Farklı Dillerin Konuşulması

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.

bluemoon24

New member
20
HD RANK
Katılım
27 Aralık 2008
Mesajlar
432,578
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Afrika'da 1000'e yakın dil

konuşulmaktadır fakat l milyondan çok kişinin konuştuğu dillerin sayısı 30'u

geçmez. Hindistan'da 800'den fazla dil konuşulmaktadır. Hatta bu kalabalık

ülkede, her 12 kilometre gittikçe lisanın değiştiği

söylenmektedir.Genetik bilimi, insanlığın dünyanın belli bir noktasında,

çok büyük bir olasılıkla Yakın Doğu'da doğarak yayıldığı ve dünya üzerindeki iki

toplum coğrafi olarak birbirinden ne kadar uzaksa genetik yapılarının da o kadar

farklı olduğu düşüncesini doğrulamaktadır. Örneğin Çin, Japon gibi doğu

milletleri genetik olarak birbirlerine, Avrupalılar ise Kuzey Afrikalılara,

Ortadoğululara ve Hintlilere daha yakındırlar. Dünyanın bu genetik

haritası ile konuşma lisanlarının yayılışı paralellik gösterir. Teoriye göre

milattan önce 7500 yıllarında tarımın başlaması ve hayvancılığın gelişmesi ile

birlikte Yakın Doğu'dan Avrupa'ya, Kuzey Afrika'ya ve Hindistan'a büyük göçler

olmuştur. Bu büyük göç dalgaları üç ana dil gurubunun oluşmasına yol

açmışlardır. Diller arasındaki akrabalığa, bir başka deyişle dillerin

tarihsel oluşumuna dayanan bu sınıflandırmada, ortak bir kökenden

kaynaklandıkları varsayılan diller aynı öbeğe konulmuştur. Çelişkili olmalarına

ve tam tatminkar açıklaması yapılamamasına rağmen bu üç dil grubu şunlardır: (1)

Hint-Avrupa dilleri, (2) Ural-Altay dilleri, (3) Hami-Sami dilleri. Türk

dilleri Ural-Altay ailesinin Altay öbeğindedir. Büyük dil öbeklerinin dışında

sınıflandırılmalarına rağmen Kore, Japon ve Eskimo dilleri de bu aileden

gösterilir. Hami-Sami dillerinin en belirgin örneği Arapça'dır. Çin-Tibet ve

Kafkasya dilleri, Avustralya, Afrika ve Amerika yerli dilleri bu ana

sınıflandırmanın dışındadırlar. Diller ayrıca dilbilgisi yapılarına göre

de dört sınıfa ayrılır: (1) Kelimelerin kısa kısa, ek almadan, cümle içindeki

yerlerine göre anlam yüklendikleri diller (Çin, Vietnam, vb.); (2) Zaman, kişi,

olumsuzluk gibi tüm durumların fiilin köküne ek gelmesiyle türetilen diller

(Türkçe); (3) Dilbilgisi bağlantılarının fiil kökünde değişiklik yapılarak ifade

edildiği diller (Hint-Avrupa, Hami-Sami); (4) Sözcüklerle ekler birleştirilerek

bir cümlenin tek sözcüğe dönüştürüldüğü diller (Eskimo). Örneğin Eskimo dilinde

takusariartorumagaluarnerpa kelimesi onun bununla uğraşmaya gerçekten niyetli

olduğunu sanıyor musunuz anlamına gelir. Dünyadaki bütün dillerin tek

ortak yanı, en çok kullanılan kelimelerin, daha az kullanılanlara göre az sayıda

harfle yazılmaları, yani daha kısa olmalarıdır. Ayrıca hemen hemen bütün

lisanlarda vücudun kısımlarının ve organlarının isimlerinin bir çoğu kısa

kelimelerle ifade edilir. Türkçe'deki baş, bel, kaş, göz, kas, dil, diş, el,

kol, saç, aya, ten, diz, kan, boy, bel, kıl, vb. gibi. Lisanın

zenginliğinde milletlerin yaşadığı ortamın ve kültürün etkisi vardır. Eskimo'lar

ata, sadece at demekle yetinirken Türklerde atın cinsine, yaşına, rengine göre

değişik isimleri vardır. Ancak bizler de 'kar'a sadece kar derken Eskimo dilinde

karı ve yağışını tanımlayan 32 kelime vardır. Hayvanlara sesleniş bile

dillere göre değişir. Bir İngiliz tavuğunu bili-bili diye çağırırsanız

anlamaz. İngilizler tavuğu çak-çak (chuck), Finliler fibi-fibu diye

çağırırlar ama hemen hemen bütün dillerde tavuğu kovalama sesleri birbirlerine

benzer; kış-kış, kuş-kuş, kş-kş, kiş-kiş...



Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst