ÖZÜ GÜLMEYENİN YÜZÜ GÜLER Mİ HİÇ…….

balkan72

New member
0
HD RANK
Katılım
20 Ekim 2009
Mesajlar
45
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
ÖZÜ GÜLMEYENİN YÜZÜ GÜLER Mİ HİÇ…….
İnsanları yorgun kılan hayat değil,
Taşıdığı maskelerdir…..
W.Shakespeare
Miş,mış,muş,müş gibi davranmak……..
Üzüntülüyken mutluymuş gibi görünmek, öfkeli iken sakinmiş gibi davranmak………..
Ne kadar zor değimli?
İşte insanları yoran bu maskeler…

Ben ben değilim, bilmem kaç maske var yüzümde
Ben bile bilmezken kimler anlasın halimi?
Kırmamak, üzmemek için insanları
Takmışız iyilik, mutluluk maskesini
Olan olaylara üzülürsün elbet, hatta kızarsında içten içe
Ama doğruları söyleyemezsin kırılacak, üzülecek diye
Takmışız, yalnız kalmamak için şirinlik maskesini
Sevmediğimiz halde, sevdiğimizi söyleriz
Çünkü o kişide çıkarımız olduğunu biliriz
Takmışız, hayatta kalma mücadelesi için çıkar maskesini

Yorgun düşersin gün sonunda,
çıkarırsın maskeni yuvanda
Her daim şikayet ederiz her halimizden
Ama yine takılır maskeler güne başlarken…………
hoşkalın
 
ölmeden bi shakespeare seretmek bundan gerkeli işte gerçi şiirin %98 ni başkası yazmış ama çok gerçek karşı durmak nerdeyse imkansız
 
sevgili ceko_25, şiir nacizane benim duygularımdır. kendi maskemi yada insanların maskesini farkettiğim bir zamanda dökülen sözlerdir. W.Shakespeare 'nin kelimeleriyle duygumu pekiştirmek istedim.neseli56
 
“Her sonbahar mevsimine hüzün dolar insanların ruhlarında” diye klişe sözler vardır. Aslında bir açıdan da doğrudur. Çünkü yaz mevsiminde güneşin vermiş olduğu enerji insanları mutlu ve enerjik yapar. İnsanlar dışarılarda olmak isterler ev onları sıkar.
Sonbahar mevsimde sokaklar yapraklardan geçilmez. Ağaçların bitkilerin sevdiği bir mevsimdir. Çünkü yaz boyunca çok yorulmuşlardır. Onlarda yenilenmek isterler ki bir dahaki bahara en güzel renklerini, meyvelerini versinler. Yapraklarını dökülmesi ağaçların, bitkilerin sevinç çığlıklarıdır. Peki insanları hüzünlendiren durum nedir? İnsanların ruh halleridir. Sonbahar ve kış mevsimi insanları sıcak ortamlara çeker. Bu ortamlar evimizdir, ailemizdir. Evi olmayan bir insan nasıl sevinsin? Ailesinde huzurlu olmayanlar nasıl mutlu olsunlar? Sonbahar; insanları düşündüren, sorgulatan bir mevsimdir. İnsanlar bu sorulardan kaçmak için sonbaharı bahane edip depresyona girerler. Eğer kendilerini sorgularlarsa işin içinden çıkamazlar. Çünkü her zaman daha iyisini (bu göreceli bir kavramdır; kime göre,neye göre) isterler. Kendinden memnun değildir çünkü, hiçbir zaman kendini yeterli görmemiştir. Her zaman bir başkası daha önemlidir. Kendi aile bireylerini bile bir başkasıyla kıyaslar. Bu da onu mutsuz yapar. Halbuki Allah’ın yarattığı hiç çirkin olur mu ? kötü olur mu ? çirkin ve kötü yapan bizlerin düşünceleridir. Kendi değerimizi bilmeliyiz ki yanımızdaki insanlarda bize aynı değeri versinler. Kendimizi ve herkesi olduğu gibi kabul edersek ve onlardan yalnızca kapasitesine göre beklentimiz olursa hayat daha kolay ve güzel olur. Eğer bir balıktan uçmasını beklersek hem biz hayal kırıklığına uğrarız, hem de balık aptal olduğunu zanneder.
“Ne gelir elimizden insan olmaktan başka...”**
 
benim doğum günüm ilk nefes aldığım gün değil
yüreğimdeki sese cevap aldığım gündür
seçimlerimi ben yaptım hayatım benim eserimdir
kendimle gurur duyuyorum,ümitsizliklerimle değil

her insan yüce, ama bunun bilincinde değil
istekler şaha kalkmış azim sabır beklemekte
kendine gel ey insanoğlu bir adım daha var
şimdi koşuyorsun yüreğinin geldiği yere,umutsuzluğa değil

Saygı ve sevgiyle hoşkalın
 
balkan 72 arkadaşım ne kadar güzel ifadeler kullanmışsın tebrik ederim.gönüllerimizi hoş kıldın.yazdıklarına katılıyorum ama teorik olarak. pratikte maalesef uygulayamoyorum.keşke uygulayabilsem..yani aile fertlerinden birinin yetersiz olması sorumluluklarını yeterince yerine getiremiyor olması ve kapasitesinin bu kadar olduğunu bildiğim halde yinede beni kızdırıyor.çünkü üstlendiği pozisyın kıymeıtli ama farkında değil..kapasitesi o..nasıl kabullenebilir bunu insan ..nasıl düşünmez nasıl kıyaslamaz bilemiyorum.olduğu gibi kabul etmekete gerçekten zorlanıyorum..ne diyebilirsin bana?
 
sevgili gülücan, kıyaslama insanı en mutsuz eden durumdur,bunu sizde yaşıyorsunuz herhalde. kıyasladığımız insanın sahibi biz değiliz, O'nun bir sahibi var ve Yaradan O'nu bu dünyaya göndermşse bir sebebi ve görevi vardır. Şu anda O kişi kapasitesini kullanamıyor olabilir ama zamanla kapasitesini anlayacaktır. hemen olmasını isterseniz bu olmaz. meyve olgunlaşmadan evvel bir sürü evrelerden geçer. ve biz sabırsızlanmayız çünkü olgunlaşınca yiyaceğimizi biliriz. helede bu bir insansa daha kıymetlidir. birde benim sevdiğim bir söz vardır.yukarıdaki yazımda da belirttiğim gibi
"Eğer bir balıktan uçmasını beklersek hem biz hayal kırıklığına uğrarız, hem de balık aptal olduğunu zanneder."
sevgiyle hoşkalın
 
aslında balkan olaya fazla iyimser bakmış bırak o zamanla olgunlaşır demen uzak ihtimal aslında güllücan önce kendisini sora da kimde sıkıntı varsa onu yavaş yavaş ona hissettirmeden deyiştire bilir ben ilk önce kendim deyiştim sonra kardeşimi sonra babamı annem tam deyişmesede uyum sagladı şimdi sıra arkadaşlarımda ufak ufak onlarıda işliyorum belki yanlış diyebilirsin ama deyişenler benim enerjimi yükseltiyo çok bi kaç kişiyi ayrıca bu telkinlere alıştırdım güllücanda öle başlayabilir aslında
 
sevgili ceko_25, kaç yaşındasın bilmiyorum ama sanki yaşın küçük gibi geldi bana, ben yine meyve ve sebzelerden örnek vereceğim çiftçiler daha kolay,daha çok kazanç ve çabuk olsun diye yediklerimizin DNA ları ile oynuyorlar ve şimdiki geldiğimiz durum.. başka birşey söylemeye gerek yok sanırım..herkes kendi dşüncesinde doğrudur.
saygı ve sevgi ile hoşkalın
 
aslında ben senin dediklerine yanlış demedim kıyaslama için sölediklerine baştan sona katılıyorum biraz ilave etmek istedim oluruna bırakmaktansa küçük desteklerle çözümü hızlandırabilir bide ben biraz herşey hemen olsun istiyorum onunda etkisi başkalarına ters geliyo söledigin gibi herkesin inandıgını çekecektir kendisine herkesin yöntemi farklı o herkesin sölediklerinden kendisine en uygun olanı seçmeli biraz ondan biraz bundan bide yşım 27 daha küçük oldugumu hissetirdiysem üzülürüm
 
Ikinizin de dusunceleri cok degerli benim icin ayni bakis acilarindasiniz fakat ifadeleriniz farkli o kadar,

Iyi ki varsiniz
 
Annem döktürmüşsün yine çok güzel yazmışsın öpüyorum seni
 
üff anne kız sitedesiniz vaybe bende babamı alıştırsam güzel olurda neyse annenle aynı dili konuşmak seni dahada büyütücektir
 
Cevap: ÖZÜ GÜLMEYENİN YÜZÜ GÜLER Mİ HİÇ…….

aslında ben senin dediklerine yanlış demedim kıyaslama için sölediklerine baştan sona katılıyorum biraz ilave etmek istedim oluruna bırakmaktansa küçük desteklerle çözümü hızlandırabilir bide ben biraz herşey hemen olsun istiyorum onunda etkisi başkalarına ters geliyo söledigin gibi herkesin inandıgını çekecektir kendisine herkesin yöntemi farklı o herkesin sölediklerinden kendisine en uygun olanı seçmeli biraz ondan biraz bundan bide yşım 27 daha küçük oldugumu hissetirdiysem üzülürüm

sevgili ceko_25, hemen biran önce olsun demenden küçük yaş olduğunu çıkardım.çünkü bende sizin yaşlarında hayatla yarışırcasına hemen olsun bitsin diyordum.ama herşeyin bir zamanı olduğunu Rabbim bana öğretti. neyse yaşınızın en güzel ve özel zamanısındasın.her anın tadını çıkar ve öğrenmeye hep açık ol(size akıl vermek değil niyetim ama tecrübe işte..:) sizi takip ediyorum ve fikirlerinizi güzel buluyorum.
sevgiyle hoşkalın
 
Cevap: ÖZÜ GÜLMEYENİN YÜZÜ GÜLER Mİ HİÇ…….

Keskin Balta!

Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş. Birinci adam sabahları erkenden kalkıyor, ağaç kesmeye başlıyormuş, bir ağaç devrilirken hemen diğerine geçiyormuş.
Gün boyu ne dinleniyor ne öğle yemeği için kendine vakit ayırıyormuş. Akşamları da arkadaşından bir kaç saat sonra ağaç kesmeyi bırakıyormuş.

İkinci adam ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya başladığında eve dönüyormuş. Bir hafta boyunca bu tempoda çalıştıktan sonra ne kadar ağaç kestiklerini saymaya başlamışlar.

Sonuç: İkinci adam çok daha fazla ağaç kesmiş.

Birinci adam öfkelenmiş: “Bu nasıl olabilir! Ben daha çok çalıştım. Senden daha erken işe başladım, senden daha geç bitirdim. Ama sen daha fazla ağaç kestin. Bu işin sırrı ne?”

İkinci adam yanıt vermiş: Ortada bir sır yok. Sen durmaksızın çalışırken, ben arada bir dinlenip baltamı biliyordum. Keskin baltayla, daha az çabayla daha çok ağaç kesilir.

alıntı***

Kendimizi geliştirmek, baltamızı bilemektir. Kendini geliştirmek kendi hayat çizgisini gözden geçirip zayıf noktaları güçlendirmek, güçlü yönlerimizi ise iyi kanalize etmektir. Kendimizi geliştirmek dünya hayatında kendini işe yarar kılmaktır. Kendimize dair yenilenmelerimiz olduğu müddetçe hep diri kalırız.actionsmile
 
abram linclon demişki bana biri bi saat agaç kes dediginde ben 45 dakka baltamı bilerim örnegin güzel fakat konu dışı gülcan sorumluluklarını üstlenmeyen arkadaşından bahsetti siz ona oluruna bırak zamanla düzelir dediniz bu örnekle uyuşmadı öger onla bi alakası yoksa güzel hikaye
 
Ya kusura bakmayın ama böyle herşeye yorum mu yapıcaksınız? :)
Ayrıca yorumların hep eleştirel birazcığınıda kendine saklamalısın derim ben.
 
Cevap: ÖZÜ GÜLMEYENİN YÜZÜ GÜLER Mİ HİÇ…….

abram linclon demişki bana biri bi saat agaç kes dediginde ben 45 dakka baltamı bilerim örnegin güzel fakat konu dışı gülcan sorumluluklarını üstlenmeyen arkadaşından bahsetti siz ona oluruna bırak zamanla düzelir dediniz bu örnekle uyuşmadı öger onla bi alakası yoksa güzel hikaye

sevgili ceko_25, ben o konuları bitirdim, başka konu bu actionsmile
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst