Günde 5 Porsiyon Meyve Yiyerek Sağlıklı Kalın!

Canı çekenlere temin ederiz:) hangisini istediğini söyle yeter:))
 
Çok sağol yemiş kadar oldum gerçekten....
 
Bugün sizlere egzotik başka bir meyveden bahsedeceğim...

PITAHAYA (DRAGON FRUIT)

· İçerdiği besin ve mineraller itibariyle gözlerin görüş yetisini kuvvetlendirmedir.

· Yüksek tansiyonu önleme gibi bir takım özellikleri bulunmaktadır.

· Ayrıca içerdiği kalsiyum sayesinde güçlü iskelet sistemi ve kemikler için yararlıdır.

· Vücudun nem dengesini kontrol altında tutar.

· Potasyum, kalsiyum, demir, fosfor, protein, magnezyum, lif ve C vitamini ihtiva etmektedir.

· Bağırsakları çalıştırıcı etkisi var.

· Şeker miktarı düşük olduğundan şeker hastaları da rahatlıkla, küçük porsiyonlarla tüketilebilir.

· Az kalorili olan meyve yenildiği zaman tokluk hissi verdiğinden diyet yapanlar için vazgeçilmez.


 
Goji Berry(Kurt Üzümü)

Türkiye'de de yetişebiliyor. Hem de balkonda bile oluyor. Cinsel gücün kaynağı. Mutluluk veren mucize bir şifa deposu.
Goji küçük yumuşak meyveleri olan 1,700 yıl boyunca Tibet'te üretilen çalı formunda bir bitkidir. Tibetliler yüzlerce yıl gojiden yaptıkları ilacı, böbrek ve karaciğer tedavisinde kullandılar.

Mutluluk meyvası denilen Goji, inanılmaz şekilde sulu ve tatlıdır. Tadı biraz yabanmersinini biraz da kirazı andırır.

Her parçasında ayrı bir şifa vardır. Parlak meyvası yenilir. Yapraklarından, şifa kaynağı bir çay elde edilir. Yaprakları ve sapları aynı zamanda yağ kaynağıdır... Posasından ise güzellik kremi yapılır.
Kurutulan Goji, kuru üzüm gibi tüketilebilir.

CİNSEL GÜCÜN KAYNAĞI

Bu küçük mucize bitki kolesterolu ve kan basıncını düşürür ve kanı temizler. Sadece bunlar da değil... Tibetliler ona cinsel gücü artırması nedeniyle "Mutluluk meyvası" diyor ve faydaları sıralandığında da bu ünvanı hak ediyor...

BALKONUNUZDA BİLE YETİŞTİREBİLİRSİNİZ

Türkiye'de üretimine yeni yeni başlanan Goji, iklimsel olarak da ülkemize uygun...

YETİŞTİRİLMESİ

Goji berry "-27" derece sogukluğa ve "+42" derece ve dahada sıcakları tolere edebilir.

Açık ve Kapalı mekanlarda meyve verir. 2 yıl içinde %80 verimlilikle meyve alınır.

Tibetlilerin cinsel gücün kaynağı olarak gördüğü bu küçük kırmızı bitki bakın nelere iyi geliyor;

ÖMRE ÖMÜR KATAR

[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]Goji “Uzun Ömür Meyvesi” olarak bilinir. İçerisinde ana molekül olan polisakkaritler ve güçlü antioksidanlar sayesinde serbest radikallerin uğratacağı zararlara ve erken yaşlanmaya karşı vücudunuzu korur.

[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]Goji hipofiz bezinden salgılanan insan büyüme hormonu (hCG, gençlik hormonu) salınımını arttırır. hCG’nin olumlu etkileri pek çoktur: vücut yağ oranını azaltır, uyku düzensizliklerini engeller, hafızayı güçlendirir, iyileşme hızını arttırır, vücuda daha genç, diri bir görünüm kazandırır.[/FONT]
[/FONT]
[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]CİNSEL GÜCÜN KAYNAĞI

Goji Asya tıbbında yer alan başlıca cinsel güç arttırıcı bitkidir. Efsanevi olarak cinsel arzuyu tetiklediğine inanılır. Eski bir Çin atasözü evinden ve karısından uzaklara gitmek zorunda olan erkekler için “Kim ki evinden yüz kilometre uzağa gidecekse Goji yememelidir!” der.

Modern bilimsel çalışmalar ise Goji’nin kandaki testosteron seviyesini belirgin bir şekilde arttırarak her iki cinste de cinsel gücü arttırdığını göstermektedir.
[/FONT]
[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]GÖZLER İÇİN BİREBİRDİR

Çin’de tarih öncesi zamanlardan beri Goji meyveleri bazı görme problemlerinin giderilmesinde oldukça popülerdir. Modern Çin bilim adamları Goji’nin karanlığa uyum süresini belirgin olarak kısalttığını bulmuşlardır. Ayrıca az ışıklı ortamlarda da görüş kalitesinin arttırır.

Goji alan hastalarda görüş alanındaki siyah noktalarda belirgin azalma saptanmıştır. Goji içerisinde yer alan güçlü antioksidan karotenoidler sayesinde makula dejenerasyonu ve katarakt engellenebilir
[/FONT]
[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]BAŞ AĞRISINI YOK EDER, İYİ BİR UYKU ÇEKTİRİR

Geleneksel Çin tıbbında baş ağrısı ve sersemlik hissinin böbrek Yin (yaşam özü) ve Yang (fonksiyon) yetersizliğineden kaynaklandığına inanılır. Goji Yin/Yang dengesinin ayarlanmasında en çok kullanılan bitkidir.

Goji tüm Asya’da uzun süredir insomnia (uykusuzluk) doğal tedavisinde kullanılmaktadır. Yaşça büyük insanlar üzerinde yapılan bazı tıbbi araştırmalarda, Goji alan tüm hastalarda uyku kalitesinde iyileşme bildirilmiştir.
[/FONT]
[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]KOLESTROLÜ DÜŞÜRÜR, KAN SEVİYESİNİ DENGELER

[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]Goji, kolesterol seviyelerini düşüren beta-sitosterol maddesi içerir. Ayrıca antioksidanları sayesinde kolesterolün oksidasyonunu ve damar duvarında plak oluşturmasını engeller. Goji içerisindeki flavonoidler ise atar damarlarınızın açık kalmasını ve elastikiyetinin korunmasını sağlar.

[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]Uzun yıllardır Çin’de erişkin tip diyabet tedavisinde kullanılan Goji’nin polisakkaritleri sayesinde kan şekerini ve insülin cevabını düzenlediği görülmüştür. İçeriğinde yer alan betain maddesinin de özellikle diabet hastalarında sıkça görülen karaciğer yağlanması ve damar rahatsızlıklarını önlediği bilinmektedir.

[/FONT][/FONT]EN DEĞERLİ ŞEYİ; DNA'NIZI KORUR

[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]DNA vücudumuzdaki en önemli yapıdır. Atalarımızdan miras kalan tüm özelliklerimizin bulunduğu şablonumuz olmasının yanı sıra vücudumuzdaki on tirilyon kadar hücrenin yenilenmesi gerektiğinde, sağlıklı ve aslına uygun kopyasının üretilmesini sağlar.

[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]Kimyasallar, kirlilik ve serbest radikallere maruz kalan DNA hasarlanır ve kırılabilir ve sonuç olarak genetik (kalıtsal) mutasyonlara, kansere ve hatta ölüme sebebiyet verebilir. Goji’deki betain ve ana molekül olan polisakkaritler hasarlı DNA’nın tamiri ve restorasyonunu gerçekleştirir.

[/FONT][/FONT]TÜMÖRÜ DURDURUR, KEMOTERAPİ ETKİSİNİ YOK EDER

[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]Bir hücresel protein olan Interlökin-2 (IL-2) bir çok kanser türünde oluşan anti-tümör cevapların oluşmasını sağlar. Çin kaynaklı araştırmalar Goji polisakkaritlerinin IL_2 üretimini arttırdığını göstermiştir. ABD’de IL-2, 1983 yılından beri bazı kanser ve AIDS hastalığının tedavisinde bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi amacıyla kullanılmaktadır. Goji ayrıca, tümör hücresinin ölümüne neden olan apopitoz olayını hızlandırır.

[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]Bir çalışmada, Akciğer kanser tedavisi sırasında uygulanan radyasyon etkisinin Goji alımıyla arttığı böylece uygulanan radyasyon dozunun azaltılabileceği gösterilmiştir. Bir başka çalışma Goji’nin radyoterapi ve kemoterapiye bağlı istenmeyen yan etkileri azalttığı gösterilmiştir

[/FONT][/FONT]KARACİĞERİ KORUR

[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]Goji çok bilinen bir karaciğer hücre koruyucusu olan serebrozid içeriği sayesinde, yüksek toksik etkisi olan klorlanmış hidrokarbonlara karşı dahil koruma sağlar.

[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]SABAH BULANTILARINI ÖNLER

[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]Çinde sıcak Goji çayı özellikle gebeliğin ilk üç ayındaki kadınlarda sabah sıkıntılarının önlenmesinde kullanılmaktadır. Bu çayın içilmesi hızlı ve etkili bir çözümdür. 60 gram kaliteli goji suyunun üzerine sıcak su eklenmesiyle de hazırlanabilir.


[/FONT][/FONT][/FONT]DOĞURGANLIĞIN KAYNAĞIDIR

Goji çok uzun zamandır Asya’da kadın ve erkek infertilite (kısırlık) tedavisinde kullanılmaktadır. Kadınlarda benzersiz bir şekilde Ying düzenlemesi (doğurganlık özü) gerçekleştirdiğine inanılır.

Erkeklerde ise, goji polisakkaritlerinin sperm hücrelerinin ömrünü uzattığı ve testisteki hücrelerin strese bağlı azalmalarını ve ölümlerini engellediği gösterilmiştir.
[/FONT]
[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]İYİ BİR HAFIZA İÇİN MUCİZE ETKİLERİ VAR

[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]Goji Asya’da bilinen bir beyin güçlendiricidir. İçerdiği betain vücutta kolin maddesine çevrilerek beyindeki hafıza ve hatırlama fonksiyonlarında yer alır.

[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]MUTLULUK VERİR

[/FONT][/FONT][FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]Goji’nin sürekli olarak tüketiminin neşeli ve mutlu bir ruh hali sağlar. Bu nedenle Asya’da “mutluluk meyvesi” olarak da tanınır.

[/FONT]KANSERE KARŞI DERMANI VAR

[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]Goji ile birlikte kanser ilacı kullanan hastalarda olumlu cevapların yalnızca ilaç kullanan hastalara oranla %250 oranında arttığı görülmüştür.

[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]Malign melanom, böbrek karsinomu, kolorektal karsinom, nasofaringeal karsinom ve malign hidrotoraks gibi kanser hastalarının tedavilerinde inanılmaz derecede iyileşme sağlanmıştır. Goji ile tedavi gören hastaların remisyonu (iyilik hali) Goji almayan hastalardan belirgin olarak daha uzun olmaktadır.
[/FONT][/FONT]
HASTALIKLARA KARŞI VÜCUT DİRENCİNİ ARTIRIR

Serbest radikallerden olan süperoksit’in hastalıkların oluşumu ve ilerlemesinde önemli bir rol oynadığı gösterilmiştir. Süperoksit vücutta bulunan süperoksit dismutaz enzimi sayesinde etkisiz hale getirilir. Ancak bu enzim yaş ile birlikte azalmaya başlar.

Goji alımının süperoksit dismutaz enzim değerlerini %40 oranında arttırdığı ispatlanmıştır.

KALBİ GÜÇLENDİRİR


[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]Goji bir sesquiterpene olan ve kalp ile kan basıncı ayarlamalarına yardımcı olan cyperone içerir. Anthocyanin maddesi ise kalp damarlarının dayanıklılığını arttırır.

[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]KİLO VERDİRİR

[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]Asya’da yapılan bir anti-obesite (aşırı şişmanlık) çalışmasında, hastalara sabah ve öğleden sonra Goji verilmiştir. Sonuçlar çoğu hastanın belirgin kilo vermesi şeklide olmuştur. Bir başka çalışma ise Goji içerisndeki polisakkaritlerin alınan gıdaları yağ şeklinde depolanması yerine enerjiye dönüştürdüğünü göstermektedir.

[/FONT][/FONT][/FONT]
[/FONT]
 
JACKFRUİT

Dünyanın Ağaçta Yetişen En Büyük Meyvesi

Tropik bölgelerde yetişen Jackfruit (Artocarpus hetero-phyllus) dünyanın en büyük meyvesini meydana getirmektedir. Sıcak ve yılın her döneminde yağışlı bölgeler-de iyi gelişen ağacın meyveleri bir basketbol topu büyüklüğündedir. Bu ağaçların bulunduğu otlaklarda besle-nen hayvanlar için ağaçtan düşen meyveler tehlike arz edebilmektedir. Nemli
smiliv.gif
drenajı iyi ve verimli killi topraklarda güzel gelişme gösterir. Üçüncü yıldan itibaren meyve vermeye başlar. Jackfruit
smiliv.gif
nangka ve jaca olarak da tanınmaktadır.
Anavatanı Hindistan ve Güneydoğu Asya’dır. Yüksekliği 25–30 m ye kadar ulaşabilir. Bu özelliği nedeniyle rüzgar kıran bitkisi olarak da yararlanılmaktadır. Güzel ve görkemli bir görünüşe
smiliv.gif
büyük
smiliv.gif
yayvan bir taca
smiliv.gif
düzgün ve kuvvetli koyu-gri renkli kalın bir gövdeye sahiptir. Seyrek dallanma gösterir. Genç ağaçlarda tepe sürgünler kesilerek yan dal oluşumu sağlanarak
smiliv.gif
3-4 ana dallı bitki tacı oluşturulmak-tadır. Erkek ve dişi çiçekler aynı bitki üzerinde fakat farklı yerlerdedir. Ağacın çoğaltılması tohum ve aşıyla olmak-tadır. Tohumları 1-8 haftada çimlenebilmektedir. İklim özelliklerine göre değişmekle birlikte hasat Ocak-Haziran döneminde olmakta fakat tüm yıl hasat yapılan bölgeler de bulunmaktadır. Mey-ve ağırlığı anavatanı olan Hindistan’da 45 kg’ a ulaşırken
smiliv.gif
diğer bir yetişme alanı olan Florida’da (ABD) ise 15 kg kadardır. Aşırı iri meyveler iyi bir gıda stoku olarak görülmektedir. Meyvenin büyüklüğü 90 cm’ ye kadar ulaşabilmektedir. Kerestesi müzik aletleri
smiliv.gif
mobilya
smiliv.gif
gemi direği yapımı gibi çok değişik amaçlarla kullanılmaktadır.
Meyvenin şekli ve büyüklüğü çok değişkendir. Meyve küresel
smiliv.gif
oval veya oblong (uzun silindir) şeklinde olabilir. Meyvenin en dışında yeşil renkte
smiliv.gif
dikenimsi ve etli bir kabuk bulunur. Yeşil kabuğunun altında kahverengi
smiliv.gif
pürüzsüz sert bir kabuk mevcuttur. Meyve içerisinde bulunan lateks
smiliv.gif
kauçuk yapımı için uygun olmamakla birlikte içermiş olduğu yaklaşık % 85 oranındaki reçine ile cila yapımı için çok değerlidir. Meyvenin yenilen kısmı tohumlarıdır. Bu tohumlar sert kabuk içerisinde genellikle küçük meyvelerde üçü meyvenin sağ tarafında üçü de meyvenin sol tarafında olmak üzere her biri iri bir patates büyüklüğündedir. Büyük meyvelerde tohum miktarı daha da fazla olabilmektedir.
Tohumlar patates gibi pişirilerek yenmektedir. Muz ile ananas arası bir tadı vardır. Odun ateşinde tohumların kızartması çok tercih edilmektedir. Hindistan’da patates
smiliv.gif
fasulye vb. gibi sebzelerle acılı yemeği (curry) yapılmaktadır. Meyve salatalarında kullanıl-makta
smiliv.gif
dondurma ve krema ile birlikte de servis edilmektedir.
Konserve olarak 60 haftaya kadar saklanabilmektedir.

  • Yaprakları mısır ve Hindistan cevizi kabukları ile birlikte kavrulup Hindistan cevizi yağı ile birlikte karıştırılarak veya tek başına ülsere karşı kullanılmaktadır. S
  • irke ile karıştırılmış lateksi çıban
    smiliv.gif
    yılan sokmaları ve beze oluşumunda tedavi amaçlı önerilmektedir.
  • Köklerinden elde edilen ekstraktlar astım
    smiliv.gif
    ateş
    smiliv.gif
    deri hastalıkları ve ishale iyi gelmektedir.
  • Ağaç kabuklarının sakinleştirici etkileri söz konusudur.
 
Lychee(LİÇİ)

Liçi nin verimli bir çiçek açma dönemi ile iyi meyveler verebilmesi için mevsimsel sıcaklar gereklidir. Ilık ve nemli yaz ayları hasat'ın bol olacağı anlamına gelir. Serin kış ayları ve az miktardaki yağış, liçinin yetişmesi için gerekli ortamlardır. Liçiler özellikle California nın ormanlık sahil şeridinde başarılı bir şekilde yetiştirilmektedir.
Liçi Güneşi seven bir bitkidir. Fakat genç liçi fidanları kırağı ve şiddetli rüzgardan muhakkak korunmalıdır. Liçi ağaçları organik bakımdan zengin, kuru toprak yapısına ihtiyaç duyarlar. Bununla birlikte toprağın ya da sulamada kullanılan suyun içerisindeki tuz miktarına karşı da hassastırlar.

Yetiştirildiği Yerler:


Tayland, Malezya, Çin gibi Uzakdoğu ülkelerinin yanı sıra, Madagaskar ve Güney Afrika da üretilmektedir.

Faydaları:

İhtiva ettiği besin ve mineraller itibariyle iskelet sisteminin ve kemiklerin gelişimine faydalı bir meyvedir. Dişlerin sağlıklı gelişimine yardımcı olur, hemoglobin oluşumunda etkilidir.

Nasıl ve Nerede Kullanacağız?

Kabuğu rahatlıkla soyulur. Çekirdeğini yemeyiniz. Çok lezzetli bu meyve; salatalarınıza, tatlılarınıza, dondurmalarınıza vs rahatlatıcı egzotik bir aroma ve lezzet katacaktır.


Muhafaza Koşulları

2 ºC de %95 nem oranında muhafaza edilmelidir.

Besin Değerleri:

Liçi, C, Kalsiyum,Demir, Fosfor ve Karbonhidrat ihtiva eder. Bu yönleri ile aslında ****bolizmayı hızlandırıcı bir özelliğe de sahip olduğu söylenebilir.
 
MANGOSTEN

Özellikleri ve Tarihçesi:

Mangosten in yetiştirildiği sahaların sınırları da kuzey ve güney yarımkürede 6° cı enlem dereceleri ile sınırlanmıştır. Buna rağmen Mangostenin 17° arz derecelerine kadar yetiştirilmesine girişilmiş ise de; iyi sonuç alınamamıştır. Mangosten' de Durian gibi, ne konserve üretimine ne de kurutmaya dayanıklı olmadığından, yalnız taze olarak tüketilir. Dünyanın en lezzetli meyvelerindendir. Boyu 25 m. yüksekliğe kadar büyüyen ağacının gövdesi siyah kabuklu ve çok düzenli bir şekilde oluşmuş yatay dallarıyla biraz çam ağacına benzer. Yaprakları büyük, düz-oval şekilde, uçları sivri ve ağaç üzerinde toplu bir halde bulunur, Bunlar irilik yönünden normal olarak 18 cm. boyunda ve 8 cm. genişliktedirler. İnce dal filizlerinin uçlarında açılan koyu kırmızı renkteki çiçeklerden gelişen küçük bir portakal iriliğindeki meyveler, kırmızı şarap renginde, üzerleri parlak ve bir deri kıvamında kalınca bir kabuğun içinde olup, biri daima kalın, diğerleri gittikçe incelen 5-7 dilimden oluşur. Renkleri şeffaf bir beyaz olan bu dilimlerin içlerinde ayrıca üzerlerindeki kabuğun yumuşak lifleri ile meyve etine yapışık ve genellikle çimlenme yetenekleri olmayan, birer de büyücek çekirdekleri vardır. Meyvenin eti ekşi-tatlı ve keskin kokuludur. Bu koku biraz üzüm ve ahududuna benzemekle beraber meyve ilk defa yendiği zaman insanda gül yağı gibi ağır bir lavanta kokusu hissi verir.
Mangosten ağacının en iyi yetiştiği topraklar, organik maddece zengin olan dere ovalarındaki geçirgen topraklardır. Kökleri yüksek düzeydeki yer altı sularından rahatsız olduğundan yetiştirileceği bahçelerin iyi bir şekilde drenajı gereklidir. Bahçelerdeki ağaçlar 5-6 m. den daha fazla büyümemeleri için, düzenli budandıktan başka gölgelenmek üzere bazen kauçuk ağaçlarının altında da yetiştirilir. Bir çok yerlerde fidanlar yalnız küçük iken gölgelenerek büyüdükçe aşamalı olarak gölgelik ağaçlar kesilir ve Mangosten' lerin 15-18 m. yüksekliğe kadar boylanmasına müsaade edilir. Dikim aralığı 7,5 X 7,5 m. dir.
Dikildikten 8 sene sonra ilk ürünlerini vermeğe başlayan Mangosteen ağaçları, yirmi yaşında iken en fazla meyve verirler. Meyveler senede iki defa toplanır. Diğer önemli Mangosten cinsleri şunlardır: Garcinia Pendonculata, G. İndica, G. Paniculata.

Yetiştirildiği Yerler:

Anavatanı Malaya yarım adası ve Sunda adaları olan bir meyve olup, Durian gibi yalnız yağışlı tropik ülkelerin bir ürünüdür.


Faydaları:
İçerdiği Demir sayesinde daha güçlü bir bünye sağlar. Özünde yer alan Fosfor sayesinde de doku tamirlerinde, büyüme için gerekli olan protein sentezinde, karbonhidrat ve yağların vücut tarafından kullanılmasında etkisi bulunmaktadır.

Nasıl ve Nerede Kullanacağız?
Dilimlerini mandalina gibi yiyebilirsiniz. Blenderden geçirip, kremalarınızda, tatlılarınızda, kokteyllerinizde vs. kullanabilirsiniz. Kabuğu leke yapabilir dikkat ediniz.

Muhafaza Koşulları:
3 – 4 ºC de %80 - %90 nem oranında muhafaza edilmelidir.

Besin Değerleri:
C, B1, B2, Kalsiyum, Fosfor, Demir ve Karbonhidrat açısından zengin değerlere sahip bir meyvedir.
 
KARPUZ

Yaz sıcağında en lezzetli serinleme yollarından biri olan karpuzun kanser çeşitlerine karşı olan tedavi edici ve koruyucu etkisinin yanı sıra kalp fonksiyonlarının ve kan basıncının düzenlenmesine de yardımcı olduğu bildirildi.
Karpuzun, bol miktarda C vitamini ve antioksidan özelliği ile çeşitli kanser türlerine karşı etkili olan beta-karoten içerdiğini belirten uzmanlar, içerdiği yüksek potasyumun da kalp fonksiyonlarının ve kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olduğunu vurguladı.
Uzmanlar, aynı zamanda iyi bir lif kaynağı olduğundan bağırsak hareketlerini düzenleyen ve bağırsak kanserini önlemede rol oynayan karpuzun çekirdeklerinin de, içinde bulunan cucurbocitrin adlı madde ile kan basıncını düşürmeye ve böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcı olduğunu kaydetti.

Karpuz nasıl seçilmeli?
Uzmanlar, yağ ve kolestrol içermediğinden ve kalorisi de düşük olduğundan yaz aylarında yapılan diyetlerde özel bir yeri bulunan karpuzun tüketilmesi için olgunlaşmış olmasına özen gösterilmesi gerektiğini bildirdi.

Tatlı ve sulu, olgun bir karpuz seçmek için kabuğunun renginin parlak değil mat olmasına ve tırnağınızla hafifçe kazıdığınızda yeşil kısmının kolayca çıkmasına, toprağa oturan kısmının renginin açık sarı olmasına, beyaz veya yeşil olmamasına dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden uzmanlar, eğer kesmece karpuz alacaksanız içinin renginin parlak kırmızı, çekirdeklerinin de koyu kahverengi veya siyah renkte olmasına dikkat edilmesini istedi. Sıcak yaz günlerinde içerdiği su oranı ile susuzluğa ilaç gibi gelen karpuz daha çok sıcak iklimlerde yetişen, sarı renkli çiçekler açan, iri meyveli bir bitkidir. Karpuzun kalori oranı düşüktür. %90’ı su olan karpuz, vücudun sıvı ihtiyacını büyük oranda karşılamasının yanında, B ve C vitamini ile sodyum, kalsiyum, potasyum ve demir mineralleri açısından zengin bir meyvedir.



Karpuzun faydaları
- Çok iyi bir idrar söktürücü olan karpuz, vücuttaki atık maddeleri, bağırsakları ve kanı temizler.
- Kalbi koruyucu etkisi de vardır.
- Karpuz, soğuk algınlığına iyi gelir ve cinsel gücü arttırır. Vücuda zindelik, serinlik ve ferahlık verir.
- Börekleri çalıştırarak böbrek taşlarını ve kumlarını dökmeye yardımcı olur. - Kemik gelişimini de destekler.

Karpuz nasıl tüketilmeli?
Olgunlaşmış karpuz taze olarak yenir. Karpuzun keleklerinden ise turşu yapılır. Bala zencefil katılıp karpuzla yenirse balgamı söker.
Karpuzdan en iyi şekilde faydalanmak için yemeklerden önce ve mümkün olduğunca kabuklarının iç kısmı ile birlikte yemek daha faydalıdır.
 
Kavun

Bilimsel olarak Zuckermelone, Melon, Muskmelon ve Cucumis melo olarak isimlendirilen kavun, ilkbaharda küçük sarı çiçekler açan, yıllık, sürünücü, otsu bir yaz meyvesidir ve birçok hastalığı önlediği, bazı hastalıklara da iyi geldiği bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
Kavunun sülükleri dallanmıştır, yaprakları kalp ve böbrek seklinde, 3-5 loblu, büyük ve tüylüdür. Çiçekleri, bir eşeyli ve bir evcikli olup yaprakların koltuğundan çıkarlar. Meyveleri çeşitli şekil ve renklerde, genellikle de sarı renktedir. Kavun çekirdekleri uzun, elipsoidik veya oval şekildedir.
Kavunun ana yurdu Orta Asya’dır. Dünyanın tropik ve ılıman bölgelerinde kültür olarak ziraatı yapılmaktadır. Dünyaca Ünlü kantalup kavununun esas vatanı Van ve Diyarbakır bölgesidir. Ancak 16. yüzyılda İtalya’da görülmüş olan bu kavun çeşidi Roma yakınındaki Cantalupa’da yetiştirildiği için batıda “kantalup” kavunu olarak anılmaktadır. Avrupa’da en çok tutulan bir kavundur.
Memleketimizde bir hayli kavun çeşidinin ziraatı yapılmaktadır. Trakya ve İstanbul bölgesinde yetiştirilen “topatan” kavunu, ince ve sarı kabuklu olup dayanıksızdır. Bu bölgede yetiştirilen “çitli” denilen kavun kışa dayanıklıdır.

Ege bölgesinde özellikle Manisa ve havalisinde “kırkağaç” kavunu ziraatı oldukça yaygındır. Dayanıklı ve çok leziz olan bu kavunlar aynı zamanda ihraç da edilebilmektedir. Kırkaağaç kavunundan üretilen çeşitleri “hasanbey, altınbaş, dilimli ve hallaç” gibi mahalli isimler almaktadır. Olgunlaşmadan koparılan kavuna “kelek” adı verilmektedir. Daha çok turşu yapımında faydalanılır.



Kavunun kullanıldığı yerler
Kavun meyve olarak çok yenildiği gibi tohumları (çekirdekleri) de tıbbi olarak kullanılmaktadır. Olgun kavunların çekirdekleri kurutulur. Çekirdekler halk tababetinde öksürüğe karşı (çekirdekleri suda, suyu yarıya ininceye kadar kaynatılıp içilmesiyle) kullanılır.

Kavunun yararları
- Yaz mevsiminde yetişen ve çok sevilen meyvelerden olan kavun, B vitamini, brom ve iyot içerir, sinirleri yatıştırır, kanı temizler ve kolay bir uyku uyumayı sağlar.
- Kavun; damar tıkanıklığına ve kansızlığa karşı da önerilmektedir. Fakat hazmı karpuza göre daha güçtür. Kavunun şeker oranı fazla olduğu için ölçülü tüketmek gerekir.
- Açık renkte ve düz kabuklu olan “bal kavunu” iyi bir C vitamini, A vitamini, potasyum ve çinko kaynağı olarak en değerli olanlar arasında yer almaktadır.
- Kavun meyvesi, damar tıkanıklığı, kansızlık için de öneriliyor. Ama hazmı karpuza göre daha güç.
- Kavunun şeker oranı fazladır. Ölçüyü kaçırmadan tüketmek gerekiyor.

- Açık renkli ve düz kabuklu “bal kavunu” iyi bir C, A vitamini, potasyum çinko kaynağı olarak en değerliler arasında yer alıyor.
- Cildi kuru olanlar için 1 ölçü süt, 1 ölçü kavun suyu ve 1 ölçü su ile hazırlanan karışım, iyi sonuç veriyor.
 
ARMUT

Sulu, yumusak tatli ve kucuk cekirdeklidir. Rengi sari ile yesil arasinda degisir. Ankara, Mustabey, cengel, Kumla, Bey olmak uzere bircok cesidi vardir.
  • Bobreklerin duzenli calismasini saglar. idrari bollastirir.
  • Bobrek kum ve taslarinin dokulmesine yardim eder.
  • Yuksek tansiyonu dusurur. Kani temizler butun salgi bezlerinin normal calismasini saglar. Kansizligi giderir, kabizligi onler.
  • Sinirleri yatistirir.
  • Zihni yorgunlugu giderir.
  • Susuzlugu keser.
  • Tukuruk ifrazatini artirir.
  • Hamilelerin kusmalarini azaltir.
  • Hazimsizligi giderir.
  • Mafsal kireclenmesi, nikris ve romatizmada faydalidir.
  • seker hastalari da yiyebilir.
  • Midesi zayif olanlarin kompostosunu icmeleri tavsiye edilir.
  • Yemeklerden once yenecek olursa daha faydali olur.
 
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]ŞEFTALİ[/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif][/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Yaz aylarının en sevilen meyvelerinden biri olan şeftali kiraz ve kayısı gibi gülgiller ailesindendir.[/FONT]

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Dünyaya Çin'den yayıldığı düşünülen şeftali uzun yaşam ve ölümsüzlük sembolü olarak Çin sanatında çömlek ve porselen dekorasyonlarında kullanılmıştır.

En iyi sıcak iklimlerde yetişen şeftali Avrupa 'ya İran'dan İspanyollar tarafından getirtilmiştir.
[/FONT]

  • [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Ağız kokusunu alır.[/FONT]
  • [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif][/FONT][FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Böbrek taşlarını eritir.[/FONT]
  • [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Bağırsak kurtlarını öldürür ve olgunu yumuşaklık yapar.[/FONT]
  • [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Kanı zehirlerden temizler.[/FONT]
  • [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif][/FONT][FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Gut hastalığına karşı etkili bir ilaçtır. [/FONT]
  • [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Çiçekleri kabızlığı giderir ve barsak solucanlarını düşürür.[/FONT]
  • [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif][/FONT][FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Bol miktarda idrar söktürür.[/FONT]
  • [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif][/FONT][FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Meyvesi hazmı kolaylaştırır.İdrar yollarını temizler.[/FONT]
  • [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif][/FONT][FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Basur memelerinden doğan şikayetleri giderir.[/FONT]
  • [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif][/FONT][FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Safra kesesi ve böbrekler için faydalıdır.[/FONT]
  • [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif][/FONT][FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Şeftali çiçeğini kuru yada tazesini 1 litre kaynayan suya 10 gr atın. 10 dakika bekletin.çay gibi içilirse bağırsaklara yumuşaklık verir öksürüğü hafifletir. [/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif] [/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Şeftali alırken özellikle hoş kokulu olmasına dikkat edin. Eğer olgun şeftali alacaksanız hemen tüketin. Olgunlaşmamış şeftalileri evde oda sıcaklığında bir kese kağıdı içinde 2-3 gün bekletirseniz olgunlaşmalarını sağlarsınız. Şeftalinin olgunlaştığını dokunduğunuzda yumuşamasından ve hoş kokusundan anlayabilirsiniz.[/FONT]
 
Günde beş porsiyon meyve demek hele yukarıda sayılan meyveler yenecekse eğer kaba bir hesapla hergün 2 kg meyve demek,
2 kg meyve ortalama 6 TL ( minumum ) x 30 gün = 180-200 TL ... kişi başına yani... eee, evde tek başına değilsen bu hesabı en az 2'ye katlar ki o da yaklaşık 400 TL EDER... velhasıl, ülkemizde meyve pahalı...yoksa günde 5 porsiyon meyve, hele yoğurtlu şeftali filan süper oluyor...
 
Günde beş porsiyon meyve demek hele yukarıda sayılan meyveler yenecekse eğer kaba bir hesapla hergün 2 kg meyve demek,
2 kg meyve ortalama 6 TL ( minumum ) x 30 gün = 180-200 TL ... kişi başına yani... eee, evde tek başına değilsen bu hesabı en az 2'ye katlar ki o da yaklaşık 400 TL EDER... velhasıl, ülkemizde meyve pahalı...yoksa günde 5 porsiyon meyve, hele yoğurtlu şeftali filan süper oluyor...


haklısınız böyle hesap yapınca pahalı görünüyor ama şöyle düşünün bir de bir çok insan 1 günde sigaraya, abur cuburlara, fast foodlara, kahve, çay ve kolaya farkında olarak ya da olmayarak dünyanın parasını ödüyor.
ilaçlara ve bitkisel ilaçlara ödenen paralarsa oldukça yüklü...
günde 5 porsiyon meyve yiyerek çok çok daha az hasta olma olasılığınız olacağını, daha zinde ve sağlıklı hissedeceğinizi bilseydiniz (ki bu böyle), yukarıda saydığım zararlılara para ödemek yerine meyveye para ödemeyi göze almaz mıydınız?

ayrıca porsiyon nedir? bunu da konuşmak lazım 1 porsiyon demek elinizi yumruk yaptığınızda olan miktar kadar aslında ve bu da mevsim meyvelerini tüketerek çok para ödemeden 5 porsiyon meyve yiyebileceğimiz anlamına gelir...

sevgilerimle...
 
KAYISI

A, B, C ve P vitamini açısından zengin bir meyve olan kayısı aynı zamanda bol miktarda demir içerir. Ayrıca magnezyum, kalsiyum, fosfor, kükürt, bakır, krom ve manganez mineralleri açısından da zengindir.

Kayısının Faydaları:
  • Kayısı besleyici ve iştah açıcıdır.
  • Bol miktarda demir içerdiğinden kansızlığa iyi gelir.
  • Vücuttaki zararlı maddelerin uzaklaştırılmasına yardımcı olur.
  • Başta akciğer ve cilt kanseri olmak üzere kansere karşı koruyucudur.
  • Vücuda kuvvet verir. Bedensel ve zihinsel yorgunluğu giderir.
  • Özellikle gelişme çağındaki çocuklara faydalıdır.
  • Raşitizm gibi gelişme bozukluklarını önler.
  • Hastaların iyileşmesini hızlandırır.
  • Sinirleri sakinleştirir ve uyku verir. Migrene karşı da iyi gelir.
  • Ayrıca cildi besler, nemlendirir ve yumuşatır.
Kayısı Nasıl Kullanılır?
Kayısı kuru ya da taze olarak yenebileceği gibi reçeli ve kompostosu da yapılabilir. Ayrıca, Kayısı çekirdeği yağ elde etmek için kullanılır. Kayısının yaprakları da kullanılır. Kayısı kompostosu idrar söktürür ve kabızlığı giderir.

Kuru kayısı A, B ve C vitaminleri ve potasyum minerali açısında oldukça zengindir. Kayısının yemeklerden sonra yenmesi hazmı kolaylaştırmasını sağlar. Bunların dışında, kayısı cilt bakımı için maske yapılarak yüze sürülebilir.
 
KİRAZ

A, C ve B vitaminleri ile potasyum, magnezyum, sodyum, kireç, çinko ve demir mineralleri bulunan kiraz, sulu ve şekerli bir meyvedir.

Kirazın Faydaları:
  • Vücudun hastalıklara karşı direncini arttırır.
  • İdrar söktürücüdür.
  • Kabızlığa iyi gelir.
  • İshali ise keser.
  • Böbreklerin etkili bir şekilde çalışmasına yardım eder.
  • Böbreklerde kum ve taşların oluşumunu önler.
  • Böbrek kumu ve taşı varsa döker.
  • Kanı temizler ve sivilce gibi cilt sorunlarını önler.
  • Kolesterolü ve kan şekerini düşürür.
  • Damar sertliğine, romatizma, gut hastalığı ve dizanteriye iyi gelir.
  • Sinirleri kuvvetlendirir.
  • Ayrıca kirazın bir diğer özelliği de çok iyi bir ağrı kesici ve ateş düşürücü olmasıdır.

    Kiraz Nasıl Kullanılır?
Kirazın meyvesinin dışında çiçekleri, sapları ve yaprakları da kullanılır. Sapları kurutulduktan sonra kaynatılıp çay yapılırsa idrar söktürür ve vücuttaki zararlı maddeleri temizler. Kiraz çiçeği kaynatılıp suyu içilirse nezleye ve öksürüğe iyi gelir. Kiraz suyu derideki kırışıklıkları gidermekte etkilidir. Pembe kiraz ezilerek yıpranmış ciltlere maske yapılabilir.
 
Vişne

Latince adı Prunus cerasus olan vişne gülgiller familyasındandır. Kiraza benzemekle birlikte tadı kirazdan daha ekşidir.
Besin değeri kirazla benzerlik gösterir. Ancak daha düşük şeker oranına sahip olduğundan ekşi taddadır. Vişne daha çok meyve suyu, reçel, şurub, marmelad, komposto şeklinde tüketilir.
Her iklim koşulunda yetişmekte olan vişne ülkemizin de her bölgesinde yetiştirilmektedir.
Vişnenin önemli bir bölümü meyve suyu şeklinde tüketime sunulur, bir kısmı da dondurularak reçel sanayiinde değerlendirilir.
Vişne yüksek oranda beta-karoten, C, E vitamini gibi güçlü antioksidanlar içerir.
Vişnenin Yararları

  • Vişne, sahip olduğu vitamin ve minerallerle, birçok hastalığa karşı koruyucudur. A, C , E vitamini, potasyum, sodyum, kalsiyum ve fosfor minerallerini içerir.
  • American Journal of Clinical Nutrition tarafından yapılan açıklamaya göre vişne meyvesi en yüksek antioksidan içeriğe sahip besinler arasında yer almaktadır.
  • İçeriğinde yeralan antosiyanin vişneye antioksiadan niteliği kazandırır. Antosiyanin hücre yaşlanmasını önleyici özelliktedir. Amerikada yapılan araştırmalara göre antosiyanin kolesterol ve kan şekerinin düşürülmesi ve de karaciğerde daha az yağ birikiminde rol oynamaktadır.
  • Günde bir bardak vişne suyu içilmesi günlük antioksidan gereksinimini karşılayacak düzeydedir.
  • Mide ve karaciğerin düzenli şekilde çalışmasına yardım eder.
  • Vücutta biriken fazla suyun dışarı atılmasını sağlaması vişne yararları arasındadır.
  • Sindirim sistemi sağlığı için yararlıdır.
  • Kalp ve damar sorunlarına karşı koruyucudur.
  • Damar sertleşmesini önler. Kan basıncını düzenler.
  • Kanser riskini azaltır. Vişnede bulunan antosiyanin kolon kanseri olasılığını azaltır.
  • Kas ağrılarının hafifletilmesinde olumlu etkileri bulunur.
  • Spor egzersizlerinden hemen sonra oluşan geçici kas zedelenmelerinde, vişne içeriğindeki antosiyaninle olumlu etki gösteriyor.
  • Hafıza gelişimi için faydalıdır. Vişnedeki antosiyanin, beyin hücre duvarlarına en etkili şekilde nüfuz ederek antioksidan koruması sağlar.
  • Vişnede yeralan antosiyaninler ve bioflavonoitler iltihap giderici etkinliktedir.
  • Eklem kireçlenmeleri ve gut hastalığında rahatlatıcıdır.
  • Antosiyanin içeren vişne gibi meyvelerin, kandaki insülin seviyesini artırdığına dair tespitler yapılmıştır. Diyabet için kullanılan ilaçlar, yüksek oranda antosiyanin içeren taze vişneyle birlikte kullanıldığında, kandaki şeker miktarının kontrolünde daha etkili sonuçlar görülmüştür.
  • Yeterli oranda vişne tüketiminin melatoninin kandaki miktarını artırılabildiği belirtilmektedir. Melatonin uykunun düzenlenmesinde rol oynar.
  • Pensylvania ve Rochester Üniversitelerinde yapılan araştırmalarda, uyku sorunu olan 15 kişiye 2 hafta süresince sabah ve akşam yaklaşık 227 gram vişne suyu verilmiş ve bu kişilerin uykusuzluk belirtilerinde büyük oranda azalma görüldüğü tespit edilmiştir. Araştırmacılar bunun nedeninin vişne suyundaki melatoninden dolayı olabileceğini belirtmişlerdir.
  • Bir litre vişne suyunda 267-688 mg civarında antosiyanin yeralır.
  • Vişne sapı: Vişnenin taze veya kurutulmuş olan sapları da kullanılır. İdrar söktürücü etkisi vardır.
 
İNCİR

Türk mutfağının vazgeçilmez meyveleri arasında yer alan incir cildi güzelleştiriyor, gençleştiriyor. Bronşlardaki sertliği de gideriyor...

İncirin kendisi, yaprakları ve sütü, ayrı ayrı incelenir. İncirin yaprağı bulunamazsa, yaban incirinin dalları kesilip, ezilerek, diğer drogların dal ve gövdelerinden öz suyu çıkarıldığı gibi, bununda öz suyu çıkarılır. İncirin katılaşmış sütü, etki yönünden bala benzer.

NiTELiKLERi

En iyi kaliteli incir, beyaz, sonra kırmızı, sonra siyah olandır. Çok olgun olan incirin, tıbbi açıdan fazla bir etkinliği olmaz. Kuru incirin göstereceği bütün Yararları bünyesinde taşır. Fakat ondan oluşan kan çok iyi değildir. Bundan dolayı, bit oluşmasına sebep olur. Fakat cevizle birlikte yenirse, çok faydalı keymus oluşturur. Bademle birlikte yenirse, aynı şekilde iyi etki yaratır. En iyi incir, beyaz incirdir.

iÇERiĞi

Taze incir, biraz (pek az) sıcaktır ve rutubeti çoktur, ancak bu rutubetinin tıbbi değeri azdır. İncirin sütü bunun dışındadır. Kuru incir, birinci derecede sıcak ve birinci derecenin sonunda yumuşaktır.

YARALAR

İncir yaprağı öz suyu, yara açıcıdır. Kaynatılmış şekli hardal köpüğü ile birlikte haricen uyuz için kullanılır. Kuru ve sulu yaralar üzerine tatbik edilir. İncir ağacı külünün distilasyonu yoluyla elde edilen su, kronik yaralar ve cerahatli yaralara tatbik edilirse, yarları aşındırıp, temizleyerek iyileştirir. Nar kabuğuyla birlikte dolamaya iyi gelir. Kalkand (bakır veya demir sülfat çeşitleri) ile birlikte bacaklardaki kötü huylu yaralara faydası olur. Firavun inciri, cerahatli yaraların üzerine tatbik edilir.

HAREKET ORGANLARI

İncir yaprağı ve ham incir, haşhaş yağrağı ile birlikte açık kemik yüzeyler üzerine uygulanır. İncir odununun külünün distile edilmiş suyu, sinir ağrılarında haricen kullanılır (ağır yaralar üzerine uygulanır). Bazen de 1,5 okka dozda içilir.

BAŞ ORGANLARI

Taze ve kuru incir, saraya iyi gelir. Hardal köpüğü ile pişirilirse, kulağın çınlamasında, damla şeklinde kulağa uygulanır. Onun sütü veya dallarının (yaprak çıkmadan) öz suyu, çürük dişlere uygulanırsa, yararlı olur. Kulak altında çıkan şişlereyakı şeklinde (haricen uygulanırsa), iyi gelir. Ham incir toz haline getirilip, başa uygulanırsa, baş yaralarına iyi gelir.

GÖRME

Onun sütü, balla birlikte, göz sulanmasına, conjunctiva ve başlangıçtaki göze su inmesine (katarakt) ve sert dokudaki yoğunlaşmaya iyi gelir. Yapraklarıyla, göz kapaklarındaki sertlik ve kaşıntıyı giderir.

SOLUNUM

Taze ve kuru incir, boğaz sertliğine ve bronşlardaki sertliğe iyi gelir. İncir şarabı, süt salgısını söktürür. Aynı zamanda, onun şarabı, kronik öksürüğe, göğüs ağrılarına, bronşlara ve yangılı akciğer şişlerine karşı kullanılır.

ZEHİRLENME

Onun sütü, akrep ve örümceğin soktuğu yere haricen hafifçe oğuşturularak sürülürse, faydalı olur. Kuduz için ise, haricen ham incir veya taze incir yaprakları kullanılır. Ayrıca ham incir ve taze incir yaprakları ile gersene uyuza ve gelinciğin ısırdığı yerin üzerine tatbik edilir.

DIŞARI ATAN ORGANLAR

Taze ve kuru incir, böbrek ve mesaneye faydalı olur; idrar tutukluğunu giderici etki gösterir. Bağırsaklardan fazla madde atan kişilere yararlı olmaz. Taze incir, yumuşatıcı olduğundan, az da olsa ishal etkisi gösterir. İncir, rahimdeki urlara (sertleşmeye) iyi gelir. Aynı zamanda, bunun için incir, natrun ve kurtum ile karıştırılarak, yemekten önce yenir.

İncir sütü, yumurta sarısıyla birlikte fitil olarak kullanılırsa, rahmi temizler; regl söktürür; idrar da söktürür ve hulbe ve yoğurt ile pomat yapılıp kullanılır. Özellikle onun sütü, böbrek kumunu döker. İncir, peynir sütü ile birlikte alınırsa, bağırsaklarda müshil ve böbreklerde temizleyici etki yapar. Terkip şöyle hazırlanır: Hayvan sütü, bir incir dalı parçasıyla karıştırılırken, incir sütü üzerine yavaş yavaş damlatılır. Bu terkip, tabiatı güçlendirir ve böbrekleri temizler.

GÜZELLİK

Ham incir, ben ve siğil türleri üzerinde yakı şeklinde tatbik edilirse ve lepra (behak, addison?) hastalığının derideki izleri üzerine tatbik edilirse, iyi gelir. Aynı zamanda yaprağı da aynı gayelerle kullanılır. Ciltteki renk bozukluğuna sebep olan cilt hastalıklarına, yangılı şişlere, sarkıklara karşı incir yemek yararlıdır. Irasa, natrun veya nevre ile birlikte kullanıldığı zaman, apseleri olgunlaştırır. Nar kabuğu ile birlikte dolama (dahes) üzerine sarılır.

Firavun inciri, (tedavisi) zor şişlere yararlıdır; onları çözer ve sıracaya da iyi gelir. Aynı zamanda, Firavun incirinin pişmişi, dut şeklinde urlara yararlı olur; özellikle de Firavun incir öz suyu etkilidir. İncir yaprağı öz suyu, dövme izlerini yok eder. Kayruti ile soğuktan oluşan baş ağrılarına iyi gelir. Aynı şekilde, sütü de aynı etkiyi gösterir. Bütün olarak incir besleyicidir; şişmanlatıcıdır Genellikle çözücü, parçalayıcıdır. Fazla incir yemek dolayısıyla oluşan kötü hıltlar, bit oluşmasına sebep olur. Ayrıca, incirin, oluşturduğu hıltların dışa vurmasıyla, hayvan oluşmasına uygun bir ortam yarattığı söylenir.

YARARLARI

Kuru incir, özellikle ekşisi, kuvvetli temizleyici, olgunlaştırıcı, çözücü, parçalayıcıdır. Onda yapıştırıcı, parçalayıcı ve yumuşatıcı etkiler vardır. Yabani incirin asitliği, ekşiliği, batıcı ve yakıcıdır. İncirin besleyici özelliği diğer meyvelere göre daha fazladır. Buruk kuru incir; bazen temizleyici özelliğini aşıp, yara yapıcı özellik kazanabilir. Hatta kuru yaprakları kara mazeryun kökleriyle kaynatılarak, hayvanlarda görülen uyuz için kullanılır.

Onun yapraklarının öz suyu, kuvvetli ısıtıcı ve temizleyicidir; eritici etkisi de vardır. İltihabı ve yangıyı ciltten uzaklaştırır ve tatbik edildiği bölgeyi terletir. İncir sütü, akan kanı pıhtılaştırır (durdurur). Aynı şekilde, sütü de keserek çöktürür. Midede süratle hazmedilip, emilir ve incir besleyici olsa da, onun besleyiciliği et ve hububatın besleyiciliğine benzemez (onlar gibi besleyici değildir).

O, bütün meyvelerden daha besleyicidir (doldurucudur; doyurucudur). Onun öz suyunun büzücülüğü, onun sütünün kuvvetine yakın olarak kabul edilir. Onun odununun külü, suyu, bağırsaklarda benzeri etki yaratır. İncir şarabı yumuşatıcıdır; kötü hıltları atar. İncir dalları öyle bir yumuşatıcı özelliğe sahiptir ki, etle birlikte kaynatıldığında, eti dağıtır. Cummeyz içinde (Firavun inciri) öyle bir çekim gücü vardır ki, vücudun derinliklerinden maddeleri çekerek süratle eritir.

ŞİŞLER

İncir, sert şişler üzerine haricen tatbik edilir. Aynı amaçla, Firavun inciri, arpa unuyla kaynatılarak, tatbik edilir. Ham incir, lepranın ciltte meydana getirdiği lekelerin üzerine sürülür. İncir, apseleri olgunlaştırır. Pişmişi, boğaz şişlerine yararlı olur ve kulak dibi şişlerine iyi gelir. Bunun için, nar kabuğu ile birlikte kullanılır.

Kuru incir, karaciğer ve dalak şişleri için yararlı olur. Bu da, onun tatlılığından kaynaklanır. Fakat şişlikte sertlik söz konusu ise faydası olmaz. Şayet yumuşatıcı ve eritici droglarla birlikte karıştırlıp, verilirse, sertleşmiş şişlere iyi gelir. Firavun inciri, tedavisi zor şişlik ve ödemleri kuvvetle eritir, çözer.

BESLENME ORGANLARI

Karaciğerdeki ve dalaktaki tıkanıklıkları giderir. Galenos, taze incirin zararlı olduğunu, kuru incirin zararlı olmadığını, çok yendiğinde, mideyi fazlalıklardan temizlediğini söylemiştir. Tuzlu balgam dolayısayla meydana gelen susuzluğu giderir. Kuru incir, susuzluğu artırır.
Pelin otu ile birlikte kullanıldığında, vücutta su birikmesini önler. İncir aç karnına yendiğinde, sindirim kanallarını açmada ve temizlemede çok etkilidir. Özellikle ceviz ve bademle birlikte yenmesi, beslenme özelliği açısından yararlı olur. Şayet incir, ağır besinlerle birlikte yenirse, o zaman zararı çok fazladır. Fakat uşakla (çadır) birlikte dalak sertliğinde haricen yakı olarak uygulanırsa, yararlıdır
 
PORTAKAL

Başta C vitamini olmak üzere P, B ve E vitaminleri ile fosfor, magnezyum ve potasyum minerali açısından zengindir. Bakır, çinko, demir, bakır ve manganez mineralleri ile protein de bulunur.

Portakalın Faydaları:
  • Vücudu ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Enerji verir.
  • İyileşmeyi hızlandırır.
  • Yüksek Tansiyonu ve kolesterolü düşürür.
  • Damar sertliğini ve tıkanıklığını önleyen portakal kalp ve damar hastalıkları ile kansere karşı koruyucudur.
  • Sinirleri yatıştırır ve yorgunluğu giderir.
  • Damarları güçlendirir.
  • Grip ve nezle gibi soğuk algınlığına iyi gelir ve öksürüğü azaltır.
  • Cilt kırışıklıklarını önler, cildin taze ve pürüzsüz görünmesi sağlar.
  • Karaciğeri çalıştırır. Vücuttaki zararlı maddeleri temizler.
  • Kansızlığa iyi gelir.
  • Hazmı kolaylaştırır.
  • İçerdiği folik asit özellikle hamileler ve bebek için çok yararlıdır.
Portakal Nasıl Kullanılır?

Portakal taze olarak yenir ve suyu kullanılır. Ayrıca çiçeklerinden ve kabuklarından da yararlanılır. Portakal suyu cildi besler. Özellikle yağlı ve normal ciltler iyi gelir. Çiçekleri kaynatılarak hazırlanan çay spazmlara karşı faydalıdır. Kabuklarından esans elde edilmesinin yanında mide hastalıkları için de kullanılır.
 
Mandalina


Ilıman iklimlerde yetişen tatlı, sulu ve hoş kokulu bir meyve olan mandalina, portakal ile benzer özellikler taşır ve özellikle C vitamini açısından zengindir. Ayrıca, A ve B grubu vitaminleri ile kalsiyum, potasyum, magnezyum, sodyum, demir, brom ve fosfor minerallerini içerir. Mandalinanın kabuğu ise P vitamini açısından zengindir.
Mandalinanın Faydaları: Kanı temizler. Kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucudur. Kolesterolü ve yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olur. Damar setliği ve felçte faydalıdır. Sinirleri yatıştırır. Akşam yemeğinden sonra yenecek 1-2 mandalina uykusuzluk çekenlere faydalıdır. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Grip olanlara iyi gelir.
Mandalina Nasıl Kullanılır? Taze meyve olarak yenebileceği gibi reçeli de yapılabilir. Ayrıca, kabuklarından esans elde edilir. Özellikle Kabukları ince kıyılıp doğrudan ya da kek, pasta gibi tatlılara katılıp yenirse kalp ve damar sağlığı açısından faydası görülür.
 
Erik

Uzmanlar eriğin, karaciğer, kalp, böbrek ve romatizma hastalıkları ile sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi geldiğini ve mevsiminde bol bol tüketilmesi gereken bir meyve olduğunu bildirildi.
Uludağ Üniversitesi (UÜ) Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Utku Çopur, yaptığı açıklamada, eriğin, sahip olduğu zengin vitamin içeriği, çeşitli hastalıklara karşı gösterdiği olumlu etki ve düşük kalorisi nedeniyle çok faydalı bir meyve olduğunu söyledi.
Eriğin düşük kalorisi nedeniyle diyet uygulayan kişilerce de tercih edilen meyvelerin başında geldiğini, iklim açısından çok şanslı olan Türkiyede ilkbahardan yaz sonuna kadar çeşit çeşit erik bulmanın mümkün olduğunu ifade eden Prof. Dr. Çopur, Bugün Türkiyede yetişen eriklerin bir kısmı yerli, bir kısmı da yabancı çeşitlerdir. Türkiyedeki en tanınmış erik çeşitleri, can, papaz, mürdüm ve tatlı üryani erikleridir. Can eriği, genellikle yeşil olarak tüketilir. Bu tüketim şekli ülkemize özgüdür dedi.


Eriğin faydaları Prof. Dr. Utku Çopur,
  • eriğin bağırsak faaliyetini artırıcı etki gösterdiğini belirterek, şöyle devam etti:
  • Ayrıca potasyum ve magnezyum minerali açısından da zengin bir meyve olduğu bilinmektedir.
  • Eriğin karaciğer, kalp, böbrek ve romatizma hastalıkları ile sindirim rahatsızlığı çeken ve tuzsuz diyet uygulayan kişilerce tüketilmesi önerilmektedir.
  • Ayrıca eriğin regl düzenleyici, idrar söktürücü ve terletici özellikleri de bulunmaktadır.
  • Çiğ erikte çeşitli minerallerin yanı sıra C, A ve E vitaminleri ile beta karoten de bulunuyor.
Prof. Dr. Çopur, eriğin komposto, reçel, marmelat şeklinde tüketildiğinde ilave edilen şekerden dolayı kalori değerinin arttığını, bu nedenle vitamin ve minerallerden daha sağlıklı bir şekilde yararlanabilmek için taze olarak tüketiminin önerildiğini bildirdi.Eriğin Anadoluda kurutularak da tüketildiğini ifade eden Prof. Dr. Çopur, Kurutulmuş eriğin besin değerinin tazesine göre daha yüksek olduğu bilinmekte ve pişirilmeden tüketilmesi tavsiye edilmektedir dedi.

Eriği tuzlamadan yiyin

Bursa Yüksek İhtisas Hastanesinde görevli diyetisyen Aynur Aydın da Türkiyede birçok çeşidi bulunan eriğin, içeriğindeki vitamin ve mineraller bakımından yararlı bir meyve olduğunu söyledi. Özellikle ilkbaharda çıkan yeşil eriğin tuzlanarak yenildiğini ifade eden Aydın, şunları söyledi:
Bu bir damak zevki ama erik tuzlanarak yenmemeli. Çünkü fazla tuz tüketimi zararlıdır. Eriğin tuzlanarak yenmesi, vücuda gereksiz yere tuz alınmasını sağlıyor. Gereksiz tuz kullanımı, özellikle riskli gruplarda böbrek ve tansiyon rahatsızlıklarına neden olabiliyor. Ayrıca eriğin tuzlanarak yenmesi bizi her şeyde tuzlu yemeye alıştırabilir. Bunun için eriği tuzlayarak yemekten kaçınmalıyız.
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst