- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Bu durumda milli gelir, eksik
istihdam düzeyinde gerçekleşecek, işsizlik artacak mal ve faktör fiyatlarında
genel bir düşme eğilimi gözlemlenecektir. Buna göre, bir ekonomide durgunlukla
mücadele programının, toplam talepteki yetersizlikleri giderme ve efektif talep
düzeyini yükseltme amacına yönelmesi gerekmektedir. Bu nedenle de maliye
politikası yoluyla durgunlukla mücadele etmek için kamu harcamalarının
artırılması ve/veya vergilerin azaltılması yolu seçilmektedir.Kamu
Harcamaları PolitikasıEkonominin toplam talep düzeyindeki
yetersizlikleri gidermek amacıyla, vergi gelirleri, eski düzeyinde bırakılarak
kamu harcamaları artırılabilir. Bu durumda bir bütçe açığının meydana geleceği
ve toplam talepte net bir artış yaratılmış olacağı açıktır.Durgunlukla
mücadelede kamu harcamaları politikası, ekonominin tam çalışma düzeyinde dengeye
kavuşabilmesi için özel harcamalardaki yetersizliklerin, kamu harcamaları ile
giderilmesi sonucunu doğurmaktadır. Bu tür politika ile milli gelir düzeyinin
düşmesi önlenmiş, özel sektör harcamalarının azalmasına engel olunmuş ve
ekonomideki daraltıcı güçler ortadan kaldırılmaya çalışılarak, yeniden genişleme
süreci içine sokulmuş olacaktır.Mal ve Hizmet Alımına Yönelen Kamu
HarcamalarıYatırım harcamalarının ve cari harcamaların ekonomi
üzerindeki etkisi aynıdır. Bunlarda yapılacak bir artışın, toplam talebi
doğrudan etkilediği için, ekonomi üzerindeki genişletici etkisi, transfer
harcamalarının genişletici etkisinden daha etkili ve daha kesin
olacaktır.Kamu Transfer HarcamalarıKişilere yapılması halinde,
firmalara yapılmasından daha etkili olmaktadır. Transfer harcamaları, harcama
eğilimleri yüksek kişilere yapılıyorsa, hem durgunlukla mücadele açısından hem
de gelir dağılımında eşitliğin sağlanması açısından etkin bir çözüm
olacaktır.Ekonomik durgunluk dönemlerinde milli gelirin tam istihdam
düzeyine yükseltilmesi ve işsizliğin giderilmesi için, kamu harcamalarının
özellikle yatırım harcamalarının ve marjinal tüketim eğilimleri yüksek, düşük
gelirli gruplara yapılan transfer harcamalarının artırılması
gerekir.Kamu Gelirleri PolitikasıDurgunlukla mücadelede, kamu
harcamalarını aynı düzeyde bırakarak vergileri azaltma yoluna gidilebilmektedir.
Bu durumda da yine bir bütçe açığı yaratılacağı ve bu açığın diğer bir kamu
geliri türü olan borçlanma ile kapatılabileceği açıktır.Vergi
PolitikasıDurgunluk dönemlerinde kamu harcamaları politikasının amacı,
ekonomide özel harcamalardaki yetersizliği telafi etmek olduğu halde, vergi
indirimlerinin amacı, kullanılabilir kişisel gelirleri artırmak suretiyle özel
tüketim ve yatırım harcamalarında bir artış sağlamaktır. Bu yolla ekonomik
hayattaki daralmanın önlenmesi ve genişlemenin sağlanması
planlanmaktadır.Durgunlukla mücadelede vergi indirim politikasının
etkinliği için verginin konusunun geniş olması gerekir. Böylece indirimlerden
daha çok kişi yararlanabilecek, kullanılabilir gelirleri artacak, böylece
tüketim ve yatırım mallarına olan talebin artması sağlanacaktır.Kişisel
gelir vergileri ile gider vergileri, bu açıdan etkin vergilerdir. Servet
vergileri ise bu anlamda elverişli bir vergi türü değildir. Durgunlukla
mücadelede, kamu harcamalarını artırmak, vergileri indirmekten daha
etkilidir.Borçlanma PolitikasıKamu harcamalarının artırılması
ve/veya vergilerin indirilmesiyle bütçede meydana gelecek açığın kapatılması,
borçlanma ile olacaktır. Ancak durgunluk dönemlerinde borç yönetimi ile
ekonomideki sorunların çözümü, enflasyonist dönemlere oranla daha kolay
olmaktadır. Çünkü, durgunluk dönemlerinde, ekonomide büyük ölçüde kullanılmayan
fonlar bulunmaktadır. Eğer devlet borçlanma yoluyla bu fonları toplar ve
ekonomik hayatın canlanması için kullanabilirse, ekonomideki daralmayı
önleyebilecektir.Durgunluk dönemlerinde de borçlanmanın kimden
yapılacağı önemli bir konudur. Durgunlukla mücadelede başarılı olabilmek için
borçlanmanın, ekonomide özel harcamalar üzerinde en az etki meydana getirecek
şekilde yani toplam talebi en az azaltıcı şekilde gerçekleştirilmesi
gerekmektedir.Kişilerden BorçlanmaEğer kişiler, devlete borç
verdikleri parayı kullanmayarak, atıl tuttukları fonlardan karşılıyorlarsa
toplam talepte bir azalma olmayacak, aksine devlet, bu parayı kullandıkça toplam
talepte net artışlar sağlanacaktır.Ancak devlete borç verilen fonlar,
kişilerin yatırım ve tüketim harcamalarını kısmaları yoluyla karşılanıyorsa,
başlangıçta toplam talep azalmış olacak, elde edilen bu fonların devletçe
harcanması, tekrar ekonomiye sokulmasıyla toplam talep, yine borçlanmadan önceki
düzeye gelecek ama harcamayı yapan kesim değişmiş olacaktır. Sonuçta, ekonominin
toplam talebinde bir değişiklik meydana gelmemiş olacaktır.Ticari
Bankalardan BorçlanmaTicari bankaların portföylerinde, kullanılmayarak,
atıl tutulan fonların borçlanılması ve bunların devlet tarafından ekonomiye
aktarılmasıyla genişletici bir etki yaratacağı açıktır.Ticari bankaların
atıl fonlarından değil de özel kişi ve firmalara sağlanan kredilerden
borçlanıyorsa, bunun talebi artırıcı, ekonomiyi genişletici etkisi daha az
olacaktır.Merkez Bankası'ndan BorçlanılmasıBütçe açığının Merkez
Bankası'ndan borçlanılarak finanse edilmesi durumunda, toplam talep üzerinde
hiçbir azaltıcı etki meydana gelmeyecektir. Çünkü, kamu harcamaları, para arzı
artırılarak karşılanmaktadır. Bu nedenle durgunluk dönemlerinde bütçe açığını
finanse etmenin en etkin yolu Merkez Bankası'ndan
borçlanmaktır.Durgunluk dönemlerinde, kısa vadeli borçlanmalar tercih
edilmelidir. Genişletici maliye politikası, politikacılar açısından çok cazip
olduğu için uygulama şansı çok yüksektir. Ancak böyle bir politikanın ekonomiyi,
enflasyonist sürece sokma tehlikesi söz konusu olduğundan iyi planlanması
gerekir.
Afyon Jeotermal Merkezi Isıtma Sistemi, Ekonomisi Ve Hava Kirliliğini Önlemedeki KatkKserofitlik Ve Su Ekonomisi ÖkofizyolojisiZoraki KabulZihniyetZevk-Gerçeklik İlkesiYansımalı DüşünceYafes ve Sam KompleksiVücut ŞemasıVerbalizmVaroluşun EstetiğiÜst İletişimUyuz Keçi EtkisiUyumUlyses MetaforuTutum ÖlçekleriTutum DeğişimiTutumTutuklular İkilemiTransaksiyonel SüreçTransaksiyonel Analiz
istihdam düzeyinde gerçekleşecek, işsizlik artacak mal ve faktör fiyatlarında
genel bir düşme eğilimi gözlemlenecektir. Buna göre, bir ekonomide durgunlukla
mücadele programının, toplam talepteki yetersizlikleri giderme ve efektif talep
düzeyini yükseltme amacına yönelmesi gerekmektedir. Bu nedenle de maliye
politikası yoluyla durgunlukla mücadele etmek için kamu harcamalarının
artırılması ve/veya vergilerin azaltılması yolu seçilmektedir.Kamu
Harcamaları PolitikasıEkonominin toplam talep düzeyindeki
yetersizlikleri gidermek amacıyla, vergi gelirleri, eski düzeyinde bırakılarak
kamu harcamaları artırılabilir. Bu durumda bir bütçe açığının meydana geleceği
ve toplam talepte net bir artış yaratılmış olacağı açıktır.Durgunlukla
mücadelede kamu harcamaları politikası, ekonominin tam çalışma düzeyinde dengeye
kavuşabilmesi için özel harcamalardaki yetersizliklerin, kamu harcamaları ile
giderilmesi sonucunu doğurmaktadır. Bu tür politika ile milli gelir düzeyinin
düşmesi önlenmiş, özel sektör harcamalarının azalmasına engel olunmuş ve
ekonomideki daraltıcı güçler ortadan kaldırılmaya çalışılarak, yeniden genişleme
süreci içine sokulmuş olacaktır.Mal ve Hizmet Alımına Yönelen Kamu
HarcamalarıYatırım harcamalarının ve cari harcamaların ekonomi
üzerindeki etkisi aynıdır. Bunlarda yapılacak bir artışın, toplam talebi
doğrudan etkilediği için, ekonomi üzerindeki genişletici etkisi, transfer
harcamalarının genişletici etkisinden daha etkili ve daha kesin
olacaktır.Kamu Transfer HarcamalarıKişilere yapılması halinde,
firmalara yapılmasından daha etkili olmaktadır. Transfer harcamaları, harcama
eğilimleri yüksek kişilere yapılıyorsa, hem durgunlukla mücadele açısından hem
de gelir dağılımında eşitliğin sağlanması açısından etkin bir çözüm
olacaktır.Ekonomik durgunluk dönemlerinde milli gelirin tam istihdam
düzeyine yükseltilmesi ve işsizliğin giderilmesi için, kamu harcamalarının
özellikle yatırım harcamalarının ve marjinal tüketim eğilimleri yüksek, düşük
gelirli gruplara yapılan transfer harcamalarının artırılması
gerekir.Kamu Gelirleri PolitikasıDurgunlukla mücadelede, kamu
harcamalarını aynı düzeyde bırakarak vergileri azaltma yoluna gidilebilmektedir.
Bu durumda da yine bir bütçe açığı yaratılacağı ve bu açığın diğer bir kamu
geliri türü olan borçlanma ile kapatılabileceği açıktır.Vergi
PolitikasıDurgunluk dönemlerinde kamu harcamaları politikasının amacı,
ekonomide özel harcamalardaki yetersizliği telafi etmek olduğu halde, vergi
indirimlerinin amacı, kullanılabilir kişisel gelirleri artırmak suretiyle özel
tüketim ve yatırım harcamalarında bir artış sağlamaktır. Bu yolla ekonomik
hayattaki daralmanın önlenmesi ve genişlemenin sağlanması
planlanmaktadır.Durgunlukla mücadelede vergi indirim politikasının
etkinliği için verginin konusunun geniş olması gerekir. Böylece indirimlerden
daha çok kişi yararlanabilecek, kullanılabilir gelirleri artacak, böylece
tüketim ve yatırım mallarına olan talebin artması sağlanacaktır.Kişisel
gelir vergileri ile gider vergileri, bu açıdan etkin vergilerdir. Servet
vergileri ise bu anlamda elverişli bir vergi türü değildir. Durgunlukla
mücadelede, kamu harcamalarını artırmak, vergileri indirmekten daha
etkilidir.Borçlanma PolitikasıKamu harcamalarının artırılması
ve/veya vergilerin indirilmesiyle bütçede meydana gelecek açığın kapatılması,
borçlanma ile olacaktır. Ancak durgunluk dönemlerinde borç yönetimi ile
ekonomideki sorunların çözümü, enflasyonist dönemlere oranla daha kolay
olmaktadır. Çünkü, durgunluk dönemlerinde, ekonomide büyük ölçüde kullanılmayan
fonlar bulunmaktadır. Eğer devlet borçlanma yoluyla bu fonları toplar ve
ekonomik hayatın canlanması için kullanabilirse, ekonomideki daralmayı
önleyebilecektir.Durgunluk dönemlerinde de borçlanmanın kimden
yapılacağı önemli bir konudur. Durgunlukla mücadelede başarılı olabilmek için
borçlanmanın, ekonomide özel harcamalar üzerinde en az etki meydana getirecek
şekilde yani toplam talebi en az azaltıcı şekilde gerçekleştirilmesi
gerekmektedir.Kişilerden BorçlanmaEğer kişiler, devlete borç
verdikleri parayı kullanmayarak, atıl tuttukları fonlardan karşılıyorlarsa
toplam talepte bir azalma olmayacak, aksine devlet, bu parayı kullandıkça toplam
talepte net artışlar sağlanacaktır.Ancak devlete borç verilen fonlar,
kişilerin yatırım ve tüketim harcamalarını kısmaları yoluyla karşılanıyorsa,
başlangıçta toplam talep azalmış olacak, elde edilen bu fonların devletçe
harcanması, tekrar ekonomiye sokulmasıyla toplam talep, yine borçlanmadan önceki
düzeye gelecek ama harcamayı yapan kesim değişmiş olacaktır. Sonuçta, ekonominin
toplam talebinde bir değişiklik meydana gelmemiş olacaktır.Ticari
Bankalardan BorçlanmaTicari bankaların portföylerinde, kullanılmayarak,
atıl tutulan fonların borçlanılması ve bunların devlet tarafından ekonomiye
aktarılmasıyla genişletici bir etki yaratacağı açıktır.Ticari bankaların
atıl fonlarından değil de özel kişi ve firmalara sağlanan kredilerden
borçlanıyorsa, bunun talebi artırıcı, ekonomiyi genişletici etkisi daha az
olacaktır.Merkez Bankası'ndan BorçlanılmasıBütçe açığının Merkez
Bankası'ndan borçlanılarak finanse edilmesi durumunda, toplam talep üzerinde
hiçbir azaltıcı etki meydana gelmeyecektir. Çünkü, kamu harcamaları, para arzı
artırılarak karşılanmaktadır. Bu nedenle durgunluk dönemlerinde bütçe açığını
finanse etmenin en etkin yolu Merkez Bankası'ndan
borçlanmaktır.Durgunluk dönemlerinde, kısa vadeli borçlanmalar tercih
edilmelidir. Genişletici maliye politikası, politikacılar açısından çok cazip
olduğu için uygulama şansı çok yüksektir. Ancak böyle bir politikanın ekonomiyi,
enflasyonist sürece sokma tehlikesi söz konusu olduğundan iyi planlanması
gerekir.
Afyon Jeotermal Merkezi Isıtma Sistemi, Ekonomisi Ve Hava Kirliliğini Önlemedeki KatkKserofitlik Ve Su Ekonomisi ÖkofizyolojisiZoraki KabulZihniyetZevk-Gerçeklik İlkesiYansımalı DüşünceYafes ve Sam KompleksiVücut ŞemasıVerbalizmVaroluşun EstetiğiÜst İletişimUyuz Keçi EtkisiUyumUlyses MetaforuTutum ÖlçekleriTutum DeğişimiTutumTutuklular İkilemiTransaksiyonel SüreçTransaksiyonel Analiz
