BUGÜN BAŞLA, BUGÜNÜ YAŞAMAYA!

tolgaasya

New member
7
HD RANK
Katılım
27 Temmuz 2010
Mesajlar
736
Reaksiyon puanı
3
Puanları
0
Web sitesi
www.tolgacelebi.com
Hiç ne beklediğinizi bilmeden günler boyu beklediniz mi bir şeyi… Hatta belki yıllar boyu beklediniz. Hep sanki bir şeyler olacak da hayatınız yön değiştirecek diye. Her köşe başında acaba karşıma çıkar mı diye umdunuz. Her sabah uyandığınızda bu gün benim günüm dediniz. Her yılbaşı sizin için mükemmel bir yılın başlangıcı sandınız. Her gece yatarken yarın mutlaka dediniz. Her bayramda bir dahakine inşallah. Hep beklediniz beklediniz beklediniz…

Tıpkı çocukluğumuzdaki masallar gibi olacaktı değil mi? Bir gün hiç ummadığımız bir anda biri çıkıp her şeyi düzeltecekti. Muradımıza erip sonsuza kadar mutlu olacaktık. Pozitif düşünüp, umudumuzu hiç yitirmeyecektik. İşimizi kaybettiğimizde hep daha iyisi gelecek diye bekleyecektik. Boşandığımızda daha iyi evliliği hedeflemiştik. Kocamız bize daha çok ilgi gösterecek, karımız daha anlayışlı olacaktı. Çocuklarımız sınıflarını en iyi notla geçecekti. Patronumuz bizi takdir edecek, terfi edecektik. Ticarette kar edecektik. Ekonomik kriz bizi vurmayacaktı. Hatta çarçabuk geçip gidiverecekti. Tıpkı masallardaki gibi muradımıza erecektik.

Insanlar hayatlarına masalsı umutlarla nasıl da sınır getirdiklerini hiç fark etmezler. Buna pozitif yaşam diyerek de vicdanlarını rahatlatırlar. Pozitif düşünmeye çalıştıkça da her şey negatifleşmeye başlar. Düşünmeye daha da çok zorlanırlar. Masallardaki gibi mutlu sonlara kitlenip hayatlarını nasıl da ellerinden kaçırdıklarını fark etmezler. Nasıl da kendilerinden, kendi yapabileceklerinden uzaklaşıp hayal kahramanlarına bel bağladıklarını bilmezler. Kurtarıcılar, mucizeler, kahramanlar bir gün onları da bulacak diye bekler dururlar.

Bir sinema filmi izlerken, filmin başından itibaren sadece acaba nasıl bitecek diye düşündüğünüzü hayal edin. “ Bence ayrılacaklar , ama kız buna çok üzülecek” “ Bence çocuk harika bir iş bulup bu kızla evlenecek” “ Katil bence yaşlı teyze!” “ Ya bu adamı neden hapse attılar ki aman ya ne saçma bi film sonunda adam kurtulacak işte” “ ya ben bu filmi gördüm sanki sonunda herkes ağlıyordu” Bu filmden çıktığınızda size filmi anlatın desem ne kadarını anlatabilirdiniz. Eminim bana anlattığınız şey sadece iç konuşmalarınız olurdu. Film hakkındaki düşüncelerinizi anlattığınızı düşünür, gerçekte filmi özetleyemezdiniz. Sonunu düşünürken izlemeyi unuttunuz.

Hayatımızı izlemediğimizin farkında bile olmayız. Ya geçmişe takılmışızdır. Ya gelecekteki mucizeleri beklemeye. “Bu gün mü? Bu gün sıradan bir gün. Uyandığımdan beri dün nasıl eğlediğimizi düşünüyorum.” “ Bugün değil de yarın sınavda napıcam ben?”

Zaman, kıymetini bilmeden harcadığımız, fazlasını hayal edip elimizdekini kaybettiğimiz “zaman”. Her şeyin ilacı sandığımız, her şeye kadir zaman. Mucizeleri barındıran, üzüntüleri unutturan. Ömrümüz, geçmişimiz ve geleceğimiz. Yaşadıklarımız ve yaşayacaklarımız. Kayıplarımız ve umutlarımız. Önümüz ve arkamız.

İçimizden kaçımız zamanı an olarak gördü. Bugün olarak algıladı. Geçmişte kaybolmadan, gelecekte boğulmadan. Hangimiz sabrın beklemekten çok daha farklı bir şey olduğunu anladı. Hangimiz umutların gelecekle sınırlı olmadığını .

Oysa ümit etmek beklemek değildir. Bir türlü gelmeyen mucizelerle hayatımızı sınırlamak değildir. Herşeyin daha iyi olacağı “günü” beklerken “bugün”ü nasıl da ertelediğimizi düşünmeyiz. Yarınlardan bekler, dünlere üzülür dururuz. Ya bu gün!

Dünden sonra, yarından önce ! Tek gerçek olan ve aslında gerçekten yaşanan…Yaşadığımız anı ya da ümit olmayan tek gerçek an. Pişmanlıklara ya da beklentilere dönüştürme gücüne sahip olduğumuz fırsatımız. Karar ve eylem anımız. Yapamadıklarımızla korkularımızı yazdığımız an.. Ertelediklerimizle kaygılarımızı oluşturduğumuz zaman. Bu gün! Hayatımız…

Dün bir anı, yarınsa bir ümit… Bugün tek gerçek olan… Yapabileceğin tek zaman dilimi. Dününü ve yarınını yazdığın tek sayfan… Yazan da sensin okuyan da.. satan da sensin alan da.. alkışlayan da sensin ağlayan da.. Mucize de sensin lanet de… Gülen de sensin ağlayan da… Ve her şeyi sadece bugün yapıyorsun.. ya da yapmıyorsun.. unutma seçen de sensin… Yapan da..

Sevgiyle…
Kaynak: Fatoş Cömert / www.ntvmsnbc.com
 
"An"ı yaşamak bu kadar zor olmamalı. Bir kaç denemeden sonra "şu an"a gelebiliyoruz. Koşullanmalarımızdan kurtulmak, sürekli geleceğe ya da geçmişe takılıp kalmamak o kadar da zor değil.

Teşekkürler.
 
Rica ederim.
 
Çok güzel bir paylaşım olmuş dingin kafayla tekrar okudum... Teşekkürler ...

Endişe duyulmaması gereken iki gün , biri yarın biri dün....
 
Rica ederim.
 


Dün bir anı, yarınsa bir ümit… Bugün tek gerçek olan… Yapabileceğin tek zaman dilimi. Dününü ve yarınını yazdığın tek sayfan… Yazan da sensin okuyan da.. satan da sensin alan da.. alkışlayan da sensin ağlayan da.. Mucize de sensin lanet de… Gülen de sensin ağlayan da… Ve her şeyi sadece bugün yapıyorsun.. ya da yapmıyorsun.. unutma seçen de sensin… Yapan da..

Sevgiyle…
Kaynak: Fatoş Cömert / www.ntvmsnbc.com[/quote]


Her zamanki gibi tam onikiden vurmuşsun Tolgacım,

Harika paylaşımlarını heyecanla bekliyorum. Senin ismini görür görmez meraklanır okur oldum.

İyi ki varsın
cat56
 
Dün, dünde kaldı, yaşandı bitti. Geri kazanmak, değiştirmek, düzeltmek mümkün değil. Yarın ise bir umut, hala tasarlamaya çalışıyoruz, hedeflerimiz, amaçlarımız var bir sürü. Gün bu gün de yaşanır, anda yaşanır. Hayat an da şu an da alacağımız kararlarla yaşanır. Selamlar...
 
hARİKA tOLGA.. eMEĞİNE SAğlık... gerçekten anı yaşamak için biraz farkındalık,biraz emek ve inanmak yeter...
 
aslında nefes aldığımız her an:ümit-mucize-başarı-mutluluk

biz insanoğlu farkında değiliz...

yaşanılan an ...bizi biz yapar ,bizi özel kılar....

teşekkürler tolga bey...
 
Hayatı aceleye getirmeden, yudum yudum yaşamak gerekiyor. İnsanların birbirini anlamamasının, dinlememesinin temel sebebi acelecilik olabilir beklide. Çabuk işe git, hemen şu işi bitir, hemen buraya yetiş, koş, acele et, okula git, ödevi bitir, vs.vs.vs. Günümüzde neredeyse koşturmadan bir günümüz geçmiyor. Aceleci olmak bizim yüzeysel düşünmemize sebep oluyor. Acele etmek hayatı kaçırmamıza neden oluyor.
 
aslında nefes aldığımız her an:ümit-mucize-başarı-mutluluk
biz insanoğlu farkında değiliz...
yaşanılan an ...bizi biz yapar ,bizi özel kılar....
teşekkürler tolga bey...

Kesinlikle katılıyorum, güzel özetlemişsiniz. Mutlu olmak için, haftasonunu, yaz tatilini ya da emekli olmayı beklememize gerek yok.

Selamlar.
 
merhaba Tolga Bey,
sizinle tükettiğimiz <an> hakkında paylaşımlarda bulunuyoruz...
ben mesajımda her an bizi özel yapar demiştim ..
bu anlar bazen o kadar üzücü oluyor ki ...

bugün işimde giden sorunlar beni yedi bitirdi.
demin siteye girip bakınıyordum ...sonra sizin cevabınızı gördüm...durup düşünüyorum deminden beri..yine geri döndüremiyeceğim anlarımı mahvediyorum üzülerek...

ben bugünü mahvetmiycem dedim ve mutluluk planları kuruyorum kafamda ...şükür ve iyi dileklerimi yolluyorum içimden hayata...

bugün parçalı bulutlu olmamalık8908
teşekkür ederim yeniden ...
 
Bugünü yaşamalı insan,dünü yada yarını değil,anı,şimdiyi yaşamalı,ona konsantre olmalı..ama dediğiniz gibi etkenler,düşünceler engelliyor yada amacımızdan şaşırtıyor bizi..oysa şu an yazdığım şuyazıya konsantre olmalıyım,iyi bir mesaj vermeliyim ve doğuracağı sonuçlardan memenun olmaya konsantre olmalıyım,ama bir sonraki yazıyı kim yazdı,ne kaparım,ne gelişimime yardımcı olur diye aklımdan geçen düşünceler fırtınasına takılmamak elde değil... şşşt dağılın,yazımı yazmalı ve mesajımı vermeliyim...evet nerde kaldık,şimdiyi yaşa,derdi tasayı ,gelecek ,dün tasasını al aşağıya... harika oldu... bayıldım ....girlhahagirlhahagirlhaha
 
Hayatı aceleye getirmeden, yudum yudum yaşamak gerekiyor. İnsanların birbirini anlamamasının, dinlememesinin temel sebebi acelecilik olabilir beklide. Çabuk işe git, hemen şu işi bitir, hemen buraya yetiş, koş, acele et, okula git, ödevi bitir, vs.vs.vs. Günümüzde neredeyse koşturmadan bir günümüz geçmiyor. Aceleci olmak bizim yüzeysel düşünmemize sebep oluyor. Acele etmek hayatı kaçırmamıza neden oluyor.

Evet haklısınız, aceleciliğimiz her şeyi mahvediyor. Hiçbir şeyi hakkıyla yapamıyoruz bu yüzden. Oysa biz acele etsek de zaman geçecek etmesek de. Hiçbir şey sonsuza kadar devam etmiyor ki... Doğum ve ölüm en güzel örnek. Her başlayışın bir sonu var. Ama bunları bilmek de yetmiyor işte. :)

Hayatı gerçekten yaşayabilmek dileklerimle, sevgiyle kalın.

Teşekkürler.actionsmile
 
Çok zaman önceydi. O kadar zaman önceydi ki zaman diye bir şey yoktu.
İnsanlar güneş doğup batıncaya kadar yaşıyorlardı hayatı.
Bir daha hiç olmayacakmış gibi dolu ve anlamlı.
Derken zaman diye üç parçalı bir şey icat etti insan.
Bir parçasına dün dedi, diğer parcasına bugün, öteki parçasına da yarın.
Sonra fesat karıştı zamana ve insan bugünü unuttu.
Dünü düsünüp pişman oldu, yarını düşünüp telaşlandı; ama işin ilginç tarafı
tüm telaş ve pişmanlıkları güneş doğup batıncaya kadar yaşadı. Farkında
olmadan rezil etti bu gününü.
Oysa yarın, bugüne dün diyor, dünde bu gün için yarın diyordu.
Bir türlü beceremedi. Bir eliyle yarına, diğer eliyle düne yapıştı.
Bu günü eline yüzüne bulaştırdı... Mutsuz oldu insan.
Ve ne gariptir ki yarının telaşı da, dünün pişmanlığını da hep bugün yaşadı;
ama bugünü hiç yaşayamadı.
 
Çok zaman önceydi. O kadar zaman önceydi ki zaman diye bir şey yoktu.
İnsanlar güneş doğup batıncaya kadar yaşıyorlardı hayatı.
Bir daha hiç olmayacakmış gibi dolu ve anlamlı.
Derken zaman diye üç parçalı bir şey icat etti insan.
Bir parçasına dün dedi, diğer parcasına bugün, öteki parçasına da yarın.
Sonra fesat karıştı zamana ve insan bugünü unuttu.
Dünü düsünüp pişman oldu, yarını düşünüp telaşlandı; ama işin ilginç tarafı
tüm telaş ve pişmanlıkları güneş doğup batıncaya kadar yaşadı. Farkında
olmadan rezil etti bu gününü.
Oysa yarın, bugüne dün diyor, dünde bu gün için yarın diyordu.
Bir türlü beceremedi. Bir eliyle yarına, diğer eliyle düne yapıştı.
Bu günü eline yüzüne bulaştırdı... Mutsuz oldu insan.
Ve ne gariptir ki yarının telaşı da, dünün pişmanlığını da hep bugün yaşadı;
ama bugünü hiç yaşayamadı.

Çok güzel yazmışsınız, elinize sağlık, teşekkürler.
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst