ısı lambası) denen lambalarda yanıyordu. Ne var ki,

arıtma işlemi her halde tam olmamıştı; çünkü Paris'te yerleştiği evin

çevresindeki komşular mahalleyi pis kokular sardı diye gürültüler koparttılar.

Bunlara tabii mum ve Argand lambası yapımcılarınınki de eklenmeye başladı. Lebon

boyun büküp evden taşınmak zorunda kaldı. Dominique sokağındaki Seignelay

konağını kiraladı ve bütün Paris'i bir gösteriye davet etti. Sonuç bir zafer

oldu. Burada halka yalnız küçük çapta bir gazhane değil, aynı zamanda bir deney

laboratuvarı da göstermiş; evi ve bahçeyi, gazı yakan lambalarla ışıl ışıl

aydınlatmıştı.Bununla birlikte partiyi kazanmış sayılmazdı. Çünkü gazın

kokusu çekilir gibi değildi. Deneyleri sürdürecek parası da kalmamıştı. Üstelik

taşkömürü yerine odun gibi bir maddeden hareket etmiş olan Lebon, çıkmaza

girmişti. Gelecek Murdock'un yöntemindeydi. İşin bir gün tatsızlığa varacağını

anlayan mucit, çaresiz Normandiya'ya gitti ve gazhanesini Rouen'de kurdu. Orada

kendisini İngilizler. Almanlar, Ruslar ve daha başkaları ziyarete geliyor,

yöntemini öğrenip evlerinde uygulamaktan çekinmiyorlardı. Her ne

hikmetse, havagazının iki muciti de icatlarından bir yarar sağlayamadılar. Hemen

hemen iflâs durumuna gelen ve mühendislikten aldığı maaşla geçinmekte olan

Lebon, Napolyon'un taç giyme töreninde bulunmaya Paris'e gittiği 2 Aralık 1804

gecesi Champs-EIysee'de öldürüldü. Murdock ise 1839'a kadar yaşadı ve başka

icatları oldu. 1805'te Veierendeel'in deyimiyle yarı bilgin, yarı

şarlatan bir Alman Londra'ya geldi. Adı Winzler olan bu Kişi Avrupa'nın belli

başlı şehirlerinde havagazının çığırtkanlığını yapıyordu. Kamusal bir gösteri

yapma izni alarak Carlton Hous Gardens'in duvarlarından birinin üstüne bir

havagazı feneri yerleştirdi. Sonra bir gaz şirketi kurdu ve Londra sokaklarını

aydınlatma işini üstlendi. Ama işler kolay yürümüyordu: Halk yangından

ve zehirlenmekten korkuyor, öte yandan Walter Scott dumanla aydınlanmayı uman ve

ışığı borularla taşımayı kuranların aklına şaşıyordu. 1814'te bütün bunlara

rağmen havagazı, Londra sokaklarını aydınlatmaya başladı; 1817'de Amerika'da,

daha sonra da Paris'te ilk gaz lambaları yandı. Paris'te, Philippe

Lebon'un dul eşi, kocasının yarıda kalan görevini üstüne alarak 1811'de bir

gazhane kurdu. XVIII. Louis ve kendisinden başka hiç kimsenin bu yeni aydınlanma

şekline güvenleri yoktu. 1817'de ilk denemenin yapılması kralın ısrarları

sayesinde mümkün oldu ve gaz fenerleri ancak 1829'da Paris'i aydınlatmaya

başladı. Fakat, yağ lambaları ancak 25 yıl sonra tam anlamıyla söndü.



Siyaset, Bilim Ve Tarih Bilinci (Doğan Özlem )The Benefits Of TreesEnerji TasarrufuAlternatif Ucuz Enerji KaynaklarıErozyonun Tanımı Ve ÇeşitleriDünyamızın HareketleriDoğalgazDeve KuşlarıTeknolojik CellatlarımızKüresel IsınmaÇimento İşkolu Ve SorunlarıAtmosferin Başlıca Gaz KirleticileriNükleer EnerjiYapay KristallerHyrogen Fuel  The Fuel Of FutureKentiçi Ulaşımı Ve Çevre SorunlarıPrcı HakkındaÇevre Kirliliği Ve SonuçlarıSivil SavunmaUluslararası Hukuk Ve Çevre
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst