- Katılım
- 15 Nisan 2008
- Mesajlar
- 820
- Reaksiyon puanı
- 48
- Puanları
- 0
- Yaş
- 56
Bakış açımızı değiştirmek...
Yaşamın bize öğrettiği kalıpsal beklentilerden sıyrılarak farklı bir bakış açısı geliştirmemiz tüm olayları farklı değerlendirmemize yol açabilir.
Geçmişte olup bitmiş, belki ilgili kişinin de artık hayatta olmadığı ve onunla ilgili kırgınlıkların da düzelme imkanının olmadığı durumlarda ona karşı olan öfkenin devam etmesinin kime faydası olabilir.
Aksine ancak yukarıda yazdığım gibi zararı dokunabilir.
Yaşam hepimize bir yol çizer, bu yol aslında çoğu kez bizim seçimlerimizle biçimlenir.Bu seçimler bizlere her koşulda bir şeyler öğretmektedir.
Yaşamımızdaki her olayın, durumun, konumun bizlere birşeyler öğrettiğini düşünürsek, bu öğrenim sürecinde öfkelenmek, kırılmak ve bunlara benzer duygularla körleşmek yerine, sabırla neler öğrenebildiğimize bakmak gerek.
Belki çoğu kez neyi öğrendiğimizi o anlarda göremesek de, zamanı geldiğinde, geriye dönüp baktığımızda nasıl katkısı olduğunu açıkça görebiliriz.
Aynı zamanda o süreçte yaptığımız hataları da görüp daha farklı olmayı seçebiliriz.
Bu durumda yaşamımızda bir şekilde yer alan insanlarla olan ilişkilerimizin bize yapacağı asıl etki belki o durumlarda veya koşullarda öfkemizi kontrol edemesek bile, o duyguları geleceğe taşımamak olabilir.
Yetmişli yaşlardaki bir yakınım 25 yıl önce ölen annesi hakkında hala söylenip durur.
Yaşamının tüm olumsuzluklarının başlangıç sebebi olarak gördüğü annesini suçlamaya devam eder.
Oysa yola sebep olan başkaları da olsa, o yoldaki edimler ve seçimler bize aittir.
Olaylar karşısındaki tutumlarımız bize aittir, kendimiz için bir şeyler yapmayıp sadece geçmişteki belli noktalara takılı kalıp, tüm yaşam sorumluluğumuzu onlara-geçmişe yüklemek ve bunları bugüne taşımak ne derece doğrudur?
Yıllar boyu kronik rahatsızlıklarla yaşamak aslında kronik olan bu duygularla yaşıyor olmaktır.
Sevdiğim bir Zen hikayesi vardır; "İki Zen öğrencisi bir dereden karşıya geçecekken bir kadın görürler.
Öğrencilerden biri dereden geçemeyen kadını karşıya kadar taşır, orada bırakır ve iki öğrenci yollarına devam ederler.
Çok uzun bir süre sonra diğer öğrenci "bizim kadınlara dokunmamız yasak ama sen kadını karşıya kadar taşıdın"der memnuniyetsiz bir tavırla.
Diğeri; "ben kadını sadece karşıdan karşıya taşıdım ama görüyorum ki sen yol boyunca taşımışsın." der.
Bu hikayede olduğu gibi, yol boyunca taşıdığımız olumsuz duyguların ve yararsız düşüncelerin bize katkısı ne olabilir?
Yaşamın bize getirdiği tüm zorluklar karşısında, bunun bir öğrenme süreci olduğu düşüncesi ile tüm bakış açımız ve dolayısıyla da yaşamımızı değiştirebilir.
Bu bakış açısı bizim için affedebilmeyi de kolaylaştırır.
Herkesin farklı bir rolü büründüğü yaşamda bizlere olan katkılarından dolayı onlara minnet bile duyabiliriz ve böylece onları kolayca affedebiliriz.
Bakış açımızı değiştirmek ve affetmek üzerimizdeki bu gereksiz yükleri atmamıza yardımcı olur.
Böylelikle, yürüdüğümüz yolda daha özgür, daha hafif ve akıcı olabiliriz.
Bunu yapmak ilk bakışta çok zor gibi gelse de kendimiz için yapabileceğimiz en doğru adımlardan biridir.
Yaşamın bize öğrettiği kalıpsal beklentilerden sıyrılarak farklı bir bakış açısı geliştirmemiz tüm olayları farklı değerlendirmemize yol açabilir.
Geçmişte olup bitmiş, belki ilgili kişinin de artık hayatta olmadığı ve onunla ilgili kırgınlıkların da düzelme imkanının olmadığı durumlarda ona karşı olan öfkenin devam etmesinin kime faydası olabilir.
Aksine ancak yukarıda yazdığım gibi zararı dokunabilir.
Yaşam hepimize bir yol çizer, bu yol aslında çoğu kez bizim seçimlerimizle biçimlenir.Bu seçimler bizlere her koşulda bir şeyler öğretmektedir.
Yaşamımızdaki her olayın, durumun, konumun bizlere birşeyler öğrettiğini düşünürsek, bu öğrenim sürecinde öfkelenmek, kırılmak ve bunlara benzer duygularla körleşmek yerine, sabırla neler öğrenebildiğimize bakmak gerek.
Belki çoğu kez neyi öğrendiğimizi o anlarda göremesek de, zamanı geldiğinde, geriye dönüp baktığımızda nasıl katkısı olduğunu açıkça görebiliriz.
Aynı zamanda o süreçte yaptığımız hataları da görüp daha farklı olmayı seçebiliriz.
Bu durumda yaşamımızda bir şekilde yer alan insanlarla olan ilişkilerimizin bize yapacağı asıl etki belki o durumlarda veya koşullarda öfkemizi kontrol edemesek bile, o duyguları geleceğe taşımamak olabilir.
Yetmişli yaşlardaki bir yakınım 25 yıl önce ölen annesi hakkında hala söylenip durur.
Yaşamının tüm olumsuzluklarının başlangıç sebebi olarak gördüğü annesini suçlamaya devam eder.
Oysa yola sebep olan başkaları da olsa, o yoldaki edimler ve seçimler bize aittir.
Olaylar karşısındaki tutumlarımız bize aittir, kendimiz için bir şeyler yapmayıp sadece geçmişteki belli noktalara takılı kalıp, tüm yaşam sorumluluğumuzu onlara-geçmişe yüklemek ve bunları bugüne taşımak ne derece doğrudur?
Yıllar boyu kronik rahatsızlıklarla yaşamak aslında kronik olan bu duygularla yaşıyor olmaktır.
Sevdiğim bir Zen hikayesi vardır; "İki Zen öğrencisi bir dereden karşıya geçecekken bir kadın görürler.
Öğrencilerden biri dereden geçemeyen kadını karşıya kadar taşır, orada bırakır ve iki öğrenci yollarına devam ederler.
Çok uzun bir süre sonra diğer öğrenci "bizim kadınlara dokunmamız yasak ama sen kadını karşıya kadar taşıdın"der memnuniyetsiz bir tavırla.
Diğeri; "ben kadını sadece karşıdan karşıya taşıdım ama görüyorum ki sen yol boyunca taşımışsın." der.
Bu hikayede olduğu gibi, yol boyunca taşıdığımız olumsuz duyguların ve yararsız düşüncelerin bize katkısı ne olabilir?
Yaşamın bize getirdiği tüm zorluklar karşısında, bunun bir öğrenme süreci olduğu düşüncesi ile tüm bakış açımız ve dolayısıyla da yaşamımızı değiştirebilir.
Bu bakış açısı bizim için affedebilmeyi de kolaylaştırır.
Herkesin farklı bir rolü büründüğü yaşamda bizlere olan katkılarından dolayı onlara minnet bile duyabiliriz ve böylece onları kolayca affedebiliriz.
Bakış açımızı değiştirmek ve affetmek üzerimizdeki bu gereksiz yükleri atmamıza yardımcı olur.
Böylelikle, yürüdüğümüz yolda daha özgür, daha hafif ve akıcı olabiliriz.
Bunu yapmak ilk bakışta çok zor gibi gelse de kendimiz için yapabileceğimiz en doğru adımlardan biridir.
