ÇOK PARA İSTİYORUM

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan asisler
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
A

asisler

Guest
“Para insanın elinin kırıdir.”

“Zenginler kötü kalpli ve bencildir.”

“Paradan çok daha önemli ve değerli şeyler vardır.”

“Fazla param olmasın ama gönlüm zengin olsun.”

“Benim kısmetim kapalı.”

“Paranın gözü kör olsun.”

“Bu devirde para aslanın ağzında”



Yukarıdaki örnekleri çoğaltmak mümkün. Eğer para hakkında böyle düşünenlerdenseniz, gerçekten de hayat boyu iki yakanız bir araya gelmeyecektir. Çoğumuza, bebekliğinden itibaren, ya paranın iyi bir şey olmadığı öğretilmiştir ya da para kazanabilmek için başkalarının hakkını yemek zorunda olduğumuz.


PARA ENERJİDİR. ÖZGÜRLUĞUMUZUN ANAHTARİDİR




Oysa ki para, sadece bir enerjidir. Para özgürlüğümüzün anahtarıdir. Paramız varsa, seçimlerimizi özgür irademizle yapabiliriz. Yaşamımızı korkularımızla değil, kalbimizdeki sevgi ile yönlendirebilme lüksüne sahip oluruz.

Parayı sevmek, hayatımıza bolluk ve bereketi de çeker. Bu tıpkı bir aşk hikayesi gibidir. Aşka aşık birinin hayatından sevgili ve aşk hiçbir zaman eksik olmayacağı gibi, parayı seven birinin de sevgi ve ilgisini buy öne kaydırdığında, bolluk ve bereketi eksik olmaz. Etrafınızdaki zenginleri incelerseniz görebilirsiniz. Onlar parayı tıpkı bir aşk ilişkisini besleyip yönettikleri gibi yönetirler.

Bilinçaltımızdaki parayla ilgili inanç kalıplarının, baştirilmiş duyguların, aslında hayatımız boyunca parayla ilgili davranış modellerimizi, inanç sistemimizi hatta hayata bakış açımızı nasıl etkilediğini çeşitli workshop larımda anlatmıştım. Bilinçaltında çoğunlukla çocukluğumuzdan, anne ve babamızın parayı harcayış ve önün hakkında konuşma şeklinden gelen bazı kalıpların, hayatımızdaki bereket ve bolluğu bile etkileyebileceğini açıklamıştım. . Bunları salım kafayla oturup düşündüğünüzde, pek çoğunuzun “Haydi canım, olacak iş mi? O zaman herkes anne babasından gördüğünü yaşar. Oysa ne fakir aileler biliyorum, çocukları büyük zenginlikler yaratmayı başarmıs, ya da ne zengin aileler biliyorum, çocukları o paraları batırdı.” diye düşündüğünü duyar gibiyim.


BİLİNCALTI VE PARA




Halbuki, işler bu kadar basit değil. Bilinçaltına bir kalıp yerleştirirken neler olduğunu ve bu mekanizmanın işleyiş tarzını biraz açmak ve sizlerle paylaşmak istiyorum. Bunların bilinmesi, ilerde çocuklarımızın bilinçaltına doğru inançları sağlıklı bir şekilde yerleştirebilmek, ve büyüdüklerinde bereket ve bolluk içinde yaşayabilmelerini sağlamak adına önemli bir adım olacaktir.

Bilinçaltımızın, belli bir inancı alıp kaydetmek için, güçlü bir duyguya ihtiyacı vardır. Çoğunlukla bu duygu, endişe, korku öfke, suçluluk gibi negatif kökenlidir. 0-5 yaş arasında çocuklarda mantık olmadığı için, evlerinde özellikle kendileri için birer otorite figürü olan anne ve babalarından duydukları ne varsa, herhangi güçlü bir sıkıntı, korku, suçluluk, endişe anında onu alıp beyinlerinin gizemli bir köşesine yazarlar. Tıpkı bir teyp gibi, artık o konuyla ilgili her şey, bu küçük zihinde, mantıklı olup olmadığına bakılmaksızın kabul görür.

Bir inancı bilinçaltımıza yerleştirirken, kişilik yapımız da devreye girer. O yüzden aynı olay karşısında, farklı kişiler, farklı imajlar ve inançlar oluşturup saklamaya başlarlar. Bir babanın sorumsuzca evladını korkutarak söylenmesi, iki kardeş arasında bile farklı şekilde algılanıp yorumlanabilir. Tıpkı bunun gibi, aynı evde aynı anne babayla büyüyen iki kardeşin, para ile ilgili yargıları farklıdır.



Sevgi açlığı, her konuda açlık getirir hayatımıza.




O temel ihtiyacımızdır. Eğer sevgi açlığı çekiyorsak, kişilik oluşumumuza göre pek çok farklı davranışlar geliştirebiliriz. Kimimiz aşırı yemek yiyerek bu açlığı doyurmaya uğraşır. Kimimiz, başka şekillerde davranır. Ama eğer, bilinçaltında parayla ilgili dengesizlikler varsa, bu kişiler en çok alış veriş yaparak tatmin ararlar.

Peki bu durumda ne yapmak gerekir? Öncelikle içimizde parayla barış yapacağız. Bir sevgiliyi, bir aşkı nasıl her gün ufak ufak sulamak, beslemek gerekirse, parayla olan ilişkimizi de gerçek bir sevgiyle beslememiz gerekir.

Davranış bozukluğu sayılabilecek alış veriş düşkünlüğü, ya da her harcamada huzursuzluk ve suçluluk duyguları taşımak, sigarayı bırakmak gibi, kararlı olmakla başlar. Önce zihnen karar vereceksiniz. Daha sonra zincirleri kırmak için, ısrarlı bir çalışma içine gireceksiniz.




Bereket ve bolluğumuzu, para kazanmamızı etkileyen bilinçaltı kalıpları var. Bunlar pek çoğumuz için daha da tehlikeli boyutlarda. Belli bir miktarın üzerinde para kazanmaya başlar başlamaz kendisini iflasın eşiğinde bulanlar, hak ettikleri parayı bir türlü yaşamlarına çekemeyenler, kazandıkları parayı kronik bi r şekilde bir türlü tahsil edemeyenler, ya da belli bir miktarın üzerindeki parayı hak etmediklerine inananlar…
İşte bu tarz insanlar için, bilinçaltı kalıplarını kırmak, para ile ilgili inanç sistemlerini yeni baştan yazmak çok önemli.

Eğer hayatımızda bir kısır döngü varsa, ilk önce dönüp kendi içimize bakmalıyız. Bu sorunu hayatımıza neden çektiğimiz üzerinde önemle durmalıyız.
 
Ynt: ÇOK PARA İSTİYORUM

Merhaba asisler
Yazın için teşekkürler.
Para ; Adı bile güzel.
Ama bende yok. Çağırıyorum ama gelmiyor.Aynı aşkı çağırdığım gibi zaten oda gelmiyor. bad45
Bu arada tekrar aramıza katıldığın ve yazdığın için sağol
 
Ynt: ÇOK PARA İSTİYORUM

Asisler hoşgeldin inançlarınla inandıklarınla yazılarınla birlikte. Seni yeniden aramızda görmek çok güzel. super
 
Ynt: ÇOK PARA İSTİYORUM

Ne diyeceğimi inan ki bilmiyorum..

Aslına bakarsan bende yok demek bile başlı başına bi sebep değilmi paranın bize gelmemesi için.

Aşk konusunda ise üzülerek söylüyorum " sanırım aynı durumdayız "

yaklaşık 10-12 yıldır kişisel gelişim, insan psikolojisi, iletişim becerisi, davranış bilimleri ve bilinçaltı ile etkili iletişim gibi konularda araştırmalar yapıyorum ve öğrendiklerimi tek cümle ile özetlemem istenirse söyleyebileceğim tek cümle insanın başına ne gelirse sebebini kendinden bilmesi olacaktır. Tüm olumlu ve olumsuz olaylar dahil buna.

Biraz daha derin düşünmek gerekirse hemen hemen bütün insanlaraz çok silahlarla haşır neşir olmuşlardır değilmi ? ( oyuncakta olsa ) ve bilirsinizki bir silahı hedefe doğrulttuğunuzda onu vurabilmek için yapmanız gereken arpacık ile gez denen kısımları gözünüz ile aynı hizaya getirerek hedefe ateş etmenizdir. Aksi halde her ne kadar arpacık ile gez hedefe baksada gözümüz hedefe odaklanmamışsa onu vurmak imkansızlaşır.

Buradan hareketle beynimiz yada bilincimiz ile dilimiz her ne kadar istediklerini söyleselerde gönlümüz ( diğer bir adı ile bilinçaltımız ) hedefte kilitlenmiş değilse onu lmamız pek imkanlı olmayacaktır...

Ve işte acı gerçek...

Acaba gönlümüz ile konuşmayı başarabiliyormuyuz ?

Selamlar saygılar
 
Ynt: ÇOK PARA İSTİYORUM

Bu zengin bir evren ve hepimiz için bolluk var...

Para, parayı çeker diye boşuna dememişler. Sürekli bolluğu düşünmek ve zengin gibi hissetmek gerek.

Tam olarak para nasıl çekilir bilmiyorum ama sizin de dediğiniz gibi düşünce şeklini değiştirmek en büyük adım. Fakat daha somut örneklere ihtiyacım var. dusun
 
Ynt: ÇOK PARA İSTİYORUM

cok sukur senı burda gormek ne guzel sevgılı asısler, kım tutar senı, sevgıler tresor t678
 
Ynt: ÇOK PARA İSTİYORUM

aşk önemli değil ya .para olsun yeter.offf daha çok gencim.umarım beni buluri.yada ben onu bulurum.çok para istiyorum.tek güç para artık.
 
Ynt: ÇOK PARA İSTİYORUM

sevgili asisler,

işte olay senin dediğin gibi, "acaba gönlümüz ile konuşmayı biliyor muyuz?"
bunu nasıl anlayacağız?
ya da gönlimiz ile nasıl konuşacağız?

bunu senin başarıyla yaptığına inanıyorum ve senden öğreneceğim çok ey olduğuna
 
Ynt: ÇOK PARA İSTİYORUM

Ben öle para filan istemiyorum, çok para hiç istemem zaten, sevgi, dostluk,aşk daha önemli bence cat3500
 
Ynt: ÇOK PARA İSTİYORUM

İsteklerimiz ne olursa olsun..


Bu ister para, ister sağlık, yada herhangi başka konu olabilir. ( iç huzuru vb. )

Bizim içimizden geçenlere ulaşmamızın tek bi yolu var benim kendi şahsi görüşüme göre insan istisnasız her an isteme durumundadır. Hani The Secret ta belirtişmişya. şunu istiyorum dersiniz ve isteğinize daha o an cevap verilmiştir aslında. Sizin isteğiniz tamda o anda yaratılmıştır kimilerinin Evrenin sınızsız gücü, kimilerinin ALLAH c.c. diye adlandırdığı yüce güç tarafından.
Ve bizler istekte bulunduğumuz zaman diliminden başlamak kaydı ile başımızın üzerinde çooookkk yükseklerde o isteğimizle beraber yürümeye başlarız. Gün geçtikçe dünde kaldığını sandığımız tüm arzularımız birer birer bize ulaşır. Tabiii onlarla paralel olarak yürümeyi başarabilirsek. İnsan beyni zaman kavramı ile sınırlandırıldığı için bazı şeyleri anlamakta güçlük çeker. Zaman olmasaydı bizler her istediğimize o an ulaşabiliyor olacaktık :) Çok güzel ama biz isteklerimize gem vurmayı başarabilen varlıklar değiliz ki aa34 ( yada duygularımıza diyelim )
Bir an olur sinirleniriz kendi kendimize yaptığımız bi hatadan dolayı ve deriz ki " HAY ALLAH BENİ KAHR........... yaaaaa " çokkk dikkat etmek gerek buna. Çünkü o an biz tüm benliğimizle kendimize kızmışızdır ve söylediklerimizi duygularımızla yoğurarak göndermişizdir evrene. İşte düğüm burada bence. Biz o andan itibaren kahrolmaya doğru gidiyoruzdur artık. Taaa ki kendimizi geçmişte yaşadığımız o bela okuma anından çok daha fazla duyguyla besleyebildiğimiz Sevgi ile iyi dilekler bulunabildiğimiz ana kadar. Bundan dolayı BİZ hep yaşamın çalkantılarla olduğunu zan eder dururuz. sorarız kendi kendimize " hayatımın daha güzele doğru gitmesi için ne yapabilirim " diye. Kendimizi kandırdığımız en büyük noktaya gelince ise. " BİZ O ÇALKANTILARLA DOLU, SÜREKLİ GELGİTLER YAŞANAN, ARA SIRA TSUNAMİLER OLUŞAN OKYANUSUN İÇİNDE DEĞİLİZ. BİZLER OKYANUSUN TA KENDİSİYİZ. DOLAYISIYLA TSUNAMİLERİ YARATANLARDA "
Sevgili izumi, hani bugün ( 30 eylül 2007 pazar ) İstanbul buluşmasında özellikle senin üzerinde durduğun bi konu vardıya. Bilinçaltını temizleme konusu hani super bunun tam olarak nasıl yapılabileceği konusunda herhangi bilgim olmasa da. Az çok cevap niteliği taşıyabilecek bi görüşüm var benim.
BİZİM şu an geçmişteki tüm söylemlerimizle ( isteklerimiz ) paralel olarak bi hayat sürdüğümüzü varsayarsak. Ve bunların ne kadar büyük önem arz ettiğini de düşünürsek eğer. Bi an durup düşündüğümüz de hemen ahlayıp sızlanmaya başlayabiliriz y789 " Ya ben eskiden hayata karşı bu kadar bilinçli değildim ve kötü isteklerdede bulundum, dolayısı ile onlarda zamanı geldiğinde bana ulaşacak " diye.

Ama yapabileceğimiz bişey daha var....

Bizler şimdi şu andan itibaren çok daha büyük bi sevgiyle Evrene nükleer boyutta olumlu enerjiler gönderebilir, hem böylelikle geçmişteki inançlarımız ( isteklerimizle ) beraber yürümekte olduğumuz yoluda değiştirebiliriz diye düşünüyorum.

Tali yoldan otobana çıkmak gibi bişey bu blissy

Hem engebeli yol geride bırakılmıştır hemde hızımız ikiye hatta üçe katlanmıştır artık ooo67

Geçmişin bi önemi kalmamıştır bisiklet süperizzz uçuyoruz yahu derty

Özetleyecek olursak

" Çevremde gördüğüm herşey birer toz bulutu ve ben bütün toz bulutlarını yönetebiliyorum. "

" Herkes gibi bende çok mutluyum "

" 35 yaşıma kadar beş milyon dolara sahip olmamı sağladığın için sana çok teşekkür ederim, minnettarımmmmm.... "

gibi olumlamalarda bulunmalı ve gerçek anlamda uçmaya başlamalıyız. Kim ne derse desin Pilot olan biziz ve diğer şahısların pilotun işine karışmaya hakkı olmadığı için onların görüşlerini ( en azından olumlamalarımız hakkındaki ) hiç bi şekilde dikkate almayarak Formula bir aracımızı kullanmaya devam etmeliyiz...

Artık yol değişti otobandayız.

UÇUYORUZZZ..



f1_3.jpg

Umarım az çok anlatabilmişimdir düşüncelerimi...

Sevgiler saygılar...
 
Ynt: ÇOK PARA İSTİYORUM

Sevgili asisler bilinçaltı temizliği ciddi bir konu...
insanın kendi sandığı benliğinden özgürleşmesi gerekir
geçmişle özdeşleşmenin kırılması lazım
savlarımız şu
1 duygu düşünceden daha güçlüdür
2 tüm duyguların geçmişte bağlı olduğu negatif anılar vardır
3 duyguyu değiştirmek için düşünceyi değiştirmek belki geçici olarak fayda edebilir ama geçmişteki negatif anılara ulaşıp onları temizlemek ve bunları zaman çizgisinde yapmak kalıcı çözümlerden biridir
4 bu negatif duygulardan kurtulan kişi kendiliğinden olumlu düşünür
5 olumlu düşünmekteki amaç olumlu hissedip olumlu davranmaktır
6 geminin(bilinçaltının)yükü(pislikleri)fazlaysa gemi tam gaz yol alamaz ve potansiyel hızına ulaşamaz
7 bu temizlik işi yaşadıklarımızın derindeki nedenine inmedikçe gerçekleşmez bilinçaltının kendine özgü mantığına uygun hareket etmedikçe bilinçaltı değişime direnç gösterir
8 bu direnç olumlu düşünmeyle kırılamaz...kırılsa bile oldukça fazla zaman ve çaba gerektirir
9 olumlu düşünün tabi gerekli ama yeterli değil
çorba sudan yapılır ama sadece sudan çorba olmaz
10 değişim için bir kırılma/eşik noktası şart bu eşik noktası çoğu insanda yeterince acı çekmektir
11 çekim yasası için ise önce temizlik geekir.. ya zihni temizleyeceksin ya da zihinden özgürleşip zihnin dışına çıkacaksın
12 olumlu düşünme çekim yasasının sebebi değil vesilesi olabilir..çekim yasasındada sibernetik bir sistem geçerlidir
bu sistemi harekete geçiren kimi zaman düşünce kimi zaman eylem yada dua v.b sistemlerdir
sevgiyle ve ışıkla kalın
 
Ynt: ÇOK PARA İSTİYORUM

8 bu direnç olumlu düşünmeyle kırılamaz...kırılsa bile oldukça fazla zaman ve çaba gerektirir





Sanırım ben bu maddeyi uygulayarak şu an ki duruma geldim. ama bana kolay gibi geliyor ya :) Şu bakımdan kolay.....

Az çok askerlik psikolojisini bilirsiniz.. Askerdeyken hep " şuradan dışarı bi çıkayım bi daha hiç hatırlamayacağım " gibi şeyler söylersiniz. Ama gün gelipte sivil hayata döndüğünüzde ömrünüzün en güzel anılarını askerde yaşadıklarınız teşkil eder nedense...

Söylemek istediğim yapmaya başlamadan veya yaparken herşey zor gibi görünebilir insanın gözüne. Ama bittikten sonra hiçte öyle olmadığını anlarız.

Bunun yanında Duygulara genel anlamda bakacak olursak; sevgi, aşk, nefret, korku gibi tanımalamar yapabiliriz sanırım. ve diğerleri ( hoşlanma, merhamet gibi ) Ama kimse bu duyguların varlığını kanıtlayamaz. Birisine aşık olursunuz ve söylersiniz ona olan aşkınızı. Fakat karşı taraf " sana inanmıyorum " dediğinde olay bitmiştir. İnanmıyorsa inanmıyordur. Bu durumda bi şekilde onu kendinize inandırmak zorundasınız aksi halde hiç bi zaman onunla bir araya gelme gibi bir durum söz konusu olamaz. Çünkü korkuda dahil olmak üzere bütün duygular sadece bir inançtan ibarettir. onları var eden biz yok etme gücünüde bulabiliriz kendimizde.

Bir an görmek aşk için yeterli zaman dilimi değildir. tanımaya ihtiyaç vardır. ve aşkı unutmakta bir anda olabilecek bişey değildir. Fakat korku böyle değil. Ben kendim gerçek hayatta hani şu lunaparklarda olan Kamikazelere binmekten korkardım hep. Sebebi ise ilk gördüğüm anda içinde bulunanlarn çığlıklarıydı. Gel zaman git zaman bi gün yanımda kıramayacağım kişiler ile birlikte lunaparkta kamikaze ye binmek zorunda kaldım. Ve şimdiiii BEN BUNU HEP YAPIYORUM. Çokta zevkli bişeymiş üstelik. Oysaki onun karşısında durup " Ben sana binenen, çok korkutucusun " diye söyleseydim ona. Ömür boyunca her gördüğümde öcü görmüş gibi olacaktım khkh56
Ve dahada önemlisi bana eğlenceli tarafını göstermek için orada bekleyen kamikazeye ben hep korku dolu gözler ile bakacaktım... Korku duygusu ilk anda oluşur ve korkulan durmla ne kadar fazla karşılaşırsak karşılaşalım; o her seferinde dahada büyümez. Tıpkı ilk anda oluştuğu gibidir. bir anda oluşan yine bir anda yok edilebilir kanaatindeyim. tabiii inanmak çok önemli. nede olsa tüm duygular SADECE BİR İNANÇ
 
Ynt: ÇOK PARA İSTİYORUM

duygular davranışları oluşturduğu gibi davranışlarda duyguları oluşturabilir
basit korkularda asislerin yöntemi çok işe yarar
yani biz ayıdan korktuğumuz için ayıdan kaçmıyoruz
kaçtığımız için ayıdan korkuyoruz
her türlü korkunun ilacı eylemdir derler
bi kaç kez kamikazeye binerek sorunu aşmışsınız
eee ne demişler cesaret korkuya rağmen adım atabilme cesaretidir
dedik ya olumlu düşünme olumlu davranmayla desteklenmeli
bazen basit düşünmek işe yarar
buradaki subliminal telkinler ise korkuyu yenmede müthiş bi sıçrama yaratabilir bilinç eşiğini geçtikleri için
muhabbetle
 
Ynt: ÇOK PARA İSTİYORUM

Bazı durumlarda ise durum tam tersidir.İnsanlar acıyı yaşarken o an öyle mesguldirler ki acıyı korkuyu hissetmezler.Sonra geçmişe dönüp vah vah deyip kendilerine acırlar nelere yaşamışım der üzülürler...
 
Ynt: ÇOK PARA İSTİYORUM

Hepsine tamam hepsine kabul peki ama sevgili keops ; bilinçaltı temizliğini nasıl yapacağız.Evet çorba suyla yapılır.Elde su var.Ama bu çorbanın tarifi ne? Kafam karışıyor.Eft veya Reiki ilemi yada başka bir şekildemi? Nasıl ? (Cidden bilmiyorum.)
 
Ynt: ÇOK PARA İSTİYORUM

PAMİRMÜHÜR ' Alıntı:
Hepsine tamam hepsine kabul peki ama sevgili keops ; bilinçaltı temizliğini nasıl yapacağız.Evet çorba suyla yapılır.Elde su var.Ama bu çorbanın tarifi ne? Kafam karışıyor.Eft veya Reiki ilemi yada başka bir şekildemi? Nasıl ? (Cidden bilmiyorum.)

Özellikle bir şeylerin onerilip çözüm aşamasında bir şey onerilmemesi benim bu siteyi oluşturma nedenim.
Keops'ta yazisinda belirtmiş.Telkin mp3 leri bu konuda sıçrama noktasıdır diye...
Gerçektende ozellikle suçluluk duyguları telkini bilinçaltı temizliğinde kullanabileceğiniz en etkili yontemlerden birisidir...

Bunlara ek olarak diğer kisisel gelisim yontemlerini ogrenip kullanabilirsiniz.
 
Ynt: ÇOK PARA İSTİYORUM

Sevgili asisler, yazıların gerçekten insanı umutlandırıyor. ttli3

Ama...

Hayatta hep en iyi şeyleri hakettiğime olan inancım tam,insan olarak kendimi seviyorum ve istiyorum ama hep istiyorum,istiyorum, istiyorum utananadam

Ama nedense şu son zamanlarda(baya uzun bir şu son zamanlarda) nedense istediklerimi hiç elde edemiyorum sad456

Sanki unuttular beni...

Ay çıldırazaaaaaaaam ooo67
 
Ynt: ÇOK PARA İSTİYORUM

ne yapsakta seni çıldırmaktan kurtarsak bilemedim ki yaa y789
 
Ynt: ÇOK PARA İSTİYORUM

Çok teşekkür ederim, yazılarınızla fazlasıyla yardımcı olmaya çalışıyorsunuz buradakilere, ellerinize sağlık ttli3 k8908

Ben istemeyi beceremiyorum galiba...
Yinede hala beklemedeyim, belki bende birşeyleri çekmeyi başarırım sonunda 96
(ah ah nasıl yapıldığını, yolunu,yöntemini,ruhunu,halini, dozunu bir anlasam 44)
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst