Tanrı Ltd.Sti.'ne Faks Yollamak

Belgin ∞

, Redflowers
20
HD RANK
Katılım
8 Mart 2008
Mesajlar
3,010
Reaksiyon puanı
45
Puanları
0

Sevgili arkadaşımız Bob, bir gün saçını banyoda kuruturken elektriğe çarpılır ve kendisini cennette bulur. En son hatırladığı şey aynada diken diken olmuş saçlarıdır ve bundan dolayı biraz dehşete kapılmıştır. Bob'un yardımına onun muhteşem rehberi Gloria gelir ve onu yeni duruma alıştırır. Gloria sorar "sence nasıldın Bob?".

"Mmmm...oldukça iyi olduğumu düşünüyorum. ..Aşağıda çalışmak çok zor. İş, güçlükler, çok çalışma, yeni durumlar yaratabilmek için sürekli uğraşma, karşına
çıkan zorlukları asma...oldukça tüketici" diye yanıt verir Bob, hayal kırıklığı dolu bir ses ile.

"Oh" diye yanıt verir Gloria..."bana öyle görünüyor ki istediğin her şeyi elde
ettin"

"İstediğim her şeyi mi! Delirdin mi sen? İstediğim her şeyleri elde etmedim ben. Hatta zar zor bir şeyler elde ettim. Dediğim gibi, çok çalışma, zorluklar, hayal kırıklıkları. ..." der Bob.

Gloria sevgiyle elini Bob'un dizine koyar, nazik bir şekilde gözlerinin içine bakar ve "Hayır Bob, istediğin her şeyi elde ettin. Görüyorsun, Evren, Tanrı Ltd. Sti. gibidir ve bizim her şey için bir departmanımız var. Sipariş departmanı, sevkiyat, pazarlama, yönetim, her şey..ve hepimiz sizin için çalışıyoruz. Sana göstereyim."

Gloria Bob'un elinden tutar ve onu çok ama çok büyük bir binaya götürür. Yüzlerce insan her tarafa koşuşturmakta, kitaplar, dosyalar, dokumanlar taşımakta, birbirlerine koridorlar boyunca bağırmaktadır. ..burası adeta borsa binası gibidir...tam bir çalışma alanı. "bu, sipariş departmanı Bob, etrafa bak" der Gloria.

Bob etrafa bakınca siparişlerin geldiği ve her tarafa yayılmış faks makinelerini görür. Pek çok masada bir kaç metre yükseklikte dokuman yığınları vardır ve bunlar bir masadan diğerine geçirilmektedir. Gördükleri karşısında"burası ne kadar işlek bir yer" diye düşünür. Gloria onu daha sonra bir başka odaya alır.



Bu odada ise 1 kişi oturmaktadır ve 1 tane faks makinesi vardır. Bob orada dikilirken odadaki son derece güzel asistan bir faks alır ve dikkatli bir tavırla ve gülümseyerek faksı okur ve yüzünde inanılmaz bir keyif ifadesiyle üzerine "gerçekleşti" damgasını vurur. Gloria Bob’u koridora çıkartır ve yüzüne bakar... "2 sipariş departmanı arasındaki farkı fark ettin mi Bob?"

"Evet" der Bob. "Açıkçası, küçük ofis özel birisi için, bir yaşlı ruh veya ona benzer birisi için ve diğer ofis de bir suru daha az önemli ruh için."

"Hayır sevgili Bob" diye yanıtlar Gloria.."küçük ofis ne istediği ile ilgili net olan ve çok zor şüpheye düsen, diğerleri ile çekişmeye ihtiyaç duymayan ve niyetleri hakkında net olan dünyadaki bir kadının sipariş departmanı. Diğer ofis ise, senin sipariş departmanın. "

"Evet evet...ben ve dünyanın yari nüfusu" diye sert bir yanıt verir Bob. "Hayır Bob" der Gloria nazikçe..."bu SENIN sipariş departmanın" . Tüm o insanlar ve fakslar senin için çalışıyor."

"Öyle mi" diye sorar Bob şaşkınlıkla.

"Evet Bob, her birisi günün her ani, senin için çalışıyor." der Gloria.
"Açıklayayım. .". Gloria Bob'a onun düşünerek gönderdiği her isteğin Tanrı Ltd.Sti. tarafından faks olarak alındığını ve yerine getirildiğini açıklar. Ona, "Yeni bir kariyer istiyorum..iyi bir maaş aldığım, tek başıma çalışabileceğim ve kendime dayalı olan bir kariyer" diyen bir faks gönderdiğinde, bu siparişin Tanrı Ltd. Sti. tarafından derhal yerine getirildiğini anlatır. Sonra ona bir is görüşmesine gittiğini ve görüşmeden çıktığında "bu yeni is için yeterince iyi olduğumu sanmıyorum, benden çok fazla şey istiyorlarmış gibi görünüyor" diye
düşündüğünü ve bu faksın da, ilk faks gibi derhal yerine getirildiğini ve
böylece ise alınmadığını ve bunun da onu kızdırdığını söyler. Sonra,



Gloria Bob'un elinden tutar ve onu ofis arşivinin olduğu yere götürür. Bob burada işle, sağlıkla, parayla, kariyerle ve ilişkilerle ilgili yolladığı tüm faksları görür. Birbiri ile bu kadar çelişkili siparişi görmekten şaşkına dönmüş olan Bob "siparişler" ve "iptal edilmiş siparişler" adi altında iki faks yığını fark eder. Bunlar hemen hemen ayni yüksekliktedirler. Ve birçok durumda da "iptal edilmiş
siparişler" yığını, "siparişler" yığınından bile daha yüksektir. "Ama gerçek su ki.." der Gloria "sadece siparişler vardır. Tüm dilekleri ve istekleri yerine getirmek Tanrı Ltd.Sti.'nin sorumluluğundadır. Bizler her tur emre uymakla yükümlüyüz. Yani bize "bunu yapabileceğimden emin değilim" diye bir faks yollarsan, bu siparişini kabul etmek ve hayatında gerekli düzenlemeleri yaparak
bu isteğini gerçekleştirmek zorundayız."

Bob Gloria'ya şaşkınlıkla bakar ve "yani istediğim her şeyi aldım mı gerçekten?"


"Evet Bob" der Gloria, "bize yollanan her faks tamamıyla isleme konur ve ne yazıktır ki sen, bizim sana gönderdiğimiz faksları çok nadiren okudun."

"Siz bana faks mi gönderdiniz? Ne kadar sıklıkta?" diye sorar Bob, inanmayarak.

"Evet Bob" der Gloria, yüzünde yumuşak bir ifade ile.."neredeyse her gün...ama çoğu zaman meşgul sinyalini aldık ve bundan dolayı da sana erişemedik. Yaratıcı olup faksı onu sana okuyacak yakin bir arkadaşına yolladığımızda, ya hiç bir zaman gerçekten dinlemedin veya not almadın. Milenyumla birlikte çok yaratıcı hale geldik. Arkadaşlarınla, özel duru görüsü olan kişilerle; TV, radyo ve bir
sürü kitap aracılığı ile gizlenmiş bir şekilde faksları yolladık sana ama çoğunu kaçırdın. Bir kaç kez hattın meşgul değilken sana ulaştık ve sen faksı büyük bir ilgiyle okudun, ama sonra unuttun ve bize ayni bilgiyi istedigini belirten bir faks daha yolladın. Bu durumda faksımızı tekrar yolladık. Ama sen yine okudun, aldırmadın, unuttun veya attın ve bize yine faks gönderip ayni bilgiyi bizden defalarca ama defalarca tekrar istedin."

"Benden usanmadınız mi" diye sorar Bob.

"Hayır Bob, asla"..."Bu bizim isimiz..Biz sadece kendini ne kadar yorduğunu fark ettik. Ve sevgili Bob, senin bir kere daha denemeni isterim. Dünyaya geri git, faks alma aletlerinin modellerini yenile, aldığın mesajlara dikkat et ve ileride bize daha net ve daha az faks yollamaya çalış. Biz burada sadece sana yardim etmek için varız Bob."


John Payne
Çeviri: Lale Külahlı
 
çoook iyi red. emeğine sağlık....
oldukça net ve akıcı...
 
alk78harika bir yazı. fakslarımız hiç bir zaman meşgul sinyali vermesin arkadaşlar, yerine ulaşsın. sevgiyle kalın...
 
cok begendim :) bundan sonra daha net fakslar yollıycam :)
ewet kesinlikle hatta ben bi kağıda yazıp hakkaten fax çekecek gibi hazırlık yapmayı bile düşündüm.
ne istiyorum kağıtta yazılı net. girlhahasevgiye kalın dostlargirlhaha
 
Muhteşem bir yazı!!
 
bende bir daha iptal etmeyeceğim..bende hatamı bu yönde gördümm..nasıl olacak diye düşünmeden istemek...
 
ewet kesinlikle hatta ben bi kağıda yazıp hakkaten fax çekecek gibi hazırlık yapmayı bile düşündüm.
ne istiyorum kağıtta yazılı net. girlhahasevgiye kalın dostlargirlhaha
Zaten yapmalısın sevgili cymbella 12389ben düzenli olarak bir tane aylık hedef ve plan listesi;bir gelişimimi takip ettiğim günlük;bir tanede olmasını istediklerimi ve özelliklerini listelediğim defter tutuyorum.Yani anlayacağın ders çalışır gibi hayatımı nakış nakış işliyorum...Hayatımız çok özel ve değerli.Başkalarının işlerinin yolunda gitmesi için en ufak detayı kaçırmadan nasıl iş takibi yapıyorsak kendi hayatım içinde aynı çabayı gösteriyorum ve karşılığını alıyorum.Kesinlikle hemen başlamalasın k8908
 
Zaten yapmalısın sevgili cymbella 12389ben düzenli olarak bir tane aylık hedef ve plan listesi;bir gelişimimi takip ettiğim günlük;bir tanede olmasını istediklerimi ve özelliklerini listelediğim defter tutuyorum.Yani anlayacağın ders çalışır gibi hayatımı nakış nakış işliyorum...Hayatımız çok özel ve değerli.Başkalarının işlerinin yolunda gitmesi için en ufak detayı kaçırmadan nasıl iş takibi yapıyorsak kendi hayatım içinde aynı çabayı gösteriyorum ve karşılığını alıyorum.Kesinlikle hemen başlamalasın k8908
actionsmile SeLeNaS teşekkürederim tavsiyen için yazmanın gerçekten çok etkili olabileceğini düşünüyorum senin gibi düzenli olarak yazmaya da en kısa zamanda başlamayı düşünüyorumsuperxy.aslında ek olarak da şöyle bişey düşündüm sevgili shamanic ingirlhaha anlattığı benim için çok faydalı olan yöntemler var.bu yöntemlerden birisi de dilek kutusu oluşturmak.ben de bu teknikleri birleştirmeyi düşündüm dileğimi shamanic in verdiği olumlama cümlelerine uygun yazıp fax makinası hayalettiğim dilek kutuma atıvermeky789 bi de küçük imgeleme-hissetme çalışması yaparsam ooo değmeyin keyfimepartysmiley
 
actionsmile SeLeNaS teşekkürederim tavsiyen için yazmanın gerçekten çok etkili olabileceğini düşünüyorum senin gibi düzenli olarak yazmaya da en kısa zamanda başlamayı düşünüyorumsuperxy.aslında ek olarak da şöyle bişey düşündüm sevgili shamanic ingirlhaha anlattığı benim için çok faydalı olan yöntemler var.bu yöntemlerden birisi de dilek kutusu oluşturmak.ben de bu teknikleri birleştirmeyi düşündüm dileğimi shamanic in verdiği olumlama cümlelerine uygun yazıp fax makinası hayalettiğim dilek kutuma atıvermeky789 bi de küçük imgeleme-hissetme çalışması yaparsam ooo değmeyin keyfimepartysmiley
Kendin için uygun yöntemi sen geliştireceksin cybella y789Ben ilk başladığımda daha düzenli yapabiliyordum ancak şu an çok yoğun çalışıyorum ve birde kursa gidiyorum.Yinede ne olursa olsun telkinlerimi gece uyurken bilgisayarımdan dinliyorum,hafta sonlarıda bu dediğim günlükleri tutuyorum.Yani mutlaka ama mutlaka ruhumu ve hayatımı zenginleştirmek için zaman buluyorum.
Hergün daha güzel olanı yaşıyorum ve şükür ediyorum.
Sevgiyle kal.
 
SeLeNaS peki sen ilk yazmaya başladığında belli bi yöntemin varmıydı.yani kendinle sohbet tarzında mı yada olumlamalar şeklinde mi yoksa farettiğin değişimleri mi yazdın yoksa ortaya karışık mı yaptın:))).yani benim ki biraz "ilk cümleyi bulsam kitap tamam da "tarzı bişey.ne yapacağımı biliyorum ama başlangıç için bi ışık mı lazım ne??
 
SeLeNaS peki sen ilk yazmaya başladığında belli bi yöntemin varmıydı.yani kendinle sohbet tarzında mı yada olumlamalar şeklinde mi yoksa farettiğin değişimleri mi yazdın yoksa ortaya karışık mı yaptın:))).yani benim ki biraz "ilk cümleyi bulsam kitap tamam da "tarzı bişey.ne yapacağımı biliyorum ama başlangıç için bi ışık mı lazım ne??
Günlük değişim günlüğümde gün gün kendimde fark ettiğim değişimleri yazdım,ve hangi tarihde hangi telkini eklediğimi ve yeni telkin sonrası kendimde fark ettiklerimi yazıyorum.
Hedef ve plan defterimde,mesela;Nisan hedef diyorum ve o ay sonunda kaç kitap bitirmiş olacağımı,hangi ödemlerimi düzene sokmuş olacağımı,pazar günler düzenli olarak yürüyüşe başlayacağımı ... gibi hayatımı planlama&düzene sokma amaçlı notlarım var.
Gelelim en güzel olanına...Kendimi iyi hissettiğim,konsantre olabildiğim bir ortamda hayal gücümü harekete geçiren bir müzik eşliğinde o an ne yaşamak istiyorsam en kısa zamanda neyi yaşamak istiyorsam ve nasıl olmasını istiyorsam ( detaylı özelliklerini yazıp doğru şekilde sipariş vermek adına)onları yazıyorum.Ama hayatıma girdiğinde yaşadığım mutluluğu hissediyorum...
Bu şekilde bir çalışma yapıyorum.Tabi gün içinde mümkün olduğunca bunları hatırlamak,hissetmeye çalışmakda çok ama çok işe yarıyor.Bu şekilde hayatıma giren güzellikleri sizlerle en kısa zamanda paylaşmayı seçiyorum y789Sevgiyle ...
 
SeLeNaS bilgierin için teşekkürederimgirlhaha.zaten benim HAYATIM DEĞİŞTİ defterim vardı en kısa zamanda günlük kısmı açmak istiyorum.taavsiyelerini göz önünde bulunduracağım .hem tavsiyelerinle hem teşvikinle beni heveslendirdinsevincli.çok yardımcı oldun teşekkürler girlhaha
 
SeLeNaS bilgierin için teşekkürederimgirlhaha.zaten benim HAYATIM DEĞİŞTİ defterim vardı en kısa zamanda günlük kısmı açmak istiyorum.taavsiyelerini göz önünde bulunduracağım .hem tavsiyelerinle hem teşvikinle beni heveslendirdinsevincli.çok yardımcı oldun teşekkürler girlhaha
Burada birbirimizi desteklemek varız cymbellacım.Seni teşvik edebildiğimi bilmek harika blissyBu konuda her zaman istediğini sorabilirsin.Hedef & istek günlüğünün en güzel yanı ne biliyormusun.Arada geriye dönük hedeflerine göz attığında ,bir çoğunun tamda istediğin gibi gerçekleşiyor olduğunu hepsinin teker teker hayatına girdiğini görüp sevinçle şaşaırmak,mutlu olmak.Daha nice güzel olayları ve insanlrı hayatımıza çeken yöntemleri paylaşmak dileğimleeee y789
 
Beş Önemli Hayat Dersi

Birinci ve en önemli ders

Okuldaki ikinci ayımda, hocamız test sorularını dağıttı. Ben okulun en iyi öğrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk almadan geldim ve orada çakıldım kaldım. Son soru şöyleydi: “Her gün okulu temizleyen hademe kadının ilk adı nedir?..” Bu herhalde bir çeşit oyun olmalıydı.

Kadını yerleri silerken hemen her gün görüyordum. Uzun boylu, siyah saçlı bir kadındı. 50´lerinde falan olmalıydı. Ama adını nerden bilecektim ki!.. Son soruyu yanıtsız bırakıp kağıdı teslim ettim. Süre biterken bir öğrenci, son sorunun test sonuçlarına dahil olup olmadığını sordu. “Tabii dahil” dedi, hocamız… “İş yaşamınız boyunca insanlarla karşılaşacaksınız. Hepsi bir birinden farklı insanlar, ama hepsi sizin ilginiz ve dikkatinizi hakkeden insanlar, onlara sadece gülümsemeniz ve ´Merhaba´ demeniz gerekse bile…
Bu dersi hayatım boyunca unutmadım. Hademenin adını da… Dorothy idi.

İkinci önemli ders yağmurda otostop!..

Bir gün vakit gece yarısına doğru Alabama otoyolunun kenarında duran bir zenci kadın gördüm. Bardaktan boşanırca yağan yağmura rağmen, bozulan arabasının dışında duruyor ve dikkati çekmeye çalışıyordu. Geçen her arabaya el sallıyordu. Yanında durdum. 60´lı yıllarda bir beyazın bir zenciye hem de Alabama´da yardıma kalkması pek olağan şeylerden değildi. Onu kente kadar götürdüm. Bir taksi durağına bıraktım. Ayrılırken ille de adresimi istedi verdim. Bir hafta sonra kapım çalındı. Muazzam bir konsol televizyon indiriyordu adamlar. Bir de not ekliydi, armağanda… “Geçen gece otoyolda bana yardımınıza teşekkür ederim. O korkunç yağmur sadece elbiselerimi değil, ruhumu da sırılsıklam etmişti. Kendime güvenimi yitirmek üzereydim, siz çıka geldiniz. Sizin sayenizde ölmekte olan kocamın yatağının baş ucuna zamanında ulaşmayı başardım. Biraz sonra son nefesini verdi. Tanrı bana yardım eden sizi ve başkalarına karşılık beklemeksizin yardım eden herkesi kutsasın!.. En iyi dileklerimle, Bayan Nat King Cole.”

Üçüncü önemli ders size hizmet edenleri hep hatırlayın…

Bir pastanın üç otuz paraya satıldığı günlerde 10 yaşında bir çocuk pastaneye girdi. Garson kız hemen koştu… Çocuk sordu:
“Çukulatalı pasta kaç para?”
“50 cent!..” Çocuk cebinden çıkardığı bozukları saydı. Bir daha sordu:
“Peki dondurma ne kadar?”
“35 cent” dedi garson kız sabırsızlıkla, dükkanda yığınla müşteri vardı ve kız hepsine tek başına koşturuyordu. Bu çocukla daha ne kadar vakit geçirebilirdi ki? Çocuk parasını bir daha saydı ve “Bir dondurma alabilir miyim lütfen” dedi. Kız dondurmayı getirdi. Fişi tabağın kenarına koydu ve öteki masaya koştu. Çocuk dondurmasını bitirdi. Fişi kasaya ödedi. Garson kız masayı temizlemek üzere geldiğinde, gözleri doldu birden. Boş dondurma tabağının yanında çocuğun bıraktığı 15 centlik bahşiş duruyordu…

Dördüncü önemli ders yolumuzdaki engeller…

Eski zamanlarda bir kral, saraya giden yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacaktı? Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirdi. Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu. Sonunda bir köylü çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına sıkına itmeye başladı. Sonunda kan ter içinde kaldı ama, kayayı da yolun kenarına çekti. Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü açtı… Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde… “Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir” diyordu kral. Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun Farkında olmadığı bir ders almıştı. “Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirebilecek bir fırsattır…

Beşinci önemli ders önemli olan vermektir…

Yıllar önce hastanede çalışırken, ağır hasta bir kız getirdiler. Tek yaşam şansı beş yaşındaki kardeşinden acil kan nakli idi. Küçük oğlan aynı hastalıktan mucizevi şekilde kurtulmuş ve kanında o hastalığın mikroplarını yok eden bağışıklık oluşmuştu. Doktor durumu beş yaşındaki oğlana anlattı ve ablasına kan verip vermeyeceğini sordu. Küçük çocuk bir an duraksadı, sonra derin bir nefes aldı ve “Eğer kurtulacaksa, veririm kanımı” dedi. Kan nakli yapılırken, ablasının gözlerinin içine bakıyor ve gülümsüyordu. Kızın yanaklarına yeniden renk gelmeye başlamıştı, ama küçük çocuğun yüzü de giderek soluyordu… Gülümsemesi de yok oldu. Titreyen bir sesle doktora sordu: “Hemen mi öleceğim?.. Ufaklık, doktoru yanlış anlamıştı, ablasına vücudundaki bütün kanı verip, öleceğini düşünüyordu.

Eğer burada anlatılanlar sizi hiç bir şekilde etkilemediyse içinizdeki bazı duyguları kaybetmişsinizdir. Aslında en önemli şey, elinizdeki değerlerin Farkında olup, kıymetini bilmektir… Gün gelir burun kıvırdığınız şeyleri de bir bakmışsınız yitirmişsiniz.. Sanırım hayattaki en kötü şeyde bu olsa gerek… Yaşamınızı ciddiye alın..!!

Ruhunuzun güneşi hiç batmasın.

Anonim
 
956kHer iki paylaşım da çok güzel,,redflowers ve kumsal1980 teşekkürler,,,SeLeNaS sana da verdiğin ilham için teşekkür ediyorum canım.alk78
 
harika paylaşım için teşekkürler
 
ne denirki anlatmıs herseyi..sultanımızın sabah namazını kacırdıgı sırada yazdıgı dizeler geldi aklıma
uyan ey gözlerim gafletten uyan..;)
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst