bosanmak isteyene bahane cok
mutluluga atilan evlilik imzasi, aile mahkemelerindeki bosanmalarla siliniyor. evlilige zor karar veren ciftler bir cirpida bosanma karari aliyor.
yapilan arastirmalarda son yedi yildir bosanma oranlarinda ciddi artis gozlendigi bir gercek. dahasi, anlasmali evlilikler ile tek celsede yollar ayriliyor.
medyanin “bir bosanma davasinin en az 2-3 yil surdugu dusunulurse hizli bosanmanin en iyi yolu anlasmali bosanmadan geciyor” turunden haberleri
ve unlulerin arka arkaya bosanma karari almasi, bazi insanlari iyice “evlilik”ten uzaklastirdi.
ozellikle ıstanbul, ankara, ızmir ve bursa gibi buyuk sehirlerde yasayanlarda bosanmalar cokca goruluyor.
ancak anadolu’nun baska sehirlerinde bosanma oraninin dusuk olmasi, istatistiklerin o kadar da ic karartici olmamasina yol aciyor.
***
“gecimsizlik” ilk sirada
avukatlardan aile danismanlarina kadar hemen herkes bosanma sebeplerinin ayni oldugu gorusunde.
yani kadinlar icin en buyuk bosanma sebebi, erkegin eve bakmadigi ve yine erkegin kendisiyle ilgilenmedigi gerekcesiyle ortaya cikan siddetli gecimsizlik.
erkekten bekledigini bulamayan kadinlar, cogu incir cekirdegini doldurmayacak sebeplerle bosanma noktasina geliyor. onemli bir nokta da bazi kadinlarin
giyim kusam ve davranislarini kocalarinin istedigi bicimde sekillendirmiyor olusu. bu durumda bircok erkek, evlilikten ve esinden uzaklasabiliyor.
evlilikler en cok 6-10 yil arasinda sonlandiriliyor. bunun sebebi eslerin “denedim olmadi, elimden geleni yaptim, sabrettim olmadi artik bicak kemige dayandi”
turunden hislerine baglaniyor. yine uzmanlara gore evli ciftler ilk bes yilda birbirlerine alisma donemi yasayacaklari icin ilk on yillik surecte birbirlerine ve iliskilerine
zaman tanimali, birbirlerini olduklari gibi kabul etmeli.
***
bosanma sebepleri
* ciftlerin evlenmeden once birbirlerine durust davranmamalari
* erkegin ilgisizligi ve kadinin kendisini degersiz hissetmesi
* kadinlarin evde kiyafetine ve kendine ozen gostermemesi
* ekonomik sikintilarin ustesinden gelememe
* ailelerin ciftlerin iliskilerine karismasi ve yapici olmamalari
***
evliligi surdurebilmek icin...
* ciftlerin birbirlerini oldugu gibi kabul etmeleri gerekir
* karsilikli birbirlerine vakit ayirmali ve ilgi gostermeliler
* sorumluluklarini bilmeli ve ona gore hareket etmeliler
* sorunlari aninda konusup halletmeli ve buyutmemeliler
* zorlandiklari noktada profesyonel yardim almalilar
***
yillar - bosanma sayisi
2000 76.230
2001 91.609
2002 90.454
2003 89.311
2004 93.144
2005 95.985
dilek cihan güray
evli çiftler ayrılık kararı almaya devam ediyor. bunun sonucunda da boşanma oranlarının yükselmesi kaçınılmaz oluyor.
birbirimize tahammülsüzlüğümüzün arttığı modern çağda ayrılma sebeplerinin en başına �şiddetli geçimsiz� ibareleri yerleştiriliyor.
oysa çiftlerin unuttuğu bir şey var; ölüm hariç her şeyin çaresi bulunur! kadınlar kocalarının ilgisizliğinden ve nitelikli vakit geçirememekten;
erkekler ise kadınların dağınıklığından ve kendilerine bakmamalarından yakınıyor. ancak iki taraf da orta yolu bulmaya veya hoşgörülü
olmaya yanaşmıyor. kim bilir, belki biri hatasını kabul etse karşı taraf da kabul edecek ve her şey yoluna girecek. hâlâ vakit varken, �
yapacak bir şey yok, tek çıkış yolu boşanmak!� demeden önce uzmanlara kulak verin.
çiftler hangi durumlarda boşanmalı?
2002 yılında kurulan aile mahkemelerinin ilk bilirkişilerinden biri olan sosyal çalışmacı avukat ahmet köse,
boşanma kararının ancak şu hususlarda verilmesini doğru buluyor: �
kadın gayrimeşru bir hayat yaşıyorsa ya da psikolojik anlamda çok önemli ve tedavisi kesinlikle mümkün
olmayan bir rahatsızlık geçiriyorsa erkek kadını boşayabilir.
eğer erkek cinsel sapkınlıklara meyilliyse, uyuşturucu veya gayri ahlaki durumlara ilgi gösteriyorsa, kadına işkence
düzeyinde kötü muamele ediyorsa, evinin ve hanımının hiçbir ihtiyacını karşılamıyorsa kadın eşini boşayabilir.�
ahmet köse-avukat (aile mahkemelerinde bilirkişi):
boşanma kararını aceleye getiriyorlar
çiftler bize çoğunlukla şiddetli geçimsizlik sebebiyle müracaat ediyor. bunda en önemli etken, ekonomik zorlukların doğurduğu geçimsizlik. erkekler de boşandıklarında başka kadınla beraber olabileceklerini düşünerek bu konuda sıkıntı çekmeyeceklerini zannediyorlar. boşanmaya en kolay karar veren kişiler ekonomik özgürlükleri olanlar. yani toplumumuzdaki erkek ve kadınlar hayatlarıyla ilgili tüm kararları alabiliyor. bu sebeple kafalarında kurdukları aile biçimleri oluşmayınca hiç düşünmeden boşanmaya karar verebiliyorlar.
fatma taş-aile danışmanı:
çiftler birbirini iyi tanımalı
kadınlar en çok �eşimle iletişim kuramıyorum, akşam geliyor, yemek yiyor ve tv karşısında uyuyor, benimle ilgilenmiyor, beni dinlemiyor� diyerek eşlerini şikayet ediyor. bu durumda kadınlar kendilerini değersiz ve yetersiz hissediyor. sonuçta da cepheleşmeler başlıyor. erkekler ise en çok kadınların dağınık olmasından ve kendilerine bakmamalarından yakınıyor. nişanlılık sürecinde tarafların birbirlerine dürüst davranması gerekir. çiftlerin ayrılma sebeplerinden biri de ailelerin ilişkiye aşırı müdahalesi ve orta yolu bulma yerine kendi çocuğuna destek olması.
kezban hatemi-avukat:
en kötü barış, en iyi davadan iyidir
aile içi şiddet, eğitimsizlik, işsizlik, gelir dağılımının adaletsizliği, göç gibi etkenlerin yanı sıra medyanın son yıllardaki tutumu toplumda ahlaki çöküntü ve kültür erozyonu sonucu hâkim bir alt kültür oluştu. uzun süreli evliliklerden sonra boşanmalarda kadın şaşırıyor, panikliyor, toplum içindeki konumunu ve alıştığı yaşam tarzını kaybetmemek için boşanmak istemiyor ve daha fazla darbe alıyor. artık beğenilmediğini, yıprandığını çok daha çabuk idrak ediyor. 33 senelik meslek hayatımda en kötü sulhün en iyi davadan iyi olduğuna inandım hep.
tüm evli dostların bir ömür mutlu yaşaması dileklerimle..
sevgiler..
mutluluga atilan evlilik imzasi, aile mahkemelerindeki bosanmalarla siliniyor. evlilige zor karar veren ciftler bir cirpida bosanma karari aliyor.
yapilan arastirmalarda son yedi yildir bosanma oranlarinda ciddi artis gozlendigi bir gercek. dahasi, anlasmali evlilikler ile tek celsede yollar ayriliyor.
medyanin “bir bosanma davasinin en az 2-3 yil surdugu dusunulurse hizli bosanmanin en iyi yolu anlasmali bosanmadan geciyor” turunden haberleri
ve unlulerin arka arkaya bosanma karari almasi, bazi insanlari iyice “evlilik”ten uzaklastirdi.
ozellikle ıstanbul, ankara, ızmir ve bursa gibi buyuk sehirlerde yasayanlarda bosanmalar cokca goruluyor.
ancak anadolu’nun baska sehirlerinde bosanma oraninin dusuk olmasi, istatistiklerin o kadar da ic karartici olmamasina yol aciyor.
***
“gecimsizlik” ilk sirada
avukatlardan aile danismanlarina kadar hemen herkes bosanma sebeplerinin ayni oldugu gorusunde.
yani kadinlar icin en buyuk bosanma sebebi, erkegin eve bakmadigi ve yine erkegin kendisiyle ilgilenmedigi gerekcesiyle ortaya cikan siddetli gecimsizlik.
erkekten bekledigini bulamayan kadinlar, cogu incir cekirdegini doldurmayacak sebeplerle bosanma noktasina geliyor. onemli bir nokta da bazi kadinlarin
giyim kusam ve davranislarini kocalarinin istedigi bicimde sekillendirmiyor olusu. bu durumda bircok erkek, evlilikten ve esinden uzaklasabiliyor.
evlilikler en cok 6-10 yil arasinda sonlandiriliyor. bunun sebebi eslerin “denedim olmadi, elimden geleni yaptim, sabrettim olmadi artik bicak kemige dayandi”
turunden hislerine baglaniyor. yine uzmanlara gore evli ciftler ilk bes yilda birbirlerine alisma donemi yasayacaklari icin ilk on yillik surecte birbirlerine ve iliskilerine
zaman tanimali, birbirlerini olduklari gibi kabul etmeli.
***
bosanma sebepleri
* ciftlerin evlenmeden once birbirlerine durust davranmamalari
* erkegin ilgisizligi ve kadinin kendisini degersiz hissetmesi
* kadinlarin evde kiyafetine ve kendine ozen gostermemesi
* ekonomik sikintilarin ustesinden gelememe
* ailelerin ciftlerin iliskilerine karismasi ve yapici olmamalari
***
evliligi surdurebilmek icin...
* ciftlerin birbirlerini oldugu gibi kabul etmeleri gerekir
* karsilikli birbirlerine vakit ayirmali ve ilgi gostermeliler
* sorumluluklarini bilmeli ve ona gore hareket etmeliler
* sorunlari aninda konusup halletmeli ve buyutmemeliler
* zorlandiklari noktada profesyonel yardim almalilar
***
yillar - bosanma sayisi
2000 76.230
2001 91.609
2002 90.454
2003 89.311
2004 93.144
2005 95.985
dilek cihan güray
evli çiftler ayrılık kararı almaya devam ediyor. bunun sonucunda da boşanma oranlarının yükselmesi kaçınılmaz oluyor.
birbirimize tahammülsüzlüğümüzün arttığı modern çağda ayrılma sebeplerinin en başına �şiddetli geçimsiz� ibareleri yerleştiriliyor.
oysa çiftlerin unuttuğu bir şey var; ölüm hariç her şeyin çaresi bulunur! kadınlar kocalarının ilgisizliğinden ve nitelikli vakit geçirememekten;
erkekler ise kadınların dağınıklığından ve kendilerine bakmamalarından yakınıyor. ancak iki taraf da orta yolu bulmaya veya hoşgörülü
olmaya yanaşmıyor. kim bilir, belki biri hatasını kabul etse karşı taraf da kabul edecek ve her şey yoluna girecek. hâlâ vakit varken, �
yapacak bir şey yok, tek çıkış yolu boşanmak!� demeden önce uzmanlara kulak verin.
çiftler hangi durumlarda boşanmalı?
2002 yılında kurulan aile mahkemelerinin ilk bilirkişilerinden biri olan sosyal çalışmacı avukat ahmet köse,
boşanma kararının ancak şu hususlarda verilmesini doğru buluyor: �
kadın gayrimeşru bir hayat yaşıyorsa ya da psikolojik anlamda çok önemli ve tedavisi kesinlikle mümkün
olmayan bir rahatsızlık geçiriyorsa erkek kadını boşayabilir.
eğer erkek cinsel sapkınlıklara meyilliyse, uyuşturucu veya gayri ahlaki durumlara ilgi gösteriyorsa, kadına işkence
düzeyinde kötü muamele ediyorsa, evinin ve hanımının hiçbir ihtiyacını karşılamıyorsa kadın eşini boşayabilir.�
ahmet köse-avukat (aile mahkemelerinde bilirkişi):
boşanma kararını aceleye getiriyorlar
çiftler bize çoğunlukla şiddetli geçimsizlik sebebiyle müracaat ediyor. bunda en önemli etken, ekonomik zorlukların doğurduğu geçimsizlik. erkekler de boşandıklarında başka kadınla beraber olabileceklerini düşünerek bu konuda sıkıntı çekmeyeceklerini zannediyorlar. boşanmaya en kolay karar veren kişiler ekonomik özgürlükleri olanlar. yani toplumumuzdaki erkek ve kadınlar hayatlarıyla ilgili tüm kararları alabiliyor. bu sebeple kafalarında kurdukları aile biçimleri oluşmayınca hiç düşünmeden boşanmaya karar verebiliyorlar.
fatma taş-aile danışmanı:
çiftler birbirini iyi tanımalı
kadınlar en çok �eşimle iletişim kuramıyorum, akşam geliyor, yemek yiyor ve tv karşısında uyuyor, benimle ilgilenmiyor, beni dinlemiyor� diyerek eşlerini şikayet ediyor. bu durumda kadınlar kendilerini değersiz ve yetersiz hissediyor. sonuçta da cepheleşmeler başlıyor. erkekler ise en çok kadınların dağınık olmasından ve kendilerine bakmamalarından yakınıyor. nişanlılık sürecinde tarafların birbirlerine dürüst davranması gerekir. çiftlerin ayrılma sebeplerinden biri de ailelerin ilişkiye aşırı müdahalesi ve orta yolu bulma yerine kendi çocuğuna destek olması.
kezban hatemi-avukat:
en kötü barış, en iyi davadan iyidir
aile içi şiddet, eğitimsizlik, işsizlik, gelir dağılımının adaletsizliği, göç gibi etkenlerin yanı sıra medyanın son yıllardaki tutumu toplumda ahlaki çöküntü ve kültür erozyonu sonucu hâkim bir alt kültür oluştu. uzun süreli evliliklerden sonra boşanmalarda kadın şaşırıyor, panikliyor, toplum içindeki konumunu ve alıştığı yaşam tarzını kaybetmemek için boşanmak istemiyor ve daha fazla darbe alıyor. artık beğenilmediğini, yıprandığını çok daha çabuk idrak ediyor. 33 senelik meslek hayatımda en kötü sulhün en iyi davadan iyi olduğuna inandım hep.
tüm evli dostların bir ömür mutlu yaşaması dileklerimle..
sevgiler..
