Aldatılan eşin büyüklüğü

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan juger
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

juger

New member
5
HD RANK
Katılım
11 Eylül 2011
Mesajlar
510
Reaksiyon puanı
3
Puanları
0
Yaş
33
Anadolu’nun orta vilayetlerinden bir köyde, yavaş yavaş güneş batmaya hava kararmaya başlar. Karanlık iyice çöker köyün üzerine. Evlerden birinde bir kadın ve adam yatma hazırlığı yapmaktadır. Erken yatıp yarın sabaha, güneş ışığına erken uyanılacaktır.

Adam üzerini değiştirir, yatağına yönelir. Evin penceresinden; karanlık bahçeye vuran ışıkta ağaçların arasında bir gölge belirir. Kadın pencereden dışarı bakar ve gülümser. Kadının sevgilisi bahçededir. . . Tam sözleştikleri gibi, sözleştikleri saatte ve yerde adam onu beklemektedir.


Kadın kocasının uyumasından emin olunca, sessizce yataktan kalkar, üstünü giyer … Ve pencereden aşağıya atlar. Başka bir adam için, kadın kocasını terk eder. Koşarlar iki sevgili….. kaçıyorlar. Tarlaları , ovaları aşarlar…..Anadolu’da bir köy nasıl koşmasınlar ki. Arkalarından onları kovalayacak onca şey vardır. Namus belası, Töre cinayetleri, yoksulluk, cefa, korku. Arkalarında bunlar varken nasıl durabilirler. Köyden uzaklaştıklarına iyice emin olunca soluklanmak için dururlar. Kadın duraksamayı fırsat bilip nefes nefese der ki :

‘Evden çıktığımdan beri, ayakkabımın içinde bir şey var beni rahatsız ediyor’

Çıkartıp bakar ki….. ayakkabısının içinde bir tomar para!!!!! Kocası her şeyin farkında. Biliyor ki gidecek,

‘Beni terk edecek ama bunca yıl çorbasını içtim, çamaşırlarımı yıkadı, ütüledi. Bana emeği geçti’

YABAN ELDE MUHTAÇ OLMASIN DİYE ! ! ! O Yoksul köylü; bütün parasını; başka bir adam için kendisini terk eden karısının, giderek kendinden uzaklaşan adımlarını attığı ayakkabısının içine koydu. O güzel insanı, O onurlu davranışı sergileyen, O terk edilen adamı HEPİNİZ TANIYORSUNUZ ….. Çünkü O; Bir dizesinde bize yürekten seslendiği gibi Uzun ince bir yoldaydı ve gidiyordu gündüz gece …






Evet O kişi Aşık Veysel di.


Sunay Akın’dan dinlediğim bu olağanüstü hikaye, okumayı sevenlerle paylaşılmak üzere gönderilmiştir.

(alıntı)
 
Hayat ne garip...

Iyilikler dururken, vefa dururken, saygi dururken....
 
Gozlerim doldu okurken... Harika bir paylasim, boyle asklar var mi dedirten cinsten hem de .... Karsilik beklemeden sevmek bu olsa gerek, menfaatsiz ve beklentisiz, sadece sevmek....
 
hersey insanlar icin, ve her seyin belirleyicisi ZAMAN... o zamanlarda yapilana karsiliksiz sevgi deniliyordu. simdi bunu yapin bakalim, karsilik beklemeden yapin bakalim.. emin olun tebrik edileceginize SALAK ilan edilebilirsiniz....
 
hersey insanlar icin, ve her seyin belirleyicisi ZAMAN... o zamanlarda yapilana karsiliksiz sevgi deniliyordu. simdi bunu yapin bakalim, karsilik beklemeden yapin bakalim.. emin olun tebrik edileceginize SALAK ilan edilebilirsiniz....
y789Hakli olabilirsin sevgili matri,

Amaa ben bu kadar olumsuz dusunmuyorum... SALAK olacagini dusunen biriyi zaten o mentalitede olmayan biri cekmez, cekim yasasi partysmiley
 
hersey insanlar icin, ve her seyin belirleyicisi ZAMAN... o zamanlarda yapilana karsiliksiz sevgi deniliyordu. simdi bunu yapin bakalim, karsilik beklemeden yapin bakalim.. emin olun tebrik edileceginize SALAK ilan edilebilirsiniz....

Önemli olan kisinin kendisini nasil hissetmesi ve nasil düsünmesi.. Gerisi bostur

laftir, fasa fisodur..
 
Önemli olan kisinin kendisini nasil hissetmesi ve nasil düsünmesi.. Gerisi bostur

laftir, fasa fisodur..


dostum hic mahalle baskisina maruz kalmamissin :)) sanslisin.. insanin kendini hissetmesi kadar, cevresindekilerinin onun hakkinda ne dusunduklerinede kisi onem verir. sadece kendi hareketleriyle yetinemez. yanindakilerininde fikirleri hayatini etkiler mutlaka.
 
dostum hic mahalle baskisina maruz kalmamissin :)) sanslisin.. insanin kendini hissetmesi kadar, cevresindekilerinin onun hakkinda ne dusunduklerinede kisi onem verir. sadece kendi hareketleriyle yetinemez. yanindakilerininde fikirleri hayatini etkiler mutlaka.

bu etkileyen kisilere dikkat etmemiz gerekmiyormu??? yani hep bu birileri

ne der- niye der- nicin der gibi düsüncelerden özgürlüklerimiz kisitlanmadimi

yada kisitlanmiyormu?? Yani ben yazarken sizi elestirmek istemedim,

lütfen yanlis anlasilmasin artik cogunluga hakim olmus bu negativ insanlara

fazlaca firsat vermeyelim, onlar yüzünden kendimizi kisitlamayalim.

ve sadece sunu belirtmek istedim, hep bu negativ kisilerin yüzünden biz yapmak istediklerimizi

yada düsünmek istediklerimizi kisitlayamayiz...

Herkes hepimiz maruz kalmisizdir ama ne kadar önem verdigimiz ve dikkate

aldigimiz yine bizim kendimizle olan barsiikligimiza ve özgüvenimize bagli...

Biri bana "SALAK" diyecek yada "ENAYI" diyecek diye ben söylemek

ve yapmak istediklerimi kisitlayamam smil56
 
Bir sevmek vardır .. birde sevmek .. bence bu kelime sesteş olmalı .. yazılışlar aynı anlamları farklı ..
 
Önemli olan kisinin kendisini nasil hissetmesi ve nasil düsünmesi.. Gerisi bostur

laftir, fasa fisodur..


yapma lütfen .bu ülkede yaşayıpta toplum baskısına maruz kalmıyorum kalmadım diyene gülerler.insanın toplumsal bir birey olduğunu yok sayamazsınız.
 
ne zamandan beri toplum baskısını savunur olduk?

bu baskıyı savunanlara "başkalarının düşüncelerini önemsememe" telkinini öneriyorum.

belki kendinize ait, özgür bir hayatınız olabilir :)
 
yapma lütfen .bu ülkede yaşayıpta toplum baskısına maruz kalmıyorum kalmadım diyene gülerler.insanın toplumsal bir birey olduğunu yok sayamazsınız.

herkes benim fikrimi benimsiyecek diye bi durum yok, ben böyle biliyor, böyle

yasiyor ve böyle düsünüyorum..

ve tüm negativ düsünceden dolayi maruz kalipta pes etmis kisileri kisiligim

ve meslegim geregi bu sekilde uyariyor ve onlara bunu tavsiye ediyorum..

Su bir gercekki, bu hayata bir kere geliyorum ve bir daha gelip

gelmiyecegim mechul.. O yüzden olumlu ve zarar verici olmadigim müddetce

bu gittigim yolun yanlis olmadiginin kanitindayim... wink77
 
cok idealist takiliyorsunuz.. kapitalist bir duzende....

ayrıca insanın özgür seçim hakkının olması kapitalist sistemin getirisi değildir. egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.

hiçbir bireyin bir başka bireye sormadan hür iradesi ile karar verememesi kapitalist bir düzendir. bize dayatılan, inançlarımızı özgürce yaşamak değil, baskı ve korku ile yaşamaktır. kapitalizm budur.

bilginize :)
 
cok idealist takiliyorsunuz.. kapitalist bir duzende....

Düşüncelerinize saygı duyuyorum.

Evet idealistim bir çok konuda. Ama ideallerimi kendim şeçmeye çalışıyorum. Düzen dediğin şey nasıl olursa olsun ben kendi iç dünyama bakıp kendi benlik algımı önemsiyorum.


Yapığım bir şeyde insanlardan olumsuz yorumlar geldi, geliyor ya da gelicek diye düşüncelerimden vazgeçmem.
 
Bu hikayeyi ben de okudum, Veysel'in hayat hikayesi ve şiirlerinin olduğu bir kitaptan, Aşık Veysel'in
karısı çok güzelmiş ve de genç, Veysel onu çok kıskanırmış ve ne yazık ki biraz hırpalarmış da...
Fakat kaçacağını anlayınca yine de onu çok sevdiğinden kıyamamış ve bana güzel yıllar verdi diye
hakikaten ayakkabısının altına para koyar, ama o gittikten sonra Veysel çok acı çeker, çok bunalıma
girer...
Geçenlerde bir sosyetik hanım'ın bir söyleşide, (ismini hatırlayamıyorum), eşiyle birlikte yıllarca çalıştıklarını ve yoktan var ederek, 20-25 yıl boyunca süren beraberliklerini de anlatmış. Fakat bir müddet sonra kocası genç bir bayana aşık olarak,
evden ayrılmış, kadın ilişkisini bitirmemiş, şöyle söylüyor;" Kızlarım da dahil olmak üzere herkes onu niye serbest bıraktığımı,
niye buna izin verdiğimi anlamadı, halbuki o bana unutulmaz yıllar ve çocuklarımı verdi, biz her ne olursa olsun birbirimizin herşeyine yine koşarız, yine dostuz" diyebiliyor... Duyduğumumuz boşanmaların, ayrılıkların tüketici süreçlerine hiç benzemeyen bir ayrılık, bu medeniyet ölçüsüne tüm toplum ulaşır inşallah!... Ama ilişkilerde ve daha pek çok şeydetoplum baskısı diye de bir şey var, fakat siz doğrularınızın arkasından gitmeyi tereddütsüz seçerseniz, kendinize inanırsanız, kendi
özel dünyanızı koruyabilirseniz, herşey farklı olur!
 
Evet, aşık Veysel'in yaşadığı dönemde kadınlar hırpalanır, hor görülürmüş.

Peki size çok mantıklı bir soru sorayım. Normal zamanda karısını hırpalayan ve kıskanan bir erkek, karısı kendinden vazgeçip başka bir adama kaçacağı zaman onun ayakkabısına para mı koyar yoksa çeker vurur mu?

Lütfen gardropçu sözlere kanıp da böylesi büyük adamların hakkında olmayan sözler söylemeyiniz. Biraz mantık, biraz tahmin, biraz da gerçekçilik ile kimin ne yapacağı belli oluyor.

Bu büyük insanı saygı ile selamlıyorum.
 
Evet, aşık Veysel'in yaşadığı dönemde kadınlar hırpalanır, hor görülürmüş.

Peki size çok mantıklı bir soru sorayım. Normal zamanda karısını hırpalayan ve kıskanan bir erkek, karısı kendinden vazgeçip başka bir adama kaçacağı zaman onun ayakkabısına para mı koyar yoksa çeker vurur mu?

Lütfen gardropçu sözlere kanıp da böylesi büyük adamların hakkında olmayan sözler söylemeyiniz. Biraz mantık, biraz tahmin, biraz da gerçekçilik ile kimin ne yapacağı belli oluyor.

Bu büyük insanı saygı ile selamlıyorum.
sen ne yapardin abisinin?
 
geçmişi bilmem. ama şuan insanlığa yakışanı yapardım :)
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst