Hayatımı değiştiren adam ve o başlık.

Thanatos

New member
3
HD RANK
Katılım
5 Mayıs 2013
Mesajlar
350
Reaksiyon puanı
1
Puanları
0
Merhaba arkadaşlar şimdi sizlere mahvolmuş, bataklığa saplanmış hayatımdan nasıl kurtulup usta birer "alfa" erkeğine dönüşümümü anlatacağım.

------------------------------------------------------------
Her günüm yanlızlıkla geçiyordu, okulda, evde, sürekli yanlızdım. Bilgisayarım, telefonum ve tabletimle geçirdiğim boştan bir hayatım vardı. Kendimi beğenmiyordum, günde en az 50 kere ayna karşısına geçer orama burama bakardım sonrada umutsuz ve çaresiz, bir şekilde aynadaki halime acıyarak bakardım. Bazen ise bu çaresim halime odamda ağlıyordum kendi başıma. Günlerim böyle geçiyordu.

Okulda da hoşlandığım, aşık olduğum bir kız vardı. (kızın adını veriyim biz buna x kişisi diyelim.)
Sınıfımız ın camı bahçeye bakar, yani okula gelen giden görünür bizim sınıftan. Bende hergün x in geleceği arabayı bekler, saatlerce camın önünde dururdum. y789 (aşk insana ne yaptırmıyor ki partysmiley) Arkadaşlarım camda kimi beklediğimi merak ederlerdi. :) Onun arabası geldiğinde ise sevincimden yerimde duramazdım içim kıpır kıpır olurdu. :)
 
Ama ben ona günaydın bile demeye çekiniyordum. çünkü aşırı sosyal fobim ve takıntılarım buna izin vermiyordu. Bakınız normal bir insan için sabah diyoloğu şöyledir;

-Günaydın x
-Günaydın y

Fakat asosyallerde ise durum biraz daha farklıdır;
-Acaba günaydın desemmi ki ?
-Günaydım dersem yanlış anlarmı acaba bunca zamandır dememişim şimdi neden diyorum diye ?
-Ya demesem ayıp olur mu acaba ?
-En iyisi ben bi günaydın diyim.
-Günay...

derken gördüğünüz gibi karşısındaki kişi yanından geçip gitti..
 
X' i her gördüğümde kalbim yerinden fırlayıp gidecek gibiydi, olduğundan daha hızlı çarpıyordu. Nefesim daralıyor, ellerim titremeye başlıyor, içimde garip bir his ortaya çıkıyordu. Hava ne kadar soğuk olursada terliyordum birden. Ve tüm bunlara engel olamıyordum. Bir yandan onun bulunduğum ortamdan kaçıp ayrılmak isterken, bir yandan da onun yanında kalmak, onunla muhabbet kurmak istiyordum. Peki ya sonuç ? Tahmin ettiğiniz üzere oradan uzaklaşıyordum.
 
Aklımda sürekli onunla kurduğum hayaller vardı, mutlu ve güzel hayaller. Her gece onunla kurduğum hayallerle uykuya dalıp, sabah yine aynı şekilde uykumdan uyanıyordum. Ona olan aşkımı hep içimde saklıyordum, kimselere söyleyemiyordum, çünkü "o kız sana bakmaz" demelerinden korkuyordum. Zamanla bu sırrımı en yakın arkadaşıma söylemiştim. Çok şaşırmıştı. "ben onu sevdiğini tahmin bile edemezdim diyordu." böyle bir tepki vereceğini bende biliyordum çünkü hiçbir kimse x' i benim yanımda görmeye yakıştıramazdı. Düşünsenize çirkin, şişman, asosyal, kendine güveni olmayan, pısırık birine hangi kız tahammül edebilirdi ki ?
 
Eğer sosyal fobikseniz her gece söz verirsiniz kendinize bu kadar yeter yarın gidip açılacağım dersiniz, ama nafile çünkü alacağınız cevaptan korkarsınız. Sevdiğiniz insandan gelecek en ufak olumsuz bir cümle sizin özgüveninizi kırmaya yetebilir.
 
İnsan sürü içinde yaşayan bir varlıktır. Çevremiz, arkadaşlarımız, ailemiz ve hatta facebook, twitter ve yahut bulunduğumuz bu site bile bir sürüdür. Toplum sizi törpüleştirir, Varolduklarınızı elinizden alır. Bunlardan en önemlisi ise kendinize güveninizi.
 
Şimdi çıkmam gerekiyor arkadaşlar akşama devam ederim.
 
Özgüvenini başkalarına teslim eden biri ancak egosuna yenilmiş biridir. ÖZgüven adı üstünden kendinde güvenmektir. Başkalarının etkisiyle değil içten geldiğinde kalıcıdır. Kimsenin gücü onu kırmaya yetmez. Ayrıca ergenlik döneminde fiziksel görünüşler çok önemli iken eğer bu dönemi gerçek mana da atlatabildiyseniz tabi ki fiziksel beğenileriniz olabilir ama tahamül kısmı insan olan herkese bir diğer insan tahamül edebilir. Tahamülsüzlük kibirdir. Sen kim oluyorsun da Allah'ın yarattığı bir canlıya sadece görünüşü yüzünden tahamül edemiyorsun. Kişi ancak kendi davranışları ile itici olursa bu haklı görülebilir. Sevilmeyen biri olmayı tercih etmek de kişinin kendi seçimidir. İnsan olmaya çalışmak da...

Alfa beta değil önemli olan en başta insan olmaya çalışmak ve daha sonra da olgun insan olabilmek.
 
Özgüvenini başkalarına teslim eden biri ancak egosuna yenilmiş biridir. ÖZgüven adı üstünden kendinde güvenmektir. Başkalarının etkisiyle değil içten geldiğinde kalıcıdır. Kimsenin gücü onu kırmaya yetmez. Ayrıca ergenlik döneminde fiziksel görünüşler çok önemli iken eğer bu dönemi gerçek mana da atlatabildiyseniz tabi ki fiziksel beğenileriniz olabilir ama tahamül kısmı insan olan herkese bir diğer insan tahamül edebilir. Tahamülsüzlük kibirdir. Sen kim oluyorsun da Allah'ın yarattığı bir canlıya sadece görünüşü yüzünden tahamül edemiyorsun. Kişi ancak kendi davranışları ile itici olursa bu haklı görülebilir. Sevilmeyen biri olmayı tercih etmek de kişinin kendi seçimidir. İnsan olmaya çalışmak da...

Alfa beta değil önemli olan en başta insan olmaya çalışmak ve daha sonra da olgun insan olabilmek.
Ne yazık ki bu ülkede yakışıklı olmak her şeydir. İç güzellik falan var ya onlar yalan hep. Eğer yakışıklı veya güzel değilseniz yüzünüze bakmazlar.
 
Konuya geri dönelim. Her sosyal fobik birey gibi bende internette birçok araştırmalar yaptım ve birçok tedavi yöntemlerine, birçok taktiğe, ve bir çok bilgiye ulaştım. Bu illeti yenmiş tecrübeli bireylerin hayat hikayelerini okuyarak bilgime daha da bilgi kattım. Zaman geçtikçe olumlama yöntemini keşfettim, ve hergün yazdığım kendine güven, sosyal fobi, sosyallik arttırıcı vs vs gibi telkin cümlelerini tekrar ediyordum. Olumlama yöntemi bir nevze bu hastalığı azaltmıştı ama hala daha etkisi altındaydım sosyal fobinin.
 
Her gün araştırma yapıyor, her gün kendi içimde adeta bir savaş veriyordum. Ama ben bu savaşımda yanlızdım, uzanan bir yardım eli yoktu. Anlatacak, derdimden anlayacak tek bir sıkı arkadaş bir sırdaşım bile yoktu. Çünkü güvenemiyordum kimseye sırrımı verecek kadar. Güvendikleriminde derdimden anlayabileceklerini düşünmüyordumda zaten. Eğer beni anlayabilselerdi yanlız bırakmazlardı...
 
Ne yazık ki bu ülkede yakışıklı olmak her şeydir. İç güzellik falan var ya onlar yalan hep. Eğer yakışıklı veya güzel değilseniz yüzünüze bakmazlar.
hocam yakışıklılıkla güzellikle alakası yok birinin seni sevmesi için önce senin kendini sevmen lazım kendini sevdiğin vakit kılığına kıyafetine özen göstermeye başlarsın kendini geliştirmek için çabalarsın nice güzel kızın yanında dış güzellik olarak ondan daha düşük erkekler geziyor ve nice yakışıklı erkek bir tane bile sevgilisi olmadığı için bunalımda.
Birinin seni sevmesi için önemli olan kendine olan özgüveninin tam olmasıdır sen gidip hiç birşey kaybetmiyecekmiş gibi çatır çatır kızla konuşursan o kızın sana hayır diyeceğini sanmıyorum.
Aynı durum erkek içinde geçerli bi kızı dış görünüş olarak beğenirsin ama yanına gittiğinde saçma sapan bi insan olduğunu anlarsın ve ondan soğursun eğer sadece dış güzelliğine bakıp o kızla ilişki yaşıyosa bi insan ben o insanın önce kalbinden sonra zekasından şüphe ederim.
 
heyecan yaptım bekliyorum devamını. Ama biraz fazla kesik olmuş . Bir mesajda daha çok şey yazabilirsiniz.
 
Devamını bekliyorum sabırsızlıkla sırf bu başlık için şimdi üye oldum lütfen hızlı yazınız :)
 
dizi gibi olmuş arkası yarın bekliyoruz ;)
 
Arkadaşlar şu hafta pek giremedim foruma o yüzden yazamadım özür dilerim kusurumu görmezden gelin :)

Hikayemize dönelim.
---------------------------------------
Ben ezik bir çocukluk dönemi yaşadım, Hayatımın bütün evresinde. İlkokuldan tut lise hayatına kadar. Biri yerimden kaldırsa kalkar, bir yere gönderse giderdim. Hakkımı savunamazdım kısacası. İşte bu yüzden de hep kölelik psikolojisiyle yaşadım. Hayatım yanlız geçti. Herkesin neşeli bir hayatı varken ben hep mutsuzdum, insanların çoğuna karşı içimde bir kin ve nefret vardı, çünkü en yakın bildiğim dostlarımın ble beni bu ezikliğim yüzünden aşağılaması ve benim yüzüme vurmaları, beni bu duruma getirmişti. Artık herkese güvenimi yitirmiştim. Dostlarımın bana olan samimiyetine şüpheyle yaklaşıyordum. Çünkü her sevgi gösterişlerinde "acaba bunun altından ne çıkacak" diye düşünürdüm. Biliyorsunuzdur işte çıkarcı insanlar...
 
Aslında sosyal fobinin bana kazandırdıklarıda vardı. Derslerimin iyi oluşu yahut öğretmenlerimin gözlerinde saygılı bir öğrenci olmam. (Kendimi övmek gibi olmasın ama lise2 de en saygılı öğrenci ödülü almıştım) Sosyal fobimin bana bir getirisi olarak, evden hiç çıkmayışım, internette sürekli işime yarayacak bilgiler okumam, Kendimi geliştirmekle alakalı Ve birazda ilgimi çeken konularla uğraşmam beni biraz olsun geliştirmişti Sorsanız herşeyi bilirdim İlluminati, siyaset, derin devlet, tarih, psikoloji, edebiyat vs vs. Ama kendini ifade edipte bu bilgileri açığa çıkaramadıktan sonra neye yarar bu kadar şeyi bilmek ? Bunları sadece ben bileceksem neye yarar bu kadar şeyi öğrenmek ? Öğretmenlerimin gözünde saygılı, efendi biriydim, etrafa karşı salak, şizofren, değişik vs vs
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst