- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
O
devirlerde tüccarlar, parayı tartıyorlar ve ağırlığı eksikse kabul etmiyorlardı.
Tabii, para da elinizde kalıyordu. Antik para kataloglarında dikkat ederseniz,
paraların büyük bir kısmının tam yuvarlak olmadığını görürsünüz. Bu
sorunu çözmek ve halkı eksik paraya karşı korumak için bozuk paraların kenarları
tırtıllı yapılmaya başlandı. Bu tırtıllar sayesinde paranın kenarının kazındığı
hemen belli oluyordu ve kenarı kazınmış parayı kimse almıyordu. Bu adet
günümüze kadar devam etti. Artık içinde değerli bir maden bulunmamasına rağmen,
bozuk paralarımızın kenarlarında ya tırtıl ya da bir yazı vardır.
Günümüzde madeni paralar 'bozukluk' veya 'ufaklık' adı altında sadece
küsuratları ödemede kullanılıyor. Bozuk paralar da para olma niteliklerini
kanundan almalarına rağmen, kullanılmalarında bazı sınırlamalar vardır.
Gerek kağıt, gerekse madeni para olsun, her ikisiyle de yapılan
ödemeleri kabul etmemek mümkün değildir. Buna 'Kanuni Tedavül Mecburiyeti'
denilir ki, kağıt paralarda bu mecburiyet sınırsızdır. Ödenen miktar ne kadar
büyük olursa olsun, bunu karşı taraf kabul etmek mecburiyetindedir.
Madeni paraların ise mecburiyeti sınırlıdır. En çok üzerlerinde yazan
değerin 50 katını tamamen bozuk para ile ödeyebilirsiniz. Örneğin 50 bin
liralıklarla, 2,5 milyona kadar ödemelerinizi yapabilirsiniz ama daha fazlasını
da bozuk para ile ödeme isteğinizi karşı taraf kabul etmeyebilir. Kağıt
paraların Merkez Bankası tarafından basıldığı bilinir de, madeni paraları Maliye
Bakanlığı'nın çıkardığı pek bilinmez. Madeni paraların toplam para stoku
içindeki oranı da yaklaşık yüzde l civarındadır. Hiç dikkat ettiniz mi?
İnsan yüzleri kağıt paralarda önden, madeni paralarda ise yandandır. Madeni
paralarda yer çok küçük olduğundan, kabartma tekniği ile bir yüzün tam detayını
vermek mümkün olamamaktadır. Yandan bir profil kişiyi daha iyi tanınır
kılmaktadır.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
devirlerde tüccarlar, parayı tartıyorlar ve ağırlığı eksikse kabul etmiyorlardı.
Tabii, para da elinizde kalıyordu. Antik para kataloglarında dikkat ederseniz,
paraların büyük bir kısmının tam yuvarlak olmadığını görürsünüz. Bu
sorunu çözmek ve halkı eksik paraya karşı korumak için bozuk paraların kenarları
tırtıllı yapılmaya başlandı. Bu tırtıllar sayesinde paranın kenarının kazındığı
hemen belli oluyordu ve kenarı kazınmış parayı kimse almıyordu. Bu adet
günümüze kadar devam etti. Artık içinde değerli bir maden bulunmamasına rağmen,
bozuk paralarımızın kenarlarında ya tırtıl ya da bir yazı vardır.
Günümüzde madeni paralar 'bozukluk' veya 'ufaklık' adı altında sadece
küsuratları ödemede kullanılıyor. Bozuk paralar da para olma niteliklerini
kanundan almalarına rağmen, kullanılmalarında bazı sınırlamalar vardır.
Gerek kağıt, gerekse madeni para olsun, her ikisiyle de yapılan
ödemeleri kabul etmemek mümkün değildir. Buna 'Kanuni Tedavül Mecburiyeti'
denilir ki, kağıt paralarda bu mecburiyet sınırsızdır. Ödenen miktar ne kadar
büyük olursa olsun, bunu karşı taraf kabul etmek mecburiyetindedir.
Madeni paraların ise mecburiyeti sınırlıdır. En çok üzerlerinde yazan
değerin 50 katını tamamen bozuk para ile ödeyebilirsiniz. Örneğin 50 bin
liralıklarla, 2,5 milyona kadar ödemelerinizi yapabilirsiniz ama daha fazlasını
da bozuk para ile ödeme isteğinizi karşı taraf kabul etmeyebilir. Kağıt
paraların Merkez Bankası tarafından basıldığı bilinir de, madeni paraları Maliye
Bakanlığı'nın çıkardığı pek bilinmez. Madeni paraların toplam para stoku
içindeki oranı da yaklaşık yüzde l civarındadır. Hiç dikkat ettiniz mi?
İnsan yüzleri kağıt paralarda önden, madeni paralarda ise yandandır. Madeni
paralarda yer çok küçük olduğundan, kabartma tekniği ile bir yüzün tam detayını
vermek mümkün olamamaktadır. Yandan bir profil kişiyi daha iyi tanınır
kılmaktadır.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
