AK KAPLI DEFTER..

cansuyu

New member
12
HD RANK
Katılım
29 Nisan 2012
Mesajlar
1,224
Reaksiyon puanı
3
Puanları
0
her seviye.. her ilşkiye.. her beraberliğe başladığımda...
en baştan itibaren ayırmazdım kara kaplı defterimi zihnimden..ve doldururdum elimden geldiğince hızla kimseye belli etmeden..

çünkü en baştan.. gideceğimi bilirdim..ve gideceğim ana hazırlanırdım için için..

dar zamanlarda anlatmak zor bunu.. ama benliğimin sürekli kapıya yakın duran bu parçasına EFTELYA .. ve en büyük güç olduğuna inandığım vazgeçebilme gücüme de EFTELYA GÜCÜ derdim..

belki hala böyle düşünüyorum :)

oysa kalmak da bambaşka bir güç gerektiriyormuş..

O nla karşılaştığımda kalmak ya da gitmek.. kolay yoktu..tutunabilme gücü arıyordum ve anlamlandıramadıklarımla dolarken kara kaplı ciltler.. anlamlı anları da raflara sokuşturmaya başlamıştım. kapıdan uzak durabilmek için..bazen tek bir an içeren bir beyaz bir sayfayı raftan alıp kendime yenilmemek için..



hani NLP de de keyifli bir an la bir obje yi örtüştürürsünüz ve sonra o obje ya da an da aynı keyfi amaçlarsınız ya..


ne kimseden gitmek umurumda şimdi ne kalmak.. çünkü ne olursa olsun geride kalansın..anladım...

EFTELYA köpük olmayı seçse de başka yaşamlardan... kendi yaşamına sıkı sıkı tutunmak zorunda..

ve gerektiğinde rafa uzanıverip yaşanılası anlara bakmak istiyor..

hepimizin vardır.. yaşamda en güzel anlar diyebileceğimiz.. hadi rafları dolduralım..

bir an hatırlıyorum mesela.. uzunca bir depresyondan sonra ilk kez rüzgarı saçlarımda tenimde hissettiğim anı.. yeniden hissedebildiğim içinm şükrettiğim..


yaşamdaki güzellikler derelim demet olsun mu birlikte..


ben ilk sıraya rüzgarı hissetmeyi koyuyorum

cansuyu
 
böyle bir an dır yaşam ın rafa konulası bazı karşılaşmaları..

JE T'AIME - LARA FABIAN LIVE " NUE -2002 " - YouTube


lara fabian - je t'aime'i söylemek için sahneye çıkıyor.piyanist introyu çalıyor.birden binlerce seyirci lara fabian'dan önce şarkıya giriyor ve şarkıyı söylemeye başlıyor.hem de doğru tondan giriyorlar(!).lara fabian şok oluyor, gözleri doluyor,piyanist de kısa bir duraksamadan sonra seyircilere piyanoyla eşlik etmeye başlıyor.lara önce şarkıyı söyleyen seyircileri şaşkınlıkla dinlemeye başlıyor. gözlerindeki pırıltı çok enteresan, doğal ve samimi.
 
her seviye.. her ilşkiye.. her beraberliğe başladığımda...
en baştan itibaren ayırmazdım kara kaplı defterimi zihnimden..ve doldururdum elimden geldiğince hızla kimseye belli etmeden..

çünkü en baştan.. gideceğimi bilirdim..ve gideceğim ana hazırlanırdım için için..

dar zamanlarda anlatmak zor bunu.. ama benliğimin sürekli kapıya yakın duran bu parçasına EFTELYA .. ve en büyük güç olduğuna inandığım vazgeçebilme gücüme de EFTELYA GÜCÜ derdim..

belki hala böyle düşünüyorum :)

oysa kalmak da bambaşka bir güç gerektiriyormuş..

O nla karşılaştığımda kalmak ya da gitmek.. kolay yoktu..tutunabilme gücü arıyordum ve anlamlandıramadıklarımla dolarken kara kaplı ciltler.. anlamlı anları da raflara sokuşturmaya başlamıştım. kapıdan uzak durabilmek için..bazen tek bir an içeren bir beyaz bir sayfayı raftan alıp kendime yenilmemek için..


cansuyu

Ellerine,yüreğine sağlık cansuyu..alk78

Aynayla yüzleşmek gibi oldu bu.Sanki satır satır kendimi okudum:((
 
lara fabian
klibi ve şarkı yıktı abi beni...
 
gecenin bir yarısı sotede kendimden saklamyı becerdiğim bir çikolata bulduğum an :)
 
bir veda gününde sevgi yumağı olduğunuz an
 
erkenden gözümü açıp da haftasonu olduğunu hatırladığım an :))
 
Bugün; bütün ağaçlar yüreğimdeydi.
Bütün çiçekler gözlerimde.
Güneş, ışıklarını dudaklarıma kondurmuştu.
Neydi kanımı kaynatan bu güzelliğin adı?
Mutluluk muydu?

Bugün,
Ne varsa hüzünden yana
denize fırlattım az önce.
Sanki beklermiş gibi hepsini,
hop hop hoplatıverdi dalgalarında.
En güzel maviliğiyle oynaşıp durdu.
"Bak" dedi "fırlattığın hüzünlerine…
İşte; onların bendeki hükmü sadece bu!"

Sonra, şakalaşırcasına
bir kaç tuzlu damlasını
sıçratıverdi yüzüme.
Gülümsedim mahcup mahcup,
onun bu neşesine…
Duruldu.
Bir deniz yıldızı bıraktı avuçlarıma.
Yoksa mutluluk bu muydu?

Herkes kalabalıkken,
içimdeki yalnızlığı
alıp, gidiverdi sihirbaz martılar!
Bir de arkasından o bildik
şen kahkahalı bağırışmalar!
Hiç bu kadar güzelini görmemiştim.
Beyazmış meğerse
beni, onlarla bütünleştiren mucize!
Kanat çırpa çırpa,
yüreğimdeki isyanları uçurdular…
Yaşamaktan aldığım tad; işte buydu!
Yoksa mutluluk bu muydu?

Az önce;
ağaç oldum,
çiçek oldum,
güneş oldum,
deniz oldum,
martı oldum,
ölümsüzleştim…

Meğerse, hep
yanıbaşımdaymış
bu güzel resim!
Ben çizdim. Adı umudum'du!
Yoksa tüm umutlarım
beni hiç terketmeyen
mutluluğum muydu?



Mutluluk,
hepimize sadece
kendi çizdiğimiz resimler
ve uzaklıklar kadar
yakındır!
 
yeğeninin karne hediyesini açarken sevinç çığlığı attığı an :))
 
finaller sonrası eve girdiğimde kızımın valizini holde gördüğüm an :))
 
Beyaz kagitlara karaladim,satirlar bana bakti Gece boyu..kirlenmiyor muydu bir Beyaz sayfa yine..satirlar sustu,hastalniyorlardi..biliyorlardi her nokta sonunda bas oldugunu..Satir baslarima bakiyorlardi..gulumsuyorlardi son anlarina kadar mutlu yasamaak icin,iclerinde derin bir huzunle..satirlarin gozlerinde sen vardin..ulasinca bana nefesin huzur buldu kalemin ucu..yazdi sayfalarca.. soguktan usuyen bir kadin,deldi geceyi..indirdi tas ustunde uyuyan kadina gunesi,doldurdu icine..ses fisildadi.........



cansuyu
 
dünden beri kapı duvar... bugün foruma girip de açılmış olduğunu farkettiğim an :))

keyifle mutluluk piano yu açtığım...
 
okuldan ayrıldığım halde hala çocuklarımdn gelen sevgi dolu msj ları okuduğum an... :))

hele de Senanın msjları :))

benim ak kaplı defterimin sayfalarında acemi çocuk resimleri var renk erenk :))

onlar doldurdu defterimi.. boşalan yüreğimi.. sararken sarılıverdim bilmediler..


ama size Sena yı anlatmalıyım..


okulun ilk günlerinde tanıdım Onu..ikinci sınıf sena..çocukların teneffüste revir alışkanlığı var resmen..
1. sınıflar hep karın ağrısıyla bizde
tanrım bi anda 30 çocuk doluyo
ilk zamanlar bikaçı hakkında aklımzda not aldık rehberlikle paslaşmamız gerekecek diye
çünkü kapıdan çıkmalarıyla girmeleri bir oluyodu..şimdi de merdivene çarptım..burnum aktı..hapşurdum )
senayı sorunlulara yazmıştım kafamda

çünkü doğru olmadığına inandım en son merdivenlerden yuvarlanma hikayesine )
böyle çok vakam var ama hepsi için de hikayem
bigün dudağındaki küçük bi yara için her teneffüs çok acıyo diye geldi
en son pomat sürüşümde biraz riskli bi konuşma yaptım..çünkü söylediğim bi yerde inanmamak anlamına da geliyodu
özetle..onu iyi gördüğümde mutlu olduğumu..gelip iyileşti deyip beni öpmesini istedim
bidahaki teneffüs bunu yaptı
sonraki günlerde iyi de olsa şikayeti olmadan uğramayı sırf günaydın deyip sarılıp derse girmeyi

sena benim müdaviminmdi...bana kermesten hediyeler almaya kalktı..kabul etmedim..tek kabul edebileceğimin öpücük ve mesela kendisinin yaptığı bi resim olduğunu anlattım
bana oyun hamuruyla bebekler yaptı
resimler yaptı bazısını vermedi yarışmaya katılıp madalyasını bana vermeyi vaad etti
bigün ama gene sana yüzük aldım nolur takar mısın dedi
bu arada yalnız ben de senaya bağlandım..
kabul etmedim..sonra dedi ki
ben sana bişeylerden kendim yüzük yapacağım..ama ölçünü bilemm lazım..bu iki yüzüğü dener misin
tamam dedim denedim
ikisi de aynıydı zaten..bu ölçü üyü dedim
gözleri dolarak içini çeke çeke
ama hemşire abla..ben aynısından iki yüxük aldım..ikimiz de aynısını takacaktık..nolur tak diye
beynimden vurulmuşa döndüm
daha önce sanıyodum ki
hediyeyle sevgi gösterme şeklinde yanlış bi öğrenimi var
anladım ki bi bütünün iki yarısı gibi tamlanma isteği var

nasıl ağlıyorum ama ..zırıl zırıl..açmışım kollarımı..gel senacım tamam takıcam yavrum )
bak hala ağlıyorum

ak yürekli çocuklarım... çok özledim sizi :((


cilt cilt doldurdunuz beni değil sayfa :)
bilmeden tutunduğumu onlarla yaşama..
 
yaşadığımı hissettiğim bu anı hatırlamama da Nurbanu nun yazdığı birşey sebep oldu..

kendimi bildim bileli tutkuyla okur ve örneğin depresyondayım okuyamıyorum diyenlere şaşar.. depresyona girsem de okurum ve okuyarak çıkarım sanırdım..

öyle olmadı.. ayrıntıları geçiyorum.. uzun süreli bir depresyondan sonra.. tekrar kitap okuyabildiğim ve bunu farkettiğim an.. yaşadığımı hissettiğim ve şükrettiğim anlardan biriydi..ak bir sayfa...
 
farkında değildim.. sevgili Sweet olduğunu bilmediğim itibar yorumu yapmış.. okuyunca.. hani yukarda paylaştım ya.. lara fabian ın klibindeki gibi oldum :))

ak bir an dı evet.. teşekkür ederim.. teşekkür ederim.. teşekkür ederim....
 
daha gün uyanmamışken doğru dürüst İstanbul bile şirin gözüktü gözüme.. ne de olsa en sevdiğim koku.. deniz kokusunu çekiyordum içime ve gözlerimi kapatıp denizle saklambaç oynuyordum rüzgar saçlarımda dansederken..

bir an.. dejavu... böyle bir andı işte.. rüzgarı yeniden hissettiğim an..

ve ne kadar ilerdeydim şimdi.. aldığım haz aynı.. ama hazzın yaşamdaki dağılımı çok artmıştı işte... şükrettim.. neler atlattığımı düşündüm..
ve atlatamadıklarımı da bir gün denize gömeceğime söz verdim
ak bir sabahtı...
 
sizin için sıradan bir an olabilir ama az önce iğneye ipliği geçirdiğim an ak bir andı :)

ne kadar dirensem de yaşlanmaya.. bir yıl önce kendi kendime sorar olmuştum.. yahu bu iplikler mi kalınlaştı yoksa iğnelerin deliği mi küçüldü diye :)
hatta bişey gelmişti aklıma.. değişik renk ve ebatlarda iplik geçirilmiş dispossble ( kullan at) iğneler üretmek.. karlı bir sektör olur diye düşünmüştüm..

neden sonra çözümü kendimde aramam gerekip de ben de nurtopu gibi bir yakın gözlüğüne kavuşsam da tam techizatlı kameraman arkadaş Cevat Kellenin ne ararsan var a benzeyen çantamda hiçbir zaman layık olduğu yer ve itibarı alamadı bu gözlük :))

az önce gözlüksüz yakaladığım başarı.. aynı sizler gibi benim de aklıma gelmezdi ki ak kaplı defterde yerini bulsun.. demek ki zaman değişkenlik yaratıyormuş :))

yine de sağlıklıyım.. yine de deli gibi okuyorum.. şükürler olsun :))
 
Çok güldüm yazdıklarınıza Cansuyu.Damdan düşen halden bilir :)
 
çalıştığım okulda personel arasında geleneksel masa tenisi turnuvası vardı..
kupayı sağlık odasına getirmeye kararlıydık :)
çocuklarım her maçta inanılmaz destekliyorlardı.
final maçım bir sınıf öğretmeniyleydi..
aslında yarışlardan nefret ederim. yarışmadığım zaman çok daha iyiyim üstelik. ama amacım vardı. turnuva süresince bile bütün okul pinpona merak sarmış ve amacıma yarı ulaşmıştım zaten.
çocuklarımın sağlık odası diye bağrışlarını duyuyordum ve kazanacağımı biliyordum zaten :) ama en çok d,kkatimi çeken o öğretmenin sınıfındakilerin beni desteklemesiydi.
maçın sonunda ..ne benim kim olduğum ne idarecilere kadar orada olanlar hiç umurumda olmadan Hülya Avşarın meşhur şımarık hareketleriyle zıplıyordum..

ama daha ak kaplı an..
kalabalıkla sağlık odasına geldiğimizde yaşandı.. yavrum ya öğretmenine karşı beni desteklemen büyük cesaretti ama....
derken daha..
4. sınıf öğrencisiydi bana bu ak anı yaşatan..

aynen şöyleydi cevabı..
ne yapalım.. demek ki siz bize daha çok sevgi verebilmişsiniz...
 
neden zorlanıyorum ak kaplı deftere yazacak ak anlar bulmakta.. hiç mi yaşamıyorum.. hala ak anları çoğaltıp kayda değer bulma konusunda beceriksiz miyim?

spora başlama kararımdan sonra aslında sınırlarımı zorladığım an lar.. tam da o an lar ak tı benim için..
sınırlarımı genişlettiğim an lar..


foruma bir süredir girmedim.. o süreçte ruhemicim çoktan geri dönmüğştü bana..

ak kaplı deftere yazılası gelmedi bu hiç.. yüreğim gülümsemedi.. sevinç çığlıkları atmadı.. gözümün bebekleri kahkaha saçmadı..

değişiyor zamanla ak ımız kara mız.. karışıyor sanki birbirine..

ama bugün kayalıklarda balık tutmayı denerken çok zaman elimi uzatsam bulutlara uzanacakmışçasına ak sayfalara akmaktaydım- ki bolca hevesimin kırıldığı yağmur bulutlarına dönüşmeden hemen önce..

sonunda kendimi ifade etme gereksinimi duydum..

benim içimdeki çocuk hala mutlu olmaya çalışırken.. denememeyi öğrenip büyümeyecek türünden bir söyleme dönüşünce şaşırdım.. izin vermeyeceğim buna diyordum..

içimdeki çocuk yaşıyormuş demek ki :)
kocaman bir gülümseme geçti onu yaşamda tutmaya çalışırken içimden.. kırık dökük.. zombi gibi de olsa.. yaşıyor içimdeki çocuk.. yaşasın :))
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst