geçmişteki kötü olayların canlanması

maharishi

New member
0
HD RANK
Katılım
30 Ocak 2007
Mesajlar
19
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Yaş
54
benimki karamsar bir deneyim aktarması olacak ama iyi etkilerin de yavaş yavaş ortaya çıktığını görmek beni çok mutlu ediyor.

dediğim gibi bu mesajda son günlerde sıkça yaşadığım kötü, ama iyiye işaret olduğuna inandığım bir deneyimi paylaşacağım ve soracağım: size de benzeri şeyler oldu mu?

telkinleri 1 haftayı aşkın bir süredir dinliyorum. son zamanlarda geçmişte beni üzen olayları ve özelikle de insanları hatırlıyorum sürekli. mesela... 20 yıl önce lisede beni haksız yere disipline gönderen hocamı, 3 yıl önce ayrıldığım sevgilimin bana yaptıklarını, taa çocukluğumda yapılan bir haksızlığı ve o haksızlığı yapanı... yani geçmişteki kara defterler hiç yeri yokken birden aklıma geliyor. "bu da belki bir nevi beyinsel detoks..." diye yorum yaptım ben.

sizlere de böyle bir "geçmişle hesaplaşma" dönemi oldu mu? unutmaya çalıştığınız şeylerin tekrar kafanızda canlandığı anlar yaşadınız mı?.. çünkü merak ediyorum; acaba bu telkinlerin bir etkisi mi? yoksa bilinçaltının tetikleyen bana özel bir durum mu?

bununla birlikte, telkinleri dinlediğimden beri en büyük sorunumu çözmeye başladım: karamsarlık. bu beni inanılmaz mutlu ediyor.


sevgiler
hakan
 
Hem rüyalarda hem günlük yaşamda bir anda çok eskide kaldığını düşündüğünüz anıların belirmesi hem benim hemde diğer bir çok kişinin ilk etapta yaşadığı şeyler...
Ben telkinleri dinledğimde geceleri rüyada eski anılarımı görürdüm.Gündüz ise birden aklıma çok eskide kalan unuttuğumu sandığım bir anım gelirdi.

Aslında o anılar bir yerde sizin enerjinizi harcıyorlar.Telkinler ise tıpkı virus tarar gibi onları bulup size gösteriyor.
Ve diyor ki bunları buldum.Hem kendini hem onları affet...
Zaten telkin içeriğinde der
-Geçmişte kalan suçluluk duyguların için affet
diye

Sizde hem kendinizi hem o geçmişte kalan insanları affederek onlardan kurtuluyorsunuz.
 
Affetmek, kin tutmaktan veya intikam peşinde koşmaktan çok çok daha sağlıklı bir davranıştır. Affetmeyi öğrenmek, yaşamınızı, fiziksel ve ruhsal sağlığınızı geliştirmek için atacağınız adımların başlarında gelir. Daha da ötesi, fiyatı da makuldür: Bedava.

Affetmek aynı zamanda özgürleştiricidir de. Affettiğiniz zaman, beyninizi kelepçelerden kurtarırsınız. Sizi aşağıya çeken öfke ve dargınlıklardan kurtulur kurtulmaz, yararlarını görmeye başlarsınız.

Sağlığa olan yararlarını sayacak olursak: tansiyonunuz normale dönebilir, kalp atışlarınız düzene girebilir, bağışıklık sisteminiz güçlenebilir, baş, sırt ve boyun ağrılarınız azalabilir, ilaçlara olan ihtiyacınız azalabilir ve hatta cinsel yaşamınız güçlenebilir. Eğer bu kulağınıza çok fazla geldiyse şunu belirtmeliyiz ki bu, affetmenin potansiyel fiziksel yararlarının listesinin tamamına yakın bile değil.

Daha, ruhsal yararlarından bahsetmedik bile. Affetmek ruhunuzu canlandırır. Kendinizi daha mutlu hissetmenizi sağlar ve düşüncelerinizi aydınlatır. Artık size mıknatıs gibi yapışmış öfke ve dargınlıkları taşımak zorunda değilsiniz. Adımlarınız hafifler ve günlerinizi, şikâyetlerin gölgesinde geçirmezsiniz.

Yaşamlarını düzenlemek için insanların aldıkları diğer önlemlerle karşılaştırıldığında, affetmek; kilo vermek, yeterli uykuyu almak, tamamlayıcı vitaminler almak veya emniyet kemeri takmak kadar da yararlıdır.

Yine de, affetmeyi öğrenmek oldukça zordur. Ve bu konuda yardıma ihtiyacınız vardır. Kendine özgü canlı ve neşeli tarzıyla, satış rekorları kıran Dr. Edward Hallowell, affetmenin gerçek doğasını anlamanız için bir dizi tanım ve örneklerle size rehberlik ediyor. Affetmenin, sağlıklı ve mutlu bir yaşamda temel olduğunu gösteriyor ve yaşamınızda bunu yapabilmeniz için dört adımlık bir program veriyor.

Edward (Ned) Hallowell Doktor ve Psikiyatr olarak çalışmaktadır; ayrıca New York Times'da çok satanlar listesine giren ve beğenilen kitaplar yazmıştır. Harvard Tıp Okulu Fakültesi'nde görevli olup Hallowell - Ratey Bilişsel ve Duygusal Sağlık Merkezi'nin yöneticisidir. Massachusetts Arlington'da, sosyal yardım uzmanı eşi Sue ve üç çocuğuyla birlikte yaşamaktadır.
 
geçmişteki kötü olayların canlanması ve affetmek

Klinik psikologlar, affetmenin insan sağlığı üzerindeki etkisi üzerine yılda 1200 araştırma makalesi yayımlayarak bir yayın rekoru kırdı.. Makalelerden çıkan sonuçlar, öfkeyi içinde taşımamak ve bağışlayıcı olmak, sağlığı olumlu etkiliyor.

13395.jpg


Diyelim ki biri sizi öldürmeye çalıştı, onu affetmek zordur. Ayrıca bağışlamamakta direnmek de hepimizin doğal bir yönü.. Ancak çoğu insan ihanet eden eşini, ayağınızı kaydırmaya çalışan iş arkadaşını veya mesela kuyrukta yerini almaya çalışan bir açıkgözü bağışlamaya hazırdır..

Bağışlamak anlık bir olay değil, bir süreç; emek gerektiren bir uğraş; çünkü insanlar doğal olarak intikam alma eğiliminde. Bunu beceremeyenler arkadaşlardan, psikiyatristden yardım istemeli.

Newsweek'te yayımlanan bir haberde, affedici insanlarla bağışlamayan ve öfkeyi içinde taşıyan insanlar karşılaştırıldı ve affetmenin insanı huzurlu kılıdığı sağlığını olumlu yönde etkilediği ortaya çıktı. Tersine hareket, yani affetmemek yalnızca ruhsal sağlığımıza değil, fiziksel yapımıza da zarar verdiği belirlendi.
images

Bugün klinik psikolojinin üzerinde en fazla durulan konularından birinin affetmenin insan sağlığı üzerindeki etkisi olduğu ve bu konuyu ele alan yılda 1.200 araştırma makalesinin yayımlandığı belirtilmiyor.

Üstelik yeni kurulan Bağışlama Araştırmaları Vakfı araştırmalara ve konferanslara destek sağlıyor. Son toplantıda "Bağışlama konusunda kadın-erkek farkı" ele alındı. Bu toplantıda sunulan çalışmaların çoğu evlilik ve romantik ilişkilerde bağışlama konusunu ele alındı.

ABD'de bu işin bir de gurusu var: Dr .Dean Ornish ! Ornish bağışlamayı ruhun gıdası olarak tanımlıyor, sağlıklı bir yaşamda öfke ve intikamın yeri olmadığı kanaatinde: "Bir bakıma, kendiniz için yapabileceğiniz en bencilce şey başkalarını bağışlamaktır," diyor..

BEDENİ NASIL ETKİLİYOR?

Bağışlamak, öncelikle stresi azaltır. Bağışlamayan insanda, acı, öfke, düşmanlık, nefret ve korku, yeniden aşağılanma veya acı çekme korkusu benzeri duyguların bir karışımı ile yaşayıp gider. Fakat bütün bunların bedene fizyolojik olumsuz etkileri vardır... Mesela tansiyon yükselir, hormonal değişikler yaşanır. Ve bütün bunların sonucunda kalp hastalıkları, bağışıklık sisteminin çökmesi ve bir olasılıkla da bellek kaybı ve nörolojik bozukluklar gündeme gelebilir.

Newsweek'de yayımlanan haberde şöyle deniyor: Bir araştırmada ele alınan 20 kişi, mutsuz beraberlikleri olan 20 kişi ile karşılaştırıldı. İkinci gruptakilerin kortizol ­düzgün çalışmayan bağışıklık sistemi ile ilgili hormon- düzeylerinin yüksek olduğu saptandı. Bağışlama Araştırmaları Vakfı'ndan Everett Worthington , "Birini bağışlamamaya karar verdiğiniz zaman ortaya büyük bir olasılıkla sağlık sorunları çıkar" diyor.

Ayrıca, sosyal ilişkilerin de sağlıklı yaşam üzerinde olumlu etkileri saptandı. Sağlam sosyal ilişkiler kurabilen insanlar, yalnız yaşayan insanlara göre daha sağlıklı. İçinde öfkeyi besleyenler ve insanların her yaptığından olumsuz anlamlar çıkartanlar yaşam süreleri boyunca çok sayıda dost yitirdikleri ve mutsuz oldukları belirtilmekte..

Michigan'daki Hope College'dan Oyen Witvliet , bağışlamanın, spesifik bir olaya gösterilen özel bir tepki olmaktan çok, yaşam şekli haline gelmesi, hâttâ kişiliğinin bir parçası olması gerektiğini savunuyor.

BAĞIŞLAMAK: KARMAŞIK SÜREÇ

Çok sayıda bilimsel araştırmaya göre aslında bağışlamak şaşırtıcı derecede karmaşık bir süreç içerir. Worthington, bu süreci "kararlı bağışlama" ile "duygusal bağışlama" gibi iki gruba ayırıyor. Kararlı bağışlamada öfke uyandıran kişiyi affetme yükümlülüğü söz konusudur. Duygusal bağışlama bir anlamda içsel olarak kabullenmektir. Affetmek adaletten vazgeçmek anlamına gelmez.

Öfke bir insanın tüm duygularını esir alabilir, ancak bunun bir yaşam şekli haline gelmemesi gerekir. Ornish bu konuda şunları söylüyor: "Ben bağışlamayı, 'bırakmak/gitmesini sağlamak' anlamında kullanıyorum.

Kaldı ki size kötülük yapan bir kişiyi haklı görmek veya barış yapmak zorunda değilsiniz Hele hele özür dilemek gibi bir şey söz konusu bile değildir. Sizin yapmanız gereken çektiğiniz sıkıntılardan ve acılardan kurtulmaktır."

Newsweek'te yayımlanan demecinde, "Bağışlamak bir süreçtir, anlık bir olay değildir" diye konuşan Harvard Üniversitesi'nden psikiyatrist Dr. Edward M. Hallowell, "Bağışlamak, emek gerektiren bir uğraştır. Bağışlamak insan doğasına terstir."

Çünkü insanlar doğal olarak intikam alma eğilimindedir. Bu nedenle bağışlamayı kendi başınıza beceremiyorsanız arkadaşlarınızdan, psikiyatristinizden yardım isteyebilirsiniz. Eğer yaşamınız boyunca intikam peşinde koşarsanız, iki mezar kazmanız gerekir."
 
geçmişteki kötü olayların canlanması ve affetmek...

Nefreti aşmanın tek yolu var: Affetmek…
Başkalarını affettiğimizde biz özgürlesiriz.
Nefret yaşamdan zevk almamızı, insanların güzel yanlarını görmemizi engeller. Hiç kimse saf iyi ya da saf kötü değildir. Salt kötülükleri görmek bir süre sonra şüphe, depresyon ve umutsuzluk denizinde boğar insanı.
Nefret dolu bir yaşam, mutsuz bir yaşamdır. Affetmek insanı derinleştirir.
Affetmek için, insanın ruhsal ve zihinsel olarak kendisini hazır hissetmesi gerekir. Çünkü affetmek bir seçimdir.
Kimsenin zorlamasıyla affetmek mümkün değildir. Affetmek bir süreçtir.
Birdenbire affedişler bile bir sürecin ürünüdür.
Affetmeyi seçtiğinizde kimse size borçlanmayacaktır. Yani koşullu affetme yoktur. Diğer insanın da sizi affetmesini, değişmesini veya sizin istediğiniz gibi olmasını beklemeyin.
Affetmek bir seçimdir. Amacı sizin rahatlamanızdır, sizin özgürleşmenizdir. Nefret duyduğunuz kişinin yaşıyor ya da ölmüş olması sizin affetme sürecinde duyduğunuz acıların yoğunluğunda bir farklılık yaratmayacaktır. O acılar sizin acılarınız.
Affetmek kolay değildir. Fakat özgürleşmek için gereklidir. Çoğu insan affetmenin nefret ettiği kişiyi suçsuz ya da haklı bulduğu anlamına geleceğini sanır.
Oysa affetmek, geçmişteki anıların boyunduruğundan kurtulmak, yaşamımızı kontrol altında tutmasına son vermek demektir.
Affetmek, o kişiyi sevmek değil.
Affetmek, o kişiyle konuşmak zorunda olmak değil.
Affetmek, o kişiyle ilişkiyi sürdürmek değil.
Affetmek, o kişinin beklentileri doğrultusunda davranmak değil.
Affetmek, o kişiyi kucaklamak değil.
Affetmek, o kişiyi suçsuz bulmak değil.
Affetmek, o kişiyi haklı bulmak değil.
Affetmek, o kişinin verdiği zararları telafi etmek için çaba göstermemek değil.
Affetmek kırgınlığın, küskünlüğün, nefretin hapishanesinden özgürlüğe kavuşmaktır.
Affetmek artık acıyı hissetmemektir. Yapılanları zihinsel olarak unutmak zaten mümkün değildir.
“Duygusal unutma” affetmenin diğer adıdır.
Alıntı

Affetme üzerine çeşitli yazılar okumuş olmama rağmen nereden nasıl başlayacağımı bilmediğim bir zamanda bir arkadaşımdan mail olarak gelmişti bu yazı ve çok işime yaramıştı. Bu yazı kime ait bulamadım ama yazan kişiye ve bana gönderen arkadaşıma tekrar teşekkür ediyorum.
Kendilerini veya geçmiş zamanda kalan kişi ve hatıralarını affetmek isteyen arkadaşlar için...
 
elinize sağlık, mükemmel yazılar bunlar. özellikle benim gibi duygusal hafızası çok güçlü olanlar için "affetme" sürecinin kolaylaşmasına şu alıntı çok yardımcı olabilir: "Affetmek adaletten vazgeçmek anlamına gelmez." Yakamoz'un madde madde aktardığı alıntılar da çok güzel.
çünkü affetmede en büyük engel şu duygudur benim için: "bana kötülük yapan birini afferderek acaba kendime haksızlık mı yapıyorum?" aslında öyle olmadığını, affetmenin bizzat insanın kendisine büyük bir hediye olduğunu okudukça anlıyorum.
sevgiler
hakan
 
evet bendede bugünlerde geçmişteki olaylar tekrar canlanmaya başladı ama bunların geçici olduğunu biliyorum
bence en doğrusu kendimizi iyi veya kötü ne yaptıysak affetmekle başlayalım işe geçmiş geçmişte kaldı hepberaber bu günü yaşayalım ne dersiniz smiliyface
 
Hissettiğim en yakıcı kırgınlığımı kağıttan yaptığım küçük bir kayığa koydum ve denize bıraktım haftalar önce.Ardından usul usul gidişini seyrettim benden uzaklara.Gitmesine izin vermek aslolan.Şimdi daha hafif,daha huzurlu,daha iyi hissediyorum benden uzaklaştıkça.Zaman alıcağını biliyordum öylede oldu öyle olmaya devam edicekte...
 
bu ornish denen adamı çok sevdim baya güzel lafları varmış...ben de bi kaç gündür yogun olarak bana atılan sivri ve derin kazıkları düşünüp durmaktaydım...hatta intikam planları yaptıgım dahi dogru...nası affedicem bunu yapmam lazım,iyice bogmaya başladı beni bu durum...derin nefes almakla başlayayım... neutrali5 neutrali5..bi gazete manşeti aklıma geldi..kocalarını öldürüp hapse giren kadınlar için şöyle bi başlık atılmıştı:mutlulugu degil haklılıgı seçtiler..
ben mutlulugu seçiyorum...herşey bi sınav degil mi zaten,burda bulunmamız biryerleri işaret etmiyor mu...yahu nası olcak bu affetme işi??
 
geçen akşam uyumak için yattığımda aklıma geçmişte beni çok üzmüş olan bi olay geldi.uzun zamandan beri ilk defa ağladım ve uyuyamadım. ağla
 
Ynt: geçmişteki kötü olayların canlanması

ya hayatta en istediğim şey bu umarım başarabilirim kötü olayların bugünleri esir alması kadar feci ne vardır ki ? Olumlu düşünmek gerek
güzel görmek gerekküçücük gözüken ama aslında başarılması çok büyük bir iş bu ... O halde affetme erdemini ilk olarak kendime aşılamam gerek.
 
Ynt: geçmişteki kötü olayların canlanması

88a
Merhaba arkadaşlar ben bu siteye üye olmadan bir süre önce kendi kendime kötülük ettiğimi ve hayatımdaki bir kişiyi ve onun yüzünden kendimi affetmeyerek sürekli aynı şeyleri yaşadığım farkettim ve kendi kendime dedim ki onu da onunla geçen yıllarımı da kendimi de affediyorum affettim Allaha bıraktım herşeyi ve sonra tesadüfen bu siteyi buldum ve üye oldum 2 gündür suçluluk duyguları ve ego güçlendiriciyi dinliyorum onun da biraz etkisi olmaya başladı fakat öyle zor ki bazen bir an bir koku bir bakış yine hatırlatıyor inşallah telkinlerle tamamen gerçekten içten affedicem
İyi ki böyle bir site var sonsuz teşekkürler...........
 
Ynt: geçmişteki kötü olayların canlanması

İçinde gereksiz yere dönüp duran bir çarkın kendinden neler alıp götürdüğünü fark edip gördüğün,görüpte anladığın anda karar vermeli hayatının ne yöne doğru nasıl akıcağına...Ya dur demeli ya devam etmeli yola...Sonuçsa ;her seçenekte mutlu etmeli seni...Dur dediysen ne ala; önünde uzun engebeli ama sonu huzura varan gizli bir patika...Devamsa kararın; çark dönüp durmaya,seni ve hayatı yormaya,çarkın her bir dişine günbegün ruhunu kaptırmaya gönüllü,uçsuz bucaksız bir kafilenin ortasında ite kaka u-mutsuz bir diyaradır yolculuk...Seç bakalım biletini,çık bakalım yola;zaman neleri alıcak neleri vericek sana...Tecrübe etmeye değer;çünkü hayat yaşamaya değer!Sevgilerimle hismiley
 
Ynt: geçmişteki kötü olayların canlanması

iyi geceler ben siteyi gec farkettim ama iyiki bulmusum müzikler cok hosuma gidiyor 4. günümdeyim bendede gerginlik olustu bugün biraz panik oldum ama yazılanları okuyunca rahatladım smiliyface
 
Ynt: geçmişteki kötü olayların canlanması

maharishi ' Alıntı:
benimki karamsar bir deneyim aktarması olacak ama iyi etkilerin de yavaş yavaş ortaya çıktığını görmek beni çok mutlu ediyor.

dediğim gibi bu mesajda son günlerde sıkça yaşadığım kötü, ama iyiye işaret olduğuna inandığım bir deneyimi paylaşacağım ve soracağım: size de benzeri şeyler oldu mu?

telkinleri 1 haftayı aşkın bir süredir dinliyorum. son zamanlarda geçmişte beni üzen olayları ve özelikle de insanları hatırlıyorum sürekli. mesela... 20 yıl önce lisede beni haksız yere disipline gönderen hocamı, 3 yıl önce ayrıldığım sevgilimin bana yaptıklarını, taa çocukluğumda yapılan bir haksızlığı ve o haksızlığı yapanı... yani geçmişteki kara defterler hiç yeri yokken birden aklıma geliyor. "bu da belki bir nevi beyinsel detoks..." diye yorum yaptım ben.

sizlere de böyle bir "geçmişle hesaplaşma" dönemi oldu mu? unutmaya çalıştığınız şeylerin tekrar kafanızda canlandığı anlar yaşadınız mı?.. çünkü merak ediyorum; acaba bu telkinlerin bir etkisi mi? yoksa bilinçaltının tetikleyen bana özel bir durum mu?

bununla birlikte, telkinleri dinlediğimden beri en büyük sorunumu çözmeye başladım: karamsarlık. bu beni inanılmaz mutlu ediyor.


sevgiler
hakan
bu çoğu insanda karşılaşılan bi durum
çoğu insan geçmişte yaşadığı kötü anları bilinç altına iter onları hatırlamak bile istemez ancak bazı durumlarda mesela hastalıklar,birinin ölümü,çeşitli travmalar sonucu o olaylar tekrar ortaya çıkar ve bu durum insanın canını sıkar
ama bu duyguların sizi üzmesi sonucu telkinleri bırakmayın o olaylar artık can çakişiyor dayanın biraz dahasizde yaşamınızdaki ışığı görüceksiniz sevgilerimle
 
Ynt: geçmişteki kötü olayların canlanması

Geçen gün bir türlü kendimi iyi hissedemiyordum çok uykulu bir halde çalıştım ve gün içinde sık sık bu ruh halinden kurtulmaya çalışırken birdenbire eskilere gidiyordum, unuttum sandığım şeylere, çocukluğuma,yaşadığım çok eski şeylere ilginçti benim için 4897 geçmişte yolculuk gibi birşey hani düşünsen bile hatırlayamayacağın anılara bu uykumda da çok oluyor rüyalarımda hatırlamadığım olayları bile detayıyla görür yaşarım ,sanırım zamanında bilinçaltım iyi kaydetmiş bunları
 
Ynt: geçmişteki kötü olayların canlanması ve affetmek...

yakamoz ' Alıntı:
Nefreti aşmanın tek yolu var: Affetmek…
Başkalarını affettiğimizde biz özgürlesiriz.
Nefret yaşamdan zevk almamızı, insanların güzel yanlarını görmemizi engeller. Hiç kimse saf iyi ya da saf kötü değildir. Salt kötülükleri görmek bir süre sonra şüphe, depresyon ve umutsuzluk denizinde boğar insanı.
Nefret dolu bir yaşam, mutsuz bir yaşamdır. Affetmek insanı derinleştirir.
Affetmek için, insanın ruhsal ve zihinsel olarak kendisini hazır hissetmesi gerekir. Çünkü affetmek bir seçimdir.
Kimsenin zorlamasıyla affetmek mümkün değildir. Affetmek bir süreçtir.
Birdenbire affedişler bile bir sürecin ürünüdür.
Affetmeyi seçtiğinizde kimse size borçlanmayacaktır. Yani koşullu affetme yoktur. Diğer insanın da sizi affetmesini, değişmesini veya sizin istediğiniz gibi olmasını beklemeyin.
Affetmek bir seçimdir. Amacı sizin rahatlamanızdır, sizin özgürleşmenizdir. Nefret duyduğunuz kişinin yaşıyor ya da ölmüş olması sizin affetme sürecinde duyduğunuz acıların yoğunluğunda bir farklılık yaratmayacaktır. O acılar sizin acılarınız.
Affetmek kolay değildir. Fakat özgürleşmek için gereklidir. Çoğu insan affetmenin nefret ettiği kişiyi suçsuz ya da haklı bulduğu anlamına geleceğini sanır.
Oysa affetmek, geçmişteki anıların boyunduruğundan kurtulmak, yaşamımızı kontrol altında tutmasına son vermek demektir.
Affetmek, o kişiyi sevmek değil.
Affetmek, o kişiyle konuşmak zorunda olmak değil.
Affetmek, o kişiyle ilişkiyi sürdürmek değil.
Affetmek, o kişinin beklentileri doğrultusunda davranmak değil.
Affetmek, o kişiyi kucaklamak değil.
Affetmek, o kişiyi suçsuz bulmak değil.
Affetmek, o kişiyi haklı bulmak değil.
Affetmek, o kişinin verdiği zararları telafi etmek için çaba göstermemek değil.
Affetmek kırgınlığın, küskünlüğün, nefretin hapishanesinden özgürlüğe kavuşmaktır.
Affetmek artık acıyı hissetmemektir. Yapılanları zihinsel olarak unutmak zaten mümkün değildir.
“Duygusal unutma” affetmenin diğer adıdır.
Alıntı

Affetme üzerine çeşitli yazılar okumuş olmama rağmen nereden nasıl başlayacağımı bilmediğim bir zamanda bir arkadaşımdan mail olarak gelmişti bu yazı ve çok işime yaramıştı. Bu yazı kime ait bulamadım ama yazan kişiye ve bana gönderen arkadaşıma tekrar teşekkür ediyorum.
Kendilerini veya geçmiş zamanda kalan kişi ve hatıralarını affetmek isteyen arkadaşlar için...

işte affetmekle ilgili duymak istediklerim bunlardı..Çok arkadaşın burda affetmekle ilgili yazdıklarını okumuştum ama benliğimde kabul etmeyi onaylamayı başaramıyordum..Mantığım almıyordu..Ama şu söylenen cümleler beni ikna etti:

''Affetmek kolay değildir. Fakat özgürleşmek için gereklidir. Çoğu insan affetmenin nefret ettiği kişiyi suçsuz ya da haklı bulduğu anlamına geleceğini sanır.
Oysa affetmek, geçmişteki anıların boyunduruğundan kurtulmak, yaşamımızı kontrol altında tutmasına son vermek demektir.
Affetmek, o kişiyi sevmek değil.
Affetmek, o kişiyle konuşmak zorunda olmak değil.
Affetmek, o kişiyle ilişkiyi sürdürmek değil.
Affetmek, o kişinin beklentileri doğrultusunda davranmak değil.
Affetmek, o kişiyi kucaklamak değil.
Affetmek, o kişiyi suçsuz bulmak değil.
Affetmek, o kişiyi haklı bulmak değil.
Affetmek, o kişinin verdiği zararları telafi etmek için çaba göstermemek değil.
Affetmek kırgınlığın, küskünlüğün, nefretin hapishanesinden özgürlüğe kavuşmaktır.
Affetmek artık acıyı hissetmemektir. Yapılanları zihinsel olarak unutmak zaten mümkün değildir.
“Duygusal unutma” affetmenin diğer adıdır.

Evet Affetmek = Duygusal unutma olmalı..
Affetmek eşit değildir o kişiyi suçsuz bulmak veya yaşadıklarımızı hazmetmek..

İşte benim bunları okumaya ihtiyacım vardı.

25889 25889 25889
 
Ynt: geçmişteki kötü olayların canlanması

bazı hastalıklarda bu durum tekrar orataya çıkar. başım ağrıdığında kendimi çok huzursuz hissederim ve geçmiş tartışmalar filan aklıma gelir evet bunu keşfetmiştim ama sebebi nedir? dusun
 
Ynt: geçmişteki kötü olayların canlanması

benimde 2 gündür fark ettiğim şeylerden en belirgin olanı annemin,babamın,kardeşimin yüzüne baktığımda onlarla yaşadığımız(onların aile içinde yarattığı) sorunların aklıma gelmesi şaşkın

umarım geçicidir yoksa yok yere patlıcam onlara ks3 b456
 
Ynt: geçmişteki kötü olayların canlanması

Supersiniz ya, alk78

su anda kulagimda kulaklik bir yandan telkin dinleyip bir yandan da forumu okuyordum (bu arada bilmiyorum sakincasi var mi) her neyseeeeeeee
bu konu hosuma gitti ve ilk defa icimden gelerek dolu dolu cvp yazmak istedim. Bundan sonra burdayim cekeceginiz var valla ehueheu..

Sevgiler millet, kotu egoya takilmadiginiz gunler dilerim. lafa bak bee art56art56 cok iyi laf yaparim bu arada.. hehe neyse ben kiriyom galiba napalim kirmamiz telkinden olsun dememis eskiler ben diyorum.. smileydance

Byee...
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst