- Katılım
- 12 Aralık 2009
- Mesajlar
- 73
- Reaksiyon puanı
- 1
- Puanları
- 0
Dün spaceimi okuyan bir beyefendi mail atmış bana;''lütfen hemen benimle bağlantıya geçin,ben size hayranım,''koca bulma hikayeleri''nizi kitap olarak çıkarmak istiyorum demiş
Bu arada daha da trajikomik bir durum var.Annem!!!Annem bayılıyor ''echoo'' nun kalemine.''Bilgisayar başında bu kadar saat ne yapıyorum'' diye beni kontrol ettiği bir zamanda diğer sitede tanıştı arkadaşın kalemiyle,pek bir feci hayran kaldı
Neyse yeter bu kadar şamata,biraz ciddi olun ama arkadaşlar,lütfen am yaa,beni de bozuyorsunuz
''Bahar'' benim pek bir eski ama okul,iş güç v.s nedeniyle yıllardır görüşemediğim bir arkadaşımdı.Bu sene çalıştığım derneklerden birinde,kıran kırana geçen ''yasal yazışmalar'' esnasında isimlerimiz ve doğal olarak da ''biz'' burun buruna geldik.Pek bir ''gergin(!) bir kariyer'' yapmış arkadaş,saatlerce didiştik durduk,sonradan farkettik birbirimizin soyadını.Farkediş o farkediş,nerelerden nereye geldi olaylar
İşinin 10-0 hayatının önüne geçmesiyle,pek bir ''ağır abla'' olmuş,kendi ağırlığının altında ezilmiş.''X ler gülmez,bırak gülmeyi tebessüm bile etmez'',''X ler eğlenmez'',''X ler neşelenmez'';kısaca X ler yaşamaz.Ha bu arada tüm bu ''mez,maz'' takılarının uzantısı olarak, X bekar;evlenemiyor.Daraldım,bunaldım,şiştim resmen;40 dk boyunca tek bir pozitif cümle kurmaz mı,kuramaz mı ya insan?Gözünde kocaman kocaman ve pek sevimsiz at gözlükleri,düşünceleri kilitlenmiş,anahtarlar kayıp.Mız mız mızzz!Ya echo öyle deme,ben istem mi evleneyim,çoluğum çocuğum olsun?Ee,git evelen,sorun ne Bahar?''Ya evlenecek adam mı var Allahaşkına''?Yok mu?Echo dalga mı geçiyorsun benimle?Hı hı,dalga geçiyorum tabii,ayrıca da buna sen zorluyorsun beni,saçmalıyorsun çünkü!Tüm mutsuzluğuna ve tüm negatifliğine rağmen,çok özlemişim 'Bahar''ı,''çocukluğum''un kokusu var onda.
''Para'' kazanmaya başladıkça,ruhun sıradanlık vasıfları da can çekişmeye başlıyor.Daha çok para,daha az ''ben'' oluyor.''Para'' ''sorumluluk'' getiriyor,''huzur'' götürüyor.''Sorumluluk'' ''güç'' getiriyor,''mutluluk'' götürüyor.''Güç'' ''slikonlu bir özgüven'' getiriyor,''dost,insan'' götürüyor.Slikonlu özgüven en büyük boyundan ''ego'' getiriyor,''siz''i bitiriyor.Yaş 30+,iş,güç,kariye,para ''var'',aşk,sevgi,sevgili,mutluluk,huzur ''yok''.Minare çalınmışsa,kılıf bulunmak zorunda.Yani erkek kıtlığına kıran girmiş.Daha da fenası''evlenecek adamlar bitmiş''.Arkadaşlar, piyasa da hep ''eğlenecek adam''lar kaldıysa,neden bu kadar ''suratsız,mutsuz ve huysuz'' bunlar o zaman?Bu sorunun cevabını da veremiyor kimse,o da ayrı bir konu..
''Bakmak'' ve ''görmek'' arasında ki fark...Nereye baktığınız değil önemli olan,baktığınız yerde ne gördüğünüz...İkisi birbirinden çok ayrı şeyler,ama nedense hiç farkına varılmaz bunun.Herşey sizde başlayıp sizde bitiyor işte.İnsanın gözü görmek istemezse,baktığı nokta da değişiyor.Kendi yalanına inanıyor insan,işte bu yüzden düşüncelere çok dikkat etmek lazım.İlişki bazına ingirgersek bunu,eğer farkı bilmiyorsak,kadın erkeğe,erkek kadına hep bir kulp takıyor.''Arkadaş'',''dost'',''kanka'',''abi'',''kardeş'' şu bu...Onunla olmaz,bununla olmaz.Olmayan ne,benim de kafam bunu almıyor...'''Sevgili'' ateşi,''arkadaşlık,dostluk''la tetiklenemez mi?Kimin kuralı bu?Kapat tüm kapıları,sonra ''yok yok'' diye dolaş.''Ben yalnız mı öleceğim'' diye ağla zırla.Yok olan erkekler mi yoksa sizin gözleriniz mi?Ya yapmayın ne olur,her taraf ''adam'' kaynıyor,her taraf ''kadın''kaynıyor.Ve o sizin görmediğiniz insanlar her gün birileriyle evleniyor ve de mutlu oluyor arkadaşlar...Başta Bahar olmak üzere,tüm ''evlenecek adam yok'' diyen arkadaşlarıma kurduğum cümleleri kısa bir özeti bu...Eğer siz de ''yok'' diyenlerdenseniz,bir düşünün lürtfen bunları....
Negatifliğiyle bunalttı Bahar beni.Atsan atılmıyor,satsan satılmıyor durumu...Kelimenin tek anlamıyla Boğdu.Cıkss,böyle olmayacaktı,işim gücüm vardı,bütün gün onunla uğraşamazdım.Acilen hayatına birisinin girmesi,onunla bir başkasının uğraşması gerekiyordu.Gözünün biraz açılması,kafasını biraz kariyerinden kaldırması,azıcık sağa sola bakması kısaca biraz tetiklenmesi lazımdı.Nasıl mı olacaktı?Ya bundan basit ne var ki;hemen anlatayım efendim
Alırsınız telefonu elinize,ararsınız çiçekcinizi...7(işin ucunda aşk varsa sayılar tek olmalı arkadaşlar,detaylara dikkat edelim
Şüphe'' tartışmasız çok feci bir kemirgen...Düşüncelere düştüğü anda,ruhu yüreği kısaca insanı allak bullak ediyor.Bütün iş onu düşürmekten geçiyordu.''Ya echo,bu çiçekleri kim yollamış olabilir ki?''''Canım,ben nreden bile bilirim ki, etrafında ki insanları sen benden daha iyi tanıyorsun,sen düşün kim olabilir?''''İyi de,kim bu?''''Bahar hadi bir liste yapalım.Mesela etrafında seninle yaşıt,bekar ve sana uygun olabileceğini düşündüğün adamların isinlerini yazalım.Kim olabilir senden hoşlanan?''''Tamam yazalım,çizelim,ne dersen yapalım,vallahi kafayı yiyecem 1 haftadır,her bekar erkek arkadaşımdan şüpheleniyorum,ay paranoyak mı olacam nedir''(Ayy beter ol emi,sen beni deli ederken iyiydi değil mi?Ohhh,çatla da patla,bak nasıl alıyorum intikamı
İşte bu yazıp çizme,dolayısıyla da ''konuşma'' ve devamında gelen ''olumlama'',''imgeleme'',ama en çok da ''pozitif düşünce transferi'' olayına bayılıyorum ben,acaip keyif alıyorum bu kısmından.''Sözün gücü'',yani bence kişisel gelişimin en büyük ayağı.İşte benim ilgi alanım,yani ''gevezelik'' tentesi altında,çaktırmadan yapılan''kişisel telkin'' aşaması
Yazdı,çizdi,işaretledi,''olur''lar,''olmaz''lar,''neden''ler ,''niçin''ler havada uçuştu durdu.Bahar anlattı,ben dinledim.Anlatırken aslında kendini,isteklerini,beklentilerini keşfetti.Kendine,beklentilerine güldü,kah şarıdı,kah abarttı.Dökülü,saçıldı,yani kısaca boşaldı ve yeniden şarj olduYükleme de tamamdır,hadi bakalım kolay gelsin
Cidden çok kolay oldu.''Ego kesintisi''ne uğrattım onu;''sıradan ama kariyerli biri'' olmanın ne olduğunu öğrendi önce.Gücünü kontrol etmeyi,gücün kölesi değil,efendisi olmayı öğrendi.Birazcık o gömüldüğü dosyalarından kaldırdı başını,etrafına bakmaya başladı.Yalnız olmadığını,beğenildiğini,isterse hayatına birilerini alabileceğini,aslında eğlenceli ve keyifli biri olduğunu gördü.''Sevgisinin turşusunu kurmamayı'',onun verdikçe çoğalan ve geri dönen bir duygu olduğunu öğrendi.Çalışma saatleri içerisinde giydiği o ''ağır abla'' kaftanlarıyla ortalıkta gezmemeye başladı;ben ona ''gülümseme'' markalı çok şık,cicili bicili elbiseler aldım,onları giydirdim.Ay bu arada,evde giymesi için bir patik hediye ettim ona;üstünde kocaman bir inek kabartması ve minicik çanları var,her adım atışta şıngır şıngır yapıyor.Görünce resmen şoka girdi;gözleri faltaşı gibi açıldı,önce ''ya sen delirdin mi,ben bunu nasıl giyerim'' dedi.Ama ağzından girdim,burnundan çıktım,zorlaya zorlayaa giydirdim.Sonrasında pek bir sevdi inekli patiklerini,telefon açıp çanların şıngırtısını dinletiyordu.''Bahar sen deli misin'' deyince de,''bak sonunda beni de bozmayı becerdin diyordu''Ay siz söyleyin yaa,ben mi bozmuş oluyorum şimdi?Bıktım bu iftiralardan, bıktımmm
Çok uzattım yine değil mi?Başladım mı durdurabilene aşkolsun,nefessiz yazıyorum.Ya siz dua edin yanyana değiliz,dinleyen değil,sadece okuyan gruptasınız
Yıllardır yaparım ben bu basit oyunları;bazen bir çiçek,bazen bir kutu çukulata,bazen daha farklı bir obje kullanırım;nabza göre şerbet vermek
Neden mi anlattım bütün bunları?Bahar aradı az önce,5 aylık bir flört dönemi sonunda dün akşam nihai kararı vermişler,erkek tarafı ma sülale olarak önümüzde ki hafta cumartesi akşamı istemeye geliyormuş onu.Sözü nişanı v.s hepsini bir arada yapacaklarımış,hazirana da düğünümüz varmış.Çok heyecanlıymış,çok mutluymuş,çok panik olmuş,gece hiç uyumamış,ne giyecekmişş,ne yapacakmış,nasıl davranacakmış,hemen kalkıp ona gitmem gerekiyormuş,bu bir emirmiş
Siz okuyun,ben Baharla buluşmaya gidiyorum.Gidip biraz pozitif enerji,heyecan,neşe,mutluluk alayım ondan,sonra gelip sizlerle paylaşayım aldıklarımı.Eee,bu kadarını da hakettik artık değil mi
Sevgiyle,çok ama çok mutlu kalın
(Echoo,30.12.2009)
