NEYİ YİTİRMEKTEN KORKARIZ?

oysa yalnızlığımı yitirmek en büyük korkularımdan.. kendime aitliği.. kendime ait kurduğum düzeni.. ve kendime ait aldığım nefesleri..

başkalarının ritmine ayak uydurmaktansa hiçbişeye değişmeyeceğim yalnızlığpım..

yalnızlığımı tehdit eden herşey bende müthiş bir gerginliğe yolaçıyor.. dişlerim sıkılı yaşıyorum sanki..

yalnızlık tek başına varolmaktan da fazlası sanki. kendini arama. keşfetme ve ruhunu yansıtma zamanı.
kendimden ayrı geçirdiğim zaman dilimlerinde netleştiremiyorum bile düşünce ve duygularımı..yaşamda bizden hiç ayrılmayan tek arkadaşımız kendimiziz. ve çok kötü geliyor bana bir tek onu tanımak ya da birlikte yaşamak için bu kadar emek vermeden sürüklenmek.

yalnızlık kendime verebildiğim en büyük armağan ve ancak kendi içsesimi dinleyerek olumlu değişebiliyorum. oysa kendimle başbaşa kaldığımda bile fısıltıyla konuşuyor başka ritmlerde kaybolan içsesim..
yapmam gereken değil.. yapmak istediğim şeyleri yapmak için tek yol..gerçekte kim olduğumu keşfetmeye çalışmak ve olmaya çalıştığım biri olmak yerine kendimi sevmeyi öğrenmek..
 
:( gel de deme şimdi.. yazdıklarımı yitirmekten korkarım..

arada nelerden sözettiğimi hiç hatırlamıyorum ve ulaşamıyorum ama en son neyden sözettiğimi hatırlıyorum.. ama nasıl yazdığımı değil :(

kırkıncı odamın anahtarını yitirmekten korkarım demiştim.. teslim etmekten..

dramalardan sözetmiştim.. partnerinize doğru düşersiniz ya hani.. ben hiç düşemedim.. ya da onun gözleriyle yürüyemedim ve dehşetle açmış buldum hep gözlerimi.. oysa çocuklar bunu genelde başarıyorlar..büyümenin bedeli mi bu diye sormuştum? çocukluğumu mu güzeni mi yitirdiğimi bilmeden..


son cümlemi hatırlıyorum (yaşasın hala hafızamı yitirmemişim :) )

güçsüzlüğümü gizleyen gücümü yitirmekten korkarım
 
korktum son iki gün.. yaşam enerjimi.. coşkumu yitirmekten.. ve kaskatı kaldığım o süreçte mücadele azmimi elbet..
 
sanırım başkalarına güvenimi yitirmekten çok.. başkalarının bana duyduğu güveni yitirmekten korkuyormuşum bugün farkettim.. hayal kırıklığına uğratmaktan.. üzgünüm :(
 
insiyatifi yitirmekten korkuyorum.. eli kolu bağlı hamlesiz kalmaktan ya da hakkımda verilecek hükmü beklemekten...
 
öfkemi yitirmekten korkuyorum.. altındaki acıyla başedememekten
 
unutmak ve affetmekten korkuyorum.. duvarlarımın yıkılmasından..
 
bilinçaltımı süpürmekten korkuyorum.. tırnaklarımın yeterince sivri kalmamasından..
 
anılarımı yitirmekten korkarım.. yaşanmışlıklarımı.. beni ben yapanları..
 
kendime inancımı yitirmekten ve başaramamaktan korkuyorum.
sahi ben neden başaramamaktan korkuyorum. oysa genelde elimi neye atsam başardım ve herkes her zaman benden daha çok başaracağıma inandı..
sanırım bunun cevabını bulmak zorundayım..
 
sanırım alışkanlıklarımızı yitirmekten korkarız..mevcut olana sıkı sıkı yapışırız da ileri atılan bir otomobildeymişçesine frene basarız..
 
yazdıklarından aklıma gelenler ..

hayallerimden vaz geçmekten ..

ve kendime inancımı kaybetmekten korkarım ..
 
bizi mutsuzluğa sürükleyen saplantılarımızın bize getirdiği psikolojik kazançları yitirmekten korkarız..
 
herhangi bir şeyi yitirmekten korkuyorsak.. yitirirsem ne olur sorusunu sormak gerek sanırım..

yitirirsem ne olur..yaşam enerjimi yitiririm..şimdikinden daha mı çok? sonra ne olur?bir daha öyle sevemem sevilemem? neden? yüreğin dar yüreklerde barındı diye daraldı mı ki sevmeyeceksin? neden sevilesi ve değerli bir insan değil misin ki?

sahi ben bulmuştum cevabı :)
bir daha kimselerle aynı derinlikte buluşamamaktan korkuyorum..
hngi derinlik ????

hani elini tutmadığı için kulaç atacak ufuk göremediğin.. tek başına boğulduğun derinlik mi?? !!!
 
Kaybetmek korkusu öyle bir sarıyor ki bizi,kaybetmemek için çırpınıyoruz. Bundandır konuşmak isterken susmamız, kendimizi eksilte eksilte fazlasını vermemiz, bir kadının kocası için saçını süpürge etmesi gibi... İyi çocuk olmak olur derdimiz; kimse bırakmasın, terk etmesin bizi... Sanırız ki biz verdikçe, daha çok sevecek, daha çok anlayacaklar bizi... Bazen gördüğümüz halde görmemezilikten geliriz birçok şeyi. Sanırlar ki, kandırılıdık, uyuduk, fark etmedik. Oysa sen yüreğine taş basarak gözlerini başka yana çevirmişsindir. Bil ki, gerçekten senin olan hiçbir şey seni bırakmaz. Yeter ki sen kendini terk etme, ne pahasına olursa olsun...
 
Kaybetmek korkusu öyle bir sarıyor ki bizi,kaybetmemek için çırpınıyoruz. Bundandır konuşmak isterken susmamız, kendimizi eksilte eksilte fazlasını vermemiz, bir kadının kocası için saçını süpürge etmesi gibi... İyi çocuk olmak olur derdimiz; kimse bırakmasın, terk etmesin bizi... Sanırız ki biz verdikçe, daha çok sevecek, daha çok anlayacaklar bizi... Bazen gördüğümüz halde görmemezilikten geliriz birçok şeyi. Sanırlar ki, kandırılıdık, uyuduk, fark etmedik. Oysa sen yüreğine taş basarak gözlerini başka yana çevirmişsindir. Bil ki, gerçekten senin olan hiçbir şey seni bırakmaz. Yeter ki sen kendini terk etme, ne pahasına olursa olsun...

Doğru söze ne denir ki Cansuyu..Gerçekten sevdikçe daha çok sevecek sanıyoruz ya da iyi bir şeyler yaptıkça daha çok beğenecek sanıyoruz.Hiç de öyle olmuyor.Sürekli yanlış tarafa baktığımız içinde doğruyu göremeyip kendimizi defalarca suçluyoruz.Hatta için için hırpalıyoruz.En azından ben öyle yapardım.Çekirdek inanç telkinlerden sonra değişik bir şey oldu ama artık sevilmemek, beğenilmemek çok da etkilemiyor artık beni Allah nazarlardan saklasın korkmuyorum artık
 
yolumu yitirmekten korkmayacak kadar gözü karayım da, doğrularımı , kendime saygımı yitirmekten gerçekten korkuyorum.

ve en az eksilmek kadar, artmamaktan korkuyorum
 
ve sonra sadece ben kaldım..kendımle basbasa..

aslında hep olduğu, hep olacağı, ve hep olması gerektiği gibi...

"Birine ya da bir şeye sadık olmak zorundaysam, öncelikle kendime sadık davranmalıyım. Gerçek aşkı arıyorsam, karşıma çıkan ortalama aşkları defterden silmeliyim. Edindiğim azıcık deneyim bana gösterdi ki kimse herhangi bir şeyin efendisi değildir, hepsi sadece bir yanılsamadır; maddi zenginlikler de ruhsal zenginlikler de... Çantada keklik sandığını kaybetmiş olan kişi, sonunda hiçbir şeyin ona ait olmadığını öğrenir. Ve hiçbir şey bana ait değilse, benim olmayanlar için kaygılanmamın gereği de yok demektir. Bugün, ömrümün ilk ya da son günüymüş gibi yaşamam daha doğru..."

("On Bir Dakika" kitabından Paulo Coelho
 
şimdi yazının ilk yarısı güzelde ortalama aşkın peşinde koşmamak harika amma velakin cengiz han şöhretin sahibi olmuş mevlana aşkın tamda anlamadım aslında
 
kırk katıra vurulup kırk parçamızı kırk ayrı tepede bırakmanın hemen öncesinde ya da sonrasında hemen kırk kapılı kale işçisi oluşumuz..
kırkıncı odaya doldururuz tüm kara kaplı ciltlerimizi.. her köşesine taştan paspaslar altına süpürürüz kendimize sakladıklarımızı.. bizde kalması gerekenleri..her gün bileriz kıyıda köşede kalmış silahlarımızı..
kırk kilit vururuz kırkıncı odaya.. ve en çok bu odanın anahtarını yitirmekten korkarız.. efsunludur oysa anahtarı..ancak yüreğimizdir noteri anahtar değişiminin ve bunun içindir işte bu denli korktuğumuz..


hemen eşikte durur zırhlarımız.. ve maskemizle tam da bir uyum içersindedir hani..

ah ne çok korkarız.. çırılçıplak kalmaktan.. maskesiz.. sır sız.. ah silahsız ve savunmasız... zırhsız...

böyle yazmışım daha önce bu başlık altında.
hala benzer şeyler geçiyor içimden çıkmaz sokaklar şarkısını dinlerken.

en çok maskelerimizi, üstümüze zamkladığımız rollerimizi yitirmekten korkuyoruz.


Korkularıyla yüzleşiyor insan er ya da geç
Bir telaş sarıyor önce yüreği
Gerçeklerle yüzleşiyor insan er ya da geç,

derken şarkıda,

neyi yitirmekten korkarız sorusu neyle yüzleşmekten korkarıza dönüşüyor içimde?
sırlarımızın cilalarımızın döküldüğünde ortaya çıkacak BEN deki neyle yüzleşmekten..?
ve başkalarının bunu keşfetmesinden.?
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst