- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
oriana fallaci'nin can yayınları'ndan çıkan bir kitabı*..
ülkemizin yetiştirdiği güzide halk adamı ve şair abdürrrahim karakoç'un şu iki şiiri doğmamış bebeğe yazılan mektuplar olarak dikkate değerdir:
bebeğe çağrı
soyguncu soysun da, vurguncu vursun
sen ana karnında boşa durursun
doksan günde çık gel dokuz ay dursun
doğmaya gayret et, doğmaya bebek
sonra geç kalırsın yağmaya bebek
üçkağıtçı düzen geçip gitmeden
her ocakta üç- beş baykuş ötmeden
çabuk ' devlet malı deniz' bitmeden
doğmaya gayret et, doğmaya bebek
sonra geç kalırsın yağmaya bebek
makam armağandır, koltuk hediye
muhkem ilamlar var ' rüşvet ye' diye
ne diye beklersin söyle ne diye?
..........
..........
abdurrahim karakoç
bebeğe ihtar
geçmişte yağmanın hasat dönemi
acele gel diye çağırdım seni
şimdi iş değişti dur, dinle beni
dokuz aylık yolu altmış ayda çek
beş sene dolmadan doğma ha bebek.
emmin, dayın annen, baban kereste
işçi, memur, çiftçi, çoban kereste
çarşı, pazar, yazı-yaban kereste
insanlar ya mertek, ya orta direk
beş sene dolmadan doğma ha bebek.
doğarsan üç günlük iş bulamazsın
..........
..........
abdurrahim karakoç
cevabının gelmesi dumur edecek olan mektup
iclal aydın'ın kızına yazdıgı insanı duygulandıran yazısı
*
bu mektubu okuduğunda çok geç olacak. özür dilerim yavrum seni böyle bir dünyaya getirdiğim için. şeklinde bitmesi çocuğun ruh sağlığı açısından pek iyi olmasa da olağandır.
'ananı s*ktim ama özür dilerim... imza:baban' şeklinde bitirilebilecek biraz buruk biraz da gudik mektup.
ptt'nin, zamanında olanaklı kıldığı hede. geleceğe mektup kampanyası ile hayata geçirebılecek olaydı fakat kampanya 29 ekim 2002 tarihinde son bulmuş olduğundan olanaklı değildir.
karısından işkillenen kocanın başvurabileceği bi yöntem olabilir.adam şüphe şüphe kafayı yemiştir çünkü ve en son çare bunu bulmuştur.
baba'nın yazığı mektubun içeriği ve amacı ise şudur:
oğlum ilk yazdığım mektuptan sonraki gece sana göstermiştim aleti.iyice baktın.eğer bundan daha başka bi şey görürsen içerde önce ısırıp kopart sonra da ananın karnını patlatana kadar tekmele.sen bunu yap ben sana içerde nasıl bakacam gör sen.fazla da kurcalama içeriyi tamam mı olum?akıllı oğlum.
küçüğüm
seni bunca zamandır hep elimin tersi ile ittiğim için özür dilerim.beni affet.tanrı seni bana vermeyeceğini söylüyor.beni affedebilirsen eğer ,sana dünyanın en mükemmel annesi olma sözünü veriyorum.
senden çok kendimi sevdiğim için,hep kendimi düşündüğüm için üzgünüm.ama artık böyle düşünmüyorum.biliyorum beni affetmeyeceksin hiçbir zaman.belki bir gün başka bir yerde görüşmek üzere meleğim.hoşça kal.
annen…
yavrum,
hayatta bağlanacak hiçbir yerim ve hiçkimsem yokken benim diyebileceğim ve uğruna tüm vazgeçilmezlerimi bir kenara bırakabileceğim ilk ve belki de tek varlıksın. nasıl olup neye benzeyeceğin hakkında hiçbir fikrim yok, bunun bir önemi de yok aslında. ben seni olduğun her halde seveceğim, hayatımın tutunulacak dalı, geceleri uykumu bölen endişem olacaksın demek ki böyle oluyormuş diyerek ve her anında yeni bir şey öğrenerek seveceğim seni. dünya ne halde olur, şartlarımız neleri gerektirir bilmiyorum, ama gene de gelmen gereken zamanda ve yerde gel, ben seni senin ve belki biraz da kendim için bekliyor olacağım...
annen...
Kaynak: İtüSözlük
ülkemizin yetiştirdiği güzide halk adamı ve şair abdürrrahim karakoç'un şu iki şiiri doğmamış bebeğe yazılan mektuplar olarak dikkate değerdir:
bebeğe çağrı
soyguncu soysun da, vurguncu vursun
sen ana karnında boşa durursun
doksan günde çık gel dokuz ay dursun
doğmaya gayret et, doğmaya bebek
sonra geç kalırsın yağmaya bebek
üçkağıtçı düzen geçip gitmeden
her ocakta üç- beş baykuş ötmeden
çabuk ' devlet malı deniz' bitmeden
doğmaya gayret et, doğmaya bebek
sonra geç kalırsın yağmaya bebek
makam armağandır, koltuk hediye
muhkem ilamlar var ' rüşvet ye' diye
ne diye beklersin söyle ne diye?
..........
..........
abdurrahim karakoç
bebeğe ihtar
geçmişte yağmanın hasat dönemi
acele gel diye çağırdım seni
şimdi iş değişti dur, dinle beni
dokuz aylık yolu altmış ayda çek
beş sene dolmadan doğma ha bebek.
emmin, dayın annen, baban kereste
işçi, memur, çiftçi, çoban kereste
çarşı, pazar, yazı-yaban kereste
insanlar ya mertek, ya orta direk
beş sene dolmadan doğma ha bebek.
doğarsan üç günlük iş bulamazsın
..........
..........
abdurrahim karakoç
cevabının gelmesi dumur edecek olan mektup
iclal aydın'ın kızına yazdıgı insanı duygulandıran yazısı
*
bu mektubu okuduğunda çok geç olacak. özür dilerim yavrum seni böyle bir dünyaya getirdiğim için. şeklinde bitmesi çocuğun ruh sağlığı açısından pek iyi olmasa da olağandır.
'ananı s*ktim ama özür dilerim... imza:baban' şeklinde bitirilebilecek biraz buruk biraz da gudik mektup.
ptt'nin, zamanında olanaklı kıldığı hede. geleceğe mektup kampanyası ile hayata geçirebılecek olaydı fakat kampanya 29 ekim 2002 tarihinde son bulmuş olduğundan olanaklı değildir.
karısından işkillenen kocanın başvurabileceği bi yöntem olabilir.adam şüphe şüphe kafayı yemiştir çünkü ve en son çare bunu bulmuştur.
baba'nın yazığı mektubun içeriği ve amacı ise şudur:
oğlum ilk yazdığım mektuptan sonraki gece sana göstermiştim aleti.iyice baktın.eğer bundan daha başka bi şey görürsen içerde önce ısırıp kopart sonra da ananın karnını patlatana kadar tekmele.sen bunu yap ben sana içerde nasıl bakacam gör sen.fazla da kurcalama içeriyi tamam mı olum?akıllı oğlum.
küçüğüm
seni bunca zamandır hep elimin tersi ile ittiğim için özür dilerim.beni affet.tanrı seni bana vermeyeceğini söylüyor.beni affedebilirsen eğer ,sana dünyanın en mükemmel annesi olma sözünü veriyorum.
senden çok kendimi sevdiğim için,hep kendimi düşündüğüm için üzgünüm.ama artık böyle düşünmüyorum.biliyorum beni affetmeyeceksin hiçbir zaman.belki bir gün başka bir yerde görüşmek üzere meleğim.hoşça kal.
annen…
yavrum,
hayatta bağlanacak hiçbir yerim ve hiçkimsem yokken benim diyebileceğim ve uğruna tüm vazgeçilmezlerimi bir kenara bırakabileceğim ilk ve belki de tek varlıksın. nasıl olup neye benzeyeceğin hakkında hiçbir fikrim yok, bunun bir önemi de yok aslında. ben seni olduğun her halde seveceğim, hayatımın tutunulacak dalı, geceleri uykumu bölen endişem olacaksın demek ki böyle oluyormuş diyerek ve her anında yeni bir şey öğrenerek seveceğim seni. dünya ne halde olur, şartlarımız neleri gerektirir bilmiyorum, ama gene de gelmen gereken zamanda ve yerde gel, ben seni senin ve belki biraz da kendim için bekliyor olacağım...
annen...
Kaynak: İtüSözlük
