Çanakkale Kahramanları

hayatimdegisti

Administrators, Atakan Sönmez
20
HD RANK
Katılım
20 Mayıs 2006
Mesajlar
5,723
Reaksiyon puanı
87
Puanları
0
Konum
istanbul
Web sitesi
www.hayatimdegisti.com
[youtube=425,350]2OIOIIAZ8SM[/youtube]
[youtube=425,350]JBr24sNJI2I[/youtube]
canakkale1917yemeklistesi(1).jpg
 
1_k.jpg

2_k.jpg

18 Mart 2007 Şehitler Günü münasebetiyle Genelkurmay Başkanlığı sitesinde yayınlanan fotoğraflar arasında yer alan ve üzerinde "Gönüllü bombacı" yazan 13 yaşındaki çocuk dikkat çekiyor.



"Henüz 13 yaşında bir küçük delikanlı... Fotoğrafın üzerinde bir not... "Gönüllü Bombacı" Başka bir bilgi düşülmemiş... Duruşuyla,kararlığıyla, gözlerinden okunan özgüveniyle "Gönüllü Bombacı"... Ne yapmıştı da ona bu sıfatı layık görmüşlerdi?"

3_k.jpg

4_k.jpg

5_k.jpg

6_k.jpg

7_k.jpg

8_k.jpg

9_k.jpg

10_k.jpg

11_k.jpg

12_k.jpg

13_k.jpg

14_k.jpg

15_k.jpg

16_k.jpg

17_k.jpg

18_k.jpg

19_k.jpg

20_k.jpg

21_k.jpg

22_k.jpg

23_k.jpg

24_k.jpg

25_k.jpg

26_k.jpg

27_k.jpg

28_k.jpg
 
elinize saglık atakan bey çanakkale sehitleri bugun degil herzaman içimizde yasamalı.onlar olmasaydı kimbilir ne halde olurduk
 
Çanakkale Geçilemedi(Uluslararası Bir Belgesel)

[youtube=425,350]CEgIX2X43U8[/youtube]
[youtube=425,350]JJZxwH37Qj0[/youtube]
[youtube=425,350]uANuUfSVDgM[/youtube]
[youtube=425,350]DfMnTaecLiU[/youtube]
[youtube=425,350]lrmE__7JTwM[/youtube]
[youtube=425,350]omITZgw7Sbw[/youtube]
[youtube=425,350]Za2_jUOSbmY[/youtube]
[youtube=425,350]GMCWfQdprAA[/youtube]
[youtube=425,350]JCd51RhJXAY[/youtube]
[youtube=425,350]2bbx03teoEw[/youtube]
 
Gelibolu'da Aşk

Heybeliada'daki Deniz Harp Okulu'ndan mezun olan İsmail Türe, kendi gibi Gelibolulu olan bir genç kıza kaptırır gönlünü. İki sevgili parmaklarına nişan yüzüğü taksalar da, birbirlerini çok seyrek görmektedirler.

İsmail Türe denizaltıda muhabere subayı olarak görevlidir çünkü. Üsteğmenin aklına harika bir fikir gelir; nişanlısına ışıklı mors alfabesini öğretecek, Çanakkale'den geçiş yapacakları geceyi planlı olduğu için önceden bildirecek ve böylelikle haberleşeceklerdir!..

Boğazı yüzeyden geçmekte olan denizaltının kulesindeki denizciler sigara içmekte, sohbet etmektedirler. Aralarından birinin heyecanlı olduğu her halinden belli olmaktadır. Gelibolu kıyılarına geldiklerinde, karanlık içindeki evlerden birinden bir el fenerinin yanıp söndüğü görülür: ''Seni seviyorum''... Arkadaşları gülümseyerek İsmail Türe'ye bakarlarken, genç aşık elindeki fenerle sevgilisine karşılık vermektedir...

Bu olaydan sonra iki sevgilinin aşkı düşmez olur denizaltıcıların dillerinden. Herkes, haberleşmek için kurulan ışık yolunu konuşur. Arkadaşları "Evlen şu kızla da, buralardan her geçişimizde selamlaşmayı bırak artık'' diye takılırlar İsmail Türe'ye.

Denizaltının üstünün ve altının bir olduğu yağmurlu günlerde bile, Çanakkale Boğazı'ndan geçilirken, elindeki fenerle aşk nöbeti tutan yakışıklı denizci gözünü bir an olsun ayırmaz Gelibolu kıyılarından.

Yine bir gün, yirmiyedi yaşındaki Üstteğmen, Çanakkale'den geçecekleri gün ve saati, denizaltının uğradığı bir limandan telefonla haber verir nişanlısına.

Ege Denizi'nden Boğaz'a giriş yapacaklarını ve en öndeki denizaltının kulesinde olacağını bildirir. Genç kızın gözüne her zaman olduğu gibi, o gece de uyku girmez. Büyük bir sabırla pencerenin önünde oturmakta ve gözünü hiç kırpmadan denize bakmaktadır. Fenerine yeni pil almış olsa da, arada bir yanıp yanmadığını kontrol eder yine de...

Birden, dev bir karartı belirir suyun üstünde. Güneyden gelen bir denizaltı, penceresinin görüş sahasına girmiştir. Genç kız pencereyi açar ve gecenin karanlığına uzattığı elleriyle feneri yakıp söndürür.
''Seni Seviyorum...''
Kulede bulunan denizaltının komutanı Bahri Kunt işareti görünce gülümser: ''Hay Allah, bu kız denizaltıları şaşırdı. Nişanlısının denizaltısı bizim önümüzdeydi..."
Bir anlık tereddütten sonra Birinci İnönü denizaltısının komutanı Bahri Kunt, yanıt gönderilmezse genç kızın telaşlanacağını düşünerek,karşılık verilmesini emreder.
Yanındakilerin ''Ne diyelim komutanım?'' diye sorması üzerine de şunları söyler: "ebediyete kadar..."

O gece, Üsteğmen İsmail Türe'nin görev yaptığı Dumlupınar, Çanakkale Boğazı'na giriş yapan ilk denizaltı olmuştur. Ama, Gelibolu kıyılarına gelmeden, Nara Burnu açıklarında İsveç bandıralı ''Naboland'' adlı gemi tarafından çiğnenmekten kaçamamış ve yaralı bir balina gibi acı dolu sesler çıkararak, Çanakkale'nin karanlık sularında kaybolmuştur. Her şey bir kaç dakika içinde gerçekleştiğinden, arkadan gelmekte olan Birinci İnönü denizaltısı Dumlupınar'a çarpan geminin yanından habersizce geçerek, Gelibolu'ya ulaşan ilk denizaltı olur.

Genç kız, nişanlısından haber almanın huzuru içinde başını yastığa koyduğunda, genç denizci çoktan dalmıştır "Ebediyete kadar" sürecek olan uykusuna!..
 
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE
[youtube=425,350]h4QHD8KlzQs[/youtube]
 
AY YILDIZ'IN DOĞUŞUDUR ÇANKKALE
[youtube=425,350]ofVrezeD2ZM&NR[/youtube]
 
Şehitler ruhunuz şad olsun yürüyüş kararı sayılacak,
SAY!

ŞEHİTLER...RUHUNUZ...ŞAD...OLSUN...
ŞEHİTLER...RUHUNUZ...ŞAD...OLSUN...
ŞEHİTLER RUHUNUZ ŞAD OLSUN.
ŞEHİTLER RUHUNUZ ŞAD OLSUN.
 
Çanakkale'de şehit olan Amcama ve Tüm Şehitlerimize Allah'tan Rahmet diliyorum. Ruhları şad mekanları cennet olsun. AMİN.
 
O ruh o birlik bugün nerede,herkes bencillik çarkında kaybetmiş kendilerini sırtında mermi taşıyan ablalar ,annele,abiler,yurdu düşmanadan kovan ,şehit,gazi olanlar, elleri,bacaklarını vatan toprağına vermiş olanlar,bizler sizlerin sayesinde bu yüzyıla geldik,
bir savaş çıksa binlercesinin yurt dışına kaçacağına eminim ama kalanlar dedelerimizden ninelerimizden bize kalan miras olan bu toprakları elimizden geldiğince savunuruz yine aynı şevk ile,tüm şehitler zaten mekanınız cennet nurlar içinde huzurla uyuyun
 
muhtaç olduğumuz korkunc kudretin damarlarımızdan nasıl volkan gibi püskürdüğünü görmek isteyenler buyursun.

[youtube=425,350]jbJya_Axl4w[/youtube]


[youtube=425,350]wnF1CNPLFEM[/youtube]
 
Hallettim bitti 8977
yine de teşekkür ederim. Böyle söylemen bile yeter. smiliyface
 
etternacım napın yeni işe başladın mı,inşallah herşeyin hayırlısı..insan sevmediği işi işkence gibi görüyor...seversen eglence oluyo...sevgiler... gulensmiley
 
Ynt: Çanakkale Kahramanları

"Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor;
Bir Hilal uğruna, yâ Rab, ne Güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!..
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
Gömelim gel seni târîhe!" desem,sığmazsın.


Ey şehid oğlu, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor PEYGAMBER."



ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

Mehmed Âkif ERSOY

Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya,
Ne hayâsızca tahaşşüt ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle "bu, bir Avrupalı"
Dedirir-yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!
Eski Dünya,Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi,hakikat mahşer,
Yedi iklimi cihanın duruyor karşında;
Ostralya'yla beraber bakıyorsun Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler, rengârenk.
Sâde bir hadise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi Yamyam, kimi bilmem ne belâ..
Hani tâûna da züldür bu rezil istîlâ...
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-u asil
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyla sefil,
Kustu Mehmed'ciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyet denilen kahpe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müthiş ki: eder her bir mülkü harab.
Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı:
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.


Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam;
Atılan her lâğımın yaktığı yüzlerce adam.
Ölüm indirmede. gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müthiş tipidir: savrulur enkaaz-ı beşer...
Kafa,göz,gövde,bacak,kol,çene,parmak,el,ayak;
Boşanır sırtlara, vadîlere sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdîde güler!..
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrından râm?
Çünkü te'sis-i ilâhî o metîn istihkâm.
Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerir azmini tevkîf edemez sun-u beşer;
Bu gögüslerse Hüdâ'nın ebedî serhaddi;
"O benim sun-u bedîim, onu çiğnetme!" dedi.
Âsım'ın nesli..diyordum ya.. Nesilmiş gerçek;
İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek,
Şühedâ gövdesi, baksan a, dağlar, taşlar
O, rükû olmasa dünyâda eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor;
Bir Hilal uğruna, yâ Rab, ne Güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!..
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîdi...
Bedr'in arslanları ancak,bu kadar şanlı idi...
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni târîhe!" desem,sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
"Bu,taşındır" diyerek Kâbe'yi diksem başına;
Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ nâmiyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmiyle,
Ebr-i nîsânı açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvîzenin altında, bürünmüş kanına,

Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ haşre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları, sarsam yarana..
Yine birşey yapabildim diyemem hâtırana.
Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini;
Şarkın en sevgili sultânı Selâhâddînî'i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslâmı kuşatmış, boğuyorken husran;
O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki rûhunla berâber gezer ecrâmı adın;
Sen ki a'sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât!
Sana gelmez bu ufuklar,seni almaz bu cihat...
Ey şehid oğlu, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor PEYGAMBER.
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst