Çocukluk anılarımız ve bizde bıraktıkları izler...

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.

gülücan

New member
3
HD RANK
Katılım
5 Nisan 2011
Mesajlar
334
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Merhaba arkadaşlar..böyle bir başlıkta çocukluk anılarmızı paylaşmanın faydalı bir fikir olacağını düşünüyorum.çünkü;bir insanın tüm hayatının geçirdiği çocukluk devresi sonrası şekillendiğini düşünüyorum..bir inşaatın temeli gibi.temel sağlam olmazsa kişinin hayatı biraz daha zor oluyo..gerçi temelin üzerine neyi naslı eklediğimiz de çok önemli.yetişkin bir insan olduğumuzdada birçok sorunumuz aslında yılla yıllar öncesine dayanmıyor mu?burada paylaşalım istedim..güzel anılarımızıda bizi üzen anılarımızıda.üzen anıları nasıl düzelttiğimizi yada düzeltebileceğimizide...hiç unutamadığımız çocukluk anılarımız neler..komik anılarımızda dahil..itiraflarımızda tabii..bende bişiyler yazmaya çalışıcam bakalım.neyi nekadar itiraf edebilieceğiz...hım ayrıca benzer bi başlık daha önce açılmışmı bilemiyorum.açılmışsa söylersiniz artık. içimizdeki çocuğa sevgilerle..:zpzp:
 
Evet açılışı ben yapayım bari..yazıp rahatlayacağımı düşünüyorum..çocukluk yıllarımda ekonomik durumumuz pek iyi değildi.ilkokul 2. sınıftı yanlış hatırlamıyorsam.23 nisan gösterisi vardı.hatırlarmısınız güzel kıyafet diye bişey vardı.yani güzel kıyafetleri giyinip yürürdü çocuklar.benim pekte güzel bir kıyafetim yoktu.sonra öğretmenimiz kıyafet ayarladı.bende heyecanla giyinmek için uzanırken azarlar bi tarzda çek elini sanki kendi kıyafeti ne bu acele deyip kızdı.bütün hevesim kırıldı.halbuki ben koşarak gitmiştim öğretmenimin yanına..üzülerek hatırladığım bir anım..şimdi çok şükür istediğimi alacak kadar iyi durumdayım ama o günü silmiyor..
 
Arkadaşlar eft yaparak bu anımı nasıl düzeltebilirim nasıl hayal etmeliyim dersiniz?bu arada yazmak gerçekten iyi geliyor..
 
Merhaba gülücan,
Bu konuda NLP Tekniklerinden faydalanabilirsin. Ben senin için bunlardan birini aşağıya yazacağım, bunun gibi bir sürü teknik var. NLP, olumsuz durumları olumluya dönüştürmede oldukça faydalı oluyor. İşte bunlardan biri de "Resim Çerçevesi" tekniği....sevincli


Resim Çerçevesi tekniği ile, geçmişte canımızı sıkan bir durumu, artık etkisiz bir hale getirebiliriz. Bu teknik, olaylara bakış açımızı büyük oranda değiştirir.

1. Sizi etkileyen, problemli bir durumu düşünün. Mutlaka çok büyük, içinden çıkılması zor bir konu olmasın. Günlük yaşamdaki, basit bazı sorunlarla başlayabilirsiniz. Bir şeyi ertelemek, bir alışkanlığı değiştirmek gibi.

2. Bu durumu, eski bir fotoğraf gibi tekrar görmeye çalışın. Sanki yıllar öncesinde yaşanmış ve bitmiş bir anı gibi görün. Eski bir resim haline getirin ve sonra da bu resmi, antika bir çerçeve içerisine yerleştirin. Bu çerçeve iyice eskimiş, tozlanmış bir çerçeve olsun. Baktığınız zaman, yıllar öncesinde yaşanmış bir olayı hatırlatsın size bu durum.

3. Şimdi kendinizi bir müzede hayal edin. Bu müzenin duvarlarında, çok eski zamanlardan kalma resimler var. Hepsi de antika fotoğraflar. Yüzlerce yıl öncesine ait resimler. Şimdi az önce oluşturduğunuz resmi, bu müzenin duvarlarından birine sağlam bir şekilde çivileyin. Şimdi bir başka olumsuz durumu da aynı şekilde çerçeveleyip bu müzenin duvarına asın. Sağlam bir şekilde çivilediğinizden iyice emin olun. Resimlerin üzerine aydınlanmaları için bir spot ışık ekleyin. Duvardaki diğer resimlere ve sizin eklediğiniz resimlere bakın. Hepsi de antika fotoğraflar. Hiçbirisi gerçek değil.

4. Müzenin kapısına doğru yaklaşın ve şimdi kapıyı açıp hızla müzeden uzaklaşın. Müzeyi ve müzedeki resimleri tamamen arkanızda bırakın ve hızla koşmaya başlayın. Geleceğe doğru hızlı adımlarla koşun. Önünüzde aydınlık, muhteşem bir yol var. Yemyeşil çimenler var. Masmavi bir gökyüzü var. Ve ileride sizi bekleyen, muhteşem bir yaşam var. O yaşama doğru var gücünüzle koşun şimdi.

5. Bakalım eski duygularınız hala yerinde mi? Şimdi de, çalışmaya ilk başladığımız zamanki duygularınıza bir bakın. O resimleri tekrar düşünün. Aklınıza herhangi bir olumsuzluk geliyor mu? Eğer uygulamayı yeterince yoğun yaptıysanız, eski duygularınızın artık tamamen yok olması gerekir.


 
Teşekkür ederim yaseminist.dahaönce duymadığım bir yöntemdi.en uygun zamanda deneyeceğim.her olumsuz anım için bu yöntem geçerli olurmu dersin:)
 
Arkadaşlar sizlerle paylaşmış olduğum bu anım sayesinde eğitimcilerede ne kadar büyük iş düşüyo bir kez daha görmüş olduk.keşke ilkokul öğretmenimi daha güzel anılarımda yaşatabilseydim.ne yazıkki çoğunluğu üzücü anılar.tabi benim aileminde etkisi az değil bunda.sınıfımızdaki ekonomik durumu iyi olan ve tabi çocuklarıyla daha ilgili olan ailelerin çocuklarını el üstünde tutardı öğretmenimiz.halbuki her çocuk sosyoekonomik düzeyine bakılmaksızın eşit derecede sevgiyi ve ilgiyi hak eder.burada eğitimci arkadaşlar varsa muhakkak dikkat ediyorlardır ama neolur azami ölçüde olsun dikkatiniz..sevgiyle kalınn..
 
Arkadaşlar sizlerle paylaşmış olduğum bu anım sayesinde eğitimcilerede ne kadar büyük iş düşüyo bir kez daha görmüş olduk.keşke ilkokul öğretmenimi daha güzel anılarımda yaşatabilseydim.ne yazıkki çoğunluğu üzücü anılar.tabi benim aileminde etkisi az değil bunda.sınıfımızdaki ekonomik durumu iyi olan ve tabi çocuklarıyla daha ilgili olan ailelerin çocuklarını el üstünde tutardı öğretmenimiz.halbuki her çocuk sosyoekonomik düzeyine bakılmaksızın eşit derecede sevgiyi ve ilgiyi hak eder.burada eğitimci arkadaşlar varsa muhakkak dikkat ediyorlardır ama neolur azami ölçüde olsun dikkatiniz..sevgiyle kalınn..

Malesef eğitimcilerimize gereken önem verilmiyor. Kanada, İsveç gibi Ülkelerde eğitimcilerin ücretleri yüksektir. Eğitimcilere büyük önem veriliyor oralarda, malesef belli okullar dışında kaliteli eğitim almak ta zor ve maddi imkanlar ön planda, okullarda kaliteli eğitim verilmediği için, insanlar çocuklarını Dershanelere gönderiyor. Bu arada eğitimcinin psikolojiside iyi olmalı ki, onunla direkt ilişkili olan öğrencinin de psikolojisi de iyi olsun...Dört dörtlük eğitimciler de var elbette, bence bu çok katmanlı bir şey...
 
Ben daha çok öğretmenlerin çocukların psikloljik gelişimleri üzerindeki etkilerine değinmek istedim.biryerlere gelmemizde illaki büyük katkıları oldu.ama keşke daha sevgi dolu olsaydı.ailemden kaynaklanan sorunlarım olduğunda hassas kalbime daha narin yaklaşabilseydi.hepimizi aynı seVmesede hepimize aynı ölçüde değerli olduğumuzu hissettirseydi.hayatımıza çok daha büyük şeyler katmış olurdu..daha özgüvenli bireyler olarak yetişirdik böylelikle.
 
Pek çocukluğa girmesede 12 yaşından sonra kendimi sürekli aşağılık bir yaratıkmış gibi hissetmeme neden olan sevgili annemin davranışları maalesef hayatımın Kalanını olduğu gibi etkiledi.Kalanını diyorum çünkü annemin yanında okumamak için edebiyat ve tarih öğretmenlikleri ile o zamanlar istanbul izmir ve ankara dışındaki bir çok ilde 4 yıllık fakülteye girecek puana sahipken gitmedim.Büyükşehir istiyordum çünkü o zaman yanıma taşınamazlardı.Sonra ankarada 2 yıllık bir okul bitirdim.Bölümümle ilgili Bodrum'da çalıştım.Sonra iyi bir puanla bankaya girdim marmaris'te işe başladım.ama hala o kadar değersizdim ki ne olduğumu,kim olduğumu,nasıl biri olduğumu birkaç sene öncesine kadar öğrenme fırsatım hiç olmadı.Çünkü kendimi reddetmiştim.Ben var mıydım,neydim,neye yarıyordum,neden vardım.Daha iyi olduğunu düşündüğüm kimseyle hayatımı geçirmeyi bile düşünmedim.Meğer o yüzdenmiş aile sorunları olan insanların beni bulması.Bu davetiyeyi ben sunuyormuşum.Sonra hiç olmaması gereken birşey oldu.Yani bu durumu anlamayacak insanlara göre.Sonra sanki koruyucu bir melek bu halimden çok sıkılıp,günümün ömrümün içine giriverdi.Bana beni anlattı.O kadar ki birşeyi ifade etmek için konuşmama bile gerek kalmıyordu.Nefesim bile neredeyse bütün günümü özetliyormuş.Oysa yıllardır yaptıklarımın ne kadar normal olduğunu düşünüyormuşum.Fakat birçok kişinin bunları yapmadıklarını, ancak bana melek söyleyince farkettim.Sonra iş yerinde sanki sözleşilmiş gibi peşpeşe aynı şeyleri duymaya başladım.Barındırdığım çok şeyin ne kadar özel ve güzel olduğunu farketmeme hepsi yardımcı oldu.Annemi affediyor muyum?Evet ama yıllarca beni kötülediği insanlar beni çok iyi tanıyorlarmış gibi konuşunca yine sinirim tavan yapıyor.Çok küçük ,o günün şartlarına,yaşıtlarıma ,büyüklerine yani hiçbirşekilde konu bile olmayacak şeylerden (ki hiçbir zaman zamane olamama rağmen,)hep sorumluluklarımı 14 yaşındayken bile tamamen yerine getiren biri olmama rağmen sürekli eleştirilip kötülenmek çok acı verici bir durum.İşin daha acısı ,hayat arkadaşımıda bu karaktere uygun seçtim.Şİmdi yıllardır bana bunun sorusu sorulur:Nasıl bunu yaptın.Çok isterdim" sizin yüzünüzden" demeyi ama yapmayacağım.Annemin yaşı 70 e yakın.ama bilmesinide istiyorum bana çizilmesi o kadar zor bir tek yol bıraktı ki.Ben şimdi ,yıllardan beri kendimi eksilte eksilte büyümeyi öğreniyorum.Çoğalmayı.Ne kötü ki sizde hiçbir emeği olmayan insanların bile size istediği gibi davranmasına tahammül etmek zorunda kalmak.Sonra öğrendim eğer seviyemi yitirmeden,dil yeteneğimi kullanırsam,kısa ve anlamaları 2 günlerini alacak cümlelerle ;onları alt edebilirdim.Yaptım.O yüzden eksiliyorum yada büyüyorum.Ama ben çocukluğumun 12 yaşına kadar olan kısmını istiyorum.İnciltememiş,kirlenmemiş,değerli,sevgili ablalı.....Affediyor muyum?evet affediyorum.Önce herşeye rağmen, ayaklarımın üzerinde durmayı öğrendim.Tahammülü öğrendim,Kendime saygı duyabileceğimi çooooook geçte olsa öğrendim.Çocuklarıma derin saygı duymayı onları çok sevmeyi öğrendim,birlikte büyümeyi,üretmeyi,aşkı öğrendim.İnsanın çocukları yanındayken en büyük güven olduğunu öğrendim.Meleklerin yeryüzünde de olabileceğini öğrendim.Ve bazen hiç olmaması gereken diye düşündüğümüz şeylerin,aslında ne kadar olması gerektiğini öğrendim.Affediyor muyum?Evet çünkü birkaç saat sonra güneş yeniden doğacak yüreğimden evrene.
 
Pek çocukluğa girmesede 12 yaşından sonra kendimi sürekli aşağılık bir yaratıkmış gibi hissetmeme neden olan sevgili annemin davranışları maalesef hayatımın Kalanını olduğu gibi etkiledi.Kalanını diyorum çünkü annemin yanında okumamak için edebiyat ve tarih öğretmenlikleri ile o zamanlar istanbul izmir ve ankara dışındaki bir çok ilde 4 yıllık fakülteye girecek puana sahipken gitmedim.Büyükşehir istiyordum çünkü o zaman yanıma taşınamazlardı.Sonra ankarada 2 yıllık bir okul bitirdim.Bölümümle ilgili Bodrum'da çalıştım.Sonra iyi bir puanla bankaya girdim marmaris'te işe başladım.ama hala o kadar değersizdim ki ne olduğumu,kim olduğumu,nasıl biri olduğumu birkaç sene öncesine kadar öğrenme fırsatım hiç olmadı.Çünkü kendimi reddetmiştim.Ben var mıydım,neydim,neye yarıyordum,neden vardım.Daha iyi olduğunu düşündüğüm kimseyle hayatımı geçirmeyi bile düşünmedim.Meğer o yüzdenmiş aile sorunları olan insanların beni bulması.Bu davetiyeyi ben sunuyormuşum.Sonra hiç olmaması gereken birşey oldu.Yani bu durumu anlamayacak insanlara göre.Sonra sanki koruyucu bir melek bu halimden çok sıkılıp,günümün ömrümün içine giriverdi.Bana beni anlattı.O kadar ki birşeyi ifade etmek için konuşmama bile gerek kalmıyordu.Nefesim bile neredeyse bütün günümü özetliyormuş.Oysa yıllardır yaptıklarımın ne kadar normal olduğunu düşünüyormuşum.Fakat birçok kişinin bunları yapmadıklarını, ancak bana melek söyleyince farkettim.Sonra iş yerinde sanki sözleşilmiş gibi peşpeşe aynı şeyleri duymaya başladım.Barındırdığım çok şeyin ne kadar özel ve güzel olduğunu farketmeme hepsi yardımcı oldu.Annemi affediyor muyum?Evet ama yıllarca beni kötülediği insanlar beni çok iyi tanıyorlarmış gibi konuşunca yine sinirim tavan yapıyor.Çok küçük ,o günün şartlarına,yaşıtlarıma ,büyüklerine yani hiçbirşekilde konu bile olmayacak şeylerden (ki hiçbir zaman zamane olamama rağmen,)hep sorumluluklarımı 14 yaşındayken bile tamamen yerine getiren biri olmama rağmen sürekli eleştirilip kötülenmek çok acı verici bir durum.İşin daha acısı ,hayat arkadaşımıda bu karaktere uygun seçtim.Şİmdi yıllardır bana bunun sorusu sorulur:Nasıl bunu yaptın.Çok isterdim" sizin yüzünüzden" demeyi ama yapmayacağım.Annemin yaşı 70 e yakın.ama bilmesinide istiyorum bana çizilmesi o kadar zor bir tek yol bıraktı ki.Ben şimdi ,yıllardan beri kendimi eksilte eksilte büyümeyi öğreniyorum.Çoğalmayı.Ne kötü ki sizde hiçbir emeği olmayan insanların bile size istediği gibi davranmasına tahammül etmek zorunda kalmak.Sonra öğrendim eğer seviyemi yitirmeden,dil yeteneğimi kullanırsam,kısa ve anlamaları 2 günlerini alacak cümlelerle ;onları alt edebilirdim.Yaptım.O yüzden eksiliyorum yada büyüyorum.Ama ben çocukluğumun 12 yaşına kadar olan kısmını istiyorum.İnciltememiş,kirlenmemiş,değerli,sevgili ablalı.....Affediyor muyum?evet affediyorum.Önce herşeye rağmen, ayaklarımın üzerinde durmayı öğrendim.Tahammülü öğrendim,Kendime saygı duyabileceğimi çooooook geçte olsa öğrendim.Çocuklarıma derin saygı duymayı onları çok sevmeyi öğrendim,birlikte büyümeyi,üretmeyi,aşkı öğrendim.İnsanın çocukları yanındayken en büyük güven olduğunu öğrendim.Meleklerin yeryüzünde de olabileceğini öğrendim.Ve bazen hiç olmaması gereken diye düşündüğümüz şeylerin,aslında ne kadar olması gerektiğini öğrendim.Affediyor muyum?Evet çünkü birkaç saat sonra güneş yeniden doğacak yüreğimden evrene.

Yazdıkların ne kadar da tanıdık ama sen daha şanslısın 12 diyorsun ben kendimi bildim bileli hatta bilmeden başladı , beni hep hizmetçi olarak gördü başkalarının da öyle görmesini sağladı . Kullanmak için doğurduğunu düşünüyorum hep , anne olduktan sonra kıymetimi anlarsın dedi ama ben anne olduktan sonra anneme kin duymaya başladım , nasıl o kadar kötü olabildi diye . Üvey annenin bile yapamayacağı eziyetleri nasıl yaptı diye , hiç mi içi sızlamadı . Şimdi nerde birine dayak atan özellikle korumasız yavrusuna evire çevire eziyet edesim geliyor nasıl bu kadar aciz olabiliyorlar diye ... Yavruma daha sıkı sarılıyorum , ben çok büyük dersler aldım yaptıklarından , dilerim herkes bu dersleri almak zorunda kalmadan çok iyi birer anne ve baba olur. Şimdi kendime güvenmeye ve aşağılık duygularımı yenmeye çalışıyorum.
 
ben şanslıydım çünkü o hizmet için büyüttüğü,anne dediğim iki ablam var.Şanslıydım çünkü onlar beni evlenene kadar hep korudu.Başkaldırmayı birazda onların sessizliğinde öğrendim.ömrümüz "kelimeleri düzgün kullanın,ayaklarınızı yıkamadan yatmayın,biten tabakları çayları bekletmeyin,kimseye cevap vermeyin,......."lerle geçti.Hiçbir zaman adımızı evde 2 kere söyletemedik.Çünkü kıyamet kopardı.Ablalarımın hakkını hiçbir zaman ödeyemem.Hep kalkanlarım oldular.İyi ki varlar.O kadar dua ediyorum ki ömürleri uzun sağlıklı mutlu olsun.Ben şimdi üzülüyorum,çünkü annem 3 harika evladıyla, her dediğini yapan herşeyi annemden daha çok düşünen,tamamlayıcı 3 çocuğuyla hiçbirşey paylaşamadığını hala farkında değil.Erkek kardeşim daha farklı.O hem hastaydı hem tekti.Ama onunda hayatı başka türlü hayal kırıklığıyla dolu olacak.Kardeşim,maalesef bunu şu anda farkında değil ancak yorulduğunda anlayacak.Velhasıl seçimlerimizden bence bu kadarda biz sorumlu değiliz.Bence o seçimleri yapana kadar hayatımızdakilerin tavrı çok daha önemli.Ama en çok neye üzülüyorum sevgili Bigokyanus biliyor musun.Kendimi yetiştirmek,çoğaltmak,hep daha fazlasını öğrenmek için o kadar emek verirdim ki,şimdi sıradan şeyleri anlatmak için yıllarımı heba ettim.Sonuç şu an belki daha iyi.Ama yeterli değil.bana ailem dışında,bende hiç hakkı olmayan insanların bana kötü davranmasına,tüm iyi niyetime rağmen ,inanılmaz hayal kırıklığı yartmıştı.Sonra kendime acımaktan vazgeçtim.Çünkü çocuklarım dışında herşeyi hayatımdan çıkartmayı göze almıştım.Olmadı.Bu da artık sorun değil.çünkü "Ben "olmaktan artık gurur duyuyorum.
Sevgili Bigokyanus,biliyor musun evde iş yapmayı öğrenmek az işimize yaramamıştır.Düşünsenize hem çocuk hem misafir hem iş nasılda herşeyi aynı anda şikayet etmeden ve çok çabuk becerebiliyoruzdur öyle değil mi:) Ben hep şunu derim."Demek ki o insanların benim varlığıma ihtiyacı varmış.Çünkü onların sevgiyi,değer vermeyi,haksızlığa uğrattıkları amca hanımının hakkını korudukça yengemin"sen kemiklerimi ısıtıyorsun"u duydukça ,gücü öğrenmeleri gerekiyormuş dedim.Bizim gücümüze bizim de ihtiyacımız var.Bu hep aklımızın derin bir köşesinde kalsın.İşte o yüzden sevgili Bigokyanus "iyi ki varsın" Kendinle hala sevgi dolu bir insan olarak yaşama devam ettiğin için gurur duymalısın.Çünkü ben duyuyorum.Sana teşekkür ederim.Ya bu sitede ne var,nasıl dökülüyorum bu nasıl birşey bu.İyi ki varsınız iyi kivarsınız iyi ki varsınız.Teşekkürler.
 
Yazdıkların ne kadar da tanıdık ama sen daha şanslısın 12 diyorsun ben kendimi bildim bileli hatta bilmeden başladı , beni hep hizmetçi olarak gördü başkalarının da öyle görmesini sağladı . Kullanmak için doğurduğunu düşünüyorum hep , anne olduktan sonra kıymetimi anlarsın dedi ama ben anne olduktan sonra anneme kin duymaya başladım , nasıl o kadar kötü olabildi diye . Üvey annenin bile yapamayacağı eziyetleri nasıl yaptı diye , hiç mi içi sızlamadı . Şimdi nerde birine dayak atan özellikle korumasız yavrusuna evire çevire eziyet edesim geliyor nasıl bu kadar aciz olabiliyorlar diye ... Yavruma daha sıkı sarılıyorum , ben çok büyük dersler aldım yaptıklarından , dilerim herkes bu dersleri almak zorunda kalmadan çok iyi birer anne ve baba olur. Şimdi kendime güvenmeye ve aşağılık duygularımı yenmeye çalışıyorum.

Siz bunu aştığınızı zaten çocuğunuza anneninizin size davrandığı gibi davranmadığınızı söyleyerek belirtmişsiniz zaten... Çocuğa çok düşkünlükte
çocuğu geliştirmiyor, babayla çocuğu da kutuplaştırıyor, ilgisizlik ise yaralıyor onları, hassas bir çizgi var ikisinin arasında...
 
şu sıralar yoğunlaşmadığım halde çocukluğuma dair ilginç ayrıntılar hatırlıyorum..çocukken giyindiğim bir kyafet yaşadığım bir an..ayrıntılar..ilginç geliyo..
 
ve şunu farkettim çocuklukta, geçmişte yaşanılan olumsuz anıları nekadar affettim sildim unuuttum desenizde tekrar hatırlayabiliyor ve tekrar hüzne öfkeye yakalanabiliyorsunuz..telkinlere bizi olumlu düşünmeye sevkeden çalışmalara ara vermemek lazım sanırım..
 
yazdıklarınız okuyunca gözlerim doldu. ben tam tersi hep annemin bize karşı aşırı düşkünlüğünden şikayet etmişimdir. ne olurdu sanki bizi bu kadar düşünmese demişimdir. hiç mi dayak yemedim tabi ki yedim yediğim dayakta bile çocuk aklımla anneme hak vermişimdir. diyelimki cam mı kırdım. niye kırdın diye dövmezdi. ya elin kesilseydi ya canın yansaydı diye döverdi (canımı acıtmadan döverdi:)). şu an 40 yaşındayım, ayrı şehirlerde yaşıyoruz. hala eli dili üzerimde. hava soğuk desem kızım sıkı giyin. hastayım desem kızım doktora gittinmi. anne ben çocukmuyum 40 yaşıma geldim diyorum. evet benim hala çocuğumsun diyor. aile desteği herzaman çok güzel. inşallah sizde evlatlerınıza bunları yaşatırsınız. allah onlardan razı olsun diyorum. ama sevgili annecim lütfen biraz rahat ol yaptığımız her yanlışa çektiğimiz her acıya bizden fazla üzülme. sizi çok seviyorum
 
Bu baslıgı gorunce o cocukluk travmalarım geldı tek tek aklıma...sınır hastası ılkokul ogretmenıyle 4,5 yıl,abılerımın gecırdıgı trafık kazaları,enıstemın ıntıharı,arka arkaya olumler,ayrılıklar,evın hıcbır zaman bıtmeyen ıs guc dertlerı,annemın hastalıkları,gece gunduz bıtmeyen mısafırler,bır de asırı koruyucu ve baskıcı aıle tutumu da eklenıncee....evet,cok sukur okudum,ogretmen oldum ama hala sosyal olamadım,depresyondan hala cıkamadım,hayata hala tam anlamıyla baglanamadım.yıllardır cabalıyorum.ama bu sefer kesın kararlıyım.Allahımın ıznıyle butun bunlardan kurtulup,tam ozguven sahıbı,sosyal,aktıf,basarılı bır ınsan olucam,hatta oluyorum.sevgıler...
 
Yazdıkların ne kadar da tanıdık ama sen daha şanslısın 12 diyorsun ben kendimi bildim bileli hatta bilmeden başladı , beni hep hizmetçi olarak gördü başkalarının da öyle görmesini sağladı . Kullanmak için doğurduğunu düşünüyorum hep , anne olduktan sonra kıymetimi anlarsın dedi ama ben anne olduktan sonra anneme kin duymaya başladım , nasıl o kadar kötü olabildi diye . Üvey annenin bile yapamayacağı eziyetleri nasıl yaptı diye , hiç mi içi sızlamadı . Şimdi nerde birine dayak atan özellikle korumasız yavrusuna evire çevire eziyet edesim geliyor nasıl bu kadar aciz olabiliyorlar diye ... Yavruma daha sıkı sarılıyorum , ben çok büyük dersler aldım yaptıklarından , dilerim herkes bu dersleri almak zorunda kalmadan çok iyi birer anne ve baba olur. Şimdi kendime güvenmeye ve aşağılık duygularımı yenmeye çalışıyorum.
İnanır mısınız aynı durumdayım sizinle ve sizi çok iyi anlıyorum.Umarım bende sizin gibi bu durumdan ders alıp önüme bakabilirim :)
 
Çocukluğuma dair ne kadar çok travmatik yaşantım varmış... hangi birini yazsam bilemedim.
Tek olumlu yanıysa tüm bu yaşadığım kötülüklerden 7 yaşındayken bile kendi kendime dersler çıkarmayı hep başarabilmiş olmam. Hiç asosyal olmadım, hatta daha da sosyalleştim her olayla, daha akıllı daha mantıklı, daha yerine ve zamanına göre davranmayı, kendi kendimi korumayı öğrendim. Rabbime sonsuz şükürler olsun ki belki de beni bu fıtratla yarattı.
Hala çok güçlüyüm, hayatımda hiç bir şeyi bağımlılık haline getirmemeyi öğrendim şiddet eğilimli ve alkolik babam sayesinde...
Şiddet, alkolizm, ekonomik problemler, kardeş kıskançlığı, taciz... hepsini yaşamış, sindirmiş bu konuları düşündüğünde acı çekmeyen, şuanda iyi bir işi iyi bir eşi olan "tam" bir insanım.
Bize ettiğin her eziyet için teşekkürler baba, sayende nasıl bir adamla evlenmemem ve hayatımı nasıl güçle yönetmem gerektiğini öğrendim...
 
Bravo gerçekten..zor olanı başarabilmişsiniz..Biraz bahsetseniz keşke..olaylara nasıl yaklaştınız nasıl lehinize çevirebildizi..okuyanlara yardımcı olabilmesi düşüncesiyle...
 
Bu anne babaların orta hallisi yok mu acaba:) Camı kıran çocuğuna ya elin kesilseydi diye vurmak ne acaba? Bu ne demek asla hata yapma, sonuçta kime zarar verdiğin önemli değil ama sakın ha sakın hata yapma. Ya ifrat ya da tefrit. Allah yardım etsin bu milletin evladına.
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst