- Katılım
- 9 Kasım 2010
- Mesajlar
- 10
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Herkese Merhaba.Ben üniversiteden yeni mezun olmuş daha 25'ini görmemiş bir gencim.Enteresan bir şekilde şunlar gerçekleşti:
Hayatım boyunca özellikle karşı cinsle (kızlarla) çok rahat anlaşırdım,pek çok ilişkim de oldu.Özellikle üniversite döneminde sosyal becerilerim şaha kalktı diyebiliriz yani hayatımın en verimli yıllarıydı.
Sonra ailemden birinin kaybıyla kabuğu çatlamış kaplumbağa gibi dımdızlak kalakaldım.İçime inanılmaz kapandım.Mezuniyeti hedefledim sadece ve o hırsla gözüm hiçbir şeyi görmez oldu.
Artık yediğim minik kazıklar bile bana fena halde dokunmaya,kin gütmem üst noktalara çıkmaya ve insanlardan kaçmam da rahatsız edici derecelerde olmaya başladı.Kaybımı içimde atlattım çok şükür artık bu durum beni o kadar da rahatsız etmiyor insan alışıyor çünkü.Bu arada alışmak unutmak değildir bunun da altını çizeyim,bu gerçeği kendi kendime öğrenerek yendim kaybımın acısını.
Şimdi evden tek başıma alışveriş yapmak için çıkmaya üşeniyorum,zaten yalnızlığı sevmem pek o yüzden tek başıma da gezmiyorum.İnsanlar yürürken full beni eleştiriyor gibi gelmeye başladı yavaştan,bazen sıcak basıyor biriyle uzun süre göz teması kuracak olursam...Gözlerden kaçar oldum...Tipik bir sosyal fobi vakasına dönüştüm kısacası...
Bu durum beni sinir ediyor çünkü girişkenliği ve sıcakkanlılığıyla tanınan biriydim ve soğuk,mesafeli,utangaç biri olmak istemiyorum.İnsan içindeyken eski rahatlığımı kazanmak istiyorum.Azim benim en büyük gücümdür yıllardır,bugün olduğum yerdeysem şansla değil %100 alın teri ve umutla bunu hakettim.Şimdi de aynı çabayı gösterip eski halime döneceğim başka yolu yok
Ego güçlendirme ve suçluluk adlı telkin müzikleriyle başlayıp sonra özgüven ve sosyal fobi telkinlerine geçmeliyim galiba.Beni bu konuda yönlendirmenizi rica eder iyi günler dilerim.
Hayatım boyunca özellikle karşı cinsle (kızlarla) çok rahat anlaşırdım,pek çok ilişkim de oldu.Özellikle üniversite döneminde sosyal becerilerim şaha kalktı diyebiliriz yani hayatımın en verimli yıllarıydı.
Sonra ailemden birinin kaybıyla kabuğu çatlamış kaplumbağa gibi dımdızlak kalakaldım.İçime inanılmaz kapandım.Mezuniyeti hedefledim sadece ve o hırsla gözüm hiçbir şeyi görmez oldu.
Artık yediğim minik kazıklar bile bana fena halde dokunmaya,kin gütmem üst noktalara çıkmaya ve insanlardan kaçmam da rahatsız edici derecelerde olmaya başladı.Kaybımı içimde atlattım çok şükür artık bu durum beni o kadar da rahatsız etmiyor insan alışıyor çünkü.Bu arada alışmak unutmak değildir bunun da altını çizeyim,bu gerçeği kendi kendime öğrenerek yendim kaybımın acısını.
Şimdi evden tek başıma alışveriş yapmak için çıkmaya üşeniyorum,zaten yalnızlığı sevmem pek o yüzden tek başıma da gezmiyorum.İnsanlar yürürken full beni eleştiriyor gibi gelmeye başladı yavaştan,bazen sıcak basıyor biriyle uzun süre göz teması kuracak olursam...Gözlerden kaçar oldum...Tipik bir sosyal fobi vakasına dönüştüm kısacası...
Bu durum beni sinir ediyor çünkü girişkenliği ve sıcakkanlılığıyla tanınan biriydim ve soğuk,mesafeli,utangaç biri olmak istemiyorum.İnsan içindeyken eski rahatlığımı kazanmak istiyorum.Azim benim en büyük gücümdür yıllardır,bugün olduğum yerdeysem şansla değil %100 alın teri ve umutla bunu hakettim.Şimdi de aynı çabayı gösterip eski halime döneceğim başka yolu yok
Ego güçlendirme ve suçluluk adlı telkin müzikleriyle başlayıp sonra özgüven ve sosyal fobi telkinlerine geçmeliyim galiba.Beni bu konuda yönlendirmenizi rica eder iyi günler dilerim.
