- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Büyü sözünü sık sık duyarız. Pek çok
kimse büyüden söz eder. Ama çoğumuz bunun ne
olduğunu bilmeyiz. Onun için önce büyünün ne
olduğunu anlamamız gerekiyor.
Büyü, kötü usullere başvurarak bir insanın iradesini
elinden almak demektir. Çeşitli yollarla, usulleri
kötüye kullanarak bir insanı yönetim altına almaya,
ona istenilenleri yaptırmaya genel olarak büyü
denilir. Büyü ile insanı istemediği şeylere
zorlamak, ona istemediği hareketleri yaptırmak kabil
değildir.
Büyücülük, her şeyden önce, dine ve inanca kesin
şekilde karşıt olan, batıl inançlara dayalı bir
büyüsel işlem toplamıdır. Reçeteler, formüllere
dayanan, bunlara değişik anlamlar yükleyen bir
uygulamadır.
1584te Anverste yayınlanan Gespar Peucerin
Falcılar (Les Devins) adlı kitapta büyücülük şu
şekilde tanımlanır.
Büyücülük, şeytanı tanımaya yarayan bir sanattır.
Büyücü tarafından çağrılan şeytan ve yardımcıları
kendilerini gösterirler veya kendilerini göstermeyip
de talep edilen şeyi yerine getirirler.
Büyüsel işlemler çoğunlukla olumlu (Ak Büyü) veya
olumsuz (Kara Büyü, Kırmızı Büyü) bir enerji akışına
dayalı olduğu söyleniyor. Bir enerji bedensel bir
organa, psiko-somatik (ruhsal-bedensel) bir işleve
yöneltilebilir. Tarihte birçok el yazması büyü
kitabı hazırlanmıştır. En ünlülerden biri 15.
Yüzyıla ait olduğu sanılan, önceki yüzyılda gizem
ustası Mc Gregor Mathers tarafından ilk kez
İngilizce ye çevrilen sihirbaz Ma Abra-Melinin
Kutsal Sihir Kitabıdır. (The Book of the Sacred
Magic of Abra-Melin the Mage). Kitaba göre maddi
dünya kötü ruhlar tarafından yaratılmıştır, ancak
sihirbaz, koruyucu meleğinin yardımıyla ve büyüsel
uygulamalara başvurarak, kötü güçlere karşı
koyabilir hatta kötü ruhları yönetebilir.
Büyücülüğün silahı büyülemedir, etkileme ve
telkindir. Kuramsal olarak etki ve duygu (sevgi,
nefret) dozu güçlü olan bir enerjinin belirli
nesneler, formüller kullanarak transferidir. Bu tür
etkileşimde en çok kullanılan ve Vudu (voodoo) dahil
olmak üzere, her çeşit büyüsel gelenekte mevcut olan
mum veya kilden yapılan bir heykelciktir. Hedef olan
kişiye yapılmak istenilen şey, büyüsel formüller
kullanılarak heykelciğe (kukla, bebek) yapılır. Orta
çağdan kalma bir başka yöntem, Şanlı El veya Tutuşan
El yöntemiydi. Asılarak ölen birinin eli kesilir,
kurutulur ve avucuna siyah bir mum yerleştirilirdi.
Dönemin kaynaklarına göre bu eli kullanarak
özellikle zehirlenme büyüleri yapılıyormuş.
Büyünün amacı doğanın organik gücünü sahiplenmektir
ve de bu gücü dilediğince kullanmaktır.
kimse büyüden söz eder. Ama çoğumuz bunun ne
olduğunu bilmeyiz. Onun için önce büyünün ne
olduğunu anlamamız gerekiyor.
Büyü, kötü usullere başvurarak bir insanın iradesini
elinden almak demektir. Çeşitli yollarla, usulleri
kötüye kullanarak bir insanı yönetim altına almaya,
ona istenilenleri yaptırmaya genel olarak büyü
denilir. Büyü ile insanı istemediği şeylere
zorlamak, ona istemediği hareketleri yaptırmak kabil
değildir.
Büyücülük, her şeyden önce, dine ve inanca kesin
şekilde karşıt olan, batıl inançlara dayalı bir
büyüsel işlem toplamıdır. Reçeteler, formüllere
dayanan, bunlara değişik anlamlar yükleyen bir
uygulamadır.
1584te Anverste yayınlanan Gespar Peucerin
Falcılar (Les Devins) adlı kitapta büyücülük şu
şekilde tanımlanır.
Büyücülük, şeytanı tanımaya yarayan bir sanattır.
Büyücü tarafından çağrılan şeytan ve yardımcıları
kendilerini gösterirler veya kendilerini göstermeyip
de talep edilen şeyi yerine getirirler.
Büyüsel işlemler çoğunlukla olumlu (Ak Büyü) veya
olumsuz (Kara Büyü, Kırmızı Büyü) bir enerji akışına
dayalı olduğu söyleniyor. Bir enerji bedensel bir
organa, psiko-somatik (ruhsal-bedensel) bir işleve
yöneltilebilir. Tarihte birçok el yazması büyü
kitabı hazırlanmıştır. En ünlülerden biri 15.
Yüzyıla ait olduğu sanılan, önceki yüzyılda gizem
ustası Mc Gregor Mathers tarafından ilk kez
İngilizce ye çevrilen sihirbaz Ma Abra-Melinin
Kutsal Sihir Kitabıdır. (The Book of the Sacred
Magic of Abra-Melin the Mage). Kitaba göre maddi
dünya kötü ruhlar tarafından yaratılmıştır, ancak
sihirbaz, koruyucu meleğinin yardımıyla ve büyüsel
uygulamalara başvurarak, kötü güçlere karşı
koyabilir hatta kötü ruhları yönetebilir.
Büyücülüğün silahı büyülemedir, etkileme ve
telkindir. Kuramsal olarak etki ve duygu (sevgi,
nefret) dozu güçlü olan bir enerjinin belirli
nesneler, formüller kullanarak transferidir. Bu tür
etkileşimde en çok kullanılan ve Vudu (voodoo) dahil
olmak üzere, her çeşit büyüsel gelenekte mevcut olan
mum veya kilden yapılan bir heykelciktir. Hedef olan
kişiye yapılmak istenilen şey, büyüsel formüller
kullanılarak heykelciğe (kukla, bebek) yapılır. Orta
çağdan kalma bir başka yöntem, Şanlı El veya Tutuşan
El yöntemiydi. Asılarak ölen birinin eli kesilir,
kurutulur ve avucuna siyah bir mum yerleştirilirdi.
Dönemin kaynaklarına göre bu eli kullanarak
özellikle zehirlenme büyüleri yapılıyormuş.
Büyünün amacı doğanın organik gücünü sahiplenmektir
ve de bu gücü dilediğince kullanmaktır.
