fgceker'in günlüğü :)

Neredeyse bir haftadır rüyalarım tuhaflaşmaya başladı,Sürekli pis ortamların içinde buluyorum kendimi.Oraya nasıl gittiğimi hatırlamıyorum ama sürekli bir çaba içinde oluyorum ve nedense oraya hep sevdiğim insanlar tarafından götürüldüğümü hatırlıyorum ve hem onları hem kendimi ordan çıkartmaya çalışıyorum. bad45

Telkinleri ilk dinlediğim zaman bu tür sorunlarla hiç karşılaşmamıştım şimdi böyle bir şeyle karşılaşmak beni şaşkınlığa düşürdü.Anlamlandırmaya çalışıyorum rüyalarımı ama bir türlü bana ne anlatmak istediklerini bulamıyorum.Sabah yatağımdan kalktığım süreden itibaren aklım gördüğüm rüyalarda takılı kalıyor ve kendimi tuhaf hissediyorum.Umarım bu bir dalgalanma sürecidir ve ben bunu çabuk atlatırım. dunk56
 
Bayılırım rüyalara :)

Üzerinde çalışmaktan en çok keyif aldığım zaman dilimleridir kendileri. Her gece başka bir alem, her sabah çözümlenmiş, rüyada bilgelik alınmış sorunlar, sorundan çıkmış artık.

Ben de çok görürüm bu tarz rüyalar, hatta çok çok daha fenalarını. Bu tarz rüyalarda o günlerdeki ruh haline bir bakmanı tavsiye ederim.



Sevdiklerin tarafından götürüldüğün yerlerden bahsetmişsin, rüya yorumcusu değilim ama bir kaç soru belki bulamadığın cevaplarına yardımcı olabilir.



Bugünlerdeki ruh haline sahip çıkıyor musun? Yani negatif bir ruh halindeyken bile evet bugün negatifim ve bunu doya doya yaşamalıyım, insanlar beni yanlış anlayacaklar diye gülümsemek zorunda değilim, yapmacık davranmak zorunda değilim diyebiliyor musun? Çoğu zaman yanlış anlaşılmaktan korktuğumuz için o ruh hali bize ait değilmiş gibi davranmaya başlarız ve bu bir anlığına iyi gelse de daha çok onun içine batmamıza neden olur. Böyle durumlarda kabullenmek ve yaşamak en doğru olanıdır aslında.


İnsanlara yardım etmeyi sevebilirsin tamam ama kendi yaşamak istedikleri şeyleri yanlış dahi olsa yaşamalarına izin veriyor musun? Yoksa bu yaşayacağı şey yanlış, ters bir adım olur onun için diyerek oturup uzun uzun anlatıyor musun? Anlatıyorsan da bunun senin fikrin olduğunun farkında mısın? Ve bir öğretiye karşı durduğunun, geciktirdiğinin belki?


İnsan sevdikleri hep yanında olsun ister, bu çok insancıl. Ama daima yanında olmaları pahasına onları omuzlarına almaya başlar bir zaman sonra. İlk başlarda o yük taşınabilir ağırlıkta gelse de zamanla hem duygusal hem bedensel yönden külfet olmaya başlar. Aslında o kişilerin de ayakları, elleri vardır ama koruma iç güdüsü denen duygu çepe çevre sarar ve yardım etmeliyim dürtüsü oluşturur. Böyle bir duyguya sahip misin bugünlerde?


Sorularla gördüğün rüyalara çok net cevaplar alman mümkün. Her rüya biliyorsun ki bir bilgelik sunar hayatımıza. Bize kalansa doğru zamanda doğru soruları sormak ve cevapları kabul etmektir. Umarım az da olsa bir ışık olabilmiştir yazdıklarım. Doğru cevaplara götürmeyebilir belki ama bakarsın başka sorular gelir senin de aklına :)


Rüyalarının sana her zaman en derin bilgelikleri sunmasını dilerim Fgceker'cim.


Sevgiyle..









 
Canım redflowerscım;

Herzamanki gibi aklımda gezinip duruveren sorularıma cevap oluverdin.Evet yaşadığım bir olaydan sonra bu rüyaları görmeye başladığımı senin mesajını okurken fark ediverdim.Aslında durumdan çok rahatsızım çünkü çok değer verdiğim bir arkadaşım tarafından haketmediğim bir şekilde yargılanıp,kırıcı cümlelere maruz kalmıştım.Ama etrafımdaki insanlarada ne kadar üzgün olduğumu ve kırgınlığımı belli etmemeye çalışıyordum.

Şu üzüntümü hakkıyla yaşayamamam zaten cumadan beri beni yeterince huzursuz ediyordu.Ama bunun rüyalarıma bu şekilde yansıyabileceğini hiç akıl edemedim utananadam.Hatta o gün ağlamak istemiştim ama yanımda başka bir arkadaşım olduğu için bunu yapamamıştım ve kaç gündürde yapamadım ve bu sabah uykumdan ağlayarak uyandım rt67,rüyamda da ağlıyordum ağla2

Cevap gerçektende hep içimizde,seninde dediğin gibi doğru soruyu sorabilmek önemli olan.

Desteğin için çoook çoookk teşekkür ederim canım.Şimdi kendimi çok daha iyi hissediyorum ve o kişiye söylemem gereken ama kırılmasın diye söylemediğim şeyleri artık kesin kez söylemem gerektiğini biliyorum.Cumadan beri çektiğim eziyet sanırım yeterli y789
 
Ekimin 18 ini iple çekiliyorum,izmirdeki seminere katılmak için günleri sayıyorum....Herkese her tanıdığıma hatta tanımadıklarıma bile izmirde bir seminer olabilir mi diye sorarken sevgili redflowers'ın 18 ekim İzmir seminerini haber veren yazısını okuyunca gözlerime inanamadım.Çekim yasasının harikuladeliğine bir kez daha şahit oldum girlhaha girlhaha girlhaha
İstedim,istedim ve kendime çektim.Hemde benim için en doğru zamanda ve en doğru şehirde girlhaha girlhaha

Seminer için emek veren herkese kucak dolusu teşekkürlerimi sonuyorum.Sizlerle ve sizin gibi yüreği güzel pek çok insanla tanışma fırsatını bana sağladığınız için utananadam utananadam utananadam
 
sevgili fgceker boy uzatma telkinini uygunsa paylaşabilir misin?
 
Sevgili fgceker;

Ben de Muhammed Bey hayranıyım desem yeridir... Ben de bugun günlüğümde onun sık sık incelediğim sitesini tavsiye etmiştim ki daha sonra senin de Muhammed bey hayranı oldugunu gördüm az önce... www.yetenek.com adlı sitesinde konuşma-video kısmı benim en çok istifade ettiğim bölümdür.....Yüzü aşkın kişisel gelişim konuşması vardır orada...Somut, net, gerçekçi ve akıcı uslubuyla müthiş bir etki bırakıyor dinleyende...Ve bu hizmeti sessiz sedasız, reklamsız ve en önemli hiç bir ücret talep etmeden sonuna kadar bizlerle paylaşıyor...Bir sohbeti bazen üst üste dinlediğim de olur... Çok beğeniyor ve ben de senin günlüğün vesile ile bu günlüğü ilgiyle takip edenkere tavsiye ederim...
 
Sevgili fgceker;

Ben de Muhammed Bey hayranıyım desem yeridir... Ben de bugun günlüğümde onun sık sık incelediğim sitesini tavsiye etmiştim ki daha sonra senin de Muhammed bey hayranı oldugunu gördüm az önce... www.yetenek.com adlı sitesinde konuşma-video kısmı benim en çok istifade ettiğim bölümdür.....Yüzü aşkın kişisel gelişim konuşması vardır orada...Somut, net, gerçekçi ve akıcı uslubuyla müthiş bir etki bırakıyor dinleyende...Ve bu hizmeti sessiz sedasız, reklamsız ve en önemli hiç bir ücret talep etmeden sonuna kadar bizlerle paylaşıyor...Bir sohbeti bazen üst üste dinlediğim de olur... Çok beğeniyor ve ben de senin günlüğün vesile ile bu günlüğü ilgiyle takip edenkere tavsiye ederim...


Sevgili Purplelight güzel paylaşımın için çook teşekkür ederim.İşlerimi bitirir bitirmez hemen bakacağım y789
 

863977ckj7tx906y.gif



Ben mutluluğu seçiyorum.
Ben harekete geçmeyi seçiyorum.
Her şeye yetecek yeterli zamanım ve gücüm var
 
Küçük bir erkek çocuk,annesine sordu:
''Niçin ağlıyorsun?''

''Çünkü ben kadınım'' diye cevapladı annesi.

''Anlamadım '' dedi çocuk.

Annesi,çocuğu kucaklayıp, ''Hiç bir zaman anlayamayacaksın!'' dedi.

Babasına,''Baba ,annem niçin ağlıyor?'' diye sordu.

Babanın cevabı:
''Bütün kadınlar sebepsiz ağlayabilen yapıdadır'' oldu.

Küçük çocuk büyüdü,yetişkin adam oldu,hala kadınların niçin ağladıkladıklarını keşfedemedi. Nihayet öldükten sonra cennete gittiğinde Allah'a sordu.

''Allah'ım! '' dedi, ''Kadınlar niçin bu kadar kolay ağlayabiliyorlar?''


''Ben kadınları özel yarattım! Tüm yaşamın ağırlığını taşıyabilecek kuvvette olmasına rağmen başkalarına teselli verecek kadar yumuşak omuzlar,doğumun acısına olduğu kadar doğurdukları evlatlarının nankörlüğüne dayanabilecek kadar iç kuvveti verdim. Başkalarının kuvveti kalmadığında,devam edecek azmi;ailesinin hastalığında,yorgunluğa pabuç bırakmayacak kudreti verdim. Her türlü şart altında,hatta kendilerini çok kötü incitseler de, çocuklarını sevme duygusallığını verdim. Bu duygusallık, her yaştaki çocuklarının yaralarını sarmalarına,sorunlarını dinleyip paylaşmalarına yardım ediyor.Kocalarını tüm kusurlarıyla sevmek kuvvetini verdim.Onlara,iyi bir kocanın eşini asla incitmeyeceğini fakat bazen destek ve kuvvetini deneyecek davranışlarda bulunabileceğini anlamalarını sağlayacak duyarlı bir zeka verdim. Tek zayıflık olarak kadınlara gözyaşı verdim;tamamen kendilerinin sahip oldukları,ihtiyaçları olduğunda kullanmak üzere. İnsanlık için bir gözyaşı...'' diye cevapladı...


leeloobartagfdm2007010ov1.gif
 
Koca bir bayramı daha acısıyla tatlısıyla geride bıraktık...Bayram telaşından bir türlü farkına varamadığım bir programı dün netten izledim ve yüreğim burkuldu...Ve insanların nasıl bu kadar vicdansız olabildiklerine bir kez daha şaşırıp kaldım...Sevgili İkbal Gülpınar Karagöz'ün İkbal'le küçük Mutluluklar kitabında okuduğum bir şiiri buraya koymamın çok doğru olacağını düşündüm...fazla bir şey söylemek istemiyorum çünkü bu şiir gerekli olan herşeyi bize çok güzel anlatıyor....
O evlatlardan biri olmamanız dileğiyle... ağla2 ağla2 ağla2

BEY
son günlerde ,bir surat,bir surat ki gelinde,
Çayımı bile yarım dolduruyor bey.
Allahtan kulaklarım ağır işitiyor da
Duymuyorum ne söylediğini
Ama yine de hissediyorum bey;
Beni bu evde galiba istemiyor artık
Hey gidi günler heeey!
Oğlunu bilirsin,vur ağzına al lokmayı
İki ara bir derede ne yapsın ana bu
Atsa atılmaz,satsa satılmaz.
Bana artık gizli gizli sarılıyor bey...
Dün akşam uyurken öptü beni biliyor musun?
Nasıl ağrıma gitti nasıl
Artık akide şekeri de getirmiyor.
Hani dişlerim yok ya,güya yerken garip sesler çıkarıyormuşum da
Çocuklar iğreniyormuş benden.
Yok,vallahi yalan bey,hiç yapar mıyım ben öyle şey?
Gelin çocuklara masal anlatmamı da yasakladı
Üstelik seninle konuşuyormuşum diye duvardaki resmini de alıp bir yerlere sakladı
Olsun,koynumdaki resminden haberi bile yok!
Yinede beddua edemem bey,
Oğlumun karısı,torunlarımın anası o.
Geçenlerde üst komşular geldi,
Ne konuştuklarını duymayayım diye kapıyı üstüme kilitledi.
Duymadım,duymadım,lakin hissettim.
Düşkünler evine yatıracaklarmış önümüzdeki ay beni
Ne yalan söyliyeyim epey ağrıma gitti,epey,
Ha, sen ne diyorsun bey?
Hani bi görünsen oğluna,ne de olsa babasısın,
Seni dinler,
Bu odada oturur,vallahi hiç dışarı çıkmam.
Akide şekeri de istemem.
Masal da anlatmam artık çocuklara
Ne olur ayırmasınlar beni bu evden
Sana ait anılarımdan uzak ne yaparım ben,ne yaparım?
Şu camın pervazında hayalin durur,çekmeceler de el izin.
Bastonun hala duvarda asılı.
İstemiyorlar beni artık,istemiyorlar hasılı.
Sen ne diyorsun bey?
 
Küçük bir erkek çocuk,annesine sordu:

''Niçin ağlıyorsun?''

''Çünkü ben kadınım'' diye cevapladı annesi.

''Anlamadım '' dedi çocuk.

Annesi,çocuğu kucaklayıp, ''Hiç bir zaman anlayamayacaksın!'' dedi.

Babasına,''Baba ,annem niçin ağlıyor?'' diye sordu.

Babanın cevabı:
''Bütün kadınlar sebepsiz ağlayabilen yapıdadır'' oldu.

Küçük çocuk büyüdü,yetişkin adam oldu,hala kadınların niçin ağladıkladıklarını keşfedemedi. Nihayet öldükten sonra cennete gittiğinde Allah'a sordu.

''Allah'ım! '' dedi, ''Kadınlar niçin bu kadar kolay ağlayabiliyorlar?''


''Ben kadınları özel yarattım! Tüm yaşamın ağırlığını taşıyabilecek kuvvette olmasına rağmen başkalarına teselli verecek kadar yumuşak omuzlar,doğumun acısına olduğu kadar doğurdukları evlatlarının nankörlüğüne dayanabilecek kadar iç kuvveti verdim. Başkalarının kuvveti kalmadığında,devam edecek azmi;ailesinin hastalığında,yorgunluğa pabuç bırakmayacak kudreti verdim. Her türlü şart altında,hatta kendilerini çok kötü incitseler de, çocuklarını sevme duygusallığını verdim. Bu duygusallık, her yaştaki çocuklarının yaralarını sarmalarına,sorunlarını dinleyip paylaşmalarına yardım ediyor.Kocalarını tüm kusurlarıyla sevmek kuvvetini verdim.Onlara,iyi bir kocanın eşini asla incitmeyeceğini fakat bazen destek ve kuvvetini deneyecek davranışlarda bulunabileceğini anlamalarını sağlayacak duyarlı bir zeka verdim. Tek zayıflık olarak kadınlara gözyaşı verdim;tamamen kendilerinin sahip oldukları,ihtiyaçları olduğunda kullanmak üzere. İnsanlık için bir gözyaşı...'' diye cevapladı...



leeloobartagfdm2007010ov1.gif
süpersin yaaa iyiki döndün iyiki varsıny789
 
sevincli Aşk istiyorum aşkkkkgirlhaha girlhaha sevincli sevincli
Şöyle beni sarıp sarmalayacak,sevgisiyle ruhumu ısıtacak utananadam utananadam utananadam
Çok mu arsızca oldu dileğim girlhaha girlhaha girlhaha
 
süpersin yaaa iyiki döndün iyiki varsıny789

sen dahada süpersin canım girlhaha girlhaha,iyiki varsın ve iyiki burdasın...iyiki döndüm ve senin gibi kalbinden enerji fışkıran bir insanla beni tanıştırdın...Sakınmadan paylaştığın her şey için binlerin katrilyonuncu kuvveti kadar teşekkür ederim tatlım...ark5 smil56
 
Kartallar,neredeyse yetmiş yıla yakın bir ömrü olan canlılardır.Biz onu hep gökyüzünde gururlu uçuşuyla,tek başına,korkusuzca yaşayabilmesiyle ve o muhteşem kanatları,keskin gagası ve neredeyse bir kuzuyu bile kavrayıp kaldırabilen pençeleriyle biliriz. Meğer insanlara ibret olabilecek,muazzam bir varoluş savaşı varmış kartalların.

Evet,yetmişine kadar yaşarmış ama bu yaşa ulaşmak için kırk yaşlarındayken çok ciddi ve zor bir kararı vermek zorunda kalırmış. Kartalın yaşı kırka dayandığında pençeleri sertleşir,esnekliğini yitirir ve bu nedenle de beslenmesini sağlayan avlarını kavrayıp tutamaz duruma gelirmiş. Gagası uzunlaşıp göğsüne doğru kıvrılır,kanatları yaşlanıp ağırlaşır ve tüyleri kartlaşıp kalınlaşırmış. Bu durumda kartalın hem uçması hem de avlanması neredeyse imkansız hale gelirmiş.İşte,hikayenin önemli kısmı bundan sonra başlıyor;lütfen dikkat!!girlhaha

Artık kartalın iki seçimden birisini yapması gerekir. Ya ölümü seçecektir ya da yeniden doğuşun acılı ve zorlu sürecini... Bu ''yeniden doğuş'' süreci yüz elli gün kadar sürecektir. Bu yönde karar verirse,kartal bir dağın tepesine uçar ve orada bir kayanın kovuğunda,artık uçmasına gerek olmayan bir yerde,yani yeni yuvasında kalır.

Bu uygun yeri bulduktan sonra kartal gagasını sert bir şekilde kayaya vurmaya başlar. En sonunda kartalın gagası yerinden sökülür ve düşer. Kartal bir süre yeni gagasının çıkmasını bekler. Gagası çıktıktan sonra bu yeni gagayla pençelerini yerinden söker,çıkarır.

Yeni pençeleri çıkınca kartal bu kez eski kartlaşmış tüylerini yolmaya başlar. Beş ay sonra kartal,kendisine yirmi veya daha uzun süreli bir yaşam bağışlayan meşhur ''yeniden doğuş'' uçuşunu yapmaya hazır duruma gelir.

Kendi yaşamımızda sık sık yeniden doğuş süreci yaşamak zorunda kalır.Zafer uçuşunu sürdürebilmek için,bize acı veren eski alışkanlıklarımızdan,geleneklerimizden ve anılarımızdan kurtulmak zorundayızdır. Ancak geçmişin gereksiz safralarından kurtulduğumuzda,deneyimlerimizin katkılarıyla yeniden doğuşumuzun getireceği olağanüstü sonuçlardan tam olarak yararlanabiliriz...''

Alıntı





sevincli sevincli sevincli Zafer uçuşumu sürdürmeyi seçiyorumm sevincli sevincli sevincli

Nede olsa kartallar yüksek uçar y789
 
girlhaha Tüm kalbinle yaşa girlhaha


 
3 hafta boyunca sürekli düşündüm,acaba nerde yanlış yaptım,neden hep sevdiğim değer verdiğim insanlar tarafından bunca incitiliyorum diye.....
Evet,evet biliyorum hayatımızdaki her insan biz onları oraya koyduğumuz için varlar ve onlardan öğrenecek çok şeyimiz olduğu için hayatımıza giriyorlar....ama benim anlayamadığım şey neden sürekli aynı kısır döngünün içinde dönüp durduğum ve almam gereken dersin ne olduğunu neden bir türlü kavrayamadığım sevincli
sonunda benimde beynimde şimşekler çaktıı ve dadadammmm bir anda gerçeği fark ediverdim...sorun karşımdaki insanlar için pek çok şeyi kolaylaştırmam ve yapmaman gereken işleri bile üstlenip yapmamdı...tabi bu işleri yaparken kendi yapmaktan zevk aldığım şeyleri rafın en üst köşesine kaldırdığımı söylememe gerek yoktur sanırım..siz bunu hemen anlamış olmalısınız utananadam utananadamutananadam

insan en sevdiği dergileri bile almaktan vazgeçer mi yaaay789 ben o kadar kaptırmışım ki kendimi bunlardan bile vazgeçmişim....dün en sevdiğim dergiyi rafta fark ettiğimde bana yaşattığı o içimdeki kelebeklerin uçtuğu hissini nasıl olupta başka şeylerle değiştirebildiğime kendim bile şaştım kaldım...hemen kaptım dergiyi ve odama gelip kokusunu içime çeke çeke bir çırpıda suya hasret insanların suya kavuştuklarında kana kana su içmeleri gibi kana kana okudumy789 y789 kendime döndümmmm oleyyyyyyy girlhaha girlhaha girlhaha nereye gittiysem girlhaha girlhaha girlhaha

BULMAK İSTEDİĞİM İNSAN OLDUMMMMM sevincli sevincli kendimi arıyormuşum girlhaha girlhaha girlhaha
 
farkındalıklarının artmasına sevindim güzel kız.25889bundan sonra her şey istediğin gibi olsun956k istediğin gibi doya doya yaşa
blissyblissyhayat öyle güzelki anda kalarak güzelliklerini yaşa yarın gelmedi dünde geçti gitti senin için bu günü doya doya yaşa sevgiyle mutlu kalıny789
 
canım benim çok saol utananadam
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst