- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Tavla o kadar bilinen bir oyundur ki, burada
kurallarından bahsetmek bile ayıp olabilir. Tavlanın bilinen en eski oyunlardan
biri olduğu, 5 000 yıl evvel Mısırlılar tarafından oynanmaya başlandığı,
Yunanlılar ve daha sonra da Romalılar tarafından oynanıp Avrupa'ya yayıldığı
biliniyor. Bu günkü oynanış kuralları 17. yüzyılda İngiltere'de tekrar
düzenlenmiş, 20. yüzyılın başlarında, 1920'lerde ise çift zarla oynanmaya
başlanmıştır. Tavla, kırda, kahvede oynanabilmesi bakımından basit bir
halk oyunu olarak bilinmesine rağmen satranç gibi stratejik bir savaş oyunu olup
en az onun kadar, hatta araya şans faktörünün de girmesi ile ondan daha zor bir
oyundur. Sonraki hamleleri düşünmeyi zorlaştıracak şans faktörü oyuna
eğlenceli bir yan katar. Oyunu kazandığınızda bunu kabiliyetinize yorarken,
kaybettiğinizde de kötü şansınızı suçlayabilirsiniz. Ancak tavla şampiyonları
şansın yanında oyunda, ihtimaller hesabını, tahayyül ve sezgi yeteneklerini
hatta psikolojik faktörleri bile kullanırlar. Günümüzde bilgisayarda,
internet aracılığıyla dünyanın öbür ucundaki kişilerle tavla oynanabiliyor.
Bilgisayarla karşılıklı tavla oynayabileceğiniz çok güzel programlar var. Ne var
ki bu programlar amatör bir seviyeden öteye geçemiyorlar. Satrançta olduğu gibi
dünya şampiyonlarını bile yenebilecek programlar üretilemiyor. Bir
bilgisayarın herhangi bir oyunu bir insan kadar veya daha iyi oynayabilmesi için
ya insandan daha akıllı olması yahut da belirli bir sürede insandan daha çok iş
yapabilmesi gerekir. Oyun programlarında genel strateji akıl üzerine kurulamaz.
Program bir insanın yapamayacağı kadar kısa bir sürede, ilerde yapılabilecek
hamleleri ve karşı oyunları hesaplayabilecek şekilde hazırlanır. Satranç
oyununda her bir oyuncunun bir hamlede yapabileceği 20-30 değişik hareket
vardır. Tavlada ise her iki zarı attığınızda zaten 21 tane değişik pozisyon
gelme olasılığı vardır. Bu her bir pozisyon da en az 4-6 değişik şekilde
oynanabileceği, bir de çift atıldığında 4 kere oynanabileceği faktörlerini de
hesaba katarsak, sadece bir kerede tavlada kaç değişik oyun oynama olasılığı
olduğu ortaya çıkar.İşte bu durum tavla oyununun herhangi bir anında çok
ileriye bakmayı, sonraki hamleleri görebilmeyi ve tedbir almayı zorlaştırır. En
basit bir hesapta bile görülebilir ki tavlada 3 kere zarları atışta
oynanabilecek pozisyon sayısı 250 milyona ulaşır. Bunun analizini yapabilmek
bilgisayar için bile zordur. Satranç gibi oyunlarda, bir kerede
yapılabilecek hamleler hesaplanırken en mantıksız ve yapılmaması gereken
hamleler çıkarıldığında geriye oynanması mümkün 5 bilemediniz 10 hareket kalır.
Halbuki tavlada her seferinde atılan zara bağlı olarak 21 değişik seçenek
vardır. İşte bu nedenle programlamada arka arkaya olabilecekler için bir
fonksiyon türetip, yazılım yapabilmek içinden çıkılmaz bir hale gelir.
Tavlada bir başka faktör de zamandır. Oyunun herhangi bir kademesindeki
durumu kavramada geçen zaman açısından insan, bilgisayardan hala üstündür. Tabii
bu arada pulları kırma, kritik yerlerde kapı alarak rakibin zarı ne gelirse
gelsin onu oynatmama, gele atma gibi durumlar da göz önüne alınırsa,
bilgisayarın tavla oyununda niçin çok başarılı olamadığı ortaya çıkar.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
kurallarından bahsetmek bile ayıp olabilir. Tavlanın bilinen en eski oyunlardan
biri olduğu, 5 000 yıl evvel Mısırlılar tarafından oynanmaya başlandığı,
Yunanlılar ve daha sonra da Romalılar tarafından oynanıp Avrupa'ya yayıldığı
biliniyor. Bu günkü oynanış kuralları 17. yüzyılda İngiltere'de tekrar
düzenlenmiş, 20. yüzyılın başlarında, 1920'lerde ise çift zarla oynanmaya
başlanmıştır. Tavla, kırda, kahvede oynanabilmesi bakımından basit bir
halk oyunu olarak bilinmesine rağmen satranç gibi stratejik bir savaş oyunu olup
en az onun kadar, hatta araya şans faktörünün de girmesi ile ondan daha zor bir
oyundur. Sonraki hamleleri düşünmeyi zorlaştıracak şans faktörü oyuna
eğlenceli bir yan katar. Oyunu kazandığınızda bunu kabiliyetinize yorarken,
kaybettiğinizde de kötü şansınızı suçlayabilirsiniz. Ancak tavla şampiyonları
şansın yanında oyunda, ihtimaller hesabını, tahayyül ve sezgi yeteneklerini
hatta psikolojik faktörleri bile kullanırlar. Günümüzde bilgisayarda,
internet aracılığıyla dünyanın öbür ucundaki kişilerle tavla oynanabiliyor.
Bilgisayarla karşılıklı tavla oynayabileceğiniz çok güzel programlar var. Ne var
ki bu programlar amatör bir seviyeden öteye geçemiyorlar. Satrançta olduğu gibi
dünya şampiyonlarını bile yenebilecek programlar üretilemiyor. Bir
bilgisayarın herhangi bir oyunu bir insan kadar veya daha iyi oynayabilmesi için
ya insandan daha akıllı olması yahut da belirli bir sürede insandan daha çok iş
yapabilmesi gerekir. Oyun programlarında genel strateji akıl üzerine kurulamaz.
Program bir insanın yapamayacağı kadar kısa bir sürede, ilerde yapılabilecek
hamleleri ve karşı oyunları hesaplayabilecek şekilde hazırlanır. Satranç
oyununda her bir oyuncunun bir hamlede yapabileceği 20-30 değişik hareket
vardır. Tavlada ise her iki zarı attığınızda zaten 21 tane değişik pozisyon
gelme olasılığı vardır. Bu her bir pozisyon da en az 4-6 değişik şekilde
oynanabileceği, bir de çift atıldığında 4 kere oynanabileceği faktörlerini de
hesaba katarsak, sadece bir kerede tavlada kaç değişik oyun oynama olasılığı
olduğu ortaya çıkar.İşte bu durum tavla oyununun herhangi bir anında çok
ileriye bakmayı, sonraki hamleleri görebilmeyi ve tedbir almayı zorlaştırır. En
basit bir hesapta bile görülebilir ki tavlada 3 kere zarları atışta
oynanabilecek pozisyon sayısı 250 milyona ulaşır. Bunun analizini yapabilmek
bilgisayar için bile zordur. Satranç gibi oyunlarda, bir kerede
yapılabilecek hamleler hesaplanırken en mantıksız ve yapılmaması gereken
hamleler çıkarıldığında geriye oynanması mümkün 5 bilemediniz 10 hareket kalır.
Halbuki tavlada her seferinde atılan zara bağlı olarak 21 değişik seçenek
vardır. İşte bu nedenle programlamada arka arkaya olabilecekler için bir
fonksiyon türetip, yazılım yapabilmek içinden çıkılmaz bir hale gelir.
Tavlada bir başka faktör de zamandır. Oyunun herhangi bir kademesindeki
durumu kavramada geçen zaman açısından insan, bilgisayardan hala üstündür. Tabii
bu arada pulları kırma, kritik yerlerde kapı alarak rakibin zarı ne gelirse
gelsin onu oynatmama, gele atma gibi durumlar da göz önüne alınırsa,
bilgisayarın tavla oyununda niçin çok başarılı olamadığı ortaya çıkar.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
