- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Günümüzde, efektifin uluslararası ödemelerde payı küçük
bir orandır. Döviz alım satımları, kambiyo işlemleridir. Kambiyo işlemleri,
vadeli ve vadesiz olarak ikiye ayrılır. Vadesiz işlemlerde, alım satım yapılan
yerin o andaki peşin kuru uygulanır. Alıcının talebini belirlemesiyle satış akdi
ve fiyatı kesinleşir. Ancak, kambiyo operatörleri arasındaki işlemlerde, satılan
döviz, iki iş gününün geçmesiyle fiilen alıcı emrine girer. Vadeli işlemlerde
ise, fiyatı satış anında kesinleşmiş olan döviz, ileride günü gelince alıcı
hesabına geçirilir.Döviz DengesiBir ülkenin uluslararası
ekonomik ilişkilerinde kazandığı dövizlerle harcadığı dövizlerin denk olmasıdır.
Kural olarak döviz dengesi, ülkenin hedef aldığı ya da daha genel bir deyişle
tam istihdamı sürdürecek olan gelişme düzeyinin gerektirdiği mal ve hizmet
ithalatını, kendi mal ve hizmet ihracatından kazandığı dövizle yapabilmesi
durumudur. Ancak bazı koşullarda ithalat gereksinmesi ihracat geliriyle
karşılanamaz. Bu durumda açığın ortaya çıktığı dönemde kısa vadeli sermaye
hareketleriyle (dış kredi) ve/veya döviz rezervlerinin kullanılmasıyla döviz
dengesi sağlanır.Daha sonraki dönemler için ise, döviz kurunu
değiştirerek (devalüasyon) ya da doğrudan ithal kısıtlamalarına gidilerek
ithalat azaltılır ve ihracatın sağladığı döviz kazançlarına eşitlenerek döviz
dengesi sağlanır.Bu mekanizmanın gelişmekte olan ülkelerde sürekli
olarak kurulması güçtür. Bu ülkelerde döviz açığı yapısal ve kronik bir nitelik
kazanmıştır. Bu nedenle kısa vadede ticari borçlanma ve rezerv kullanımı, uzun
vadede de parasal önlemlerle sürekli bir döviz dengesi
sağlanamaz.İthalatın kısılması ise, kalkınma hızının düşürülmesi, hatta
bazı durumlarda yurt içi üretim kapasitesinin ithal malı girdilere bağlı olan
kısmının kullanılamaması gibi istenmeyecek bazı sonuçlar doğurabilir. Bu
durumda, kısa vadeli borçlanmaların yanı sıra, uzun vadeli dış borçlanmaya da
başvurularak döviz açığı kapanacak ve döviz dengesi sağlanacaktır. Bu nedenle,
özellikle gelişmekte olan ülkelerde, döviz dengesi, ihracat gelirlerinin yanı
sıra, dış kredi kullanımını da kapsayacak şekilde düşünülmektedir.Döviz
RezervleriBir ülkede merkez bankası ve bankalar sisteminde birikmiş olan
döviz mevcuduna döviz rezervi adı verilir.
Afyon Jeotermal Merkezi Isıtma Sistemi, Ekonomisi Ve Hava Kirliliğini Önlemedeki KatkKserofitlik Ve Su Ekonomisi ÖkofizyolojisiZoraki KabulZihniyetZevk-Gerçeklik İlkesiYansımalı DüşünceYafes ve Sam KompleksiVücut ŞemasıVerbalizmVaroluşun EstetiğiÜst İletişimUyuz Keçi EtkisiUyumUlyses MetaforuTutum ÖlçekleriTutum DeğişimiTutumTutuklular İkilemiTransaksiyonel SüreçTransaksiyonel Analiz
bir orandır. Döviz alım satımları, kambiyo işlemleridir. Kambiyo işlemleri,
vadeli ve vadesiz olarak ikiye ayrılır. Vadesiz işlemlerde, alım satım yapılan
yerin o andaki peşin kuru uygulanır. Alıcının talebini belirlemesiyle satış akdi
ve fiyatı kesinleşir. Ancak, kambiyo operatörleri arasındaki işlemlerde, satılan
döviz, iki iş gününün geçmesiyle fiilen alıcı emrine girer. Vadeli işlemlerde
ise, fiyatı satış anında kesinleşmiş olan döviz, ileride günü gelince alıcı
hesabına geçirilir.Döviz DengesiBir ülkenin uluslararası
ekonomik ilişkilerinde kazandığı dövizlerle harcadığı dövizlerin denk olmasıdır.
Kural olarak döviz dengesi, ülkenin hedef aldığı ya da daha genel bir deyişle
tam istihdamı sürdürecek olan gelişme düzeyinin gerektirdiği mal ve hizmet
ithalatını, kendi mal ve hizmet ihracatından kazandığı dövizle yapabilmesi
durumudur. Ancak bazı koşullarda ithalat gereksinmesi ihracat geliriyle
karşılanamaz. Bu durumda açığın ortaya çıktığı dönemde kısa vadeli sermaye
hareketleriyle (dış kredi) ve/veya döviz rezervlerinin kullanılmasıyla döviz
dengesi sağlanır.Daha sonraki dönemler için ise, döviz kurunu
değiştirerek (devalüasyon) ya da doğrudan ithal kısıtlamalarına gidilerek
ithalat azaltılır ve ihracatın sağladığı döviz kazançlarına eşitlenerek döviz
dengesi sağlanır.Bu mekanizmanın gelişmekte olan ülkelerde sürekli
olarak kurulması güçtür. Bu ülkelerde döviz açığı yapısal ve kronik bir nitelik
kazanmıştır. Bu nedenle kısa vadede ticari borçlanma ve rezerv kullanımı, uzun
vadede de parasal önlemlerle sürekli bir döviz dengesi
sağlanamaz.İthalatın kısılması ise, kalkınma hızının düşürülmesi, hatta
bazı durumlarda yurt içi üretim kapasitesinin ithal malı girdilere bağlı olan
kısmının kullanılamaması gibi istenmeyecek bazı sonuçlar doğurabilir. Bu
durumda, kısa vadeli borçlanmaların yanı sıra, uzun vadeli dış borçlanmaya da
başvurularak döviz açığı kapanacak ve döviz dengesi sağlanacaktır. Bu nedenle,
özellikle gelişmekte olan ülkelerde, döviz dengesi, ihracat gelirlerinin yanı
sıra, dış kredi kullanımını da kapsayacak şekilde düşünülmektedir.Döviz
RezervleriBir ülkede merkez bankası ve bankalar sisteminde birikmiş olan
döviz mevcuduna döviz rezervi adı verilir.
Afyon Jeotermal Merkezi Isıtma Sistemi, Ekonomisi Ve Hava Kirliliğini Önlemedeki KatkKserofitlik Ve Su Ekonomisi ÖkofizyolojisiZoraki KabulZihniyetZevk-Gerçeklik İlkesiYansımalı DüşünceYafes ve Sam KompleksiVücut ŞemasıVerbalizmVaroluşun EstetiğiÜst İletişimUyuz Keçi EtkisiUyumUlyses MetaforuTutum ÖlçekleriTutum DeğişimiTutumTutuklular İkilemiTransaksiyonel SüreçTransaksiyonel Analiz
