Kuantum Olumlama Kitabından Alıntılar

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan sanemce
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

sanemce

Moderator
20
HD RANK
Katılım
13 Nisan 2008
Mesajlar
2,721
Reaksiyon puanı
51
Puanları
0

Öz varlık

“gerçek varlığımı kabul ediyorum”

Ben Tanrı’nın sevgisinden varedildim.
O, beni ve her şeyi sevgisinden yarattı.
O beni yaratırken özüme kendi nurunu
ve ışığını koydu.

Bu ışığın özü; kudret, bilgi şefkat ve
maharetle doludur.
Bu bakımdan ben, Tanrısal niteliklerle
bezenmiş durumdayım.
Ben tam ve mükemmelim.
Sonsuz ve sınırsız olduğumu,
ihtiyaçtan uzak bulunduğumu biliyorum.

Hayatımın her anı, O’na doğru yaptığım
bu yolculuğun bir açılımı anlamını taşır.
Her olay ve her durum
beni O’na biraz daha yaklaştıran bir araçtır.
Dolayısıyla ben, O olmayı seçiyorum.
O’nu ifade ediyorum.

O olmak, O’nun gibi olmak zorunda
olduğumu biliyorum.
Ve şu andan başlayarak gerçek kimliğimi
ve kişiliğimi kabul ve tasdik ediyorum.
Aynı şekilde diğer insanlar da O’nun
sevgisinden varedilmişlerdir.
Onların gözlerinin derinliklerinde
O’nun ışığını gördüğümde, ben ve diğerinin
aynı hamurdan varedilmiş
olduğunu bilirim.
Özde onunla kardeş olduğumu bilirim ve
herkese bu gerçeğin ışığında davranırım.

Renkleri, dinleri ve görünüşleri
ne olursa-olsun. İnsanları değerlendirirken,
eylemlerin ve sözlerin gerisindeki
Öz’e odaklanırım.
Bilirim ki, Öz, her zaman tam ve eksiksizdir.

Onların bütün niyetlerini ve
gerçek düşüncelerini büyük bir
sezgisel duyarlılıkla deşifre ederken,
aynı anda daha derine,Öz’e odaklanırım.

Hem gelişen ve olgunlaşan benliğim,
hem de eksiksiz ve mükemmel yanım

aynı anda tekamül alanındadır.
Dolayısıyla ben, ikisini de bir anda
ifade ederim.

Özüm kırılmaz, yaralanmaz,
ölmez ve yok olmaz.
Dolayısıyla hiç kimse
ve hiç birşey bana zarar veremez.
Bu gerçeğin verdiği huzur ve
güvenle ben rahat, dengeli ve sakin
bir biçimde hayatımı sürdürürüm.

Kendi Öz gerçeğimi ifade etmeyen sözleri
kullanmam. Kullanmış olsam bile, hemen
fark eder ve değiştiririm.
Kendi Öz gerçeğime uygun olmayan
davranışlarda bulunmam. Bulunsam
bile, hemen fark eder ve değiştiririm.
Hayatımı tümüyle kendi Öz gerçeğime
uygun yaşarım.

O beni sevgisinden yarattı.
O beni sever.
Ayak tırnağımdan saçımın
teline kadar özenle yarattı beni.
Her şeyi bilecek aklı verdi.
Deney yapabilmek için dünyayı yarattı.
İyiyi ve kötüyü deneme şansı verdi.

O beni sevgisinden yarattı.
O beni sever.
O beni ve her şeyi sevgisinden yarattı.
O bütün kâinatı sevgisinden yarattı.

O beni en güzel yerde barındırır,
en iyi şekilde korur.
O benim hem babam, hem de annem gibidir.
Sonsuz şefkatiyle beni sarar, gücü ve
bilgisiyle terbiye eder.
Bedenim benim varlığımı
tümüyle ifade etmez.
Ama ben varlığımı bedenimle ifade ederim.

Varlığımın ışığı bedenimi, mesafeleri ve
zamanı aşar. Ben bunlarla sınırlı değilim.
Bir yandan da bedenim ve kimliğimin bir
kısmıyla ben burada, bu sınırlı gerçeklik
içinde sınırsızlığımı ifade ediyorum.
Bedenim, benim gelişmek için kullandığım
harika aracımdır.
Ona çok iyi bakar ve güçlü tutarım.
Bilirim ki, o yok olduğunda da ben
varolmaya devam edeceğim.

Her an gelişip – öğrenerek ilerliyorum.
Her yaşadığım olayın bir mesaj taşıdığını
bilerek. Üzerinde düşünerek.Seçip yaratarak,
deneyip görerek ve yeniden seçerek.
Bu oyunu oynamak hoşuma gidiyor.

Aynada gözlerimin içine baktığımda
gözbebeklerimden bana bakan mükemmel
varlığımın ışığını görürüm.
Gözleyen ve izleyen gerçek kimliğim
orada bütün haşmeti ve sevgisiyle bana bakar.

Ben de gerçek kimliğimi ifade
etmeyi seçiyorum. O olmayı
seçiyorum. Bu seçimin kaçınılmaz
kaderim olduğunu
bilerek yaşıyorum.
 

BOLLUK VE BEREKET

“Sonsuz kaynak benim içimdedir ve ben onu harekete geçiriyorum”

Bolluk ve bereket içindeyim.
Bütün ihtiyaçlarımı rahatlıkla karşılayacağım
kaynaklara sahibim ve bunu kullanıyorum.

Gürül gürül akan bir çağlayan gibi hayatın
nimetleri akıp-gelir sürekli.
O çağlayanın içinde neşe ve huzurla yıkanıyor
ve doya doya içip-kanıyorum.

Her zaman içimdeki sonsuz kaynakla
birlikte olduğumu bilirim.
Benim asıl zenginliğim, işte ona sahip olmaktır
ve bu duygu bütün zenginliği bana çeker.
Bolluk duygusu, sahip olduğum şeyler
dolayısıyla hissettiğim bir şey değildir.

Varlığımın kendisi zaten ihtiyaçtan
uzaktır. Temizlenmek ve gelişmek
ve olgunlaşmak için
çıktığım bu yolda, benim için en
uygun araçlar her zaman yolumun
üzerinde beni bekler.

Hayatımda bol sevgi,
bol para, yeterli zaman
ve sonsuz bilgi her zaman mevcut.
Onlar tam zamanında karşıma çıkıyorlar.
Ben de uzanıp onları alıyorum.

Her anımı hayatımın en önemli anı
ve karşılaştığım her kişiyi hayatımın en
önemli kişisi olarak düşünürüm.

O beni yarattı ve bütün ihtiyaçlarımın
garantisini verdi bana. O beni sever.
O’nun katında ve yanında özel bir yerim
olduğunu bilirim.
Şimdi ve gelecekte bütün ihtiyaçlarım
O’nun garantisi altındadır.

Çalışarak, üreterek ve paylaşarak yaşadıkça
bolluk bana akar.
Sahip olduğum bolluğu paylaşırken
verdiklerimin bana çoğalarak
geri geldiğini bilirim.

Bir elim bana sunulan bolluğu almak
için
yukardaysa, diğer elim ihtiyaçta olana
vermek için aşağıdadır.
Böylece ben, alma-verme döngüsünü
sürdürmüş olurum.

Kimsenin kalbini kırmamaya, hakkını
yememeye özen gösteririm.
Böylece bolluğun önünü kesecek enerjileri
hayatımda barındırmam.

Her günümü neşe, mutluluk ve
kahkaha ile doldururum.
Her bir saniyeyi bir gün gibi, her bir
günü bir hafta kadar verimli yaşarım.

Cebimdeki her bir lira bin lira gibi bereketlenir.
Ve bin lira onbin lira gibi. Her yaptığım işe
bütün dikkatimi, bütün sevgimi katarım.

Her ne yapıyorsam en iyisini, en
güzelini yaparım.
İşim, benim imzam gibidir.

Ve her ürettiğim şey bana birçok
zenginlik katar. Çünkü ben ürettiklerimle
insanların hayatlarına anlayış, sağlık,
umut,konfor ve güzellik katarım.
Ürettiklerim onların hayatlarında fark yaratır.
Onlar da bana bunun bedelini sevinçle
ve bolca öderler.

Bu arada gereksiz israftan, boşuna
ve gösterişe yönelik harcamadan kaçınırım.
Çünkü bilirim ki Tanrı israftan hoşlanmaz.

Gereksiz harcamalarda dikkatli,
ama kendim ve başkalarının hayatına
katkıda bulunacak harcamalar için cömertim.

Bolluğu hayatıma çeker ve bolluğu
oluştururum.
Her an yaratıp-çoğaltan Tanrı’nın
bu oyununa bende katılmış olurum böylece.
 
çokk güzel yazılar bunlar çok tebrik ederim ama kafama takılan bişey var onu söylemdene edemeyeceğim. Yok diyen çoğalıyor , şükreden günden güne aalıyor. Bunu nasıl açıklamak mümkün? Wallahi çok merak ediyorum.
 

BAĞIŞLAMA
“Kimse bana kötülük yapamaz ve beni
üzemez, çünkü her şeyi ben seçiyorum.”

Bağışlıyor ve bırakıyorum. Anlıyor ve
biliyorum.
Kendi hayatımın yaratıcısıyım.
Seçerek, planlayarak bu yaşamımı ve birlikte
olacağım yol arkadaşlarımı seçtim.
Annemi, babamı ve diğerlerini.

Benim için en faydalı sonuçları
almak üzere ince planlar yaptım.
yüksek Benlik düzeyinde en uygun
araçları yarattım.
Benim hayat amacıma en uygun kişileri.
Daha çok anlayış, daha çok bilgelik,
daha çok sevgi, ifade ve özgürlük için.
Bu amaç, bilinçaltımın derinliklerinde
benim onu keşfetmemi bekliyor.

Her an, her deneyim bu planı açığa
çıkaran bir kurgu aslında.
Zafiyetimi güce, acıyı sevince, yenilgiyi
yengiye dönüştürmek için.

Anlıyor, bağışlıyor ve teşekkür ediyorum.
Bu hayatımı bu şekilde planladığım
için kendimi kutluyorum ve sonra meleklere
teşekkür ediyorum ve bütün bu olanakları
bana koşulsuz sunduğu için Tanrı’ya.

Bana sevgisini sunmayanlar
içimdeki sevgiyi, beni onaylamayanlar
kendimi keşfetmeyi, beni anlamayanlar
ifade gücümü arttırmak için benimleydiler.
Onlara teşekkür ediyorum.

Bu rolü onlara ben vermiştim.
Onlar da benle oynamayı istediler.
Beni üzen, beni yoran, bana haksızlık
eden, beni aldatan insanlar
yapabileceklerinin en
İyisini yaptılar. Daha fazlasını ve daha
başkasını yapamazlardı. Zaten ben onları
bunun için seçtim. Ben de yapabileceğimin
en iyisini yapıyorum.
Bağışlıyor ve teşekkür ediyorum.

Aynı sahneyi paylaşan oyuncular
gibiyiz onlarla.
Şimdi bu anlayışımdan doğan ışığı onların
varlığına gönderiyorum.
İhtiyacım olan bütün kaynakların
kendi içimde olduğunu
kabul ediyorum.

Onları kullandıkça başka insanlara
duyduğum bağımlılık kayboluyor
ve ben onlarla gerçek bir
sevgiden beslenen gerçek bir
ilişki kuruyorum.

Hayatımın efendisi olduğumu biliyorum.
Mutluluğu, kendimi
ifade etmeyi seçiyorum.

Her düşüncemin, her davranışımın
hayatıma şekil veren araçlar
olduğunu bilerek yaşıyorum.

Hayatımla inançlarım arasındaki
birebir ilişkiyi biliyorum.
Bu yüzden dikkatli, özenli ve düşünerek
yaşıyorum.

Konuşurken yaratıyorum. Ve eylem
halinde gelecek şekilleniyor.

Beni güçsüz bırakan ve sınırlandıran bütün
inançlarımı bir bir değiştiriyorum.
Yerine beni geliştiren, büyüten inanç
ve düşünceleri koyuyorum.

Mazeret aramadan,
ertelemeden ve küsmeden
devam ediyorum yoluma.

Hayatımın bütün olaylarının
ve hayatımdaki insanlarla
yaşadıklarımın gerisindeki anlamı bir
bir çözüyorum. Orada benim
asıl hayat amacım gizli.
Ben bu amacı gerçekleştirmek
için geldim.

Kimse beni kıramaz, üzemez ve
kötülük yapamaz, eğer ben
izin vermezsem.

Şimdi gücümü kabul ediyor ve ele alıyorum.
 
teşekkür ederim sevgili tiriniti

ben kendi fikrimce açıklayabilirim sorduğun soruyu ancak ne derece doğru olur bilmiyorum dusun2

şükretmenin erdemini bilmeyen kesim, elindekileri görmeden daha fazlasını ister. o yüzden sürekli yok derler. halbuki sahip olduklarını görseler, yok diyebilirlermiydi?? varlığını kavrayabilmek için sahip olduklarını yitirmeleri mi gerekir..

çekim yasasının nasıl işlediğini bilselerdi eğer, halen yok diyebilirlermiydi ben de onu merak ediyorum y789

çok şükür ki, şükretmeyi bilenlerdeniz b456

sevgiler ttli3


çokk güzel yazılar bunlar çok tebrik ederim ama kafama takılan bişey var onu söylemdene edemeyeceğim. Yok diyen çoğalıyor , şükreden günden güne aalıyor. Bunu nasıl açıklamak mümkün? Wallahi çok merak ediyorum.
 
sanemce vallahi tebrik ederim harika güzel şeyler eklemişsin canım sevinclisevincli kaç gündür giremedim foruma doğru dürüst görünce yani bu kadar olur dedim 2 gündür ben bu olumlamaları yapmaya karar verdim ve ben başlamıştımy789sanki kalbimiz bir atıyormuş.canım benim çok güzel paylaşım harikasıncilgin897cilgin897
 
merhaba sevgili serpil benim sormak istediğim bir şey var.
olumlama çalışmalarını yazarakmı yapıyorsun yoksa sadece okumak yeterlimi?
bu arada olumlamalar bir harika paylaştığınız için teşekkürler.
 
merhaba sevgili serpil benim sormak istediğim bir şey var.
olumlama çalışmalarını yazarakmı yapıyorsun yoksa sadece okumak yeterlimi?
bu arada olumlamalar bir harika paylaştığınız için teşekkürler.
sevgili alestason olumlamaları yazarak ve kulağınızın duyacağı hafif sesle okumanız faydalı olacaktır.
 
çok teşekkür ederim alestason ve serpilim. çok severek okuduğum bir kitaptı. böylece hem bir kez daha okumuş oluyorum hem de yazarak zihnime daha bir yerleştirmiş oluyorum. sizlerle paylaşmış olmanın mutluluğu da ekstrası oluyor 956k

sevgilerimle kiss3

sanemce vallahi tebrik ederim harika güzel şeyler eklemişsin canım sevinclisevincli kaç gündür giremedim foruma doğru dürüst görünce yani bu kadar olur dedim 2 gündür ben bu olumlamaları yapmaya karar verdim ve ben başlamıştımy789sanki kalbimiz bir atıyormuş.canım benim çok güzel paylaşım harikasıncilgin897cilgin897
 

TESLİMİYET
“Teslimiyet içindeyim ve rahatım”

Her zaman sonsuz ve sınırsız evrensel
akıl ile işbirliği içindeyim.
Bırakıyorum ve teslim oluyorum.

Biliyorum ki , bilincim bir
kerede sadece dokuz ya da beş birimlik
bir detayı hatırlar ve düşünür.

Oysa sonsuz bilinçaltım benim
düşünmediğim şeyleri bilir,
hatırlar ve anlar. Ben bilinçli olarak
çaba sarf etmeden o, binlerce
işlemi bir saniyede yapar.

Ben ona güvenirim. Bir şey hatırlamak
ve öğrenmek istediğimde kendimi bırakır
ve gevşerim.
Sadece neyi bilmek istediğimi
ve hedefimi net olarak ifade eder ve
sonra bırakırım. Ve sonra mesaj
kendiliğinden bir anda geliverir.

Ve Evrensel Zekâ hep işbirliği içinde
olduğum sonsuz akıldır.

Ben niyetlerimi , isteklerimi ve planlarımı ona
açık olarak bildirdiğimde, o da kendi
planını bana sunar işaretlerle.
Bazen bir konuşma, bazen bir kitap,
bazen de bir duygu olarak. Gelen mesajı
dikkatle değerlendirir ve uygulamaya koyarım.

Asla hedeflerime ve planlarıma katı sınırlar
koymam. Bir şeyin mutlaka sadece bir
şekilde olmasında ısrar etmem.
Bırakırım, beklerim ve uyum sağlarım.

Bilirim ki onun aklı, benim aklımın
binlerce katıdır. O halde bu büyük
akılla akıllanmak en büyük akıllılık olur.

Nasıl bir hasta doktora teslim oluyorsa,
bir öğrenci öğretmene güveniyorsa,
ben de o büyük akla güvenirim.

Dalgalı denizde sörf yapan bir usta gibi,
ben de yaşam denizinin üzerinde keyifle
kayar-giderim. O mükemmel zekânın yarattığı
dalgalarla bir oyuna girişirim.

Evrense zekânın her bir adımına ben de
yeni bir adımla karşılık veririm.
Onun işaretlerini okurum.

Biz evrenin müziği ve ritmine uymuş dans
eden iki aşık gibiyiz.
Bu güzel danstan ortaya çıkan şey, sadece
uyum ve güzelliktir. Sadece keyif ve neşedir.
Bu yüzden bırakıyorum ve teslim oluyorum.

Evrensel zekâyla dostluğumu adım adım
geliştiriyorum. Aramızdaki güven ilişkisini
yavaş yavaş oluşturuyorum. Ve giderek
bu güven duygusuyla gücümün arttığını,
aklımın katlandığını görüyorum.

Bu zekâ asla abes iş yapmaz. Her zaman
beni ilerletecek ve geliştirecek olayları
hayatıma sokar.

Bu olaylar tam vaktinde, tam da benim
onları anlayabileceğim anlarda
ve benim için en uygun şekilde gelişir.

Bu yüzden ben, bu zekâyla birlikte
akar ve çoğalırım.
Bu yüzden ben, her zaman rahat
ve sakinim.

Bu yüzden ben, sadece kaldırabileceğim
kadar yükü omuzlarım, gerisini ona bırakırım.
Bu yüzden ben, her zaman hafif ve neşeliyim.

Bu yüzden her şey zorlamasız bir
çabayla oluverir.
Ve bu yüzden ben, her zaman tahmin
ettiğimden ve beklediğimden
fazlasını alırım.
Bırakıyorum ve teslim oluyorum.
 
Canım bunları Word'e kopyalıyorum her gün sevincli

Sonra print edicemmm956k
 
canım benim çıktısını alamazsan da sorun etme.. önce wordde yazdığım için hepsi kayıtlı.. ben sana çıktısını alırım bitanem kiss3


Canım bunları Word'e kopyalıyorum her gün sevincli

Sonra print edicemmm956k
 
canım benim çıktısını alamazsan da sorun etme.. önce wordde yazdığım için hepsi kayıtlı.. ben sana çıktısını alırım bitanem kiss3


Ah ben sana ne diyeyim kelimeler yetmedi kiss3

Biraz da çiçeklerimle benden bir güzellik bırakayım bu köşeye

ros044.gif
 

SORUMLULUK
“En birinci sorumluluğum kendim olmaktır.”

Ben, öncelikle ve sadece kendi
sorumluluklarımı yüklenirim.

Ve benim diğer insanlar karşısındaki
asıl sorumluluğum, onlara öncelikle kendi
sorumluluklarını sevinçle
yüklenebilmeleri imkanını sağlamaktır.

Sorumluluğumu sevinçle yüklenirim.
Çünkü onlar beni büyütür ve güçlendirir.

Görevlerimi sevinçle yüklenirim, çünkü
onlar beni ben yaparlar.
En büyük görevim, kendimi mutlu,
sağlıklı ve başarılı yapmaktır.

En büyük sorumluluğum ise, kendi
Hayatımın tamamen benim tarafımdan
oluşturulmuş olduğunu kabul etmek
ve ona göre yaşamaktır.

Doğumumu, ailemi seçtim ve bu seçimin
bütün sonuçlarını.
Sevdiklerimin görevlerini onların adına
yüklenmem. Bu, benim sevgimin gereğidir.

Onlara yardım etmek için hazır beklerim.
Yeri geldiğince ve hak ettikleri oranda
yardım ederim. Aynı şekilde ben de
hak etmediğim bir şeyi talep etmem.

Kendi yaşam sorumluluğumu
üzerime alma görevimi hiçbir koşul
ve sebeple ertelemem.

Sorumluluğumu aldıkça, bundan öncelikle
bütün hücrelerim yararlanırlar.
Olmam gerektiği gibi olmaktan gelen
neşe kalbime dolar o zaman, bütün
organlarım mükemmel çalışırlar.

Ve o zaman ben, önce sevdiklerime
ve sonra da çevreme gerçekten
yardım edebilirim.

Benim ikinci görevim, başkalarının da
kendi yaşam sorumluluklarını sevinçle
yüklenmeleri için onlara ilham vermektir.

Böyle oldukça, biz birbirimize bağımlı
olmadan gerçekten bağlanmış oluruz.
Böyle oldukça, biz özgür oluruz.

Sırtımda sadece kendi hayat sorumluluğum
var ve ben hafifim.
Annemin, babamın, çocuklarımın ve eşimin
sırtında da onların kaldırabilecekleri kadar
yük var, gerisi Tanrı’nın güçlü omuzlarındadır.
O’na hiçbir yük ağır gelmez.

Günümü nasıl planlayacağıma, neyi tercih
edeceğime ben karar veririm.
İşimi nasıl yapacağıma ve ne yapacağıma.
çünkü bütün bunların sonuçlarından
ben sorumluyum.

Her davranışımın, her düşüncemin
sonuçlarından sorumluyum,
başkalarının değil.

Sadece yapabildiğimi yaptıktan sonra,
başkalarının yaşayacağı acılar için
şeffaf bir tutum takınırım.

Herkesin kendi yanlışını yaşamaya
hakkı olduğunu bilir ve kabul ederim.

Özellikle ailem ve sevdiklerimin ayrı
birer birey olduklarını ve bu gelişme
yolculuğunu birlikte yaptığımız yol
arkadaşları konumunda bulunduklarını
hep aklımda tutarım.

Onlar şimdilik benim ailem olma rolünü
seçtiler. Öğrenmek, gelişmek,
Tanrı’ya benzemek ve
O’nun gibi olmak için.

Çevremdeki insanlar ve özellikle
sevdiklerim için her şeyi yapmaya hazırım,
onlar istediğinde ve almaya hazır oldukları
sürece. Onların hayatları ile benimkiler
arasındaki çizgiyi net olarak fark ederim.

Onlara yardım etmeye çalışırım, ama
onlara üzülüp-kahrolarak kendimi
faydasız hale getirmem.

Sorumluluk beni geliştirir ve olgunlaştırır.
Beni büyütür ve güçlendirir.

Sorumluluklarımın benim gerçek
sorumluluklarım olduklarını anlamak için
doğal bir ayırma yeteneğine sahibim.

Çünkü sorumluluklarım hem beni, hem de
başkalarını geliştiren ve güçlendiren
şeylerdir.

Sorumluluklarım bana neşe ve
canlılık verir.
 

ŞÜKÜR
“Minnettarlık duyduğum şeyi kendime çekerim”

Öncelikle şükrederim hiç yoktan
varolduğum için.
O’nun bendeki özüne şükrederim.

Beni özene-bezene yarattığı ve bana akıl verdiği için.

Âlemlerde kimseye vermediğini bana
verdiği için; seçme özgürlüğünü!

Aklımda tasarlayabildiğim,
plan yapıp-hayal kurabildiğim için.

Bana deney yapma imkânı verdiği için.
İstediğim kişi olma imkânını verdiği için.
Bazen kadın, bazen erkek.
Bazen zengin, bazen fakir.

Deneyebildiğim için.
Bana bu deneyleri yapacak bir alan,
Dünya ve yaşam verdiği için.

Benle birlikte gelişen yol arkadaşlarım için.
Onlar olmasaydı kendimi tanıyamazdım.

Bana yardımcı olan melekler için.
Çevremdeki binlerce çeşit hayvan için.

Biz onlarla birlikte bu yolculuğu yapıyoruz.
Kediler, kuşlar,böcekler, atlar ve diğerleri için.

Düşünebildiğim için. Gülebildiğim için.
Ağlayabildiğim için.
Kahkaha atabildiğim için, çünkü böylece
herşey birden anlam kazanıyor.
Ağlayabildiğim için, çünkü böylece
kirlerimden arınıyorum.

Acılarım ve sevinçlerim için, çünkü onlar
benim kalbimin güçlü olmasını sağlıyorlar.
Ailem için, çünkü onlarla yalnızlığımı
paylaşıyor ve kendi benliğime
anlam veriyorum.

Gözlerim için, onlarla çevremi açık, berrak
ve renkli görüyorum.
Yanlışlarım için şükrederim,
çünkü onlar sayesinde öğreniyorum.

Kıyafetlerim için, kitaplarım için,
seyrettiğim filmler için, güzel gösteriler
için şükrederim.
Çocuklar için şükrederim, onlar bana
hayatı sevdiriyorlar.

Yeteneklerim için şükrederim, onlar
kendime saygı duymamı sağlıyorlar.
Aptallıklarım için şükrederim, onlar beni
akıllı yapıyorlar.
Şükredebildiğim için şükrederim.

Bana acı veren insanlar için şükrederim,
onlar sayesinde kendimi tanıyorum.

Ellerim için, kollarım için, ağzım ve
burnum için şükrederim.
Onlar benim harika araçlarım.
Ayaklarım için, onlar beni istediğim
yere götürüyorlar.

Dostlarım için şükrederim, onlarla acıları
küçültüyor, sevinçleri çoğaltıyoruz.
Bana düşmanlık yapanlar için şükrederim,
onlar bana kirlerimi gösteriyorlar.

Şükrettikçe çevremde yüksek nitelikli bir
alan yaratıyor ve bütün yüksek nitelikli
araçları kendime çekiyorum.
Mutluluğu, gücü, sevgiyi, neşeyi
yaratacak araçları kendime çekiyorum.

Şükrettikçe sağlıklı oluyorum ve
gücüm artıyor.
Ve yine şükrettiğim için, şükrediyorum.
Rüzgâr için, yüzümü yalayıp-geçen esintiye
şükür. Ağaçlar için. Yüce dağlar ve
küçük tepeler için.

Güneşin sıcaklığı için, içimi ısıtan,
aydınlatan güneş ve ay için.
Toprağa bastığımda onun yumuşaklığı için.
Bulutlar için ve masmavi
gökyüzüne şükürler.

Tadabildiğim için. Koşabildiğim
ve oturabildiğim için. Her bir eylemi
yaparken hissettiğim özgürlük duygusu için.

Etrafımdaki insanlar için. Onların yüzleri,
sesleri ve orada oluşları bile
anlamlı benim için.
Hepsi ayrı bir dünyanın kapılarını
açıyor bana. Hepsi bana bir şey öğretiyor.

Üzerinde rahatça dolaştığımız dünya için.
Varolduğum için bir kez daha.
Hata yapabildiğim için. Seçebildiğim
için ve seçimlerimin sonuçlarını
yaşadığım için. Duygularım için.
Ağladığım ve güldüğüm için şükrederim.

Özel yeteneklerim için. Farkına
vardıklarım ve varmadıklarım için.
Ve şükrederim, şükredebildiğim için.
 
Ben de Şükrederim Sanemce arkadaşım buraya bunları yazdığı için.teşekkürler, teşekkürler...956kcilgin897
 
ben teşekkür ederim ışıkçım ark5
paylaştıkça büyüyoruz ttli3
katkım olabiliyorsa ne mutlu bana gogogo
sevgiler kiss3



Ben de Şükrederim Sanemce arkadaşım buraya bunları yazdığı için.teşekkürler, teşekkürler...956kcilgin897
 

KENDİN OLMAK
“Olmadığım bir şeyi deneyimlemeyi
bırakıyorum; olduğum şey oluyorum.
Kendim oluyorum.”

Sadece kendim olmayı seçiyorum,
her şeyi ile ve bütün olarak.
O zaman ben olmadığım şeyi deneyimlemiş
olmaktan getirdiğim bilgiyle, olduğum
şeyin ne olduğunu çok iyi bilirim.

Mükemmel olmak yerine, kendim olmayı
seçtiğimde, aslında gerçek mükemmelliğin
bu olduğunu bilirim. Kendim olmanın
o muhteşem duygusunu.

İyi olmak yerine, kendi gerçeğini ifade
etmenin ne kadar akıllıca olduğunu bilirim.

Çünkü insan ancak kendisi olabilir ve
bu, yapabileceği en iyi şeydir.

Nasıl ki bir çam ağacı bir kestane olmadığı
için kendisinin mükemmel ya da
iyi olmadığını düşünmüyorsa, nasıl ki bir
kedi bir kuş olmadığı için iyi olmadığını
düşünmüyorsa; ben de kendimden
başka bir şey olduğumu sandığım
zamanlarda hissettiğim yetersizlik
ve eksiklik duygusunun ne kadar
komik olduğunu fark ediyorum.

Evet, o zaman öyle düşünmeyi seçmiştim,
şimdi ise, böyle düşünüyorum.
İkisini de ben seçtim.

Düşüncelerim bana aittir. Benim kişiliğimin
orjinal ürünleridir onlar.
Onlara bakar, izler ve artık işime
yaramayanları ve bana ait olmayanları
ayıklar, değiştiririm.

Her iki durumda da onlar sadece benim
düşüncelerim oldukları için onları severim.
İnançlarım bana aittirler.
Onları adım adım oluştururum.
Her an değiştirip-düzelterek ilerlerim.

Her bir deneyimim, ki bütün deneyimlerim
birer öğrenme eylemidir, bana yeni şeyler
öğretir. Ve böylece ben inançlarımı da
geliştirir, öylece yoluma devam ederim.

Hatalarımı seviyorum, çünkü onların
benim deneyimlerim olduğunu öğrendim.
Hiç hata yapmasaydım,
hiç öğrenmiyor olacaktım.

Bedenimi seviyorum.
Oradaki her bir kıvrımı, her bir uzvumu;
çünkü onlar bana aitler.
Benim biricikliğimi, tekliğimi ve
özel oluşumu yansıtan şeylerdir onlar.

Yüzümün ifadesini seviyorum.
Dünyada her şeyi ile benle aynı olan
ikinci bir kişi yok.

Yeteneklerimi seviyorum.
Onları ben bir çok hayatlar boyunca
elde ettim. Oluşturdum ve geliştirdim.

Aklımı seviyorum. Kendime ait
özel düşünme biçimim ve zekâ türümle
farklı oluşumu seviyorum.

Ve başka insanların farklılığına,
özgünlüğüne baktığımda o muhteşem uyumu
görüyorum; çeşitlilikteki birliği!

Aynaya baktığımda, gözbebeklerimde
gördüğüm kişiyi seviyorum.
O benim. Yüzyıllar boyunca
birlikte yolculuk yaptığım kişi.
Ve hep onunla olacağım.

Ben kendi orjinalliğimi ifade ettikçe
ve başkaları da aynı şekilde yaptıklarında;
o zaman dünya daha renkli ve
daha zengin bir dünya olur.

Herkes kendisi olmayı başardığında,
biz bilinçli olarak dünyada cenneti
yaratmış oluruz.
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst