Bilinçli Hata Yapma

hayatimdegisti

Administrators, Atakan Sönmez
20
HD RANK
Katılım
20 Mayıs 2006
Mesajlar
5,723
Reaksiyon puanı
87
Puanları
0
Konum
istanbul
Web sitesi
www.hayatimdegisti.com
Bilinçli olarak hata yapmak aslında oldukça iyi bir egzersizdir.Şöyle bir korkularınızı düşünün.
Nelerden krkuyorsunuz?
Sonra geri dönüşü olabilen bir hata yapın.Çok basitolmasın ancak korktuğunuz bir şey olsun.
Sonra onunla başetmeyi öğrenin.
Asıl sorun sürekli geleceği düşünmek ve bir sorun çıkabileceğini düşünmektir.
Oysa bırakın sorun çıkarsa çıksın.
O sorunla başedebilme gücünüzü geliştirin.

Ya da dediğim gibi bir egzersiz yapın.

İşte mi çalışıyorsunuz.Hata yapmaktan mı korkuyorsunuz.
Yapın hatayı bilinçli olarak.Ve suçluluk duymadan o hata sonucu tavırlarınızı kontrol edin.

Herkes saçmalama hakkına sahiptir.
Yazın saçma bir şeyler...


Sınav korkunuz mu var.Ders stresi mi var.Eğer telafisi olacaksa bir kereliğine kötü not alın.


Hayatınızda herhangi bir sorun çıktığında mücadele gücnüzü test edin..


Ondan sonra bırakın akşına.
Sorun çıktığında mücadele edersiniz.Şimdiden geleceği düşünmeyin..


Aslında bunlar tek başına yazıldığında bilindik şeyler gibi gelsede . y789
Ritmotrans sayesinde daha az suçluluk duygusu daha çok kendine güven hissedeceğiniz için kolayca başarabilirsiniz. art56art56
 
Ynt: Bilinçli Hata Yapma

SELÇUK ARICI YAZDI: ÖZGÜVEN GELİŞTİRME TAKTİKLERİ!


Yazan: SELÇUK ARICI


Önemli bir savaş sırasında Japon bir komutan askerlerinin sayısının düşmanlarınkine kıyasla çok daha az olmasına rağmen saldırıya geçmeye karar verir. Ordusunun kazanacağına olan güveni tamdır. Ancak, askerleri zafer konusunda oldukça kaygılıdır. Savaş alanına doğru ilerlerken, yol kenarındaki bir tapınakta durup hep birlikte dua ederler. Daha sonra komutan cebinden bozuk para çıkararak “Şimdi yazı-tura atacağız. Eğer tura gelirse, biz kazanacağız, ama eğer yazı gelirse kaybedeceğiz, kaderimiz böylece ortaya çıkacak” der.

Bozuk parayı havaya atar ve herkes sabırsızca paranın yere düşmesini bekler. Tura gelmiştir. Askerler çok sevinirler; kendilerine olan güvenlerini toplamışlardır. Bu coşkuyla düşmana saldırır ve savaşı kazanırlar. Bir süre sonra yüzbaşı komutanının yanına gelerek onun kehanetini takdir edercesine, “Kimse kaderi değiştiremez” der. Bunun üzerine “Haklısın” der komutan, iki tarafı da –tura- olan parayı göstererek...!!

Hepimiz hikayede yazdığı gibi zor durumlarla karşı karşıya kalmışızdır.Çoğu zaman karar vermek ve harekete geçmek için bazı yönlendirilmelere ihtiyaç duymuş ve sanki içimizde bizi biz yapan ve harekete geçmemize yardımcı olacak o gücü hissetmekte zorlanmışızdır.

Burada asıl önemli olan o gücü ne zaman ve hangi koşullarda hissettiğimizdir aslında.Şöyle bir gözlerinizi kapayın.Hayatınızda gerçekten bir işi başardığınız aklınızda yer etmiş geçmişinizdeki o günleri hatırlayın.Örneğin okul yıllarınızda çok büyük bir kalabalığın karşısında yaptığınız konuşmayı hatırlayın.Veya ilk flörtünüze çıkma teklifi yaparken yaşadığınız heyecanı ve her şeye rağmen tüm heyecanınıza ve hata yapma korkunuza rağmen ona çıkma teklifi ettiğiniz günü hatırlayın.Ve her iki örnekte de başarıya ulaştığınız zaman içinizde hissettiğiniz iç huzuru hatırlayın.Ne kadar mutlu olmuştunuz değil mi?

Şu bir gerçek ki hayatta elde ettiğimiz başarıların hiçbiri tesadüfler sonucu kazanılmamıştır.Yani burada önemli olan nokta bizim başarılı olmak ve kazanmak için kadercilik oyunu oynamayıp bu kaderi oluşturabilmemiz için bir ön hazırlık yapmamız, çabalamamız, başarma içgüdüsüyle harekete geçmemizdir.
Bazen, sanki bir şeyler sesimizi keser; beğenilmemek korkusu, dışlanma kaygısı, süregelen düzene boyun eğmişlik ya da yoğun bir yetersizlik hissi, vs. gibi olumsuz öngörüler duygu ve düşüncelerimizi pek az açmamıza ya da hiç açmamamıza neden olur.

Özgüveni gelişmemiş bireyler kendilerine bir görev verildiğinde, ya da karşılarına başarmaları gereken bir durum çıktığında, bu durumdan kaçmaya çalışabilirler hatta mümkünse bu işleri başka arkadaşlarına, dostlarına yaptırmaya gayret ederler. Mahcubiyet duygusunu yaşamamak için bu çeşit riskli durumlardan sürekli uzak dururlar. Peki böyle bir durumdan kurtulunması için ne yapılması gerekir?

Esasında özgüven konusundan bahsederken özgüvenin tanımını yapmak daha doğru bir yaklaşım olacaktır.Özgüven kendimizle ile ilgili olumlu ve pozitif duygular geliştirmemiz sonucunda ortaya çıkan harekete geçme gücü şeklinde düşünülebilir.Ayrıca özgüveni yine iç ve dış özgüven olarak ta ikiye ayırabiliriz. . İç özgüven, kendimizle ilgili hissettiğimiz memnuniyet ve kendimize dair inancımız, dış özgüven ise dışarıya kendimiz hakkında verdiğimiz görüntü ve insanlarla olan iletişimlerimizde farklı duygularımızı ifade edebilme becerimizle ilgilidir.

Bizler toplumda yaşayan bireyler olarak hem iç hem de dış özgüveni farkında olarak ya da farkında olmadan çoğu zaman kullanırız.Bunlar arasında da zaten çok iyi bir dengenin kurulmuş olması gerekir.

Eğer iç ve dış özgüveni dengeleyemezsek sağlıksız bir iletişim kurmaya başlarız ki bu da bizim ilişkilerimiz olumsuz bir yönde etkiler.Keza bu durum çoğu zaman bizlerin bağımsız birer fert olmasını engellediği gibi bizlerin sadece yakınımızdaki topluluğun bizi iteklemesiyle harekete geçirmesi ya da toplumla çatışma topluluğa ters düşme şeklinde olumsuz sonuçları görülebilir.
Özgüven konusunda temel nokta bizi harekete geçiren bu gücün ne kadar sağlıklı ve gerçekten ne kadar olumlu ve pozitif olduğudur.Çünkü özgüvenin temelinde insanın pozitif olma duygusu yatar.Eğer bir durumla ilgili negatif düşünceleriniz ne kadar fazlaysa o durumla ilgili iş yapma kapasiteniz de o oranda azalacaktır. Kısacası o işi yapmak istemeyeceksiniz ya da mecbur olduğunuz için yapacaksınız.Bu da sizin o işten alacağınız verimi ve başarıyı haliyle düşürecek. Hangimiz başarmayı yürekten istediğimiz bir konuda çok çalışıp ta kaybetmiş ki.

Özgüven konusuyla, hayattaki başarılarımızın doğru orantılı olarak birbirini tamamladığı göz önünden kaçırılmaması gereken bir nokta.Bizler başarılı olduğumuz, üzerinde defalarca alıştırma yaptığımız bir konuda daha az hata yapma olasılığına sahibiz.Sizlere hata yapmayacağımızı söylemiyorum ama gerçekten böyle bir durumda heyecanımızı daha iyi kontrol ettiğimiz için daha başarılı oluruz.Çünkü biz önceki yaşantılarımızla, birer deneyim kazanmış ve artık tecrübe sahibi olmuşuzdur.

Dolayısıyla herhangi bir konuda ne kadar çok çalışırsak ve başarılı olursak özgüvenimizde o oranda artmakta diyebiliriz
Biz insanların en çok yaptığı hatalardan biri bir başarısızlıkla karşılaştığımızda o başarısızlığımızın sonucunda kendimize olumsuz ifadelerde bulunmamızdır.

Bunu biraz açarsak hepimiz zaman zaman “Ah ben ne beceriksizim”, “benden adam olmaz”, “zaten şu işi başarsaydım alim olurdum” vb. bir sürü olumsuz yükleme yapmışızdır kendimize.Esasında bu yüklemelerimiz bizlerin gelecekte ki hayatında gerçekten pahalıya mal olmakta.Bizleri pasif , çekinden, özgüveni olmayan, arka planda kalmayı tercih eden bireyler haline getiriyor.Her şeyden korkar oluyoruz ve içimizde bulunan girişimcilik ruhunu yok ediyoruz.

Bütün bunların yanı sıra kendi olumsuz varsayımlarımızla beslediğimiz “yıkıcı” düşünce yapılarımızı yenmek için bazı “onarıcı” teknikler de var:

Güçlü yönlerimizi belirlemek ve onların üstünde daha çok durmak: Denediğimiz her yeni şey için kendinize şans tanımalıyız. Önemli olan elde edilen sonuç değil, bu yolda harcanan çabalardır. Bu yüzden kendimizi takdir etmeyi bilmeliyiz.

Risk almak: Her yeni deneyime yeni bir öğrenme fırsatı olarak bakabilmek.Asıl olan kazanmak yahut kaybetmek değil! Ancak bu şekilde yeni fırsatlarla karşılaşabiliriz ve kendimizi olduğumuz gibi kabul edebiliriz. Aksi taktirde, her fırsat açılmamış bir kutu olarak içimizde kalacak; dolayısıyla doğrudan başarısızlıkla sonuçlanıp, kişisel gelişimimizi engelleyecektir.

İç konuşma yapmak: İç konuşma yaparak olumsuz varsayımlarımızla başa çıkabiliriz. Kendimize haksızlık ettiğimiz bu durumlarda, “dur bakalım, o kadar da değil” diyerek daha olumlu varsayımlar üretmeliyiz. Örneğin, herhangi bir şeyin mükemmel olmasını beklediğimiz bir durumda , herşeyi mükemmel yapamayacağımızı, önemli olanın elimizden geldiği kadarını en iyi şekilde yapmaya çalışmak olduğunu kendimize hatırlamak harika bir fikirdir.

Kişisel değerlendirme yapmak: Kendimizi her şeyden ve herkesten bağımsız olarak değerlendirebilmek... İçsel olarak kendimiz kendi davranışımız hakkında ne düşünüyoruz? Bu tarz bir bakış açısı içsel olarak daha güçlü hissetmemizi sağlayacak ve kişisel gücümüzü başkalarının ellerine teslim etmemizi engelleyecektir.

Kendini sevmek: İnsanlar kendilerini sevdiklerinde hem duygusal hem de fiziksel olarak kendilerini güvende hissederler ve kendileriyle barışık yaşarlar.

Kendini tanımak: Kendilerini tanıyan insanlar kendi güçlü ve güçsüz yönlerini iyi bilirler. Bir topluluğa girdiklerinde kendilerini ifade ederken kendi potansiyellerinin farkında olarak harekete geçerler.

Hedef Koymak: Tabi burada kastedilen hedef açık venet koyduğumuz hedefler.Elbetteki çok büyük genel hedeflerimiz olabilir.Ama bunlara ulaşmamız için mutlaka planlı ve daha gerçek hedeflerimizde olmalı.

Pozitif Düşünmek: Pozitif düşünce özgüveni harekete geçirmeye zorlayan belki de en önemli etkenlerden biri. Olumsuz bir düşünceyle herhangi bir başarı elde etmek çok güç. Bu bizi ancak karamsarlığa götürür. O yüzden kendimizi pozitif düşünmeye alıştırmamız ve bunu bir yaşam biçimi haline getirmemiz bize hayatımızda çok şeyler kazandıracak.

İyi bir iletişim: Sağlıklı bir iletişim yeteneğimiz olması bizlerin çevremizde sevilen saygı duyulan güvenilen insanlar olmamızı sağlar.Çevremizde olumlu bir imaja sahip olduğumuzda kendimize güvenimiz artacaktır.

İyi bir ifade yeteneği: Toplum içinde konuşmak için bol bol okumamız konuşma tekrarları yapmamız ve hatta zaman zaman iyi birer hatip olabilmek için evde çalışmamız ve sonucunda da konuşma yeteneğimizi artırmamız bize topluluk içinde daha çok söz söyleme imkanı tanıyabilir.Bu da bizi yine özgüven konusunda olumlu destekleyebilir.

Duyguları kontrol etme : Duyguları ile başa çıkabilen çocuklar duygularının esiri olmazlar. Beklenmedik davranışlar göstermezler. Korkuları ve endişeleri ile başa çıkabildikleri için riskleri göze alabilirler. Mutsuzluklarının kendilerini sürekli engellemesine izin vermedikleri için sıkıntılı dönemlerini kısa sürede atlatabilirler. Anlaşmazlık olduğunda kendilerini iyi savunurlar. Kıskançlık, öfke gibi doğal olan duyguları yaşadıklarında suçluluğa kapılmazlar. İlişkilerinde neşe, sevgi ve mutluluk ararlar. Kimseye körü körüne kapılmazlar.

Anne babalar çocuğu özgüvenli yetiştirmek için neler yapabilir ?
* Çocuğun güçlü olduğu konularda büyüklerine yardımcı olmalarına izin verilmesi.
* Yaptığı işe çok fazla müdahale etmeyerek kendisine duyulan güvenin belli edilmesi.
* Onunla zaman geçirerek önemli olduğunun kanıtlanması.
* Onların düşünce ve inançlarının eleştirilmeden dinlenmesi.
* Potansiyellerini sınamaları için riske atılmalarının teşvik edilmesi.
* Yaptığı işlerle ilgili ona olumlu tepkiler verilmesi.
* Çocuğa yönelik eleştirilerin dolaysız, açık ve dürüst olması.
* Kendisini tanıması için sosyal etkinliklere (Resim, tiyatro, spor.... vb.) yönlendirilmesi.
* Karşılaştırma yapmaktan kaçınılması.
* Çocuğun sınırlarını göz önünde bulundurarak çok zor hedefler belirlememesine yardımcı olunması.
* Hedeflerine ulaşmada geçtikleri her aşama için teşvik edilmesi. (Daha uzun birlikte olmak, hafta sonu sinemaya birlikte gitmek, evde parti yapmasına izin vermek.....vb.)
* Onların hedeflerine saygı gösterilmesi.
* Olumsuz düşüncelerini bir kenara bırakarak kendileri adına olumlu şeyler söylemeleri için cesaretlendirilmesi.
* Düşüncelerinde genelleme yapmalarının engellenmesi. (Sınav konularının hiçbirini öğrenmemistik yerine Sınav konularının bazılarını öğrenmemiştik .... vb.)
* Düsüncelerindeki abartılı ifadelerin daha doğru ifadelere yöneltilmesine yardımcı olunması (Öğretmen beni hiç dinlemiyor yerine Soru sorduğumda bazen öğretmen beni dinlemiyor.....vb.)
* Sık sık konuşma fırsatı verilmesi ve düzenli aralıklarla çesitli konularda sohbetler edilmesi.
* Kültür farklılıkları,farklı insanlar ve durumlar hakkında tartısmalar yapılması.
* Beden dilinin önemi üzerinde durulması.
* Ev içinde ve dışında basarabileceği sorumluluklar verilmesi. (Sofrayı kurma, telefon faturasını yatırma, ufak tefek alısveris yapma.... vb.)
* Değişik yaş gruplarındaki insanların bulunduğu ortamlara girmesine fırsat yaratılması.
* Pozitif düşüncelerin paylaşılarak olumlu düşünme yeteneğinin gelistirilmesi.

Sonuç olarak ; Özgüven için başınızı kaldırıp biraz dik durmanız ve geleceğe güvenle pozitif bir şekilde bakmanız hayatınıza yeni bir ufuk kazandıracaktır.


Kaynak : www.kigem.com
 
öz güven hakkında gerçekten tatmin edici bir yazı sağolasın atakan abi
 
Ynt: Bilinçli Hata Yapma

aaa ben de bilinçli hata yapmıştım..sınav esnasında o 1 saat benim için yerimden kıpırdamamam gereken,sınavda olmam gereken bir zamandı..ve bu da benim ataklarımı attırıyordu..bir gün bunun farkına vardım ve bilerek sınavdan çıktım ve bir şey yapmadan..ondan sonra istersem yapmamam gereken şeyleri de yapableceğimi farkettim..ben neymişim bee:D alk78
 
Ynt: Bilinçli Hata Yapma

Evet ben duygularımı kontrol edemiyorum. Eskiye göre çok çok daha iyiyim ama yine de en büyük sorunum. Çocukluk geçmiş gitmiş bu saatten sonra düzeltmek için yapılacak şeyler var mı acaba?
 
Ynt: Bilinçli Hata Yapma

evet reginacım tabiiki var
gözlerini kapat...kendini küçük bir kız olarak hayal et..üzgün,korkmuş,suçlu, vs ...bu küçük kızı iyice küçült ve ellerinin arasına al...derin bir nefes al ve onun ellerinden bedenine gitmesine izin ver...bedeninin içinde yürürken nereye gittiğine dikkat et kalbine..midene..vs...nereye gidiyor..gitmek istediği yere gitmesine izin ver..sonra ona kalbine gitmesini..ona, ihtiyaç duyduğu sevgiyi kalbinde bulacağını söyle..kalbini yeşil veya, pembe ışıkla doldur..ışığın bu narin küçük kızı iyice doldurmasına izin ver ihtiyaç hissettiği kadar orada kalsın..sonra onu öp ve bundan sonra senin koruman altında olduğunu..güvende olduğunu, istediği zaman kalbindeki bu yere gelebileceğini söyle ve kalbinden ellerine al.. ..içinden geliyorsa, onunla tekrar konuş..onunla istediği anda tekrar buluşmak üzere vedalaş...gözlerini aç şimdi ve buraya dön sevgiler
 
Ynt: Bilinçli Hata Yapma

Benim küçük kız oradan çıkmak istemiyo. Orda kıvrılıp yattı... Ama iyi geldiğini hissediyorum. Çocukken çok büyük hastalıklar geçirdim ve mucize eseri iyileşip hayatta kaldım. Hem de gerçekten bir mucize yaşayarak, binlerce insanın duaları sonucu. O zaman duygularıma hiç yansımadı yaşadıklarım. Hastanelerde bana ne yaptılarsa bir kez bile ağlamadım, kontrolü kaybetmedim. Sanırım şimdi bundan zorlanıyorum. Keşke bunu daha önce görebilmiş olsaydım ve umarım şu an görmem işe yarar. Çok teşekür ederim...
 
Ynt: Bilinçli Hata Yapma

sonunu düşünen kahraman olamaz  felsefesi mi bu?  krz67  smil56
 
Ynt: Bilinçli Hata Yapma

Duygular konusunda bende çok muzdaribim. Şimdiye kadar hiç kız arkadaşım olmadı. Her kıza potansiyel kız arkadaş gözüyle bakıyorum. Bu duyguyu nasıl yenebilirim? 23 yaşımdayım. İnsanlarla ilişkilerimi etkiliyor. Yardım eder misiniz?
 
Ynt: Bilinçli Hata Yapma

merabalar atakan beye paylaşımı için teşekkürler iyi güzel fikirler veren bir yazıyı okurken daha ilk parağrafta anladım ki atakan beyin imzası olan her çalışma kalitesini gösteriyor alk78

aslında benim bilinçli hata yapmama gerek varmı bilmiyorum yakın zamanda amirimin benim işlerimin üzerine çok düştünü sürekli beni uyardığını fark ettim. sürekli sorun çıkarmaya çalışıyor gibi bir hali vardı suçluluk duyguları böylesi durumlarda beni hemencecik sarar. tabi kendimi savunmasız hissederim, genelde de tavrım ne! nasıl ! öyle olmamalı gibi klişeler olur.
bir süredir fark ettiğim birşey var bu duygularımı telkinler sayesinde ve tabi diğer paylaşımları okuyarak üzerimden attığımı söyleyebilirim.
birde suçluluk, kendine güven, sosyalleşememe gibi sorunlarımızın kendi benliğimizi tam olarak bulamamamızın bir tezahürü olduğunu fark ediyorum. acaba benliğimizi bulabilmek için bu duygularımızın bizi yönlendirmesine ihtiyacımız varmı? yoksa kişiliğimiz ve benliğimiz bu içşsel sorunlarımızı çözemediğimiz içinmi gelişemiyor? evet buda kafamı çok uzun süre kurcalayacağını sanmadığım bir ikilem burada çoğu içsel sorgulamaları ve duygusal savrulmalarımı çözebilecek sorulara yanıt buldum

bu konuda düşüncesi olanlardan fikirlerini belirtmelerini rica ediyorum

sağlık ve esenlikle kalın 98569
 
Ynt: Bilinçli Hata Yapma

merhaba
benim daha önce de belirttiğim gibi 6 yaşında bir oğlum var ve birşey için kızdığımızda ben kötü bir çocuğum biliyorum diyor ona uzun uzun kendisinin kötü biri olmadığını yaptığının yanlış olduğunu anlatsam da bu durum çok tekrarlıyor nasıl başa çıkabilirim ve biz büyüklerimize çok yakın oturuyoruz onlar hoşuna giden bir davranışı karşısında aferin diyorlar ama yaramazlığında seni hiç sevmiyoruz diyorlar bu da kötü etkiliyor yaşlı insanlara anlatamıyorsunuz bazı şeylerin çocukta kötü etkiler yarattığını ne yapabilirim ben ona seni hep seviyorum desem de ailenin diğer fertlerinden gördüğü gibi davranıyor bana yardımcı olabilir misiniz
 
Ynt: Bilinçli Hata Yapma

özellikle benim gibi sfliler için çok yararlı teknikler.arada sırada yapıyorum ama kayda değer hatalar yapamıyorum malesef.
insan bilerek hata yaptığında bir süre sonra bilmedende olsa yaptığı bir hatayı (fazla önemli olmayan bir hata) fazla kafaya takmamaya başlıyor...
 
Ynt: Bilinçli Hata Yapma

merhabalar kaafinur..


sevgili oğluşun tamda modelleme yapacağı yaşlarda..

evet aile büyükleri ile fazla yakın olmak bir handikap olsa da asıl senin ve eşinin
varsa büyük kardeşinin yaptıklarını daha fazla modelleyecektir..

tıpkı nakış işler gibi oğluna gerekenleri aktarmalısın..
bu noktada kendiliğinden gelişen bir yoğun program uygalayışın diğer taraf ile bilgi alışverişin azalmasına yarayacaktır..
kendiliğinden güçlenen bir çocuğa ise güvenmediği yerden gelen dış telkinler çok fazla etkili olmaz..
çünkü sen çocuğunun gelişim sürecini yakından takip ederek müdahale etmen gereken yerlerin farkında olursun..

sen ne kadar çok yeterli olursan oğluna o kadarını aktarırsın..
onun için kendini her anlamda elinden geldiğince tamamlamaya ve uygun bir dille oğluna aktarmaya başla..

özellikle anlatmak istediklerini masal haline getir..
onun başına gelen ve üzüntü duyduğu konularla ilgili olarak bir kaç farklı senaryo içeren farklı masallar yazabilir ve ona okuyabilirsin..

aslında okuduğun bu masallar onun senin sayende dıştan telkin almasını sağlayacaktır..
seninle ne kadar çok olumlu zaman geçirirse yaşam kaliteside o ölçüde artacaktır..

özellikle yazmanı tavsiye ediyorum çünkü kelimelerin sihirli güzünü kullanarak onun ruhuna ulaşcaksın ve bu noktada yazılı çalışman çok faydalı olacaktır..
hem bunun basılı br metin olduğunu gördüğünde daha çok ikna olacaktır...

topluluk karşısında konuşma telkinin içeriği çok güzeldir.. onu oğluna dinletebilirsin..

elbette ki aile büyükleri ile araya sınır koyarken bu konuda ki hassas dengelerinide gözeterek sevgi dolu ve
kendiliğinden olmasını sağlamaya çalışman daha yararlı olacaktır..

özellikle onun uykudan önceki ve ilk uyandığında ki zamnlarını olmasını isteğin şekilde geçirmesini sağla..
masal kıvamındaki telkinlerini ona gece uyurken bile okuyabilirsin..

kelimelerini seçerken olumlu cümleler kurmaya özen göstermen dikkat etmen gereken önemli bir noktadır..

sevgiler..
 
Ynt: Bilinçli Hata Yapma

hayalayaz ' Alıntı:
evet reginacım tabiiki var
gözlerini kapat...kendini küçük bir kız olarak hayal et..üzgün,korkmuş,suçlu, vs ...bu küçük kızı iyice küçült ve ellerinin arasına al...derin bir nefes al ve onun ellerinden bedenine gitmesine izin ver...bedeninin içinde yürürken nereye gittiğine dikkat et kalbine..midene..vs...nereye gidiyor..gitmek istediği yere gitmesine izin ver..sonra ona kalbine gitmesini..ona, ihtiyaç duyduğu sevgiyi kalbinde bulacağını söyle..kalbini yeşil veya, pembe ışıkla doldur..ışığın bu narin küçük kızı iyice doldurmasına izin ver ihtiyaç hissettiği kadar orada kalsın..sonra onu öp ve bundan sonra senin koruman altında olduğunu..güvende olduğunu, istediği zaman kalbindeki bu yere gelebileceğini söyle ve kalbinden ellerine al.. ..içinden geliyorsa, onunla tekrar konuş..onunla istediği anda tekrar buluşmak üzere vedalaş...gözlerini aç şimdi ve buraya dön sevgiler
O küçük kızı ben erkeğe çevirdim ve bende hayal ettim:)
 
Ynt: Bilinçli Hata Yapma

hocam büyüksün f678h
 
Ben bunu yapmıştım...

Ben bunu yaptım, sadece kendime güvenimi göstermek için saçma sapan bişi yaptım, başkalarının ne düşüneceğini düşünmeden yaptım.Yaptığım şey, kursa acayip paçaları uzun, bol, çuval gibi, hatta paçaları birkaç kez kıvırmıştım, ve hatta buna rağmen paçalar yerlerdeydi, gayet rahat gittim ve oturdum...
Bunun da bir sebebi vardı tabi...Gayet güzeldi...
 
Ben zaman zaman kendime olan güvenimi tazelemek için kendime hiç yakıştırmadığım,uyumsuz olduğu çok bariz,curcuna gibi kıyafetler giyip,saçımı yapıştırıp dışarı dolaşmaya çıkarım.Hiç tanımadığım insanlardan dahi her seferinde utanırım,bir kızarıp bozarırım,ateş basar...Ama bu esnada kendime güzel şeyler söylerim.Beni ben yapan şeyin üzerimdeki giysiler değil de içim olduğunu ve bu nedenle her türlü kıyafet ve hatama rağmen kendimi sevdiğimi söylerim kendime.Göğsümü gere gere dolaşır ve mutlu bir biçimde evime dönerim :) :)
 
evet reginacım tabiiki var
gözlerini kapat...kendini küçük bir kız olarak hayal et..üzgün,korkmuş,suçlu, vs ...bu küçük kızı iyice küçült ve ellerinin arasına al...derin bir nefes al ve onun ellerinden bedenine gitmesine izin ver...bedeninin içinde yürürken nereye gittiğine dikkat et kalbine..midene..vs...nereye gidiyor..gitmek istediği yere gitmesine izin ver..sonra ona kalbine gitmesini..ona, ihtiyaç duyduğu sevgiyi kalbinde bulacağını söyle..kalbini yeşil veya, pembe ışıkla doldur..ışığın bu narin küçük kızı iyice doldurmasına izin ver ihtiyaç hissettiği kadar orada kalsın..sonra onu öp ve bundan sonra senin koruman altında olduğunu..güvende olduğunu, istediği zaman kalbindeki bu yere gelebileceğini söyle ve kalbinden ellerine al.. ..içinden geliyorsa, onunla tekrar konuş..onunla istediği anda tekrar buluşmak üzere vedalaş...gözlerini aç şimdi ve buraya dön sevgiler

Benim küçük kız oradan çıkmak istemiyo. Orda kıvrılıp yattı... Ama iyi geldiğini hissediyorum. Çocukken çok büyük hastalıklar geçirdim ve mucize eseri iyileşip hayatta kaldım. Hem de gerçekten bir mucize yaşayarak, binlerce insanın duaları sonucu. O zaman duygularıma hiç yansımadı yaşadıklarım. Hastanelerde bana ne yaptılarsa bir kez bile ağlamadım, kontrolü kaybetmedim. Sanırım şimdi bundan zorlanıyorum. Keşke bunu daha önce görebilmiş olsaydım ve umarım şu an görmem işe yarar. Çok teşekür ederim...

yüzüm gülüyor gözüm ağlıyor ilahi.birazdan ben de deneyeceğim bakalım küçük kızla neler yaşayacağız
 
Ben de hata yapmaktan korkuyorum ve bu yüzden sakarlık yaptığım çok oluyor.Kendime olan güvenim yok gibi ama yine de elimden geleni yapmaya çalışıyorum.yrl78
 
aslında buna benzer bırseyı üniversıtede rehberlık dersınde gormustuk:logoterapı.yazınızı okuyunca o geldı aklıma.hatırlattıgınız ıcın tesekkurler...
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst