BUTUN DUNYA KONUSUYOR--THE SECRET--

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan eylulx
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Ynt: BUTUN DUNYA KONUSUYOR--THE SECRET--

bu yazıyı gözden kaçırmışım iyi hatırlatma oldu, zamanlama da muhteşem. teşekkürler.

monange ' Alıntı:
dmrcderya ' Alıntı:
Lier22 ' Alıntı:
zengin olmakla ilgili bir kitap okumuştum...
m.ö. yaşamış eski bir mısır uygarlığından çıkarılan bir yazıdan
günümüze hiç değişmemiş bir formül veriyodu...
aklımda kaldığı kadarıyla...
toplam kazancının %10' nu biriktirerek yaklaşık 5-10 yıl arasında zengin olabiliyosun...
ister gelirin 300 yetele olsun ister 3000 hiç farketmiyor.... %10'nunu biriktiriyosun ve asla borç vermiyosun vede o paraya dokunmuyorsun... her ne olursa olsun...
birikim başladıktan sonra özenle artırma ve değerlendirme işine giriyosun...
kitaplarımın arasında olacaktı eğer bulabilirsem ismini yazarım daha sonra...
kitabın yazarı bnu bizzat uygulamış ve zenginliğe ulaşmıştı...
bilmem bu yazının bir faydası olurmu?
smiliyface

cok guzel bir fikir hemen uygulamaya koyuyorum.. smiliyface

Asagidaki linketeki yaziyi okumanizi tavsiye ediyorum.. Yararli olacagini dusunuyorum hepimiz icin....

http://www.hayatimdegisti.com/forum/zenginlerin_7_ozelligi-t3436.0.html

actionsmile
 
Ynt: BUTUN DUNYA KONUSUYOR--THE SECRET--

monange ' Alıntı:
dmrcderya ' Alıntı:
khkh56
evet monange herkes zengin olsun. elini kolunu tutan yok degil mi ya alk78
ben de nedenini bilmiyorum ama bizim milletteki olumsuz telkinler sunlar.
-Para kazanmak kolay mi?
-Prayi sokaktan mi topluyoruz
-Birak onu bunu da para kazan da o zaman gorelim.
-Para kazanma ugrasi disinda her sey sacma ve anlamsizdir. (Halbuki insanin kendini gelistirmesi daha cok bollugu cekmesini saglar bance)

-Biz adam olmayiz. En kotusu ve en yaygini bu.
Sanirim kendimize baskalarinin gozuyle bakma aliskanligi edinmisiz, milletce kendi gozumuzle gormeyi becerebilsek...

Evet dmrcderya cim o nedenle buradayiz degil mi yaaaaa .. Bilincaltinda kaliplasmis her ne konu olursa olsun telkinler ve kendini gelsitirici bilgiler onun icin var dimi canimin ici... Ben suna inaniyorum ki bu yanlis kaliplardan dolayi türküyedeki insanlar bu sekilde garip bir kaosun icinde... Bir baskasi biraz iyi durumda olsa hemen arastirmaya girilir.. NAsil oluyorda bu kadar kazaniyor yada harcama yapiyor vs vs diye.. Anlatmama gerek yok... Kisaca Cem Yilmaz in son gösterisinden bir örnekle bitirmek istiyorum...

Kendi gösterisine gelen insanlarin cogunun salonu full görmesi sonucunda kendi aralarinda konustuklari tek konu suymus : Bilete tam adam basina su payari verdik.. Bu salando yaklasik 3,000 kisi olsa bu gecenin hasilati su kadardir.. Iyi iyyyiiiii vallaha iyyyiiiii .. Iyi para kazaniyor velet.. Sende istiyorsan sende cik sahneye yap bu isin aynisini veya benzerini sende kazan o parayi kim engel ki sana cilgin897 dimiiiii yaaaaa ...

Birakalim artik isimize yaramayan elestirileri bunlarin bizi geriletmekten baska bir faydasi yok... , kendimize örnek almak istediklerimizi , gelistirici konulari örnek alalim.. s456

Canim %100 oraninda haklisin bence deee... clapping super. Olumsuza odaklanmayalim artik.
Bu arada Cem Yilmazi hatirladim, cok komikti... khkh56 Adam dogru soyluyor...
 
Ynt: BUTUN DUNYA KONUSUYOR--THE SECRET--

ben de bu konuda tam emin degilim

ama bu filmde elimizde olanlara sukretmeyi de ogutluyor yani once Allah a bize verdigi nimetler icin sukredicez daha sonra ondan istediklerimizi samimi bir sekilde istiycez evet Allah dualari geri cevirmez dunya da olmasa bile ahirette mutlaka olur bunu islam kaynaklarindan biliyoruz secret filmi bunu biraz degistirip evrenden istememizi soyluyor ancak evrenin de bir yaraticisi var o da Allah

ben de secret filmini izledikten sonra Allah a daha cok sukretmeye basladim ve ondan icimden gelerek istiyorum ve Allahin izniyle oluyor

sevgiyle ve pozitif kalin hismiley
 
Ynt: BUTUN DUNYA KONUSUYOR--THE SECRET--

SÜMBÜLx ' Alıntı:
arkadaslar bu yaziyi bir sitede gordum sizlerle paylasmak istedim ne kadar seversek sevelim ya da bir seye ne kadar olumlu bakarsak bakalim yine de ustunde dusunmeli hatta suphe etmeli ve arastirmaliyiz diye dusunuyorum yoksa orta cagdan ne farkimiz kalirdi.Ne soylenirse oldugu gibi kabul edemeyiz ki...! degil mi?!kanitlanmis seyler bile degisim gosterebilir ki bu yasa gercekten kanitlanmis mi bilmiyorum herkes bir yerler de Albert Einstein in bu konunun dogru oldugunu soyledigini yaziyor.Ben henuz okumadim ve incelemedim.

idea3 fikir sizin.............................!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
bir fikir elestiri yazisi oldugu icin siiznde okumanizi istedim.





The Secret; İste Yeter ki!

Şu herkesin elinden dilinden düşürmediği meşhur! çekim yasasını anlatan kitap (The Secret) hakkında görüş belirtme niyetim hiç yoktu. Ta ki bunların kendi kendilerine ‘öğretmen’ dedikleri, hem kitap hem dvd filmlerinde bolca referans gösterdikleri David Schirmer adlı (sözde) üstadin ortaya çıkan sahtekarlığını okuyana kadar…

Bu Avusturalyalı ağbi bir yatırım uzmanı ve eğitmeni, bir konuşmacı, bir yazar… Yıllık geliri 1.5 milyon doların üzerinde.

Önce onun The Secret’da yer alan şu muhteşem sözüne bir bakalım:

“Bu ’sır’rı ilk anladığımda birçok fatura ödüyordum, bir sürüsü de sürekli posta kutuma doluşuyordu. ‘Bunu nasıl değiştirebilirim?’ dedim.

Çekim yasası ‘Neye odaklanırsan onu elde edersin?’ der.

Bankadan hesap belgemi aldım, mevcut bakiyemin olduğu yeri silerek, olmasını istediğim miktarla değiştirdim ve bana sadece çeklerin gönderildiğini hayal ettim. Bir ay içinde işler değişmeye başladı. Ve bu inanılmazdı. Artık sürekli çek alıyorum, fatura da geliyor, ama daha çok çek alıyorum.”

Ne güzel değil mi?

David verdiği ‘Zengin Olmanın Sırrı’ eğitimlerinde, öğrencilerinden ‘kısa dönemde yüksek faiz’ vaadleri ile kurduğunu söylediği yatırım fonuna para topluyor. Sonrasını tahmin ediyorsunuz. Bırakın faizi, kimseye ana parasını bile geri ödemiyor. (David’in şirketinde çalışıp yıllardır maaşını almayı bekleyenler de var.)

Kısaca bu yatırım hocasının sırrı, etrafındaki kişilerin cebinden paraları çekmeye odaklanmış.

A Current Affairs isimli bir TV programının ortaya çıkardığı skandal sonrası Avusturalya hükümeti kendisine vergi davası açsa da, o dünyanın dört bir yanında insanlara nasıl kısa zamanda zengin olabileceklerini öğretmeye(!) devam ediyor. Talebi de bir hayli fazla!

İşte o TV programının birinci bölümü [ingilizce, hem de Avusturalya aksanı ile!] ( bu videoyu buraya ekleyebilrisem ekleyecegim simdi yapamadim tekrar deneyecegim)
Bunlar da daha sonra çekilen ikinci ve üçüncü bölümleri.

İşte bize The Secret kitap ve dvd filmlerinde yaşamın, mutluluğun, herşeyin sırrını öğreten sözde gurulardan birinin durumu. İçler acısı… [Robin Sharma‘nın kulakları çınlasın!]

Mağdur David de boş durmuyor ve kendisi hakkında yapılan suçlamalardan ne kadar canının yandığını söylediği bir cevap videosu yayınlıyor. İçinde elle tutulur hiçbir done yok; hepimizin alışkın olduğu medya suçlaması dışında. Çok iyi bir politikacı olurmuş bu adam.

Dönelim kitaba tekrar.

Bakın bizim coğrafi, siyasi, eğitim veya sosyo-ekonomik nedenlere dayandığını sandığımız bir gerçek nasıl ters yüz ediliyor:

“Sizce neden dünya nufusunun % birini dünyada ki toplam maddi gelirinin % doksan altisini sını kazanıyor? Tesadüf olduğunu mu düşünüyorsunuz? Hayır değil! Düzen böyledir, onlar bir şeyleri anlamışlardır. Onlar ’sır’rı biliyorlar. Şimdi siz de ’sır’ra ulaşıyorsunuz.”

Olumlu veya olumsuz; hangi düşüncenize odaklanırsanız onu kendinize çekmiş olursunuz, o gerçek olur.

Sevgili arkadaşlarım, siz de bu sırrı bilince artık zengin olabileceksiniz. Ve dolayısıyla yeryüzünde yaşayan herkes okursa… Fakirlik tarihe karışıyor!

Piyango bileti alıp büyük ikramiyenin çıkmamasını istiyen tek kişi olabilir mi? Veya kazanmayı hayal etmeyen, çıkarsa o parayla yapacaklarını hayal etmeyen? Bilet alanlar zaten bu hayalleri satın almıyor mu? Milyonlarca kişi aynı hayali kuruyor.

Bu kitabı okuyup daha olumlu ‘istemeyi’ öğrendikten sonra hepimize büyük ikramiye çıkıyor!

Zengin olmak hiç bu kadar kolay olmamıştı. Ya da sağlıklı olmak, sevgiliye kavuşmak, mutlu olmak, uzun yaşamak… Ya da savaşların bitmesi, açlığın bitmesi, aids, kanser… Siz hayal edin, küresel ısınma da biter. Susuzluk da!
Serdar Turgut; “Büyük ölçüde ‘umutsuz ev kadınları’ olarak adlandırılabilecek toplum kategorisi nezdinde çok popüler olan bu kitabı, Türkiye’de de çok kişi okuyor. Kitabı, bu sınıfın ilgiyle okumasının başta gelen nedeni, umutsuz ev kadını tarafından yazılmış olmasıdır.” derken, Radikal’den Pınar Öğünç konuya erotik bir boyut katmış: “‘Sır’ değil, servet p o r n osu.” “Modern safsata” ise zihnimize yeni giren başka bir ifade…

Hatırlarsınız, Ayşe Arman Türkiye’deki yayıncının yardımı ile kitabın yazarı Rhonda Byrnes ile (mail yoluyla) bir söyleşi yaptığını zannediyor, gazetesinde yayınlıyor. Sonra anlaşılıyor ki cevapları gönderen Rhonda değil!

Başta inkar eden, sonra olay netleşince “Ha yazar cevaplamış, ha ben” deme pişkinliği gösteren bir yayıncı var karşımızda! Ve tabii ki dolandırıldığını düşünen bir Ayşe Arman.

Çekim yasası birilerin dolarları kendine çekmesine yaramış yaramasına da, olumsuz bir takım gariplikleri de etrafına çekiyor gibi. [Benim evde durmuyor bu kitap artık ]

Bu arada unutmadan; David Schirmer da The Secret’daki arkadaşlarıyla yeni bir zincir satış politikası başlatmışlar. Çıkardıkları 47 dolarlık “How To Apply The Secret Step-by-Step” [Sırrın Adım Adım Uygulaması] isimli yeni kitaplarını satmak için “arkadaşlarınıza tavsiye edin, zengin olun” diyorlar. David’in hesabına göre yılda 47.107 dolar kazanabilirsiniz!

‘Kolay yoldan her güzel şey benim olsun’ diyen genel insan psikoloji için bu “sır” ne güzel bir besin kaynağı değil mi? Sen iste, düşünü kur; gerçek olur! Ver damardan!

Araştırmalarım esnasında The Secret’ı tiye alan bir komediye de denk geldim. [Maalesef yine İngilizce] Biraz kafamız dağılsın!

Odaklanmanın önemini ise hiçbir zaman yadsımıyoruz. [Bknz: İstersen Yaparsın!] Hayallerinin gerçek olması için tabi önce istemek, gerekli donanıma sahip olmak ve sonrasında tutkuyla ve odaklanarak çalışmak gerekli.

Olumlu düşünmenin sırrını Hz Mevlana zaten yıllar önce bize vermedi mi?

“Kardeşim sen düşünceden ibaretsin.
Geriye kalan et ve kemiksin.
Gül düşünürsün, gülistan olursun.
Diken düşünürsün, dikenlik olursun.”

“Geleneksel hurafelerle tatmin olmayan ama hurafesiz de kalamayan; dinlerin ortodoks yorumları ve ibadet modelleriyle uyumsuz ama gündelik hayattaki maneviyatsızlıktan da mustarip günümüz insanının bu tezden çok etkilenmesinde şaşacak bir yan yok elbette.” diyen Haşmet Babaoğlu, The Secret’in asıl sırrını hayal-dua-dilek-adak ile ilişkilendirdi geçenlerde.

Pek bir keyifli dile getirmiş düşüncelerini:

“Çevreme bakıyorum da, Rhonda Byrne’nın The Secret/Sır adlı kitabının etkisi yayıldıkça yayılıyor.

Beş yıl önceki sevgilisinin fotoğrafını önüne koyup bakarak ‘geri gelmesi’ni umut edenler…

Her sabah ceket cebine yüklü miktarda uyduruk bir çek koyup evden çıkan ve yakın zamanda yerini gerçeğinin alacağından emin olanlar…

Sadece ‘pozitif’ şeyler düşüneceğim diye yanında hastalıktan, dertten söz ettirmeyen bencil alıklar…

Daha neler neler var!

Kimisi açık açık yapıyor bunu kimisi de çaktırmadan. Adı da ’sikrıt yapmak’ olup çıkmış.

Birkaç ay önce bu konuda yazmaya kalkmış sonra uzun boylu eleştiriye girmekten vazgeçmiştim.

Öyle ya! Bu tür kitaplar taşıdıkları büyük iddiaya ve teorilerinin kapsayıcılığına rağmen okurlarıyla aslında bire bir ilişki kuruyordu.

Bir anlamda homopatik ilaçlara benziyorlardı. Hastalığa değil ama özel olarak o ‘hasta’ ya derman olan ilaçlar gibiydiler. O yüzden okurla kitap arasına girmemek belki en iyisi diye düşünmüştüm
Fakat gözlemlediğim The Secret çılgınlığı en azından bir nokta üzerine kesin sözcüklerle yazmaya itiyor beni.

Hangi nokta mı?

Asıl sır noktası…

Rhonda Byrnes’ın yaptığı ne?

Binlerce yıllık insanlık kültürünün hayal-dua-dilek-adak konusunda biriktirdiği ne varsa hepsini bir araya getirip ona bir bilimsel yasa (Çekim Yasası) süsü vermek…

Bu ‘yasa’ya göre bir şeyi olumlu biçimde çok isteyip özellikle de ‘görselleştirdiğinizde’ mıknatısa dönüşüyorsunuz. Ve o şey eninde sonunda gelip sizin çekim alanınıza giriyor, yani isteğiniz gerçekleşiyor..

The Secret’ın baştan çıkarıcı yüzlerce örnek ve alıntıyla anlattıklarının özü bu.

Geleneksel hurafelerle tatmin olmayan ama hurafesiz de kalamayan; dinlerin ortodoks yorumları ve ibadet modelleriyle uyumsuz ama gündelik hayattaki maneviyatsızlıktan da mustarip günümüz insanının bu tezden çok etkilenmesinde şaşacak bir yan yok elbette.

The Secret.

Dinsel değil ama öyleymiş gibi..

Bilimsel değil ama öyleymiş gibi…

Kitabın etkisi ve ünü de buradan kaynaklanıyor zaten: mış gibi yapmasından…

Ama bir sorun var.

Derin bir eksiklik…

Büyük bir boşluk duygusu…

Hayır! Birçok eleştirmenin vurguladığı gibi, kitabın aşırı maddi taleplere, günümüz insanının mutlak zenginlik ihtiraslarına hoş bakmasını kastetmiyorum. O işin ‘gel gel’ tarafı!

Ama dikkat ederseniz fark edeceksiniz; yüreği titretmiyor The Secret.

Soğuk.

Bir prospektüs kadar işlevsel fakat soğuk!

Neden peki?

Sır da orada zaten.

The Secret bir operasyon.

İnsanlığın binlerce yıllık hayal-dua-dilek-adak kültürünün içinden Tanrı kavramını çekip çıkartma operasyonu…

‘İstersen olur’ diyor The Secret.

Ama kim ‘ol’ duracak?

Kimse!..

‘Zaten yasa böyle’ diyor The Secret.

Tanrı’nın adını ağzına almıyor. Onun yerine sürekli ‘evrene güvenin, inanın, inanç duyun’ diyor.

Ancak işin bilim tarafından baktığınızda da sorun şu: Bilimde ne böyle bir yasa var ne de böyle bir evren vizyonu!

Kitabı okuyunca ‘canım bu kitap babaannemin duaları ve batıl inançları gibi bir şey’ diyenler var. İyi niyetlerine rağmen özünde yanılıyorlar.

Babaannelerimiz de kırk kez söylenenin gerçek olacağına inanırdı ama ne isterlerse Tanrı’dan isterlerdi.

Bilirlerdi ki, sadece kendileri istediği için değil, Tanrı istediği için dilekler kabul olur.

Hem ilgilisine hatırlatmanın tam sırası…

İnsan dua eder, diler, ister ama bütün dinlerde kesin uyarı şudur: Neyin gerçekten hayır neyin şer olduğu bilgisi ne evrene ne de insana aittir. (’Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlıdır, sevdiğiniz bir şey de şerdir. Allah bilir de, siz bilmezsiniz.’ Bakara/216)

O yüzden dualar takdiri Allah’a bırakır.
Hem ilgilisine hatırlatmanın tam sırası…

İnsan dua eder, diler, ister ama bütün dinlerde kesin uyarı şudur: Neyin gerçekten hayır neyin şer olduğu bilgisi ne evrene ne de insana aittir. (’Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlıdır, sevdiğiniz bir şey de şerdir. Allah bilir de, siz bilmezsiniz.’ Bakara/216)

O yüzden dualar takdiri Allah’a bırakır.

O yüzden dua denilen şey The Secret’taki gibi önü alınmaz bir tutku ifadesi değil, yakarış ve teslimiyettir.”

Haşmet’in dediklerine tek bir eklemem var.

İçimizdeki “umut açlığı” fırsatçı bir yazarın yazdığı bir kitap ile beslenebilen bir kıvama geldiyse, acaba umutlarımız da mı fırsatçı olmaya başladı?


Teşekkürler, ellerine sağlık sümbül kardeş.
Ben de bu çekim yasasını şu sitede okuduktan beri aynı şeyleri düşünüyorum, neden huiç ALLAH diye söz edilmiyor, her kes her istediğini yaparsa şu dünyanın hali ne olur???

Bence bu çekim yasası falan-filan gibi şeyler boş, tek bir şey var ki, her zaman olumlu düşünmek ve her ne olursa-olsun ve başımıza her ne gelirse-gelsin bi hep pozitif olmak gerekir, çünkü eğer biz yalnış bir şey yapmadıysak başımıza gelen her kötü ve iyi şeyde bir hayir vardir. Bence ALLAH(c.c.) hiç bir bendesinin olumsuz düşünmesini ve karamsar olarak hayata küsmesini de istemez. Ne dilersek ALLAH (c.c.)den dileyelim, ama hayırlısını tabiii ki.... kiss3
 
ben daha filmi izlemedim bir arkadaşım tavsiye etti bir saattir internette arıyorum bu siteye sırf filmi izlemek için üye oldum acaba burada elinde olan varmı
 
Yukarıdaki yazıyı okudum... haklı taraflarıda va saçmaladığı taraflarıda...

Sırrın uygulanması ile ilgili bilgiler yıllardır düşünce gücü kitaplarında mevcut. Bir kitabın reklamı çok iyi ve anlatımı yalınsa bu ticari bir başarıdır. Ve öğretilmek istenen amacı max düzeyde okuyucuya sağlamak amaçlanmıştır. Harika bir belgesel çevrilmiştir... Ve belgeselin bir yerinde DİNİ KONUYA DEĞİLİMİŞTİR. Evren ve Allah arasındaki bağı anlatıyor.

Ha burda ticari başarı ön plana alınmış ve objektif olunmak istenmiş. Yani Allaha inananda inanmayanda hedeflenmiş. Allaha inanmayan biri bunun dini bir kitap olduğunu düşünüp okumayabilirdi demi... Dini konulara girilmemiş...

Gerçek şu ki... bir insan Allah'a inansa da inanmasada dünyada her istediğini yapabilir istediği herşleye sahip olabilir. Allah inancı öldükten sonrada sorgulanacaktır.

Çekim yasasını dini olarak kanıtlayan bir makale yazmıştım. ve halada araştırıyorum... onlarca örnek var... Kuranı, incili ve tavratı araştırıyorum biraz araştırırsanız şok olacaksınız...

Ha ister kitapta anlatılsın... ister en kral belgesel çekilsin... isterse adım adım uygulamalar öğretilsin. Bu güç gerçekten belli kişilere veriliyor... Çoğu insan bunu içsel olarak başaramıyor. bunuda yeni yeni anlıyorum
 
Ha ister kitapta anlatılsın... ister en kral belgesel çekilsin... isterse adım adım uygulamalar öğretilsin. Bu güç gerçekten belli kişilere veriliyor... Çoğu insan bunu içsel olarak başaramıyor. bunuda yeni yeni anlıyorum


yani uğraşmanın bir faydası yok diyorsunuz? ben bu konuda en çok yazanlardan ve bilgi vermeye çalışanlardan biri olduğunuzu düşünüyordum..
yanlış mı anladım acaba rt67
 
Ha ister kitapta anlatılsın... ister en kral belgesel çekilsin... isterse adım adım uygulamalar öğretilsin. Bu güç gerçekten belli kişilere veriliyor... Çoğu insan bunu içsel olarak başaramıyor. bunuda yeni yeni anlıyorum
Bende bu noktayı soracaktım...Yani çekim yasası ile ilgilenenler uygulamaya çalışanlar bunu başarmış mı sayılıyor?(bu güce sahip mi) yoksa ne anlatırsak anlatalım bunu uygulamayanlar mı nu güce sahip değiller?açıkcası kafam karıştı birazterli345
 
bu güç hepimizin içinde var kullanmayı secenler veya secmeyenler arassında bir fark vardır,akın berk arkadasımız bunu kastetmıs olabilir tabi kendi acıklayacaktır
 
akın berk arkadaşım herhalde yunus emre,mevlana gibilerinden bahsediyor..herhalde secreti en iyi uygulayanlar onlar....dusun2
 
bu güç hepimizin içinde var kullanmayı secenler veya secmeyenler arassında bir fark vardır,akın berk arkadasımız bunu kastetmıs olabilir tabi kendi acıklayacaktır
Aynen bende öyle düşünüyorum...mesela anneme anlatırım böyle böyle istediğine sahip olabilirsin,dertlerinden kutulabilirsin diye ama hiç umursamıyo bunu,yine bazı arkadaşlarıma da anlatıyorum doğrudur diyolar ama sadece demekle yetinip ertesi gün ne anlattığımı bile hatırlamıyolar:) sanırım böyle bişey...
 
Benim bu yazıdan anladığım Akın Berk sanırım inancın gücünden bahsetmiş.
Elbette isteyen herkes çekim yasasını çalıştırabilir,uygulayabilir.Ama içimizdeki kalıpları aşmamız zorluyor bizi,doğru olduğu sanılarak içimize yıllarca işlenen yanlış bilgiler bize istemeden bir fren sistemi koyuyor.

İnancın gücü burada tartışılmaz bir unsur bence.Sadece inanmak ve ne olursa olsun hedefimizden şaşmamak.Eğer denildiği gibi hayırlıysa o olur.

İnancın gücü evet sayılı insanlarda vardır,doğru olabilir.
Öz'ü bulmuş ve içselleştirmiş kişi çekim yasasını en kusursuz işleten kişi olsa gerek.

Sonuca odaklanmadan,kafasında şüphe barındırmadan yönelen kişi ile bunun tam tersini yapan biri ne kadar aynı kefeye koyulabilir ki.Her daim kafasında sorularla gezen,doğruluğu kanıtlanmış veya kabullenilmiş birşey için bile aynı konuda binlerce anti tez oluşturabilen ve buna kendi kendini inandırmayı seçen birisi sanırım sadece soruları kendisine çeker ve belirsizliği.

İnanç en güçlü çekimdir bence.

Bir şeyin zaten sizin olduğuna inanmanız,ona elbet ulaşacağınızı bilmeniz yolun yarısını kat ettirir size.Geriye kalan eylemdir.

Naçizane fikirlerim.

Sevgiler.
 
Tarih boyu bir şeyler başaran insanlar secret diye bir kitap okumamışlardı. yada bizim burda sıraladığımız onlarca yöntemi kullanmamışlardı. yada internet sitelerinden onlarca makale okuyacak imkanları yoktu. Bunlar istedikleri için zaten o bilince kavuşan insanlardı. Bu bilinç onlara oturana kadar aylar yıllar geçti. Başarısız ola ola başarının asıl sırlarını ve doğru düşünmeyi öğrendiler. Dünyayı sarsan asıl şeyi nedir Secretin içindeki bilgiler mi ? hayır ben size secretten daha etkili bir çok kitap sayarım yıllardır var olan.

Secret Ambalajı güzel, anlatımı yalın dünyadaki hangi dile çevririlse çevrilsin okuyucuyu etkileyecek kadar özel kelimesi kelimesine tasarlanmış VE sloganını da insanların egolarını hesap edip "Büyük Yaşam Sırrı" diye cuk oturan bir cümle koyan, Etkileyici bir belgeselle desteklenmiş TİCARİ BİR BAŞARIDIR.

ne kadar benzer bilmiyorum. Titanik hakkında 1999 den önce ne biliyordunuz. Di caprionun 99 de çevirdiği 11 oscarlı filmden sonra TARİHİN EN BÜYÜK trajedisi diye konuşulan Titanici 99 den önce kaç kişi biliyodu. Oysa 1912 de batmıştı. Öyle bir film çekmişlerdi ki Sonu bilinmesine rağmen etkileyciydi. Yaşananlardan çok akılda kalan filmin kendisiydi...

Ben elbette bu siteye bildiğim ölçüde yazıcam. Yazmanın faydalarınıda gördüm. soruldukça cevapladım. Aynı şeyleri tekrar tekrar yazarken bir daha hatırladım... sonra bir daha... sonra bir daha....

Ben bu yola çıkarken 1 yıl hiç birşey dilemedim. mutlu olabilmeyi öğrendim. sevginin gücünü öğrendim. evrendeki adaleti keşfettim. insanları gözlemlemeyi öğrendim. Yardım edebilmenin geri dönüşümünü öğrendim. Olumsuzluklar karşsında hiç etkilenmemeyi öğrendim. Mütavzi olmayı öğrendim, egolarımdan sıyrılmayı öğrendim. Vazgeçmemeyi öğrendim.

Bunu insanlarla yazılarımda olabildiğince paylaştım. Ama görüyorum ki. Bizim yazılarımızın henüz bir kaçını okuyan daha bakış açısını deiştirmeden hemen aklındaki dileği gerçekleştirmek için yola koyuluyor. sırf o resmi kafasında tutarak gerçekleşebiliceği kanısına düşüyor. 3-4 gün sonra gelip "yapıyorum ama niye olmuyor" ağla2 diyolar. Yada karşısına çıkan olumsuzları yaratımın bir parçası olduğunu hesap edemeyip bu düşünce sisteminin işe yaramadığını söylüyolar. herşeyi başa döndürüyolar. Bunu büyü gibi görüp yöntemler bütünü sandıkları için "işe yaramıyor" diyorlar. Yada birazcık gayret edip inatla kendileri için gereli olan parayı ve objeleri çekiyorlar. Ama çektikleriyle kalıyor tekrar tekdüze hayatlarına geri dönüyorlar. Dinini bile yarım, desteksiz, gelenekçi öğrendikleri için "iyide ALLAH bunun neresinde" diyorlar. İnançları kırılıyor. Benim gibi ayet ayet inceleyip gözleri dolabilen birine Ateist yakıştırması bile yapabiliyolar. (kimin umrunda) =)





Doğru olan en mükemmel yaşantıyı dilemek deildir. Kıyaslamanın doğasında eşitsizlik vardır. Birileri bizden ya daha iyi yada daha kötü olucaktır.Fizikte "verim" diye bir kavram vardırki, her şey bir verim dahilinde gerçekleşir. Birileri hep daha çok isteyecektir birşeyleri...

Bu güç neden mi herkese verilemez. Çok basit.

Toplumda herkesin üst düzeyde yer aldığı düşünülemez. Kişiler arasında mutlaka az yada çok bir takım farklar olucaktır. Çünkü Evrensel Zihin toplum düzenini fizik, ruh, yetenekler, zenginlik derecesi gibi çeşitlilik esasına göre kurmuştur. Toplumun her düzeyde bireylere ihtiyaç vardır. Birşeyleri göremeyen insanlar mutlaka olucaktır. Bu saydıklarım olmadan toplumun çarkları dönmez dönemez...

Eğer bu gücün sizde olduğuna inananlardansanız,Bu yola baş koyan insanın ilk yapacağı şey "ben kimim" sorusunun yanıtını aramaktır. kim olduğunu ve neden burda olduğunu bul. ilk yapmanız gereken budur.
 
Secret Ambalajı güzel, anlatımı yalın dünyadaki hangi dile çevririlse çevrilsin okuyucuyu etkileyecek kadar özel kelimesi kelimesine tasarlanmış VE sloganını da insanların egolarını hesap edip "Büyük Yaşam Sırrı" diye cuk oturan bir cümle koyan, Etkileyici bir belgeselle desteklenmiş TİCARİ BİR BAŞARIDIR.

Ben bu yola çıkarken 1 yıl hiç birşey dilemedim. mutlu olabilmeyi öğrendim. sevginin gücünü öğrendim. evrendeki adaleti keşfettim. insanları gözlemlemeyi öğrendim. Yardım edebilmenin geri dönüşümünü öğrendim. Olumsuzluklar karşsında hiç etkilenmemeyi öğrendim. Mütavzi olmayı öğrendim, egolarımdan sıyrılmayı öğrendim. Vazgeçmemeyi öğrendim.

Bunu insanlarla yazılarımda olabildiğince paylaştım. Ama görüyorum ki. Bizim yazılarımızın henüz bir kaçını okuyan daha bakış açısını deiştirmeden hemen aklındaki dileği gerçekleştirmek için yola koyuluyor. sırf o resmi kafasında tutarak gerçekleşebiliceği kanısına düşüyor. 3-4 gün sonra gelip "yapıyorum ama niye olmuyor" ağla2 diyolar. Yada karşısına çıkan olumsuzları yaratımın bir parçası olduğunu hesap edemeyip bu düşünce sisteminin işe yaramadığını söylüyolar. herşeyi başa döndürüyolar. Bunu büyü gibi görüp yöntemler bütünü sandıkları için "işe yaramıyor" diyorlar. Yada birazcık gayret edip inatla kendileri için gereli olan parayı ve objeleri çekiyorlar. Ama çektikleriyle kalıyor tekrar tekdüze hayatlarına geri dönüyorlar. Dinini bile yarım, desteksiz, gelenekçi öğrendikleri için "iyide ALLAH bunun neresinde" diyorlar. İnançları kırılıyor. Benim gibi ayet ayet inceleyip gözleri dolabilen birine Ateist yakıştırması bile yapabiliyolar. (kimin umrunda) =)



Doğru olan en mükemmel yaşantıyı dilemek deildir. Kıyaslamanın doğasında eşitsizlik vardır. Birileri bizden ya daha iyi yada daha kötü olucaktır.Fizikte "verim" diye bir kavram vardırki, her şey bir verim dahilinde gerçekleşir. Birileri hep daha çok isteyecektir birşeyleri...

Bu güç neden mi herkese verilemez. Çok basit.

Toplumda herkesin üst düzeyde yer aldığı düşünülemez. Kişiler arasında mutlaka az yada çok bir takım farklar olucaktır. Çünkü Evrensel Zihin toplum düzenini fizik, ruh, yetenekler, zenginlik derecesi gibi çeşitlilik esasına göre kurmuştur. Toplumun her düzeyde bireylere ihtiyaç vardır. Birşeyleri göremeyen insanlar mutlaka olucaktır. Bu saydıklarım olmadan toplumun çarkları dönmez dönemez...

Eğer bu gücün sizde olduğuna inananlardansanız,Bu yola baş koyan insanın ilk yapacağı şey "ben kimim" sorusunun yanıtını aramaktır. kim olduğunu ve neden burda olduğunu bul. ilk yapmanız gereken budur.


Bu satırlara tamamıyle kalpten katılıyorum..Bakış açımızı özümüzü değiştirmemiz şart,bilinç düzeyimiz değişmeden "şunu istiyorum olmuyor,bunu istiyorum olmuyor" demek şımarıklık oluyor..Akın benim duygularıma tercüman olmuşsun ben de dışarıda bir arkadaşımla aynı şeyi yaşadım..O özel hayatında birini çekebilmek için benden fikir istemişti ben de birkaç konudan bahsettim,sadece çekim yasası hakkında yüzeysel bir bilgisi vardı..Çok çabaladım ,sitemizden çok data bulup özel kendim seçtim yolladım ama umurunda değildi..sanki bir hap istiyordu yutayım yarın olsun..İşte ben bu yaklaşımı anlamakta güçlük çekiyorum..Ne kadar egoistçe ve yüzeysel "amaan işim görülsün tamam" yaklaşımı bu..Ve dediğin gibi Akın 1-2 gün sanki oyun oynarmışcasına demek istediğim dalga gecer gibi imgeleme yaparak bazen bana sorunca " 1 hafta yaptım yetmez mi off neden olmuyor,olmuyor işte ben biliyordum olmayacağını" demeleri beni çıldırtıyor..Hep inandığım birşey var bir insan değişmeyi kendi istemeli önce,kendimiz değişmeden ve bizim kendimizin bu değişim için çabası olmadan etrafı değiştirmeye çalışmakla olmuyor..Bu bilinç düzeyine gelmek çalışma gerektiriyor..Bir kere insanlar çok katmanlı,çok kalkanları var,çok suni hatta çoğu yani bunu açıkça söyleyebilirim..Bu yolda boşa geçen zamanlarına üzülüyorum ben aslında ama bu da onların tekamülü..Bazı dersleri kendileri yaşayarak öğrenmeleri gerekiyor..

Secret konusuna da tamamen katılıyorum yani ticari bir başarı olduguna,o sadece bir kapı oldu,hatta %100 düşünce gücü kitabı ben kendimi bildim bileli raflardaydı,ama secretta çok iyi pazarlama yapıldı,görsel olarak da çok desteklendi ve dediğin gibi kitap her seviyeye hitap eden kapsayıcı kolay okunan bir dille yazılmıştı..Çekim yasasının hakkını yemiyorum ama çok değerli başka metodlar da var Kuantum Düşünce Yöntemi ,ben onun evrensel bütünün hayrını da çok güzel ortaya koyduğunu düşünüyorum..

Bir de genelde konuyla ilgilenmeye başlayan herkesin direkt sorduğu " neden o zaman dünyadaki herkesin istekleri gerçekleşmiyor,neden o zaman herkes zengin değil.." gibi klasik soruları var..Sadece bir metodu okumak bazen yeterli olmuyor,aslında tüm metodlar bir bütünü oluşturuyor,hatta konular,örneğin Karma konusu,Bu tarz yaklaşımlarla olunca konuşmak ve iletişim krmak zor olabilyor bazen günlük hayatta dışarıda kişilerle..Bana " neden o zaman dünyadaki herkesin istekleri gerçekleşmiyor,neden o zaman herkes zengin değil.."diye sorup da bir böbürlendikleri zaman göreceksiniz aa34kaleciyi ters köşeye yatırmış gibi bir ifadeleri oluyor :)) enerjimi tükettiklerini hissedince sessiz kalmayı seçiyorum çünkü algılayabilecek frekansta olmuyorlar, çünkü gerçekten öğrenip yardım almak istemediklerini anlıyorum o zaman ,daha çok bir haklı çıkma ve altetme çabası içinde oluyorlar :))))))
 
Arkadaşlar okuyamadım hepsini ama benim bildiğim şey secret'in bende işe yaramadığıdır...Çok fazla kendinizi vermeyin, kesin olan şu ki dualar kabul olur, dua ederken rahatlarsınız ve sizi yaratan yaratıcıdan istersiniz dileğinizi ama secretta tanrı denen bir olgu yok, insanın içinde tanrının bir parçası olduğundan söz ediliyor, aslında bir dinin uzantısı gibi bişi bence...Allah yarattıklarına kendi nefesinden üflemiştir ama bu bizim sadece düşünerek birşeyleri başaracağımız anlamına gelmez...İnancımız doğrultusunda dua etmek en güzeli...
 
insan inandığını görür... İşe yaradığını yada yaramadığını söylesen haklısındır pofuduk =)
 
aslında benim ne demek istediğini anladığını biliyorum, bu inanmak ya da inanmamakla ilgisi yok, bi işe yaramıyor işte...
 
Hani bir olayda derler ya 'Ben almıyorum,ama alana da mani olmuyorum' diye,bu mesajların sonu biraz oraya gidiyormuş gibi geldi bana.

Sende işe yaramıyor olması demek kimse bunu başaramaz demek değil ki Sevgili Pofuduk onayi

Şimdiye kadar çekim yaparak bir şeyleri başaran o kadar çok kişi var ki burada.Olmuyor işe yaramıyor diyerek sadece kendi fikirlerini yansıtıyorsun.

Ben olmadığına,işe yaramadığına inanmıyorum,ama buna inanmayı seçene de mani olmuyorum.

Sevgiler.
 
Bütün dünya konuşuyor the secret (ya müslümanlar)

Bu konu üzerin uzunca bir zamandır ben de düşünüp yorumlar getirmeye çalışıyorum kendimce.biraz haklılık payı olduğunuda düşünmekteyim ama ben olaya sadece islami bir bakış açısı ile baktığımda Allah (c.c) bizi düşüncelerimizden dolayı cennet ve cehennem ile müjdeliyorsa demekki düşüncelerimiz bir şekilde hayatı evreni kendi içimize doğru çekiyordur.yoksa kalkıp bir inançsız insan ben bunu istemedim sen verdin diye bilir (haşa) işte biz müslümanlar biliyoruz ki zaten bir şeyleri bilmeye başladığımızdan itabaren her şeyi kendimiz istedik ve yaşadık tesadüf,şans olmadan haksızlığa uğramadan,uğratılmadan demek ki the secret ta doğru olan noktalar varmış.zaten inanın bu doğrular ve daha bir çok u bizim gözlerimizin önün de.arkadaşlar inanın o adamın parayı kazanmasınada sonra o ülkeden kovulmasınada hiç şaşırmadım çünki the secret olayını sadece mümin olarak yaşaya bilen bir kul hakkı ile yapar. yoksa o para gelir ama sonrası ne olur bilemem.




uzatmak istemiyorum ama şunu da ekleyeyim. bizler; bu bilgiyi başka saklayacakları hiç bir şeyleri olmadığı için veya her nedense saklayan tarikat şeyhleri ve cemaatleri eleştirelim adam the secret yazmış orada bizimkiler kader konusu açıldığın da hala konuşmayın irdelemeyin diyorlar.soruyorum elın adamı aya çıkmışken daha neyi irdelemeyelim.Her gün müslümanların başına bomba yağdırırlarken irdelenmeyecek ne kaldı.


Soru:müslüman bir insan olarak bir dergi çıkartmak isteseydiniz adını ne kordunuz ?


acaba SIZINTI koyarmıydınız ? adama nereye sızıyorsun arkadaşım diye soran çıkmaz mı acaba.

lütfen bunlara dikkat edelim.......... çok teşekkür ederimt678
 
Bu konu üzerin uzunca bir zamandır ben de düşünüp yorumlar getirmeye çalışıyorum kendimce.biraz haklılık payı olduğunuda düşünmekteyim ama ben olaya sadece islami bir bakış açısı ile baktığımda Allah (c.c) bizi düşüncelerimizden dolayı cennet ve cehennem ile müjdeliyorsa demekki düşüncelerimiz bir şekilde hayatı evreni kendi içimize doğru çekiyordur.yoksa kalkıp bir inançsız insan ben bunu istemedim sen verdin diye bilir (haşa) işte biz müslümanlar biliyoruz ki zaten bir şeyleri bilmeye başladığımızdan itabaren her şeyi kendimiz istedik ve yaşadık tesadüf,şans olmadan haksızlığa uğramadan,uğratılmadan demek ki the secret ta doğru olan noktalar varmış.zaten inanın bu doğrular ve daha bir çok u bizim gözlerimizin önün de.arkadaşlar inanın o adamın parayı kazanmasınada sonra o ülkeden kovulmasınada hiç şaşırmadım çünki the secret olayını sadece mümin olarak yaşaya bilen bir kul hakkı ile yapar. yoksa o para gelir ama sonrası ne olur bilemem.




uzatmak istemiyorum ama şunu da ekleyeyim. bizler; bu bilgiyi başka saklayacakları hiç bir şeyleri olmadığı için veya her nedense saklayan tarikat şeyhleri ve cemaatleri eleştirelim adam the secret yazmış orada bizimkiler kader konusu açıldığın da hala konuşmayın irdelemeyin diyorlar.soruyorum elın adamı aya çıkmışken daha neyi irdelemeyelim.Her gün müslümanların başına bomba yağdırırlarken irdelenmeyecek ne kaldı.


Soru:müslüman bir insan olarak bir dergi çıkartmak isteseydiniz adını ne kordunuz ?


acaba SIZINTI koyarmıydınız ? adama nereye sızıyorsun arkadaşım diye soran çıkmaz mı acaba.

lütfen bunlara dikkat edelim.......... çok teşekkür ederimt678


Çekim yasasında bahsedilen güç Allahın kurduğu adaletli düzenin ta kendisi zaten. Bunu anlayabilmek uzun uzun tecrübeler gerektirir... Haa bunu anlamak mekanizmayı tam anlamıyla sana vermez... Gaybın anahtarı ondadır çünkü... Zaten kitabımda ele aldığım konuda budur.... Allah herşeyi emrimize verdiğini zaten ayetlerde vermiştir. Düşünmenin önemi 70den fazla ayette geçiyor... Anlaşılmayan konu şu.. Hayalini haksız yollardan çekmiyosun... o hayali çekecek emeğide çekiyosun. ama %100 ulaşıyosun...

Ha bir insanın hayalini gerçekleştirmesi için Allaha inanması gerekmez. Doğru bakış acısı ve olumlu şeylerle zaten ona dünyalık verilir... Allah inancı ölümden sonra hesabı göreülecek bir konudur.
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst