Biyokinezi (Göz Rengi Değiştirme)

Ama canım illa kanıtlayabildiğimiz şeylerden bahsetmiyoruz ki burda..
Suyun üzerinde yürümenin de bilimsel açıklaması yapılabilmiş mi?(Yapıldıysa gerçekten bilmiyorum.)Ama geçmişte büyük zatların bunu yapabildiklerini okuyoruz.Ha nasıl inanalım ki gözümüzle görmeden diye de sorabiliriz ama burda değerlendirmeyi yapacak şey kişinin kendi kalbidir en nihayetinde.İsteyen inanır isteyen inanmaz.
Buna neden inanmıyoruz?Çünkü bunu başaran kimseyi görmemişiz.Ya da yapan var ve duymamışız.
Önceden herkesten 14yaşından sonra kızlar uzamıyor diye duymuştum ve gerçekten bunu yaşadım.Alıp inanıp kendi gerçekliğimi oluşturdum.Şİmdi bloglarda,çeşitli sayfalarda okuyorum ki,20 yaşını çoktan aşmış insanlar düzenli,sistematik ve büyük inançla yaptıkları basit çalışmalar sonrasında cmlerce uzuyorlar.İşte herşeye daha geniş bir perspektiften bakabilmemi sağlayan olay bu oldu sanırım.Herkes yapabiliyor mu?Tabi ki hayır.Kalbin izin vermesi gerek.
Senin söylediğine katılıyorum.Psikoloji ile pek çok şey değişiveriyor.O konuda hemfikiriz, diğer fikrine de saygı duyuyorum.:)
"Başaracağına da inansan başaramayacağına da inansan haklısın." demişler.O yüzden herkes haklı.

Kucak dolusu sevgiler:)
 
ya neyi tartışıyorsunuz ben anlamadım ki? göz rengi değişmez allah allah bilim denilen birşey var! iris denilen ve göze renk veren bir tabaka var. insanlar miyop veya hipermetrop olduğunda bile gözleri lazer olmadan sıfıra inmiyor bunlar olmazken birde göz rengi mi değişicek? geçmişten bugüne insanlar göz rengini değiştirmek için çare aramışlar en son çare lensi bulmuşlar başka bir yol var mı? madem göz rengi değiştirmek için telkin var o zaman optik lens, gözlük satan yerler veya eczaneler mavi göze şu telkin ela göze şu telkin der telkin satardı değil mi? telkini saptırmaya başladınız abartmayın bence daha fazla!

Düşünce Gücüyle Tedavi isimli kitabı okumanı öneririm.
Sadece bir öneri.
Ve bu konuyu kendim için kapatıyorum burada.
Herşey gönlünce olsun sevgili Elektra..
 
Ama canım illa kanıtlayabildiğimiz şeylerden bahsetmiyoruz ki burda..
Suyun üzerinde yürümenin de bilimsel açıklaması yapılabilmiş mi?(Yapıldıysa gerçekten bilmiyorum.)Ama geçmişte büyük zatların bunu yapabildiklerini okuyoruz.Ha nasıl inanalım ki gözümüzle görmeden diye de sorabiliriz ama burda değerlendirmeyi yapacak şey kişinin kendi kalbidir en nihayetinde.İsteyen inanır isteyen inanmaz.
Buna neden inanmıyoruz?Çünkü bunu başaran kimseyi görmemişiz.Ya da yapan var ve duymamışız.
Önceden herkesten 14yaşından sonra kızlar uzamıyor diye duymuştum ve gerçekten bunu yaşadım.Alıp inanıp kendi gerçekliğimi oluşturdum.Şİmdi bloglarda,çeşitli sayfalarda okuyorum ki,20 yaşını çoktan aşmış insanlar düzenli,sistematik ve büyük inançla yaptıkları basit çalışmalar sonrasında cmlerce uzuyorlar.İşte herşeye daha geniş bir perspektiften bakabilmemi sağlayan olay bu oldu sanırım.Herkes yapabiliyor mu?Tabi ki hayır.Kalbin izin vermesi gerek.
Senin söylediğine katılıyorum.Psikoloji ile pek çok şey değişiveriyor.O konuda hemfikiriz, diğer fikrine de saygı duyuyorum.:)
"Başaracağına da inansan başaramayacağına da inansan haklısın." demişler.O yüzden herkes haklı.

Kucak dolusu sevgiler:)
Boy konusu biraz daha farklı, 20 yaşından fazla olanlar uzayabildiğini söylüyorlar tamam ama ne kadar ki bu? en fazla 1-2 cm. ki 30 yaşına kadar zaten normal bir insan 1-2 cm uzar. İnsanlarda uzaması hiç durmayan organlarda var örneğin kulak. Fakat göz rengi tamamiyle bunlardan farklı ve hangi yöntem denenirse denensin rengi değişemez. Çünkü vücudumuza aykırı olur bu durum. Vücudumuza yapabileceklerimiz sınırlıdır, beynimizin bile %7 sinden daha fazlasını kullanamıyorken, %100'üne hükmedemiyorken vücudumuza, belli bir organımıza hükmedip onu nasıl değiştirebiliriz?
 
Tabi kii her durum kendine özgü.
Ama büyüme plakların kapanmış artık uzayamazsın denilen bir insan (1-2 santim bile uzaması çok büyük bir inanç meselesidir bence ama o takip ettiğim kadarı ile baya uzadı) bunu yapmış sonrasında kendine bunu söyleyen doktorun yanına gidecekti noldu bilmiyorum:)
Evet sonrasında da 25 yaşına kadar uzayabildiğini öğrendim insanların yani tıbba göre ama benim sınırım kafamda çizilmişti çoktaan önceki duyduğum bilgilere göre:)Yani herkes için geçerli olan şey değil,benim çok fazla üstüne düşüp, serbest bırakmadığım bu konuda, inandığım olumsuz şey gerçekleşti.

Şimdi aslında işin özü boy,göz rengi,parmak uzunluğu filan değil ki..
"Allah herşeye kadir diyoruz,ya da evren bir yolunu bulur" artık kim neye inanıyorsa.Böyle deyipte bunun sonrasında "Yok canımm bunun kendine özgü bir yapısı var olmaz" demek kendimle çelişmek gibi geliyor bana.O katıdır bükülmez,dna denen birşey var değişmez..Sınır sınırdır konu ne olursa olsun.Ve o sınırı sürekli kontrol etme ve herşeyi kendi gücüyle ölçme eğiliminde olan biz insanlar oluşturuyoruz, oysa herşeyi istediğimiz yer aynı makam değil mi?Bir bardak suyu da,koca meblağ bir parayı da,fiziksel bir değişimi de..Yok bu olmaz derken neyi sınırlıyoruz acaba?Kendi gücümüzü mü sınırsız gücü mü?

O söylenen sözlere göre yapısı değişen su moleküllerini gördükten,azimle birçok şeyi yapabilmiş insanların başarılarını görmüş ya da duymuş olduktan sonra "Bu olmaz." demek bize verilmiş olan potansiyeli yadsımak ve görmezden gelmek gibi.


Tabi belli bir şekilde,kendimize has özelliklerle yaratılmış,donatılmışız.Elbette ki bahşedilene şükran duymak ve olduğun halde mutlu olmak bence en büyük başarıdır.(Zaten bunu başaran insanlar yapabilir değişimleri de.)Çünkü bu konuda da kendimize sınırlar koymuşuz biz insanlar.Nedir?"Hokka burun güzeldir gerisi düzeltilmedir,şişman(0 beden olmayan) kadın GÜZEL değildir" gibi bazı standartlar..Yersiz ve saçma.Ama illa bir kalıba gireceğiz ya ve bunlar bazı insanların ekmeğine yağ sürecek ya..
İşte böyle böyle bize özgü olan güzelliği kaybetme çabası içine düştük.Aynılaşmak istedik.Çünkü ancak o zaman kabul edilebilirdik.Bilinçli zihnimiz bunun bir oyun,kandırmaca olduğunu bilirken bir yanımız hep içten içe çirkin buldu aynadaki sureti.

Sınır koymakta üstümüze yok maalesef.Belki bilinçli ve niyetli belki bilinçsiz.(Halbuki yaratılmış en üstün varlı değil miyiz?)

İşte bu da bir tür inkar etme,yok sayma.


Şİmdi şöyle bir durum var.Kişisel gelişim çalışmalarına ilgi duymaya başladığımdan beri bir sürü şey okudum.Bir sürü hikaye.Benim için başarı hikayesiydi hepsi çünkü inanç vardı özlerinde.

Bu hikayelerin içlerinde iyileşmez denen kanseri yenen insanlar,tüm kemiklerinin kırıldığı,vücudunun pek çok fonksiyonunu yitirdiği bir kazadan sonra ölmesi beklenirken yavaş yavaş iyileşip hastaneden çıkıp giden bir insan,gittiği onca doktorda artık bebeğin olmaz denilen umutları yıkılan ama yılmayıp inanıp bir bebeğe sahip olmuş bir anne..

Demek istediğim konu ne olursa olsun biz birşey yapmıyoruz ki..Sadece inanıyoruz.Olayı aslında gerçekleştiren biz değiliz zaten.İnanmak ve inanmak arasında bir seçim şansımız oluyor ve bu seçime göre alıyoruz alacaklarımızı.


Şimdi bu insanlar da "Ama bu kanser hücresi yerleşmiş benim beynime sadece isteyerek nasıl çıkıp gitmesini sağlayacağım?" diye düşünselerdi, "Bilmem kaç yaşında adamım kemiklerimin kaynaşmaları eski haline dönmeleri,benim yürüyebileceğimi sağlayacak hale gelmeleri imkansız.." diye düşünselerdi ortada başarı hikayesi olamayacaktı demek istiyorum.


Sonuçta insan bir inandı mı kalben, hücreler yenileniyor,dnaların kodu değişiyor belki, gerekli şeyler oluyor işte.İnsan içerde ne gerçekleştiğini bilmiyor, tam olarak bir yere komut veremiyor ama istenilen şey gerçekleşiyor bir şekilde.


Benim düşüncelerim de böyle işte...Son olarak bunları yazmak istedim.
Herkese inandığı yolda en güzel hayatı yaşayabilmeyi diliyorum.
 
Değindiğin nokta güzel, evet kanser kötü bir rahatsızlık veya bebeği olamama, insanlar belli nedenlerden ötürü bu kötü durumun üstesinden gelmek ister ve haklılarda. Kansersen iyileşmek istersin ölmemek istersin daha yapacakların vardır ,sevdiklerini bırakmamak istersin veya çocuğunun olmasını istersin neslini devam ettirmek istersin aile olmak istersin ve bunlarda en doğal hakkındır. Dünyada bütün elindeki imkanları kullanırsın tıbbi yardım alırsın, Allah'ın sana bahşettiği özellikleri( isteme, dua etme, başarabilmeye üstesinden gelmeye inanma, pozitif düşünme kendini motive etme çabalarına kendini verirsin) ve sonucu Allah'a bırakırsın(Tevekkül). Son sözü söyleyecek olan O'dur. Ve onlara bu istediklerini isterse verir. Yine O'nun bileceği bir iştir. Fakat Allah (ya da kim nasıl nitelendiriyorsa Evren diyelim) göz rengi değiştirme gibi arsızca boşça ve sorumsuzca keyfi bir isteği sana asla ve asla vermez ve gerçekleştirmene de izin vermez. Çünkü sen kör olan birinin görmek için neleri feda edeceğini bilmeden, gördüğün halde görmeni sağlayan organını beğenmeyip arsızlık ve nankörlük yapıp daha fazlasını ve daha fazlasını istersen, dünya da başka sorunlar yokmuş gibi ya da dünyaya gönderilme amacını unutup boş işlere odaklanır bunları istersen, sana isteklerin cevapsız kalır. Hatta yapılan arsızlıklar ve nankörlüklere karşı istediğin, haklı dileklerinde yerine getirilmez ve iyi de olur. Böylelikle insanlar boş işlerle uğraşmamayı öğrenir. Ki zaten insanlar başı yanmadıkça o kadar gönülden istemez. Belki de o yüzden yeterli isteyemediğimiz ve gerekli sebeplerimiz olmadığı için göz rengimizi değiştiremiyoruz ne dersin? Seninde dediğin gibi: ''Herkese inandığı yolda en güzel hayatı yaşayabilmeyi diliyorum. '' buna canı gönülden katılıyorum. Sevgiler...
 
Phantomm ve elektra, cümleleriniz ve olayları ele alış tarzınız öyle güzel ki, hayran kaldım sizlere.

Ben 'değişmez' dediğimiz şeylerin gerçekten inandığımız taktirde değişebileceği hakkındaki ilk fikrimi, Anthony Robbins'in kitabıyla edinmiştim. İşte şu cümleden sonra:

".......'de çift karakterli olduğuna inanan psikolojik hastaların, kendilerini inandırdıkları 'ikinci kişi' nöbetine girdikleri anda, vücutlarındaki birçok şeyin değiştiği, hatta DOĞUM LEKELERİNİN BİLE KAYBOLDUĞU GÖRÜLDÜ.."

Doğum lekesi ya, en ileri tıbbi imkanlarla azaltılması zor da olsa mümkün olan, fakat yok edilmesi imkânsız olan 'doğum lekeleri' tıbbi hiç bir müdahale olmadan, kuvvetli inanç karşısında kayboluyordu..!

Birşey daha söyleyeyim, sizleri olumsuz düşünmeye sevk eden, negatif insanları dinlemeyin. Çünkü onların birçoğu ya renkli gözlü, ya da uzun boylu oluyorlar. Ve bu özellikleriyle övündükleri, kendilerini ayrıcalıklı gördükleri için başkalarının kendileri gibi olabilmelerinin mümkün olabileceğine inanmak istemiyorlar. Kısacası, kıskanıyorlar superxy
 
İmkansız diye hiç bir şey yoktur. insan istedikten sonra her şeyi yapabilir. bu nedenle güçlü yeteneği olan birinin göz rengini değiştirebileceğine inanıyorum. mucizelere her zaman inanmışımdır.actionsmile
 
".......'de çift karakterli olduğuna inanan psikolojik hastaların, kendilerini inandırdıkları 'ikinci kişi' nöbetine girdikleri anda, vücutlarındaki birçok şeyin değiştiği, hatta DOĞUM LEKELERİNİN BİLE KAYBOLDUĞU GÖRÜLDÜ.."

Doğum lekesi ya, en ileri tıbbi imkanlarla azaltılması zor da olsa mümkün olan, fakat yok edilmesi imkânsız olan 'doğum lekeleri' tıbbi hiç bir müdahale olmadan, kuvvetli inanç karşısında kayboluyordu..!
Benimde 6-7 yaşlarımda bacağımda bir doğum lekem vardı fakat bu leke 2-3 yıl önce kendiliğinden kayboldu bir inanç gerektirmedi. Zaten insanoğlunun derisi değişken bir yapıya sahip, yanabilir, lekeler oluşabilir, siyah nokta ve akne oluşabilir, çatlaklar meydana gelebilir hatta selülitler oluşur. Bu nedenle deriyle göz rengini aynı kefeye koyamayız. Biri genetiktir değişmez diğeri çevresel faktörlere maruz kaldığında değişime uğrar. ve bu değişim konusunda herkes ısrarla bir şeylerin değiştiğini ifade etse de nedense bu göz rengi dışında bir konuda oluyor. Bizim konumuz göz renginin değişmesi ve son olarak söylüyorum ki neye inanırsan inan ne yaparsan yap göz rengi değişmez. Bu bilinen ve artık kesin olan bir gerçek. Beni onaylamayabilirsiniz ama bilim ve din söz konusu oluyorsa sorun yoktur. Bu iki kavrama göre de insanın değiştirebileceği bazı şeyler sınırlıdır. Bunların ne olduğunu az çok tahmin ediyorsunuz daha fazla ayrıntıya girmek istemiyorum.

Birşey daha söyleyeyim, sizleri olumsuz düşünmeye sevk eden, negatif insanları dinlemeyin. Çünkü onların birçoğu ya renkli gözlü, ya da uzun boylu oluyorlar. Ve bu özellikleriyle övündükleri, kendilerini ayrıcalıklı gördükleri için başkalarının kendileri gibi olabilmelerinin mümkün olabileceğine inanmak istemiyorlar. Kısacası, kıskanıyorlar superxy
İnsanlar fiziksel görüntüsünü değiştirirken kötüleşmeye başlamış ruhlarını unutuyorlar, bence önce ruhu iyileştirmeli. Bende mavi gözlü ve uzun boyluyum, bu nedenle yazdığın bu kırıcı cümlede üzerime alınmıyor okumadığımı farz ediyor , görmezlikten geliyor ve konuyu kapatıyorum.
 
Sözüm sana değildi elektra, yani direk buradaki bir insana da değildi. Tabi düşüncemi kısa yazdığım için öyle anlaşılmış olabilir, ama benim gözlemlerimin sonucu budur.

Ve bahsi geçen deneydeki doğum lekeleri, bir anda kaybolmaktadır; kişi gerçek kimliğine döndüğüne inandığı anda da yeniden oluşmaktadır. Bu normal bir durum mu sizce ?

Göz rengi değişmez demişsiniz. Benim yeğenim 6 yaşında.. İlk doğduğunda gözleri yeşildi.. Sonra elaya döndü.. Şimdi kısa bir süredir yine koyu yeşil.. Evet göz rengimizi genlerimiz belirler, ama iristeki pigmentlerin hayatın hiçbir evresinde, hiçbir şekilde renk değiştiremeyeceği anlamına gelmez bu...
 
Phantomm ve elektra, cümleleriniz ve olayları ele alış tarzınız öyle güzel ki, hayran kaldım sizlere.
Teşekkürler Nesiracım.

".......'de çift karakterli olduğuna inanan psikolojik hastaların, kendilerini inandırdıkları 'ikinci kişi' nöbetine girdikleri anda, vücutlarındaki birçok şeyin değiştiği, hatta DOĞUM LEKELERİNİN BİLE KAYBOLDUĞU GÖRÜLDÜ.."

Doğum lekesi ya, en ileri tıbbi imkanlarla azaltılması zor da olsa mümkün olan, fakat yok edilmesi imkânsız olan 'doğum lekeleri' tıbbi hiç bir müdahale olmadan, kuvvetli inanç karşısında kayboluyordu..!

İnancımı kuvvetlendiren birşey daha..Sağol:)
 
Sözüm sana değildi elektra, yani direk buradaki bir insana da değildi. Tabi düşüncemi kısa yazdığım için öyle anlaşılmış olabilir, ama benim gözlemlerimin sonucu budur.

Ve bahsi geçen deneydeki doğum lekeleri, bir anda kaybolmaktadır; kişi gerçek kimliğine döndüğüne inandığı anda da yeniden oluşmaktadır. Bu normal bir durum mu sizce ?

Göz rengi değişmez demişsiniz. Benim yeğenim 6 yaşında.. İlk doğduğunda gözleri yeşildi.. Sonra elaya döndü.. Şimdi kısa bir süredir yine koyu yeşil.. Evet göz rengimizi genlerimiz belirler, ama iristeki pigmentlerin hayatın hiçbir evresinde, hiçbir şekilde renk değiştiremeyeceği anlamına gelmez bu...
Siz mavi gözlüler ve uzun boylular hakkında bir genelleme yaptınız ve bende doğal olarak üzerime aldım. Ayrıca benim bildiğim kadarıyla diğerlerinden farkı olanlar,ender olanlar kıskanılır, herkeste bulunan değil. Neyse bu konuyu tartışmıycam.
Yine bebeklere örnek vermişsiniz, bebeklerin göz rengi tam olarak 8-9 aylıkken oturur. Bu süre zarfında göz renkleri değişebilir. Nedense her zaman değişebilenlerden örnekler duyuyorum. Bu arada kim neye inanırsa inansın artık ilgilenmiyorum. Göz rengini değiştiren birine rastlarsanız bana haber verin, gerçi rastlayamıyacağınız için sorun yok. actionsmile
 
Sizin hatırınız için biyokineziyi deneyeceğim. Başarırsam resimlerimi gönderirim.

Yeğenimin altı yaşında olduğunu, kısa süre önce yine göz renginin değiştiğini yazmıştım.

Ben inanıyorum. Allah herşeye kadirdir. Kullarını da evrene ve kendilerine hükmedebilecek kabiliyette yaratmıştır. Yeter ki amaçsız çabalara düşmeyelim.

Biyokinezi amaçsız bir çabadır evet, ama çok ısrar edildiği için deneyeceğim.

Selâmetle..
 
tehlikesi de vr diyorlar ama dikkt edin. yarıda bırakmayın madem =)
 
Bu sitede anlatılan zihinsel veya fiziksel değişimle ilgili olup da "inanç"la ilgili olmayan hiçbirşey yoktur.Bilinçaltının inanmadığı hiçbirşey bedende gerçekleşemez.O yüzden bilinçaltı telkinleri dinliyoruz zaten...Bilinçaltı inanaırsa değişim için bedene ve beyne talimat verir. Sonuç olarak,inanmadığınız birşeyi denemenizden hiçbirşey çıkmaz,inanmamışlığınızı doğrularsınız o kadar...
Bu biyokinezi zırvalığı konusunda aslında söylenecek şeyler daha önce söylendi,elbette herşey mümkündür ama daha önce de dedik "Halep ordaysa arşın burada kardeşim" kim değiştirdiyse göz rengini videoyu koy biz de görelim...resimlerde photoshopta hemen göz rengi değiştirilebilir ona bakmamak lazım,videoda değiştirme yapmak daha zor onu herkes yapamaz biraz işi bilmek gerekiyor...videonun da sahte olma olasılığı oldukça yüksek tabii ama bakış açımızı değiştirir böyle bir video...
Bu biyokinezi konusunda ısrar edenler keşke bunu yapabilmiş olsalar çünkü hücrede DNAlarda değişiklik yapmış olurlar o zaman ve bunun anlamı insan bedeninde herşeyin değiştirilebilmesi ve fiziksel özürlerin hastalıkların herşeyin değiştirilebilmesi anlamına gelir bu...o zaman şu göz rengi bu göz rengi filan hafif kalır olayın önemini anlatmakda...keşke yapabilmiş olsalar,bu herşeyi değiştirir,basit bir şey değildir...ama kimsede kanıt yok ,Hasan martini atıyor ve dağlar inliyor o kadar...
 
Sizin hatırınız için biyokineziyi deneyeceğim. Başarırsam resimlerimi gönderirim.

Yeğenimin altı yaşında olduğunu, kısa süre önce yine göz renginin değiştiğini yazmıştım.

Ben inanıyorum. Allah herşeye kadirdir. Kullarını da evrene ve kendilerine hükmedebilecek kabiliyette yaratmıştır. Yeter ki amaçsız çabalara düşmeyelim.

Biyokinezi amaçsız bir çabadır evet, ama çok ısrar edildiği için deneyeceğim.

Selâmetle..
Umarım hayal kırıklığına uğramazsın.

Bu sitede anlatılan zihinsel veya fiziksel değişimle ilgili olup da "inanç"la ilgili olmayan hiçbirşey yoktur.Bilinçaltının inanmadığı hiçbirşey bedende gerçekleşemez.O yüzden bilinçaltı telkinleri dinliyoruz zaten...Bilinçaltı inanaırsa değişim için bedene ve beyne talimat verir. Sonuç olarak,inanmadığınız birşeyi denemenizden hiçbirşey çıkmaz,inanmamışlığınızı doğrularsınız o kadar...
Bu biyokinezi zırvalığı konusunda aslında söylenecek şeyler daha önce söylendi,elbette herşey mümkündür ama daha önce de dedik "Halep ordaysa arşın burada kardeşim" kim değiştirdiyse göz rengini videoyu koy biz de görelim...resimlerde photoshopta hemen göz rengi değiştirilebilir ona bakmamak lazım,videoda değiştirme yapmak daha zor onu herkes yapamaz biraz işi bilmek gerekiyor...videonun da sahte olma olasılığı oldukça yüksek tabii ama bakış açımızı değiştirir böyle bir video...
Bu biyokinezi konusunda ısrar edenler keşke bunu yapabilmiş olsalar çünkü hücrede DNAlarda değişiklik yapmış olurlar o zaman ve bunun anlamı insan bedeninde herşeyin değiştirilebilmesi ve fiziksel özürlerin hastalıkların herşeyin değiştirilebilmesi anlamına gelir bu...o zaman şu göz rengi bu göz rengi filan hafif kalır olayın önemini anlatmakda...keşke yapabilmiş olsalar,bu herşeyi değiştirir,basit bir şey değildir...ama kimsede kanıt yok ,Hasan martini atıyor ve dağlar inliyor o kadar...
Sana bütün içtenliğimle katılıyorum :) Sevgilerimle...actionsmile
 
bir video görmüştüm sanki. bu kinezi çeşitleriyle ilgili bi forumda linkini vermişler oradan bakmıştım. starda bir yarışmada yapmış öyle birşey ama o geçici birşeymiş sanırım. izlediğimden de pek birşey farkedemedim ama yine de merak eden araştırabilir.
 
Bu sitede anlatılan zihinsel veya fiziksel değişimle ilgili olup da "inanç"la ilgili olmayan hiçbirşey yoktur.Bilinçaltının inanmadığı hiçbirşey bedende gerçekleşemez.O yüzden bilinçaltı telkinleri dinliyoruz zaten...Bilinçaltı inanaırsa değişim için bedene ve beyne talimat verir. Sonuç olarak,inanmadığınız birşeyi denemenizden hiçbirşey çıkmaz,inanmamışlığınızı doğrularsınız o kadar...
Bu biyokinezi zırvalığı konusunda aslında söylenecek şeyler daha önce söylendi,elbette herşey mümkündür ama daha önce de dedik "Halep ordaysa arşın burada kardeşim" kim değiştirdiyse göz rengini videoyu koy biz de görelim...resimlerde photoshopta hemen göz rengi değiştirilebilir ona bakmamak lazım,videoda değiştirme yapmak daha zor onu herkes yapamaz biraz işi bilmek gerekiyor...videonun da sahte olma olasılığı oldukça yüksek tabii ama bakış açımızı değiştirir böyle bir video...
Bu biyokinezi konusunda ısrar edenler keşke bunu yapabilmiş olsalar çünkü hücrede DNAlarda değişiklik yapmış olurlar o zaman ve bunun anlamı insan bedeninde herşeyin değiştirilebilmesi ve fiziksel özürlerin hastalıkların herşeyin değiştirilebilmesi anlamına gelir bu...o zaman şu göz rengi bu göz rengi filan hafif kalır olayın önemini anlatmakda...keşke yapabilmiş olsalar,bu herşeyi değiştirir,basit bir şey değildir...ama kimsede kanıt yok ,Hasan martini atıyor ve dağlar inliyor o kadar...



Şimdi bu forumda olduğunuza göre quantum fiziğinden az çok haberdarsınızdır.
Şu farklı sözlerin (sevgi,şükran,nefret) su moleküllerine nasıl tesir ettiğine dair videoları da büyük ihtimalle izlediniz.
Vücudumuzun büyük kısmı su diyoruz.Su inandığımız şeyleri bedenimizde dolaşırken yayarsa..Hücrelerimizin içine inançlarımız su yolu ile taşınırsa..
Tüm vücudumuz tüm evren gibi enerjiden oluşuyor diyoruz.Enerji esnek birşey diyoruz..
İnançları sayesinde kanseri yenen hastalar diyoruz..
E o zaman?
Bunlar gerçekleşmekte olan şeyler zaten.
Siz de demişsiniz hem tüm değişiklikler inanç meselesi.Ama ikinci paragrafınızda daha farklı bir tutum sergilemişsiniz.
Şimdi bütün vücut enerjiden oluşuyor da gözü niye ayrı tutuyoruz:) Ha elzem birşey mi?Değil belki pek çok durumda..
Ama şimdi aklıma şöyle de birşey geldi.Bazen bazı durum ve istekler başka durumlar için ön hazırlık niteliğinde olabilir.
Diyelim ki Allah göstermesin birisi ölümcül bir hastalığa tutuldu.Şimdi bu insan bu tarz konuları hiç bilmese oturup ölümü bekler.
Ama daha önce bizim burda gereksiz ve boş bir uğraş olarak nitelediğimiz göz rengi değiştirme mevzusu ile uğraşmışsa ve başarı elde etmişse bu ona o kötü durumunda bir umut ışığı yakar.Çünkü neticede nolursa olsun bu bir başarı.Ben onu başardım, sadece düşünerek vücuduma hakim olabildim diyerek, geçmiş deneyimini yeni durumuna yansıtabilir.Burda göz rengi değiştirme olayı geçmişte önemsiz bir durumken, hayati bir durumda referans alınabilecek bir konu durumuna geldi.
Yine burda ikisinin arasında dağlar kadar fark var diyebiliriz.Ama değil.İkisi de zihni doğru konuma getirme ile alakalı değil mi?Kişinin yapacağı tek şey budur.
Belki bu uç bir örnek.Ama aklıma gelebiliyorsa neden olmasın?
Tamamiyle konuya nasıl baktığımız önemli, bu doğrultuda şekilleniyor düşünceler.
Fakat şu da bir gerçek ki tarihte ya da günümüzde "orijinal" olarak niteleyebileceğimiz tüm başarılar görmediğine inanabilen cesur insanlara ait değil midir?
Bunu bir amaç değil de pratik olarak görsek mesela?Neticede zihinsel çalışmalar pratikle ilerliyor.İsteyen bu yolla da kendini geliştirebilir.
Herkese mutlu günler:)
 
kendini ifade edebilen insanlara hayranım =)) çok güzel bir yazı olmuş phantomm

'aklıma gelebiliyorsaneden olmasın' =D
 
bende arada oluyor göz değişimi ama kısa süreli bence denemeye değer sadece inanmak yeterli bide denemeleri şu adımlarda yapın :
Adım 1:Bu çalışmaya uyumaya başlamadan hemen önce başlayın.Yumuşak bir yere yerleşin.Gözünüzü kapattığınızda olan hiçliğe odaklanın.

Adım 2:Rahatladıktan sonra bedeninizi ve gözlerinizi kapalı olarak hayal edin.Sonra hayal ettiğiniz bedeninizin gözlerini yavaşça açtığını hayal edin.Gözler açıldıkça göz renginin yavaşça değiştiğini izleyin.Derin bir şekilde gölge ve renge odaklanın.

Adım 3:Artık çeşitli göz renklerine sahip olan hayal ettiğiniz bedeninizin kendinize doğru yürüdüğünü içinize girdiğini onun sizin tarafından emildiğini hayal edin.Sonra kendinizin hayali olarak gözlerinizi açtığınızı ve aynaya gittiğinizi düşleyin.Aynaya baktığınızda kendi göz renginiz yerine istediğiniz rengi görün.

Adım 4:Normal dünyaya geri dönün.Bilinciniz yeniden açılsın.Odaklandığınız şeyin etkilerine bakın.

Bu çalışmayı bir ay boyunca her gece yapmaya çalışın.Hayali olarak aynaya baktığınızda istediğiniz göz rengini görün.Kendinizi aslında gerçekte de asıl göz renginizin bu olduğuna inandırmaya çalışın.Gerçek aynaya baktığınızda gerçekmiş gibi tepkiler verin."Hey şuna bak!Gözlerim renk değiştiriyor!" gibi.Daha büyük bir inandırıcı etki için bunu arkadaşlarınızla da paylaşın.Eğer bir ay boyunca çalışmalarda büyük bir değişiklik olmadan düzenli olarak yaparsanız gözlerinizin şiddetli bir biçimde renk değiştirmeye başladığını göreceksiniz.Kendinizi inandırırsanız, güçlü bir değişim görürsünüz ve çalışmayı tamamlamış olursunuz.
 
Şimdi bu forumda olduğunuza göre quantum fiziğinden az çok haberdarsınızdır.
Şu farklı sözlerin (sevgi,şükran,nefret) su moleküllerine nasıl tesir ettiğine dair videoları da büyük ihtimalle izlediniz.
Vücudumuzun büyük kısmı su diyoruz.Su inandığımız şeyleri bedenimizde dolaşırken yayarsa..Hücrelerimizin içine inançlarımız su yolu ile taşınırsa..
Tüm vücudumuz tüm evren gibi enerjiden oluşuyor diyoruz.Enerji esnek birşey diyoruz..
İnançları sayesinde kanseri yenen hastalar diyoruz..
E o zaman?
Bunlar gerçekleşmekte olan şeyler zaten.
Siz de demişsiniz hem tüm değişiklikler inanç meselesi.Ama ikinci paragrafınızda daha farklı bir tutum sergilemişsiniz.
Şimdi bütün vücut enerjiden oluşuyor da gözü niye ayrı tutuyoruz:) Ha elzem birşey mi?Değil belki pek çok durumda..
Ama şimdi aklıma şöyle de birşey geldi.Bazen bazı durum ve istekler başka durumlar için ön hazırlık niteliğinde olabilir.
Diyelim ki Allah göstermesin birisi ölümcül bir hastalığa tutuldu.Şimdi bu insan bu tarz konuları hiç bilmese oturup ölümü bekler.
Ama daha önce bizim burda gereksiz ve boş bir uğraş olarak nitelediğimiz göz rengi değiştirme mevzusu ile uğraşmışsa ve başarı elde etmişse bu ona o kötü durumunda bir umut ışığı yakar.Çünkü neticede nolursa olsun bu bir başarı.Ben onu başardım, sadece düşünerek vücuduma hakim olabildim diyerek, geçmiş deneyimini yeni durumuna yansıtabilir.Burda göz rengi değiştirme olayı geçmişte önemsiz bir durumken, hayati bir durumda referans alınabilecek bir konu durumuna geldi.
Yine burda ikisinin arasında dağlar kadar fark var diyebiliriz.Ama değil.İkisi de zihni doğru konuma getirme ile alakalı değil mi?Kişinin yapacağı tek şey budur.
Belki bu uç bir örnek.Ama aklıma gelebiliyorsa neden olmasın?
Tamamiyle konuya nasıl baktığımız önemli, bu doğrultuda şekilleniyor düşünceler.
Fakat şu da bir gerçek ki tarihte ya da günümüzde "orijinal" olarak niteleyebileceğimiz tüm başarılar görmediğine inanabilen cesur insanlara ait değil midir?
Bunu bir amaç değil de pratik olarak görsek mesela?Neticede zihinsel çalışmalar pratikle ilerliyor.İsteyen bu yolla da kendini geliştirebilir.
Herkese mutlu günler:)

O kadar açık şekilde yazdığım halde anlaşılmamış olmasına şaşırdım doğrusu,benim sizin yazdıklarınıza itirazım yok,aksine diyorum ki keşke yapsalar,bu bir genetik sıçarama bir devrim demek olur o zaman;yaptıklarını iddia eden kişiler var burda,ben de diyorum ki koyun videonuzu biz de görelim...hepsi bu...
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst