Güzel Gelişmeler :)

Hani filmlerde olur ya birisi dibe batmıştır, depresyondandır, mutsuzdur. Sonra bir sihirli değnek dokunuverir hayatına, her şeyi güzelleşir. Ya da daha gerçekçi bahsedersem, bazı filmlerde de bir başkası giriverir o kişinin hayatına. Ve o dibe batmış kişiyi baştan yaratıverir. Mükemmel bir insan oluverir bizimki. Gerek fiziksel, gerek manevi olarak.
Hep özenmiştim böyle olmasına. Tamam sihirli değnek biraz absürt ama, halimden anlayan, beni bu durumdan kurtaracak biri gelsin istemiştim. Belki o kadar dibe batmış sayılmam. Hem benim sorunlarım ne ki?
Çok çekingen olduğumu düşünmüyorum(en azından bu konuda ilerleme kaydettim) Sadece bazen durgunlaşıyorum, kendimi değersiz hissediyorum.Ben sadece tamamen kendine güvenen, sosyal, dışadönük biri olmak istiyorum.
Sonracığıma, evet kilo vermek istiyorum ama kabullenmek gerekirse şişmanı geç, balık etli bile değilim. Hatta çevremdeki bir çok kişi bu kilo takıntımı anlayamadığını söylüyor. Yine de hiç fazlalığım olmasın istiyorum.
Ders çalışamama gibi bir problemim var. Ama yine de çok iyi bir okulda okuyorum. Benimkisi liseye geçtiğinde üzerine çöken tembellikten kurtulamama.
Ailemle problemlerim var. Bana fazla baskı yapıyorlar. Ama bu durumu da yavaş yavaş atlattığımızı düşünüyorum. Dönem başından beri öyle şeylere izin verdiler ki, onlardan beklenmeyecek şeylerdi.(Gerçi büyük ısrarlarım, mızıklanmalarım ve büyük kavgalarımız sonucu oldu ama olsun)
İşte, yazdığımda ufacık şeylermiş gibi geliyor ama bunlar genelde yüzeysel.
Yine de birinin beni değiştirmesini istiyordum. Giyim tarzımı değiştirmeme yardım edecek, katı bir disiplinle bana kilo verdirtecek, sosyalleşmemi-hatta epeycene sosyalleşmemi sağlayacaktı.
Tabi bekle bekle o kişiyi bulamadım. sadanim
Sonra dedim ki, neden kendi kendimin değiştireni olmuyorum? Neden kendimi baştan yaratmıyorum? Sanki bir başkasını değiştirirmiş gibi. Ama bir başkası da kendim.
Yılbaşı dileklerimi haftalara bölmeye karar verdim. Bugün oturdum haftalık hedeflerimin neler olabileceğini düşündüm ve yazdım.
Zayıflamak mı istiyorsun? Ee o zaman o koca boğazını tutacaksın be Arzu:)
Giyim tarzını değiştirmek mi istiyorsun, bir gününü ayırıp mağaza mağaza dolaşacaksın
Derslerinin düzelmesini mi istiyorsun, o zaman günde en az 2 saat kendini zorlayacaksın >:(
Sosyalleşmek mi istiyorsun. Aklına gelen hüzünlü şeylerle durgunlaşmayacaksın, tüm gününü öldürmeyeceksin. Gülümse, kendine güven ve zorla kendini !!
Kitap okumalar, film izleme, ingilizceyi ilerletme, egzersiz yapma, tırnakları uzatma, affetme olumlamalarına başlama, aileye toleransı davranma...
Sihirli değnek hayatıma dokunuyoooooooor :))
aslında kendi hayatımızı kendimize zehir ediyoruz yapmamız gereken tek şey yaşamak ve mutlu olmak ama öyle olmuyor işte bir anda kendimi diğer insanlardan olgun hissediyorum etrafımdaki insanlar salakça konuşurken veya salak salak hareket yaparken onların hareketleri bana çocuksu ve anlamsız geliyor bunları görünce sessizleşmeye başlıyorum minyon bir tipim var ve insanlar beni böyle sessiz görünce saf gibi bir izlenim oluşturuyorum onların gözünde belkide gerçekten saf bir kişiliğim var biraz aptal sayılırım,insanlara yardım etmeye çalışırım ama insanlar yardım etmeye iyi davranmaya gelmiyor mutlu olabilmek için insanlara kötü davranmam,onların hoşlanmadığı şeyleri yapmam bana saçma gelen davranışlarda bulunmam ve saçma sapan konuşmam lazım ama kişiliğim yüzünden bunu yapamıyorum şuan mutlumusun diye sorarsan evet mutluyum hayatım bir düzene girdi beni böyle kabul eden insanlar var ve kendime edindiğim bir hedef var bunları niye yazıyosun dersen seninle benzer duyguları yaşayan insanlar olduğunu bil diye yazıyorum ve eminim benim gibi düşünen başka insanlar da vardır keşke onlarla karşılaşsam eminim çok iyi arkadaş olurduk belkide çevremde böyle birileri vardır ama birbirimize bunları anlatmaktan çekiniyoruzdur.
 
okulların açılmasını istemiyorum. yine aynı sıkıntılar, yine aynı sorunlarla karşılaşıcam. korkuyorum. kendimi ne kadar geliştirmiş olsam da, olmuyor işte. diğerlerini kıskanıyorum.
arkadaşlarım var ama o kadar karmakarışık şeyler ki içinden çıkamıyorum. yakın olduğum insanlar grup grup dağılmışlar. 9. sınıftan beri yakın olduğum insanlar daha hanımefendi ve yanlarında biraz daha rahat hissetiklerim. ama onlarla bişeyler yapamıyoruz.
öteki taraftan sıra arkadaşım çok dışadönük bir kız. istediğim bütün özelliklere sahip. onunla 3 yıldır sıra arkadaşıyım ama anca bu sene yakınlık kurabildik. şimdi ise, bilmiyorum. belki benim aramıza koyduğum mesafelerle uzaklaştık, belki de onun. böyle olmak beni üzüyor. senenin başlarında her akşam telefonda mesajlaşırdık konuşurduk. 1 aydır telefonda konuşmuyoruz neredeyse onunla. 15 tatile girdik ve bir mesaj bekliyordum, napıyorsun nasılsın gibisinden. yok. okulun açılacak olması biraz da onunla ilişkimde napacağım telaşını getiriyor. onun yanında kendimi küçük hissetmeye başladım son zamanlarda. belki benim kuruntularım bilmiyorum ama, sanki o beni ezik gibi görüyormuş gibi geliyor, sanki benimle vakit geçirmek istemiyormuş gibi. böyle hissettikçe kasılıyorum yanında. kasıldıkça uzaklaşıyorum, sessizleşiyorum, sessizleştikçe o da kopuyor benden. kısır döngü böyle devam ediyor. canımı sıkıyor böyle olmak.
çevremdeki insanları görüyorum. arkadaşlarıyla konuşuyorlar buluşuyorlar vakit geçiriyorlar. bende onlar gibi olmak istiyorum. ama olmuyor işte. ben konuşamıyorum. ben mesaj atamıyorum. ben buluşamıyorum. diğer arkadaş grubumdan ses soluk yok. ne arıyorlar ne soruyorlar. buluşalım desem ık mık yüz saatte anca ayarlarız. bir kere buluşulur, aradan çıkartılıverir buluşma, tamam. başka da yok.
böyle olunca iyice yalnızlaşıyorum. evet arkadaşlarım var. dershanemde seviliyorum orada iyi arkadaşlıklar edindim. geçen senek sınıfımdan arkadaşlarım var onlarla yakınım. sonra 9. sınıftan beri süren yakın arkadaşlarım var. sıra arkadaşımla olan arkadaşlığım var(ki başlı başlına problem şu anda) yeni sınıfımdan bir kaç yakın arkadaşım var ama. amaları da var işte. hiçbiri benim gerçekten yakın arkadaşım değil ki şu anda. yeni sınıfımdaki arkadaşlarıma ve sıra arkadaşıma mesaj atmaya çekiniyorum. çünkü onlar fazla sosyaller yanlarında kendimi çok küçük hissediyorum.
bir türlü istediğim arkadaşlığı kuramadım. kıskanıyorum onları böyle olunca. bende mesajlaşabileceğim, rahatça konuşabileceğim, hadi çıkalım bugün şuraya gidelim diyebileceğim bir arkadaş grubum olsun istiyorum. iletişimimin hiç kopmayacağı.
bunların hepsi sorun yaratıyor bana. bu yüzden o hayata katılmak istemiyorum. okulun açılmasını istemiyorum. okulun açılması bir sürü sorunu getirecek. ve göstermek zorunda olduğum çaba beni korkutuyor.
bu durumda olmak da canımı sıkıyor. böyle evde kös kös oturmak asosyalliğin diplerinde yaşamak da canımı sıkıyor.
ben böyle olmaktan yoruldum artık
değişim oluyor. oluyor da hala aynı sıkıntılar devam ediyor. sıkıldım kendimden. sabırsızlığımdan da sıkıldım. aynı şeyleri yaşamak, aynı ezici hissi yaşamak istemiyorum artık. bu kaçıncı istemeyişlerim, bu kaçıncı yakınmam. değişmek istiyorum artık. şu histen kurtulmak istiyorum
 
ben de cesur insanları kıskanıyorum öyle ödleğim ki :(
 
"Yürek ve akıl bir iş üstünde yoğunlaşırsa, bu dünyadaki hiçbir şey imkansız değildir."
 
Sosyal medyada hiçbir hesabım yok. Ne twitter ne instagram, facebook bile yok. Çekingenliğim yüzünden onları açmaya bile öyle korkuyorum ki. Asosyallik olduğunun farkındayım ama olmuyor, olmuyor işte. Bende normal bir genç olmak istiyorum. Arkadaşlarıyla eğlenen, dışadönük, sevilen. Bazen twitter'da orda burda vakit geçirdiği için ailesinden azar işiten, can ciğer bir arkadaşa sahip, sınav haftalarında strese giren ama derslerine çalışan bir kız olmak istiyorum. Çekingen, utangaç biri olmak bana ağır geliyor artık. Bazen gerçekten inanıyorum, değişiyorum diyorum ama bu his o kadar çabuk sönüyor ki. Ne kadar zaman geçmiş foruma üye olalı. Hep bir umut, hep bir şeyle başladım. Olmadı işte. Bu günlük başarısızlık örneğidir arkadaşlar. Bir çok insan değişimi yakalayabildi bu sitede ama ben yapamadım. Çenkinliğimi yenemediğimin farkına vardım. Bu günlüğü boşuna açmışım ben. adı güzel gelişmeler ama güzel olan bir şey yok. Şuan o kadar mutsuzum ki. Çabalıyorum Çabalıyorum diye kendimi kandırmışım kendimi. Hiçbir zaman telkinleri adamakıllı dinleyemedim ki ben. Bu foruma üye olan diğerleri değişim için o kadar istekliyken, o kadar çalışmalar yaparken ben mutsuzluklara kapattım kendimi. Evet belki onlarla benzer özelliğim değişime istekli olmamdı. Ama faaliyete geçiremedim bunu. Hiçbir zaman kendi sınırlarımı zorlayamadım. Zorlayamam ki. Bu özelliğimden nefret ediyorum. Çabuk vazgeçmekten, mücadele edememekten, çekingenliğimden. En çok ondan nefret ediyorum. Ben neden kendimi sevemiyorum? Ben neden diğerleri gibi olamıyorum? Ben neden yalnız hissediyorum? Benim yaşımda olan başka biri şuan mutluyken arkadaşları varken ben neden kendimi insanlardan soyutluyorum, neden asosyalleşiyorum? Böyle olmak istemiyorum hiç istemiyorum hem de. Lütfen bana güç ver Allah'ım. Biliyorum çok inançlı değilim, sana fazla dua etmiyorum. Ama ben kötü biri değilim. Yardım et bana. Biliyorum çok fazla hata yaptım, bu yazı bile başlı başlına isyanlarla dolu,böyle olumsuz düşünmek beni daha dibe çekicek, ama napayım kendim hakkında böyle düşünüyorum işte. Biliyorum bende daha çok çabalamalıydım,hatta hala çabalayabilirim. Vazgeçmeyebilirim. Zaten vazgeçmiyorum Allah'ım. Senden sadece bana yol göstermeni istiyorum. Lütfen cesaret ver bana. Lütfen değişim yolculuğumda yürüyebileceğim güç ver. Böyle olmak istemiyorum. En çok sen biliyorsun nasıl biri olmak istediğimi. Lütfen Allah'ım.
 
Sosyal medyada hiçbir hesabım yok. Ne twitter ne instagram, facebook bile yok. Çekingenliğim yüzünden onları açmaya bile öyle korkuyorum ki. Asosyallik olduğunun farkındayım ama olmuyor, olmuyor işte. Bende normal bir genç olmak istiyorum. Arkadaşlarıyla eğlenen, dışadönük, sevilen. Bazen twitter'da orda burda vakit geçirdiği için ailesinden azar işiten, can ciğer bir arkadaşa sahip, sınav haftalarında strese giren ama derslerine çalışan bir kız olmak istiyorum. Çekingen, utangaç biri olmak bana ağır geliyor artık. Bazen gerçekten inanıyorum, değişiyorum diyorum ama bu his o kadar çabuk sönüyor ki. Ne kadar zaman geçmiş foruma üye olalı. Hep bir umut, hep bir şeyle başladım. Olmadı işte. Bu günlük başarısızlık örneğidir arkadaşlar. Bir çok insan değişimi yakalayabildi bu sitede ama ben yapamadım. Çenkinliğimi yenemediğimin farkına vardım. Bu günlüğü boşuna açmışım ben. adı güzel gelişmeler ama güzel olan bir şey yok. Şuan o kadar mutsuzum ki. Çabalıyorum Çabalıyorum diye kendimi kandırmışım kendimi. Hiçbir zaman telkinleri adamakıllı dinleyemedim ki ben. Bu foruma üye olan diğerleri değişim için o kadar istekliyken, o kadar çalışmalar yaparken ben mutsuzluklara kapattım kendimi. Evet belki onlarla benzer özelliğim değişime istekli olmamdı. Ama faaliyete geçiremedim bunu. Hiçbir zaman kendi sınırlarımı zorlayamadım. Zorlayamam ki. Bu özelliğimden nefret ediyorum. Çabuk vazgeçmekten, mücadele edememekten, çekingenliğimden. En çok ondan nefret ediyorum. Ben neden kendimi sevemiyorum? Ben neden diğerleri gibi olamıyorum? Ben neden yalnız hissediyorum? Benim yaşımda olan başka biri şuan mutluyken arkadaşları varken ben neden kendimi insanlardan soyutluyorum, neden asosyalleşiyorum? Böyle olmak istemiyorum hiç istemiyorum hem de. Lütfen bana güç ver Allah'ım. Biliyorum çok inançlı değilim, sana fazla dua etmiyorum. Ama ben kötü biri değilim. Yardım et bana. Biliyorum çok fazla hata yaptım, bu yazı bile başlı başlına isyanlarla dolu,böyle olumsuz düşünmek beni daha dibe çekicek, ama napayım kendim hakkında böyle düşünüyorum işte. Biliyorum bende daha çok çabalamalıydım,hatta hala çabalayabilirim. Vazgeçmeyebilirim. Zaten vazgeçmiyorum Allah'ım. Senden sadece bana yol göstermeni istiyorum. Lütfen cesaret ver bana. Lütfen değişim yolculuğumda yürüyebileceğim güç ver. Böyle olmak istemiyorum. En çok sen biliyorsun nasıl biri olmak istediğimi. Lütfen Allah'ım.
bu yazıyı çaresizlik anında yazdığın belli . inan çoğu kişi aynı durumları yaşamıştır. her şey hemen olmuyor. iki tane telkin dinleyeyim, düzeleyim diye bir şey yok. kaç yaşındaysan, o yaşların birikmiş bilinçaltı dosyaları var. bilinçaltını temizlemek lazım. telkinler bunun için yardımcı. kitap okumakta motive ediyor. yapabileceğin birkaç çalışmayı birlikte yapmak gerekiyor. ben birkaç sene öncesine baktığımda kendimde ilerleme görüyorum ama yeterli değil tabi ki. facebook hesabı açmak istiyorsan, gözünü yum ve aç.
istemiyorsan sorun değil.çekingenlikten nefret etmek, daha fazla çekingen olmana neden olur. aklına çekingen olduğun geldiğinde , bu düşüncenin üzerinde durma. tıpkı nehirde akan çer çöp gibi serbest bırak. sen ne kadar çekingen olduğunu düşünürsen, bu özelliğini artırırsın.
telkin dinlemek dışında yapabileceğin birkaç çalışma var. mesela eft, nefes çalışmaları, zikir çalışması. cesaret ve atılganlık için " ya kahhar" ismi öneriliyor. sosyallik içiin ise "ya vekil". bu çalışmaları yaparken için sıkılabilir, huzursuz olabilirsin ama bunlar normal. bilinçaltındaki çamurlar temizleniyor. Selamlar. 956k956k
 
bu yazıyı çaresizlik anında yazdığın belli . inan çoğu kişi aynı durumları yaşamıştır. her şey hemen olmuyor. iki tane telkin dinleyeyim, düzeleyim diye bir şey yok. kaç yaşındaysan, o yaşların birikmiş bilinçaltı dosyaları var. bilinçaltını temizlemek lazım. telkinler bunun için yardımcı. kitap okumakta motive ediyor. yapabileceğin birkaç çalışmayı birlikte yapmak gerekiyor. ben birkaç sene öncesine baktığımda kendimde ilerleme görüyorum ama yeterli değil tabi ki. facebook hesabı açmak istiyorsan, gözünü yum ve aç.
istemiyorsan sorun değil.çekingenlikten nefret etmek, daha fazla çekingen olmana neden olur. aklına çekingen olduğun geldiğinde , bu düşüncenin üzerinde durma. tıpkı nehirde akan çer çöp gibi serbest bırak. sen ne kadar çekingen olduğunu düşünürsen, bu özelliğini artırırsın.
telkin dinlemek dışında yapabileceğin birkaç çalışma var. mesela eft, nefes çalışmaları, zikir çalışması. cesaret ve atılganlık için " ya kahhar" ismi öneriliyor. sosyallik içiin ise "ya vekil". bu çalışmaları yaparken için sıkılabilir, huzursuz olabilirsin ama bunlar normal. bilinçaltındaki çamurlar temizleniyor. Selamlar. 956k956k[/QUOTE

Haklısın, bunları çaresiz hissettiğim bir zamanda yazmıştım ve şimdi üzerinden neredeyse 1 ay geçmiş.
Tavsiyelerin için teşekkür ederim. Şu zikir çalışmalarına zamanımın daha geniş olduğu bir gün bakacağım. şimdiden bir kağıda ya vekil ve ya kahhar yazıp odamın duvarına astım bile :)
Sevgiler :))
 
Şu günlerde tamamen boş gibiyim. Tam bir durağanlık hali. Canımın sıkıldığı bir konu var ama bulamıyorum onu. Mutlu değilim, ama mutsuz da değilim. Sakinim sadece. İnceliyorum daha çok, çevremi gözlemliyorum. Sabah uyanıp da annemin beni geçirmesini gözlemliyorum mesela. Dolmuşa binip, kulaklığımı takıp, düşünüyorum. Bazen dolmuşa binen insanları düşünüyorum. Her insan, farklı bir hayat. Durgunlar onlar da. Benim gibi. Düşünüyorlar. Telaş içindeler, hayatın telaşı, günün telaşı çökmüş üzerlerine. Dolmuştan inip, okula giden yolda yürürken, bazen hiç okula gidesim gelmiyor. Uzaklaşmak istiyorum insanlardan. Aslında hem uzaklaşmak istiyorum hem de yakınlaşmak. Canımı sıkıyor bazı ilişkilerim. Yersiz kuruntularım mahvediyor günümü.
Sonra gün içinde yine düşünüyorum. Son zamanlarda neşeli değilim, halbuki sürekli gülen ve dışadönük olmak için uğraşan, sohbetlere katılmaya çalışan biriydim. Ama şimdi öyle değil. Kaçmak istiyorum o insanlardan. Bazen fazla sahte geliyor ilişkiler.
Bilmiyorum, tuhafım işte. Durgun. Canı sıkkın. Aradığı şeyi bulamayan-hatta daha aradığı şeyi bile bilmeyen biriyim.
 
Halbuki şuan keyfim yerinde mesela. Ders çalışma düzenimi oturtmaya başladım, 2 saat ders çalıştım. Biraz kişisel gelişimle ilgili şeyler okudum bilgisayardan. Birazdan kitabımı okuyacağım. Sonra duş alıp yatağa gireceğim. Mesela yatağımı da seviyorum, ayrı bir mutluluk veriyor bana nedendir bilmem :)Yastığa kafamı koyup günün yorgunluğu üzerime çökmüşken, hayal kurmak, düşünmek huzur veriyor bana.
Hayatımı düzene sokuyorum ve şuan mutluyum. Çünkü okuduğum şeyler motivasyonumu arttırdı. Değişim başlangıcındayım hala ve çok küçük de olsa adımlarımı atıyorum.
Karamsarım ama bazen de mutluyum.
Karmakarışığım işte.
 
Daha önceleri her umutsuz hissettiğimde, her kendimi çaresiz hissettiğimde kendimi dipte, en dipte görürdüm. Ölmek isterdim. Aslında istemezdim,korkardım ama sanki kurtuluş seçeneklerinden biri de oymuş gibi gelirdi.
Ama artık öyle değil. Ölüm öyle saçma bir şey geliyor ki şuan. Çok fazla çocuksu. Galiba hala ergenlik dönemimi atlatamamışım:)
Tabi, inatçı ve isyankar olduğum aşikar. Hala çaresiz hissettiğimde duygu yoğunluğu uçlarda olan biraz gülünç şeyler yazarım. Ama ölüm saçmalığı kadar gülünç değil.
Hem biliyorum artık. İsyan etmek seni bir tık aşağı çekmekten başka bir işe yaramıyor ki. Onun yerine başlasan, küçük bile olsa bir adım atsan ne iyi edersin aslında. O küçük adımlar toplanıp dev ayaklara dönüşecek, biliyorum. Hem küçük adımlar küçük moraller de veriyorlar.
O zaman bir küçük adım atıyorum ve kitabımı okumaya gidiyorum :)
Ben kendimi sevmeye başlıyorum, kendimi seviyorum, seviyorum, çoooook seviyorum :)))
 
Aaaa aklıma gelmişken, yeni yıl listesi hazırlamıştım. Yeni yıldan isteklerim diye. Ben hiç hayvan sahibi olmadım. Bir hayvan beslemek istiyordum. Çünkü hayvanları çok seviyorum ama bir türlü kısmet olmadı beslemek. Neyse işte dileğimin biri hayvan beslemekti,yıl sonuna kadar gerçekleştirmek istiyordum bunu. Kuzenim haberdardı bu listeden. 15 tatilde üniversiten dönünce beraber hazırlamıştık hatta. Doğum günümde çok tatliş, küçücük, yavru bir japon balığı almış hediye olarak. Öyle mutlu oldum ki. O benim ilk hayvanım. Deli gibi araştırmalara girdim balıklar hakkında. ee napayım daha önce bir balığım dahi olmamış kara cahilim bu konularda. Fanusta getirmişti kuzenim balığımı bana. Öğrendim ki, aslında fanus onlar için o kadar zararlıymış ki. Annemlere de abartarak anlattım zararlarını, gerçi abartılacak kadar vardı yani. Sonra bir de akvaryumların güzelliklerinden bahsettim. Allah'ım şu ikna gücüm yok mu, bir şey istedim mi başlarının etlerini yerim ama istediğimi de alırım :) Onlar da akvaryum almaya söz verdiler girlhaha
Ama o kadar mutlu oldum ki musmutluydum o gün :) Hem dileğim gerçekleşmişti bu diğerlerini gerçekleştirmek için umut demekti, hem de bir hayvan sahibi oldum. Daha güzeli var mı :)
 
Tanrı Evren'i yarattıktan sonra, son derece mutlu bir şekilde yaratımını seyrediyordu. Sonsuz bir boşluk, uçsuz bucaksız bir Evren. İstediği zaman istediği yerde olabilir, istediği gibi Evren'i küçültüp büyütebilirdi. Zaman denilen kavramı da henüz yaratmamış olduğu için, sonsuzdan gelip sonsuza gidiyordu. Derken bir gün, bunun ne kadar sıkıcı olduğunu fark etti ve biraz daha "değişik şartlar" yaratmak istedi. Kendi gücünü yaratıcı gücünü tekrar tekrar fark edebilmesi, bu oyunu daha keyifli bir hale getirecekti.(Sakın şaşırmayın, bilgisayar oyunu oynarken yaptığınız hiç de bundan farklı bir şey değil. Bir bölümü bitirip hemen daha zor olan diğerine atlamak, oyunu en keyifli kılan şeydir. Şimdi bu mirası nereden aldığınızı anladınız mı?)

Oyunu daha keyifli bir hale getirebilmek için kendi kendine ilk yarattığı engel, gezegenler oldu. böylece koca boşluk içinde ilk defa "madde" var olmuştu. Yani mekan yaratıldı, boyutlar oluşmaya başladı. Büyük bir zevkle yarattığı gezegenlere bakmaya devam ederken, bir şeyi fark etti. Bu gezegenlerin üzerinde olmanın nasıl bir duygu olduğunu bilmiyordu. Yukarı yıldızlara bakmanın, nefes almanın, zaman ile var olmanın ne olduğunu hala deneyimlememişti. Gezegenlerin üzerinde var olabilecek canlıları yaratmaya başladı, ama bir eksik vardı. Hala, sadece dışarıdan bakan bir gözlemciydi. Kendini, yarattığı her canlı varlığın içine yerleştirdi. İşte bu arada YAŞAM denilen deneyimi tam olarak anlayabilmek için küçücük bir değişiklik yaptı: Her doğan canlının içine kendini yerleştirdi, ama onların bunu unutması sağladı. Böylece Tanrı olarak,-Tanrı olduğunu bilmeden- hayatı birebir deneyimleme fırsatını yaratmış oldu. Yarattığı canlıların, aslında neden yapılmış olduklarını unutmalarını sağladı, ama aynı zamanda bu canlıların, "tekrar" ne olduklarını hatırlayabilmelerine de izin verdi. İlk olarak, bütün güçlerini içimize yerleştirdi. İkinci olarak da, elimize, bize bu yolculukta yardımcı olabilecek en güzel haritayı verdi: Duygularımız.
 
Mutsuzum..
HHissettiklerimi anlatıcak gücüm dahi yok
 
Merhaba kediiick,

son durumun nedir? çağımızın hastalığı haline geldi artık ama bundan hepimiz kurtulabiliriz inşallah Allahın izniyle. değişik bir sınav olabilir bizler için bilemiyorum ama eskiden bu durumda olunduğunda bize ne olduğunu bilemiyorduk ama şu anda neyin ne olduğunu biliyoruz ona göre sürekli olumlu telkinler olumlu düşünme gerekiyor vede Allahın yardımı.
Allah şükür ediyor ve sonsuz şifa huzur mutluluk diliyorum hepimiz için.
 
Merhaba kediiick,

son durumun nedir? çağımızın hastalığı haline geldi artık ama bundan hepimiz kurtulabiliriz inşallah Allahın izniyle. değişik bir sınav olabilir bizler için bilemiyorum ama eskiden bu durumda olunduğunda bize ne olduğunu bilemiyorduk ama şu anda neyin ne olduğunu biliyoruz ona göre sürekli olumlu telkinler olumlu düşünme gerekiyor vede Allahın yardımı.
Allah şükür ediyor ve sonsuz şifa huzur mutluluk diliyorum hepimiz için.

Mutlulukla tatmin olmayı karıştırdığımı farkettim. Olaylar karşısında hissettiğimiz şey aslında mutluluk değil, tatmin duygusu.
En sevdiğim film gelmiş, mutluyum. Annem güzel yemek yapmış, mutluyum. Sınavdan yüksek not aldım, mutluyum.
Aslında bu mutlulukların hepsi bir olaya, bir kişiye, dıştaki bir sebebe bağlı.
En sevdiğim film vizyona daha girmedi, mutsuzum. Annem hiç sevmediğim bir yemek yapmış, mutsuzum. Sınavım berbat geçti, mutsuzum.
Mutluluğu böyle düşününce mutsuz olmak da o kadar kolay ki. Aslında hepsi tatmin olmak. Çünkü tatmin olmak dış sebeplere bağlı bir nevi. Oysa mutluluk içten gelen bir şeydir.
Mesela, en sevdiğim film vizyona daha girmedi, tatminsizim AMA MUTLUYUM. Annem hiç sevmediğim bir yemek yapmış, tatminsizim, AMA MUTLUYUM. Sınavım berbat geçti, tatminsiz AMA MUTLUYUM.
Bir üstteki mesajımda da mutsuz değil, sadece tatminsizmişim. Mutlulukla tatmin olmayı ayırt edemediğim için o zaman kendimi mutsuz hissettiğimi sanmıştım.
Bunu bir kitapta okumuştum ve düşününce o kadar mantıklı geldi ki. Şimdi tatmin olmasam bile mutlu olabileceğimi biliyorum.
Evet, söylediklerine de hak veriyorum. Kişisel gelişimle tanıştığımdan beri artık bir çok şeyin farkındayım. Artık tedaviyi biliyoruz. Eee o zaman geriye bir tek iyileşmek kalıyor :))
 
Bugün, whatsappa girdim. Daha önceleri girebiliyor olmama rağmen insanlara telefonum bozuk giremiyorum diyordum. birilerine mesaj atmaya çekiniyordum. Ve son zamanlarda yakın arkadaşlarım bana mesaj atmıyordu. Kendimi yalnız hissediyordum. Bende bu duruma son vermek için whatsappa hiç girmiyordum ve yalan söylüyordum
Ama bugün bunu aştım ve girip insanlara mesaj attım. Artık whatsappa girebildiğimi gösterdim. Yine de huzursuz hissediyorum kendimi. Bir adım attığım için mutlu olmam gerekiyordu ama huzursuzluk var. Galiba yine konuşurken tutulup kalmaktan, o çekindiğim insanlara mesaj atamamaktan korkuyorum.
 
Gün geçtikçe, hızlı bir şekilde kilo veriyorum
45 kilodayım.
Güzel giyinen, tarzı olan bir kızım.
Çekici ve güzel görünüyorum.
Pürüzsüz bir yüze sahibim.
Tırnaklarımı uzatıyorum, tırnaklarım bakımlı.
Saçlarım hızlı uzuyor.
Ben bakımlı bir kızım.
Bir spor dalıyla ilgileniyorum.
Dik, kendine güvenli duruyorum.
Özgüvenim arttıkça duruşum dikleşiyor.
Kendime güvenim tam
Özgüven sahibiyim.
Sosyal bir insanım.
Yeni tanıştığım insanların yanında rahatım.
Yeni tanıştığım insanlarla çabucak kaynaşıyorum
Arkadaşlarım tarafından sevilen biriyim
Konuşkan,dışadönük, girişken bir insanım
Hakkımı sonuna kadar savunurum
Eğlenceli bir insanım
İnsanlar çevremde olmaktan mutlu oluyor
Çevremdeki insanlara sıcak bir enerji veriyorum
İnsanlar benimle konuşmak için can atıyor
Her şeyi paylaşabileceğim, dertleşebileceğim, eğlenebileceğim, yanında her türlü rahat olabileceğim bir dostum var
Okuldaki arkadaşllarım haftasonu beni arayıp soruyorlar, beraber buluşuyoruz.
Sınıfta öne çıkan insanlardan biriyim.
Dershanede sınıfımın dışında da yakın arkadaşlarım var
Dershanede tanınan biriyim
Öğretmenlerimle arkadaş gibiyiz,bbirbirimizle mesajlaşıyoruz, şakalaşıyoruz.
Twitter ve instagram hesabım var.
Whatsapptan arkadaşlarım bana mesaj atıyor.
Ben fotojeniğim
Kardeşim artık düzenli biri, odamızı topluyor.
Ailem izin verme konularında anlayışlı davranıyor
Ailemle ilişkilerim gittikçe düzeliyor
Kardeşimle vakit geçiriyoruz, eğleniyoruz, dertleşiyoruz.
Para biriktirebiliyorum
Odamı güzelleştiriyorum
Genel kültürüm gün geçtikçe artıyor
Derslerim güzelleşiyor, Notlarım beklediğimden de yüksek geliyor.
Yazılarımı paylaştığım bir bloğum var.
Bir erkekle yakın arkadaşım.
 
Mutlulukla tatmin olmayı karıştırdığımı farkettim. Olaylar karşısında hissettiğimiz şey aslında mutluluk değil, tatmin duygusu.
En sevdiğim film gelmiş, mutluyum. Annem güzel yemek yapmış, mutluyum. Sınavdan yüksek not aldım, mutluyum.
Aslında bu mutlulukların hepsi bir olaya, bir kişiye, dıştaki bir sebebe bağlı.
En sevdiğim film vizyona daha girmedi, mutsuzum. Annem hiç sevmediğim bir yemek yapmış, mutsuzum. Sınavım berbat geçti, mutsuzum.
Mutluluğu böyle düşününce mutsuz olmak da o kadar kolay ki. Aslında hepsi tatmin olmak. Çünkü tatmin olmak dış sebeplere bağlı bir nevi. Oysa mutluluk içten gelen bir şeydir.
Mesela, en sevdiğim film vizyona daha girmedi, tatminsizim AMA MUTLUYUM. Annem hiç sevmediğim bir yemek yapmış, tatminsizim, AMA MUTLUYUM. Sınavım berbat geçti, tatminsiz AMA MUTLUYUM.
Bir üstteki mesajımda da mutsuz değil, sadece tatminsizmişim. Mutlulukla tatmin olmayı ayırt edemediğim için o zaman kendimi mutsuz hissettiğimi sanmıştım.
Bunu bir kitapta okumuştum ve düşününce o kadar mantıklı geldi ki. Şimdi tatmin olmasam bile mutlu olabileceğimi biliyorum.
Evet, söylediklerine de hak veriyorum. Kişisel gelişimle tanıştığımdan beri artık bir çok şeyin farkındayım. Artık tedaviyi biliyoruz. Eee o zaman geriye bir tek iyileşmek kalıyor :))



bunlar ne güzel tespitler..
 
BEN KİŞİSEL MÜKEMMELLİK YOLCUSU ARZU,
Bugün, bu saat, şu an hayatımın dönüm noktası! Bugün yepyeni, sevgi dolu, mutlu bir hayata başlıyorum!
Geçmişimdeki tüm olumsuzlukları siliyorum! Gelecek ise seçim yapmamı bekliyor! İşte tam şu anda bilinçli bir şekilde yarınlarıma yön veriyorum!
Geçmişte yaptığım tüm hatalar için kendimi bağışlıyorum! Kendimi şuan huzurlu, mutlu, harika hissediyorum! Enerji dolu, güçlü ve sağlıklıyım ve bunun tadını çıkarıyorum!
BEN KİŞİSEL MÜKEMMELLİK YOLCUSU ARZU,
Son derece huzurluyum! Hayatımdaki iyiliğin gücüne inanıyorum! Koşullarda hiçbir güç yok! Yalnızca iyilikte ve doğrulukta güç var!
Şu anda içimde bulunan güce engel olabilecek hiçbir insan, yer, durum veya ortam yok! Hiçbir şey bana karşı değil, hiçbir şey beni rahatsız edemez!Geçmişimde olanların beni incitecek hiçbir gücü yok!
Şu anki iyi düşüncelerle geleceğimi hazırlıyorum! Bugünü, şuanı yaşıyorum, geleceğe güveniyorum, geçmişten hiçbir pişmanlık duymuyorum! Tüm hayatın benim için el ele verdiğine inanıyorum! Rahatım, mutluyum, huzurluyum!
BEN KİŞİSEL MÜKEMMELLİK YOLCUSU ARZU,
Kendi düşüncelerimi kendim seçerim! Başkalarının benimle ilgili düşünceleri beni bağlamaz!
Ben izin vermedikçe kimse benim düşüncelerimi biçimlendiremez! Kendim için sağlık, mutluluk, sevgi ve anlayış düşüncelerini seçiyorum!
Korku ve nefrete düşüncelerimde yer yok! Bu andan itibaren " Hayatatımın hakimi benim"
BEN KİŞİSEL MÜKEMMELLİK YOLCUSU ARZU,
Gerçekten ben çok özelim! Kendimi seviyorum ve kendimi çok iyi hissediyorum!
Kendimi geliştirmek için her gün çalışmama ve her gün daha iyiye gitmeme rağmen bugünkü beni seviyorum! Ve yarın daha iyi olduğum zaman da kendimi seveceğim!
Bütün dünyadan gerçekten benim gibi kimse yoktur! Daha önce asla başka bir ben yoktu ve tekrar başka bir ben olmayacak!
BEN KİŞİSEL MÜKEMMELLİK YOLCUSU ARZU,
Ben tepeden tırnağa eşsizim! Bazı hallerde başkaları gibi görünebilir, hareket edebilir veya konuşabilirim ama ben onlar değilim! Ben benim!
Birisi olmak istedim ve şimdi olduğumu biliyorum! Dünyadaki herhangi biri olmaktansa kendim olmayı tercih ederim!
Hissetme tarzımı seviyorum, düşünme tarzımı seviyorum ve işleri yapma tarzımı seviyorum! Kendimi ve kimliğimi beğeniyorum!
BEN KİŞİSEL MÜKEMMELLİK YOLCUSU ARZU,
Benim bir çok güzel niteliğim var! Yeteneklerim, hünerlerim ve kabiliyetlerim var! Henüz bilmediğim yeteneklerim bile var! Ve sürekli kendi içimde yetenekler keşfediyorum!
Ben olumluyum! Ben kendimden eminim! İyi şeyler yansıtırım! Eğer yakından bakarsanız, etrafımda bir parlaklık bile görebilirsiniz!
Yaşam doluyum! Yaşamayı seviyorum ve hayatta olduğuma memnunum! Çok özel bir zamanda yaşayan çok özel bir kişiyim!
BEN KİŞİSEL MÜKEMMELLİK YOLCUSU ARZU,
Akıllıyım, zihnim çabuk, uyanık, zeki ve eğlencelidir! İyi şeyler düşünürüm ve zihnim benim için her şeyi yoluna koyar!
Çok fazla enerji, şevk ve canlılığa sahibim! İlgi çekici biriyim ve kendim olmaktan gerçekten hoşnutum!
Başka insanlarla birlikte olmaktan hoşlanırım ve başka insanlar benimle olmaktan hoşlanırlar! İnsanlarımı söyleyeceklerimi işitmekten ve düşündüklerimi bilmekten hoşlanırlar!
BEN KİŞİSEL MÜKEMMELLİK YOLCUSU ARZU,
Çok gülümserim! İçimde mutluyum ve dışarıda mutluyum!
Pek çok şeyle ilgilenirim! Sahip olduğum tüm nimetlerin, öğrendiğim şeylerin, bugün, yarın ve ebediyen-var olduğum sürece- öğreneceğim her şeyin değerin biliyorum!
Sıcak, samimi, dürüst ve içtenim! Ben bunların hepsiyim ve daha fazlasıyım! Ve bütün bunların hepsi benim! Kendimi seviyorum ve ben, ben olduğum için memnunum!
BEN KİŞİSEL MÜKEMMELLİK YOLCUSU ARZU,
Yapabileceğime inandığım her şeyi yaparım! O tanımlanmayan nitelik bende var ve bu her gün artıyor! Bende yetenek, beceri ve hüner var!
Hedefler belirler ve onlara ulaşırım! Hayattan ne istediğimi biliyorum! Onun peşine düşer ve elde ederim!
İnsanlar benden hoşlanır ve ben kendimle ilgili iyi şeyler hissederim! Ben olduğum için gurur duyuyor ve kendime inanıyorum!
Hiçbir şey beni durduramaz! Çok kararlıyım! Sorunları avantaja çeviririm! Diğer insanların hiçbir şans görmediği durumlarda bile çözümler bulurum!
İstediğim her şeyi başarabileceğimi biliyorum ve olumsuz herhangi bir şeyin beni engellemesine ve yolumda durmasına izin vermeyi reddediyorum!
BEN KİŞİSEL MÜKEMMELLİK YOLCUSU ARZU,
Hiç kimseden ve hiçbir şeyden korkmuyorum! Kuvvete, yeteneğe, inanca ve güvene sahibim! Mücadeleyi severim ve balıklama dalarım! Özellikle bugün!
Dünyanın zirvesindeyim ve meydan okuyorum! Zihnimde istediğim şeyin net bir resmi var! Onu kendi önümde görebiliyorum! Ne istediğimi ve onu nasıl elde edeceğimi biliyorum! Her şeyin bana bağlı olduğunu ve bunu yapabileceğimi biliyorum!
Engeller isteğimi azaltmaz! Onlar yalnızca hayatta ve hareket halinde olduğumu bana hatırlatırlar ve ben hiçbir şey için hareketsiz kalmayacağım!
BEN KİŞİSEL MÜKEMMELLİK YOLCUSU ARZU,
Kendime güvenirim! Başarı için ne gerekiyorsa fazlasıyla sahibim ve onu nasıl kullanacağımı biliyorum! Bugün kimse beni durduramaz! Kendimi topladım ve her gün biraz daha toparlıyorum! Ve bugün dikkat et dünya ben geliyorum!
Sınırlar! Onları sınırlar olarak bile kabul etmiyorum! Kazanamayacağım hiçbir mücadele yoktur! Tırmanamayacağım hiçbir duvar yoktur! Yenemeyeceğim ya da tersine çevirip yararına kullanamayacağım hiçbir sorun yoktur!
Dimdik ayaktayım! Dürüst ve içtenim! İnsanlarla ilgilenmeyi severim ve onlar da benden hoşlanırlar! İyi düşünürüm, net düşünürüm, planlıyım, kendimde ve çevremde olan her şeye hakimim!
BEN KİŞİSEL MÜKEMMEL YOLCUSU ARZU,
Kendi kartlarımı kendim oynarım, hiç kimse onları benim için oynamak zorunda değil! Hayatımdaki olaylar için hiç kimseyi suçlamam! Başarısızlıklarımı kabul ederim ve onları, zaferlerimin ödüllerini kabul ettiğim kadar rahatlıkla aşıp ilerlerim!
Kendimden asla mükemmellik talep etmem! Ama verebileceğimin en iyisini beklerim ve elde ettiğim de en iyisidir!
Kendime asla mazeretler bulmam! İşleri zamanında ve doğru yaparım! Bugün her zamankinden daha fazlasını yapacak içsel gücüm var!
Ben özel bir insanım! Hedeflerim ve kendime olan büyük inancım, hedeflerimi gerçeğe dönüştürür!
Hayallerimi yaşama gücüm var! Onlara, kendime inandığım gibi inanırım! Ve bu inanç öyle güçlüdür ki, benim yenilmez ruhumu zayıflatabilecek hiçbir şey yoktur!
Biliyorum ki, yücelik yüce olanın zihninde başlar! Biliyorum ki, kendimle ilgili inandığım şey benim olacaktır! Bu yüzden kendim için en iyiye inanırım!
Pratik ve gerçekçiyim, ayağımı yere sağlam basarım! ama aynı zamanda kendime en yoğun beklentilerime uygun yaşama özgürlüğünü de veririm!
Kendimi asla başkalarının dar görünüşlü inançlarıyla sınırlamam! Bunun yerine kendimi sınırsız olanakların engin ufuklarına açarım!
Birisi yapamam dediği zaman neden olmasın diye cevaplarım! Birisi bu imkansız dediği zaman olacağına inandığım ölçüde hiçbir şey artık imkansız değildir diye cevaplarım! Benim inancımla benimle her şey mümkündür!
BEN KİŞİSEL MÜKEMMELLİK YOLCUSU ARZU,
Bende gayret, heves, dayanıklılık ve sabır var! Kendimle ilgili ve yaptığım her şeyle ilgili iyi, güçlü, kazandıran bir tutumum var! Pratik ve gerçekçiyim ama aynı zamanda her durumda en iyi sonuca inanırım!
Geçmişte kendimle ilgili herhangi bir şüpheye sahiptiysem bile, bugün onları bir kenara koymak için iyi bir gün! Beni bugüne kadar tutan herhangi bir güvensizlikten kurtulmak için iyi bir gün!
Biliyorum ki ben, doğru kazanmaya götüren tarafa yöneldim ve ileriye bakıyorum! Bir konuya bir kerede odaklanma yeteneğim var! Bu yüzden elimdeki işe dikkatimi yoğunlaştırırım ve onu bitiririm!
BEN KİŞİSEL MÜKEMMELLİK YOLCUSU ARZU
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst