H
hayalayaz
Guest
bu kızlar bana daha neler yapacak bakalım gitti uykular, bende yeni bir konu açmaya karar verdim..organik gıda için sebze yetiştirmeye çalışıyorum bahçemde, şimdi ben bahçe deyince,siz tabii bahçemi devasa bir toprak alan olarak düşünmüşsünüzdür. yok canım balkondan biraz daha hallice beton bahçe, sebzelerimi saksı içinde yetiştirmeye çalışıyorum..
şimdi efendim ben bu siteye geldim, bir, birbuçuk ay içinde benim tahtalar hizaya girmeye başladı, çatlak olanlar hafiften kendi kendini onarıyor falan..bende bunu farkedince dinlediğim telkinleri eylemlerle desteklemek adına, çarşıya pazara falan gidiyorum..dünyanın benim tepemde dönmediğini anlamış bir insan olarak, bir şeylerle ilgilenmek, değişik bir şeyler yapmak istiyorum..hemen pazara gittim gül fidanlara aldım..ne haddini bilmezlik..kız sen ot yetiştirmeyi bilmezsin gül yetiştirmek senin neyine, olsun, aldım geldim gülleri, bahçede biraz toprak var, ex kaynımda çiftlikten halis muhlis gübre gönderdi, babadan gördük ya, elimden geldiğince gübreyi toprağa karıştırdım. birde içten içe bu toprağa adam dik adam çıksın diyorum ..çiftlik gübresi geldi ya...diktim gülleri..bu arada domates fideleride almıştım.. onlarıda dikeyim derken toprak yetmedi...hadiiiii..diktiğim tüm bitkileri söktüm..şehirde yaşıyoruz toprağı nereden bulayım derken yandaki boş arsa geldi aklıma, çıktım dışarı..kazdım toprağı kova kova taşıdım...amman amman belleriiiiim..dicem ama yiğitliğe bi şey sürmüyorum...karıştırdım yine toprağı diktim tüm domateslerimi güllerimi, o yıl bahçem bir şenlendi sormayın..ben artık kahveleri bahçemde içiyorum..keyfim yerine geldi...moral tavan yapmış, hele birde benim cılız güller bir iki gül açıp gönlümü şenlendirdiler yaaaa.... oooof oooof of ki of..hayatım gerçekten değişti.. her gün suluyorum birde bilimsel davranıp, ya sabah erkenden, yada gece suluyorum..aklımın bir köşeciğinde kalmış güneş yükselince sulanmaz bitkiler diye, yalnız domatesler pıtırak gibi çiçekleniyor, ama iş domatese dönüşmeye gelince olmuyor, neyse onlarda hatırımı hoş edip bir iki domatescik verdiler..amaaa beni görmeliydiniz, hani salça reklamındaki adam vardı ya..ondan beterdim..hemen karar verdim..bu domatesler yenmeyecek, tohumluk olarak ayrılacak..ve seneye kendi tohumlarımdan ekicem saksılara, aa bu arada takviye olarak alldığım kavun, kabak, biber, patlıcan tohumlarını söylemeyi unuttum..bir tanede patlıcanım oldu..biberlerim beş tane, bir anda beton bahçeye çekirgeler dadandı, nereden bileyim onların domatesleri saran yeşil yaprak bitlerini yediğini, gitsinler diye hortumla üzerlerine su sıkıyorum..bu arada bahçeme misafir olan uğur böceğini saatler boyu seyrettiğimi söylemeden geçemeyeceğim.. ilk yazımı bitkilerin yeşiliyle mutlu mesut geçirdim..ama ürün alamadığım içinde canım sıkıldı işin doğrusu..birde onca bitkiye saksı alamadığım için evde ne kadar plastik kap varsa hepsinin altını delip saksı ettiğimden, evde kullanacak kap sıkıntısı çekmiştim..sonraki yaz, daha iddialıyım..tohumlarımı kendim çimlendiriyorum..her gün hortumla suluyorum..garipler yine hatırımı hoş edip yeşerdiler tüm sevgileri ile..ürün? yine yok bu seferde tırtıllarla başım dertte...bir tane sebze olmaya niyetleniyor, tırtıl efendi hoooop içinde kemali afiyetle yiyiyor...önümüzdeki yaz yine bahçedeyim..artık internet alemlerine akmayı iyice öğrendik ya..buldum bu konuda bilgilendiren bir yığın kaynak, ziraatçiler sakınmamışlar bilgileri...yaaa ben neler yapmışım, benim hortumlarla suladığım tohumları millet fıs fıs larla nemlendiriyor, her gün sularla şımşırık ettiğim fideleri/ fidanları insanlar 2-3 günde bir suluyor, onuda neredeyse gramla veriyor...bitki çiçeğe durduğu zaman, kesiyor suyu ki ürün alsın..ben yine, yaa bunlara bu kadar güzel bakıyorum/ diplerine bır dolu su döküyorum, neden sebze olmuyor diye üzülüyorum..herhalde benim sebzeler kendilerini iki sezon boyunca karantina hamamında sanmışlardır..
amaaa öğrendim artık.. bir kere her şeyden önce teorik bilgiler alıyorum...pembe domates yetiştiren birileriyle tanıştım bana tohum yollayacaklar... bende elim erdiğince daha başka türler alıcam...şimdiden koları sıvadım, yarından itibaren evdeki atıklardan KOMPOST, yapıcam kompost nemi? efendim Kompost veya diğer deyişle komposto, bitkisel mutfak atıklarının, otların, dal, yaprak parçalarının kısacası tüm bitkisel artıkların bir yere yığılarak çürütülmesinden meydana gelen, doğal bir gübredir. vede bitkiler için çok faydalıdır...diyorlar ben yeni duydum.. " laf aramızda kötü koktuğunu söyleyenlerde var kokmuyor diyenlerde, ben kokmuyor diyenlerin kullandığı malzemeleri kullanıcam..kokarsa can evi terketmeden vaz geçerim" .işte bu bahçecilik meceralarımı resimlerle falan burada paylaşmayı düşünüyorum..gök görmediğin bi tane domatesi olmuş demezseniz.belki aranızdan benim gibi yapmak isteyen, sabah kahvaltısında organik domates yemek isteyen olursa kaynak olsun diye...yarın kompost nasıl yapılır bunu takdim edicem ilgilenenlere..şimdilik hepinize iyi geceler ve saygılı sevgiler efendim..
şimdi efendim ben bu siteye geldim, bir, birbuçuk ay içinde benim tahtalar hizaya girmeye başladı, çatlak olanlar hafiften kendi kendini onarıyor falan..bende bunu farkedince dinlediğim telkinleri eylemlerle desteklemek adına, çarşıya pazara falan gidiyorum..dünyanın benim tepemde dönmediğini anlamış bir insan olarak, bir şeylerle ilgilenmek, değişik bir şeyler yapmak istiyorum..hemen pazara gittim gül fidanlara aldım..ne haddini bilmezlik..kız sen ot yetiştirmeyi bilmezsin gül yetiştirmek senin neyine, olsun, aldım geldim gülleri, bahçede biraz toprak var, ex kaynımda çiftlikten halis muhlis gübre gönderdi, babadan gördük ya, elimden geldiğince gübreyi toprağa karıştırdım. birde içten içe bu toprağa adam dik adam çıksın diyorum ..çiftlik gübresi geldi ya...diktim gülleri..bu arada domates fideleride almıştım.. onlarıda dikeyim derken toprak yetmedi...hadiiiii..diktiğim tüm bitkileri söktüm..şehirde yaşıyoruz toprağı nereden bulayım derken yandaki boş arsa geldi aklıma, çıktım dışarı..kazdım toprağı kova kova taşıdım...amman amman belleriiiiim..dicem ama yiğitliğe bi şey sürmüyorum...karıştırdım yine toprağı diktim tüm domateslerimi güllerimi, o yıl bahçem bir şenlendi sormayın..ben artık kahveleri bahçemde içiyorum..keyfim yerine geldi...moral tavan yapmış, hele birde benim cılız güller bir iki gül açıp gönlümü şenlendirdiler yaaaa.... oooof oooof of ki of..hayatım gerçekten değişti.. her gün suluyorum birde bilimsel davranıp, ya sabah erkenden, yada gece suluyorum..aklımın bir köşeciğinde kalmış güneş yükselince sulanmaz bitkiler diye, yalnız domatesler pıtırak gibi çiçekleniyor, ama iş domatese dönüşmeye gelince olmuyor, neyse onlarda hatırımı hoş edip bir iki domatescik verdiler..amaaa beni görmeliydiniz, hani salça reklamındaki adam vardı ya..ondan beterdim..hemen karar verdim..bu domatesler yenmeyecek, tohumluk olarak ayrılacak..ve seneye kendi tohumlarımdan ekicem saksılara, aa bu arada takviye olarak alldığım kavun, kabak, biber, patlıcan tohumlarını söylemeyi unuttum..bir tanede patlıcanım oldu..biberlerim beş tane, bir anda beton bahçeye çekirgeler dadandı, nereden bileyim onların domatesleri saran yeşil yaprak bitlerini yediğini, gitsinler diye hortumla üzerlerine su sıkıyorum..bu arada bahçeme misafir olan uğur böceğini saatler boyu seyrettiğimi söylemeden geçemeyeceğim.. ilk yazımı bitkilerin yeşiliyle mutlu mesut geçirdim..ama ürün alamadığım içinde canım sıkıldı işin doğrusu..birde onca bitkiye saksı alamadığım için evde ne kadar plastik kap varsa hepsinin altını delip saksı ettiğimden, evde kullanacak kap sıkıntısı çekmiştim..sonraki yaz, daha iddialıyım..tohumlarımı kendim çimlendiriyorum..her gün hortumla suluyorum..garipler yine hatırımı hoş edip yeşerdiler tüm sevgileri ile..ürün? yine yok bu seferde tırtıllarla başım dertte...bir tane sebze olmaya niyetleniyor, tırtıl efendi hoooop içinde kemali afiyetle yiyiyor...önümüzdeki yaz yine bahçedeyim..artık internet alemlerine akmayı iyice öğrendik ya..buldum bu konuda bilgilendiren bir yığın kaynak, ziraatçiler sakınmamışlar bilgileri...yaaa ben neler yapmışım, benim hortumlarla suladığım tohumları millet fıs fıs larla nemlendiriyor, her gün sularla şımşırık ettiğim fideleri/ fidanları insanlar 2-3 günde bir suluyor, onuda neredeyse gramla veriyor...bitki çiçeğe durduğu zaman, kesiyor suyu ki ürün alsın..ben yine, yaa bunlara bu kadar güzel bakıyorum/ diplerine bır dolu su döküyorum, neden sebze olmuyor diye üzülüyorum..herhalde benim sebzeler kendilerini iki sezon boyunca karantina hamamında sanmışlardır..
amaaa öğrendim artık.. bir kere her şeyden önce teorik bilgiler alıyorum...pembe domates yetiştiren birileriyle tanıştım bana tohum yollayacaklar... bende elim erdiğince daha başka türler alıcam...şimdiden koları sıvadım, yarından itibaren evdeki atıklardan KOMPOST, yapıcam kompost nemi? efendim Kompost veya diğer deyişle komposto, bitkisel mutfak atıklarının, otların, dal, yaprak parçalarının kısacası tüm bitkisel artıkların bir yere yığılarak çürütülmesinden meydana gelen, doğal bir gübredir. vede bitkiler için çok faydalıdır...diyorlar ben yeni duydum.. " laf aramızda kötü koktuğunu söyleyenlerde var kokmuyor diyenlerde, ben kokmuyor diyenlerin kullandığı malzemeleri kullanıcam..kokarsa can evi terketmeden vaz geçerim" .işte bu bahçecilik meceralarımı resimlerle falan burada paylaşmayı düşünüyorum..gök görmediğin bi tane domatesi olmuş demezseniz.belki aranızdan benim gibi yapmak isteyen, sabah kahvaltısında organik domates yemek isteyen olursa kaynak olsun diye...yarın kompost nasıl yapılır bunu takdim edicem ilgilenenlere..şimdilik hepinize iyi geceler ve saygılı sevgiler efendim..
