- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Bizim bronzlaşma ve çok sağlıklı görünüyoruz diye
beğendiğimiz, derimizin güneş altında rengini değiştirmesi olayı aslında 'derma'
diye bilinen cildimizin ikinci tabakasındaki pigment hücrelerinin bir
reaksiyonudur. Bu hücreler UV ışınlarına maruz kaldıklarında 'melanin' denilen
daha koyu pigmentlerin miktarını artırırlar. Bu koyu pigmentler derimizin üst
tabakalarına gelirler ve böylece derimizin rengi koyulaşır. Melanin, UV
ışınlarını emer, yani vücudun melanin üretimini artırması, vücudumuzu UV
ışınlarının tehlikeli etkilerinden korumak içindir. Ama bir noktadan sonra bu da
geçerli değildir. Güneşin altında ne kadar yanmış olursak olalım, derimizin
rengi ne kadar koyulaşırsa koyulaşsın, yine de güneş ışığının içindeki UV
ışınlarının yarısını derimiz içine almaya devam edebilir.Aşırı UV
ışınlarına maruz kalmak sonunda deri kanserine bile yol açabilir. Her yıl yarım
milyon insanda bu hastalık görülmektedir. Özellikle gençler arasında giderek
artmaktadır. Gerçi bu tür, genellikle başarı ile tedavi edilmektedir ama ciğere
veya beyine yayılabilecek çok daha kötü türleri de vardır. Çok güneşli
havalarda UV ışınlarından korunmak, şapka ve gözlük takmak tavsiye edilir. UV
ışınları gözlerimize de çok zararlıdır. Unutmayalım ki, vücudumuzdaki en ince
deri göz kapaklarımızdadır. Güneşe çıkmak zorunda kalmayacaksa koruma faktörü
yüksek krem ve yağlar kullanılmalıdır. UV ışınları cisimlerden de
yansır. Bu nedenle gölgede kalmak da çare değildir. İnsan gölgede de yanabilir.
Güneş enerjisi tahmin edilenden çok daha güçlüdür. Yeryüzünde 3
kilometrekarelik bir tarlanın bir gün boyunca güneşten aldığı enerji, Hiroşima
üzerinde patlatılan atom bombasının salıverdiği enerjiye eşittir. Bombadan
enerji bir anda boşaltıldığından, şok dalgaları oluşmuş ve ölümcül olmuştur.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
beğendiğimiz, derimizin güneş altında rengini değiştirmesi olayı aslında 'derma'
diye bilinen cildimizin ikinci tabakasındaki pigment hücrelerinin bir
reaksiyonudur. Bu hücreler UV ışınlarına maruz kaldıklarında 'melanin' denilen
daha koyu pigmentlerin miktarını artırırlar. Bu koyu pigmentler derimizin üst
tabakalarına gelirler ve böylece derimizin rengi koyulaşır. Melanin, UV
ışınlarını emer, yani vücudun melanin üretimini artırması, vücudumuzu UV
ışınlarının tehlikeli etkilerinden korumak içindir. Ama bir noktadan sonra bu da
geçerli değildir. Güneşin altında ne kadar yanmış olursak olalım, derimizin
rengi ne kadar koyulaşırsa koyulaşsın, yine de güneş ışığının içindeki UV
ışınlarının yarısını derimiz içine almaya devam edebilir.Aşırı UV
ışınlarına maruz kalmak sonunda deri kanserine bile yol açabilir. Her yıl yarım
milyon insanda bu hastalık görülmektedir. Özellikle gençler arasında giderek
artmaktadır. Gerçi bu tür, genellikle başarı ile tedavi edilmektedir ama ciğere
veya beyine yayılabilecek çok daha kötü türleri de vardır. Çok güneşli
havalarda UV ışınlarından korunmak, şapka ve gözlük takmak tavsiye edilir. UV
ışınları gözlerimize de çok zararlıdır. Unutmayalım ki, vücudumuzdaki en ince
deri göz kapaklarımızdadır. Güneşe çıkmak zorunda kalmayacaksa koruma faktörü
yüksek krem ve yağlar kullanılmalıdır. UV ışınları cisimlerden de
yansır. Bu nedenle gölgede kalmak da çare değildir. İnsan gölgede de yanabilir.
Güneş enerjisi tahmin edilenden çok daha güçlüdür. Yeryüzünde 3
kilometrekarelik bir tarlanın bir gün boyunca güneşten aldığı enerji, Hiroşima
üzerinde patlatılan atom bombasının salıverdiği enerjiye eşittir. Bombadan
enerji bir anda boşaltıldığından, şok dalgaları oluşmuş ve ölümcül olmuştur.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
