- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Sigmund Freud'un ortaya attığı psikanaliz kuramında bu kavramla
kastedilen şey eğilimlerin, içgüdülerin, dürtülerin, ihtiyaçların, umut ve
amaçların istenmeksizin itilmesi, engellenmesi zorunluluğu, yani Freud'un «haz
ilkesi» adını verdiği şeyin «gerçeklik» ilkesi ile çatışarak, gerçeklik
ilkesinin baskın çıkması halidir.Cinsel isteklerinden, cinsel yakınlık
duyduğu kişilerden, kişiliğine gösterilmesi gereken saygı ve anlayıştan, yaşamı
süresince gerçekleştirmeye çabaladığı isteklerinden sürekli olarak vazgeçmek
zorunda kalan kişi, gerek gövdesel gerekse ruhsal yönden
yıpranacaktır.Önemli olan bu «vazgeçme» durumunun, başkaca deyişle,
fedakârlık yapma zorunluluğunun sık sık yenilenip yenilenmemesidir. Yoksa her
frustrasyon hastalığa yol açacak olsa, dünya bir sanatoryum olurdu, insanlar
toplu yaşayabilmek, yani toplum kurallarına uyabilmek için isteklerinin büyük
bir bölümünü dizginlemek (yani, bilinçaltında egemen olan haz ilkesini değil de,
toplum içinde egemen olan gerçeklik ilkesini izlemek) zorundadırlar. Doğa insana
bu gerekliliğin bilincine varabilmek ve isteyerek fedakârlığa katlanabilmek için
aklı vermiştir. Ama bundan daha da önemli olan kişinin gelişimi sırasında
fedakârlığa fazla sarsıntı geçirmeden katlanabilmeyi öğrenmesidir. Bu yetenek
daha çocukluk yıllarından edinilmektedir. Çocuk ilk frustrasyonu memeden
kesilince yasar.Genel olarak çocuk bu kesilmeye katlanırken de, aynı
zamanda ana sevgisinden de yoksun kalırsa, frustrasyon'un zararlı etkisi
belirir, ilerde, yetişkinlerin isteklerini dizginleyememeleri, aşırı saldırgan
ya da tersine aşırı çekingen olmaları hep bu çocuklukta meydana gelmiş zararlı
etkilerin sonucudur, ilerde yaşam koşullarına karşı gerekli tepkiyi
gösterebilecek bir kişiliğin gelişmesi için sevgi, iyilik ve anlayışla bezenmiş
bir çocukluğun yaşanmış olması gereklidir. Freud modern toplumun fedakârlık
temeli üzerine kurulmuş olduğunu görmüş ve hattâ frustrasyon'un bir yerde
yaratıcı gücün doğmasına neden olduğunu ileri sürmüştür. Cinsel isteğini
dilediğince doyuramayan insan, birikmiş gücünü (libidosunu) başka yanlara
yönelterek güzelin yaratılmasına, bilinmeyenin arattırılıp bulunmasına
harcayabilir.Günümüzde Frustrasyon kavramı yanlış bilindiğinden
«anlaşılamayan» kadın için kullanılmaktadır. Cinsel birleşmede kadının orgazma
ulaşamaması Frustrasyon'u açıklayan en iyi örnektir. Erkek çoktan doyuma
ulaşmışken, kadın cinsel zevkin ancak yarısını tatmıştır. Bu halin gövdesel ve
ruhsal yapıyı yıpratacağı kuşkusuzdur.
Dr.charles V.ford ..yalan, Yalan, Yalan, Yalancılığın PsikolojisiSosyal Kuralların Psikolojisi (Muzaffer Şerif)Diyabetik Hastada Psikolojik SorunlarPsikolojik Cilk HastalıklarıYaratıcılıkYapısalcılıkSürrealist YaklaşımPragmatik YaklaşımKişisel Modernlik Yaklaşımlarıİşlevselcilikİnşacı YaklaşımFenomenolojik YaklaşımDiferansiyel YaklaşımPsikodinamik YaklaşımDavranışçı YaklaşımBiyolojik YaklaşımBilişsel Öğrenme YaklaşımıVroom'un Beklenti TeorisiTutkulu Aşk TeorisiSosyal Karşılaştırma Teorisi
kastedilen şey eğilimlerin, içgüdülerin, dürtülerin, ihtiyaçların, umut ve
amaçların istenmeksizin itilmesi, engellenmesi zorunluluğu, yani Freud'un «haz
ilkesi» adını verdiği şeyin «gerçeklik» ilkesi ile çatışarak, gerçeklik
ilkesinin baskın çıkması halidir.Cinsel isteklerinden, cinsel yakınlık
duyduğu kişilerden, kişiliğine gösterilmesi gereken saygı ve anlayıştan, yaşamı
süresince gerçekleştirmeye çabaladığı isteklerinden sürekli olarak vazgeçmek
zorunda kalan kişi, gerek gövdesel gerekse ruhsal yönden
yıpranacaktır.Önemli olan bu «vazgeçme» durumunun, başkaca deyişle,
fedakârlık yapma zorunluluğunun sık sık yenilenip yenilenmemesidir. Yoksa her
frustrasyon hastalığa yol açacak olsa, dünya bir sanatoryum olurdu, insanlar
toplu yaşayabilmek, yani toplum kurallarına uyabilmek için isteklerinin büyük
bir bölümünü dizginlemek (yani, bilinçaltında egemen olan haz ilkesini değil de,
toplum içinde egemen olan gerçeklik ilkesini izlemek) zorundadırlar. Doğa insana
bu gerekliliğin bilincine varabilmek ve isteyerek fedakârlığa katlanabilmek için
aklı vermiştir. Ama bundan daha da önemli olan kişinin gelişimi sırasında
fedakârlığa fazla sarsıntı geçirmeden katlanabilmeyi öğrenmesidir. Bu yetenek
daha çocukluk yıllarından edinilmektedir. Çocuk ilk frustrasyonu memeden
kesilince yasar.Genel olarak çocuk bu kesilmeye katlanırken de, aynı
zamanda ana sevgisinden de yoksun kalırsa, frustrasyon'un zararlı etkisi
belirir, ilerde, yetişkinlerin isteklerini dizginleyememeleri, aşırı saldırgan
ya da tersine aşırı çekingen olmaları hep bu çocuklukta meydana gelmiş zararlı
etkilerin sonucudur, ilerde yaşam koşullarına karşı gerekli tepkiyi
gösterebilecek bir kişiliğin gelişmesi için sevgi, iyilik ve anlayışla bezenmiş
bir çocukluğun yaşanmış olması gereklidir. Freud modern toplumun fedakârlık
temeli üzerine kurulmuş olduğunu görmüş ve hattâ frustrasyon'un bir yerde
yaratıcı gücün doğmasına neden olduğunu ileri sürmüştür. Cinsel isteğini
dilediğince doyuramayan insan, birikmiş gücünü (libidosunu) başka yanlara
yönelterek güzelin yaratılmasına, bilinmeyenin arattırılıp bulunmasına
harcayabilir.Günümüzde Frustrasyon kavramı yanlış bilindiğinden
«anlaşılamayan» kadın için kullanılmaktadır. Cinsel birleşmede kadının orgazma
ulaşamaması Frustrasyon'u açıklayan en iyi örnektir. Erkek çoktan doyuma
ulaşmışken, kadın cinsel zevkin ancak yarısını tatmıştır. Bu halin gövdesel ve
ruhsal yapıyı yıpratacağı kuşkusuzdur.
Dr.charles V.ford ..yalan, Yalan, Yalan, Yalancılığın PsikolojisiSosyal Kuralların Psikolojisi (Muzaffer Şerif)Diyabetik Hastada Psikolojik SorunlarPsikolojik Cilk HastalıklarıYaratıcılıkYapısalcılıkSürrealist YaklaşımPragmatik YaklaşımKişisel Modernlik Yaklaşımlarıİşlevselcilikİnşacı YaklaşımFenomenolojik YaklaşımDiferansiyel YaklaşımPsikodinamik YaklaşımDavranışçı YaklaşımBiyolojik YaklaşımBilişsel Öğrenme YaklaşımıVroom'un Beklenti TeorisiTutkulu Aşk TeorisiSosyal Karşılaştırma Teorisi
