- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Pencerenin önünde durduğunuzda, bunun ağtabakadaki imgesi
dikdörtgen şeklindedir; yandan baktığınızda ise imge bir yamuk şeklini alır.
Ancak siz pencereyi dikdörtgen olarak görmeye devam edersiniz. Bütün bu değişik
durumlar, nesnenin daha önce öğrenilmiş olan nitelikleriyle görüldüğünü
örneklemektedir. Fiziksel uyarımdaki farklılıklara rağmen, nesnelerin
görüntüleri algı düzeyinde değişmez kalır. Bu tür istikrarlılığa algısal
değişmezlik (perceptual constancy) denir.Şekil
DeğişmezliğiYukarıda verilen tabak ve pencere örnekleri, şekil
değişmezliği (shape constancy) ilkesiyle ilgilidir. Ne olduğunu bildiğimiz bir
nesnenin şekli, ne taraftan bakarsak bakalım hep aynı kalır. Diğer bir deyişle;
değişik açılardan bakılan aşina (familiar) nesneler şekilleri bakımından
değişmez olarak algılanır. Burada önemli olan aşinalıktır veya nesnenin neye
benzemesi gerektiği konusundaki bilgimizdir. Herhangi bir nedenden ötürü nesneyi
tanıyamamamız halinde şekil değişmezliği söz konusu olamaz.Büyüklük
DeğişmezliğiNesne uzaklaştıkça bunun ağtabakadaki imgesi gittikçe
küçülür. Halbuki normal olarak insanlar nesneleri hep aynı büyüklükte görürler.
Bu olaya (phenomenon) büyüklük değişmezliği (size constancy) denir. Bu
değişmezlikte iki etkenin etkisi vardır. Bunlardan ilki, şekil değişmezliğinde
de söz konusu olan, nesnenin aşinalığı veya kişinin nesnenin niteliği konusunda
daha önce öğrendikleridir. Bir erkek erkek olarak algılanmışsa; bizden ne kadar
uzakta olursa olsun, boyu değişmez bir biçimde algılanacaktır. Bir diğer etken
uzaklıktır (distance).Eğer bir nesne aşina değilse veya herhangi bir
büyüklükte olabiliyorsa, örneğin bir sayfa veya kaya gibi, büyüklük değişmezliği
ancak nesnenin ne kadar uzakta olduğu bilinerek korunabilir. Bu durumda uzaklık
ipuçları önem kazanır. Eğer bir derinlik ipucu şekilde olduğu gibi yapay olarak
değiştirilmişse, büyüklük değişmezliği kaybolur. Şekilde büyük zarf daha uzakta
ve bu nedenle de, daha büyük gibi görünmektedir; gerçekte ise bu zarf küçük
zarftan daha yakındadır. Bu hilenin nasıl sağlandığı, şeklin açıklamasında
anlatılmaktadır.Büyüklük değişmezliği, derinlik ipuçlarının tersine bir etki
vereceği şekilde değiştirilmesiyle ortadan kalkmıştır. Bu zarflar aynı
büyüklüktedir ve gerçekte büyük zarf küçük zarftan çok daha yakındadır. Daha
uzakta olarak görülmesinin nedeni; bunun gri kartın, gri kartın da küçük
zarfın arkasında gibi görünmesidir. Fakat gerçekte gri kart iki zarf arasında
değil, bunların arkasındadır. Büyük zarfın köşesi kesilmiş olduğu için bu kart
büyük zarfın önünde gibi görünmektedir. (Fundamental
Photographs.)Parlaklık DeğişmezliğiAlgısal değişmezlik
parlaklığın algılanılışı için de geçerlidir; nesnelerin beyazlık, grilik veya
siyahlık dereceleri algısal düzeyde değişmezlik gösterir. Parlaklık değişmezliği
(brightness constancy) nesnenin üzerine düşen ışık miktarından bağımsızdır,
insanlar örneğin kömürü, ay ışığında da, parlak güneş ışığı altında da siyah
olarak görürler; aynı koşullarda kar ise daima beyaz olarak görülür. Bu olayın
nedeni; algılanan parlaklığın, parlaklık açısından nesnenin zemine olan oranına
bağlı olmasıdır. (Wallach, 1963). Normal hallerde bu oran, aydınlatma koşulu ile
etkilenmeksizin hep aynı kalır. Işık miktarının azaltılması veya çoğaltılması,
nesne ve zeminin her ikisini de daha parlak veya daha mat yapar; böylece
insanlar nesnenin parlaklığını değişmez biçimde algılarlar.
Dr.charles V.ford ..yalan, Yalan, Yalan, Yalancılığın PsikolojisiSosyal Kuralların Psikolojisi (Muzaffer Şerif)Diyabetik Hastada Psikolojik SorunlarPsikolojik Cilk HastalıklarıYaratıcılıkYapısalcılıkSürrealist YaklaşımPragmatik YaklaşımKişisel Modernlik Yaklaşımlarıİşlevselcilikİnşacı YaklaşımFenomenolojik YaklaşımDiferansiyel YaklaşımPsikodinamik YaklaşımDavranışçı YaklaşımBiyolojik YaklaşımBilişsel Öğrenme YaklaşımıVroom'un Beklenti TeorisiTutkulu Aşk TeorisiSosyal Karşılaştırma Teorisi
dikdörtgen şeklindedir; yandan baktığınızda ise imge bir yamuk şeklini alır.
Ancak siz pencereyi dikdörtgen olarak görmeye devam edersiniz. Bütün bu değişik
durumlar, nesnenin daha önce öğrenilmiş olan nitelikleriyle görüldüğünü
örneklemektedir. Fiziksel uyarımdaki farklılıklara rağmen, nesnelerin
görüntüleri algı düzeyinde değişmez kalır. Bu tür istikrarlılığa algısal
değişmezlik (perceptual constancy) denir.Şekil
DeğişmezliğiYukarıda verilen tabak ve pencere örnekleri, şekil
değişmezliği (shape constancy) ilkesiyle ilgilidir. Ne olduğunu bildiğimiz bir
nesnenin şekli, ne taraftan bakarsak bakalım hep aynı kalır. Diğer bir deyişle;
değişik açılardan bakılan aşina (familiar) nesneler şekilleri bakımından
değişmez olarak algılanır. Burada önemli olan aşinalıktır veya nesnenin neye
benzemesi gerektiği konusundaki bilgimizdir. Herhangi bir nedenden ötürü nesneyi
tanıyamamamız halinde şekil değişmezliği söz konusu olamaz.Büyüklük
DeğişmezliğiNesne uzaklaştıkça bunun ağtabakadaki imgesi gittikçe
küçülür. Halbuki normal olarak insanlar nesneleri hep aynı büyüklükte görürler.
Bu olaya (phenomenon) büyüklük değişmezliği (size constancy) denir. Bu
değişmezlikte iki etkenin etkisi vardır. Bunlardan ilki, şekil değişmezliğinde
de söz konusu olan, nesnenin aşinalığı veya kişinin nesnenin niteliği konusunda
daha önce öğrendikleridir. Bir erkek erkek olarak algılanmışsa; bizden ne kadar
uzakta olursa olsun, boyu değişmez bir biçimde algılanacaktır. Bir diğer etken
uzaklıktır (distance).Eğer bir nesne aşina değilse veya herhangi bir
büyüklükte olabiliyorsa, örneğin bir sayfa veya kaya gibi, büyüklük değişmezliği
ancak nesnenin ne kadar uzakta olduğu bilinerek korunabilir. Bu durumda uzaklık
ipuçları önem kazanır. Eğer bir derinlik ipucu şekilde olduğu gibi yapay olarak
değiştirilmişse, büyüklük değişmezliği kaybolur. Şekilde büyük zarf daha uzakta
ve bu nedenle de, daha büyük gibi görünmektedir; gerçekte ise bu zarf küçük
zarftan daha yakındadır. Bu hilenin nasıl sağlandığı, şeklin açıklamasında
anlatılmaktadır.Büyüklük değişmezliği, derinlik ipuçlarının tersine bir etki
vereceği şekilde değiştirilmesiyle ortadan kalkmıştır. Bu zarflar aynı
büyüklüktedir ve gerçekte büyük zarf küçük zarftan çok daha yakındadır. Daha
uzakta olarak görülmesinin nedeni; bunun gri kartın, gri kartın da küçük
zarfın arkasında gibi görünmesidir. Fakat gerçekte gri kart iki zarf arasında
değil, bunların arkasındadır. Büyük zarfın köşesi kesilmiş olduğu için bu kart
büyük zarfın önünde gibi görünmektedir. (Fundamental
Photographs.)Parlaklık DeğişmezliğiAlgısal değişmezlik
parlaklığın algılanılışı için de geçerlidir; nesnelerin beyazlık, grilik veya
siyahlık dereceleri algısal düzeyde değişmezlik gösterir. Parlaklık değişmezliği
(brightness constancy) nesnenin üzerine düşen ışık miktarından bağımsızdır,
insanlar örneğin kömürü, ay ışığında da, parlak güneş ışığı altında da siyah
olarak görürler; aynı koşullarda kar ise daima beyaz olarak görülür. Bu olayın
nedeni; algılanan parlaklığın, parlaklık açısından nesnenin zemine olan oranına
bağlı olmasıdır. (Wallach, 1963). Normal hallerde bu oran, aydınlatma koşulu ile
etkilenmeksizin hep aynı kalır. Işık miktarının azaltılması veya çoğaltılması,
nesne ve zeminin her ikisini de daha parlak veya daha mat yapar; böylece
insanlar nesnenin parlaklığını değişmez biçimde algılarlar.
Dr.charles V.ford ..yalan, Yalan, Yalan, Yalancılığın PsikolojisiSosyal Kuralların Psikolojisi (Muzaffer Şerif)Diyabetik Hastada Psikolojik SorunlarPsikolojik Cilk HastalıklarıYaratıcılıkYapısalcılıkSürrealist YaklaşımPragmatik YaklaşımKişisel Modernlik Yaklaşımlarıİşlevselcilikİnşacı YaklaşımFenomenolojik YaklaşımDiferansiyel YaklaşımPsikodinamik YaklaşımDavranışçı YaklaşımBiyolojik YaklaşımBilişsel Öğrenme YaklaşımıVroom'un Beklenti TeorisiTutkulu Aşk TeorisiSosyal Karşılaştırma Teorisi
