- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Büyüklerde, değişik sebeplerle, bazı konulara aşırı
yoğunlaşma ve dalgınlıktan doğan dikkat dağılmaları, ya da yaşlılığın getirdiği
bazı rahatsızlıklar sebebiyle ortaya çıkan hafıza zafiyetleri
olabilir.Dünyada en çok tahakkuk eden kehanet, insanların kendileri
hakkındaki olumlu veya olumsuz kehanetleridir. Ben yapamam diyen insan,
yapamaz. Bu kehanet kesinlikle tahakkuk eder. Bu durum, yaşlılarda çok görülür.
Hafızam artık eskisi gibi değil. Çok çabuk unutuyorum. türünden yakınmaları
çok duyarız.Unuttukları bazı şeyleri büyütüp kendisini böyle olumsuz
motive eden, unutmaya şartlandıran insanların unutmaları elbette
kaçınılmazdır.Bu olumsuz motivasyon çocuklarda görülmez. Çocuklar okulda
defterini, kalemini, oyun yerinde hırkasını unutur, ama hiçbir çocuk Ben çok
unutkan olmaya başladım. demez.Çocuklar, hafızayla ilgili ilkelere
farkında bile olmadan, büyüklerden daha çok uyarlar. Bunun için de hafızaları
daha kuvvetli gibi gözükür.Fakat yaşlandığı halde hafızası hâlâ güçlü
insanlar da görmüşüzdür. Örneğin, yılların siyasetçisi Süleyman Demirel.
Demirel, seçim gezileri için gittiği yerlerde birkaç sene önce görüştüğü
insanlara ismiyle hitap edebiliyor, Mehmed Ağa, nasılsın? Hastalığın ne
durumda? Hasan Efendi,
senin çocuğun filan meselesi ne oldu? diyerek onları
şaşırtıyor, ilgilerini çekiyor, böylece güçlü hafızasından siyasette büyük
ölçüde yararlanıyordu.Peki, yaşlı fakat hafızası güçlü insanların
hafızaları, neden hâlâ eski güçlerini korumaktadır?Bunun cevabı,
hafızası güçlü yaşlıların çoğu zaman farkında olmayarak, bazan da farkında
olarak, kendilerine göre birtakım temel prensipler elde edip
uygulamalarıdır.Tabii, yaratılıştan gelen hafıza kuvveti de ayrıdır.
Yaşlılıkla gelen yıpranma ve hastalıklar sebebiyle ortaya çıkan hafıza
zayıflıkları ise konumuz dışıdır.Bu durumda, hafızanın güçlenmesi ve
gücünün korunması için, önce metodunu öğrenmek gerekiyor. Kötü hafıza diye bir
şey yoktur, eğitilmemiş hafıza vardır;Eğer, insanlar hafızanın iyi
kullanılmasındaki temel metodları iyi kavrar ve kullanırlarsa, olaylar, kişiler
ve eşyalar arasındaki bağlantıları daha iyi kurabileceklerinden daha güçlü bir
hafızaya sahip olabilirler.
Sosyal Kuralların Psikolojisi (Muzaffer Şerif)Diyabetik Hastada Psikolojik SorunlarPsikolojik Cilk HastalıklarıYaratıcılıkYapısalcılıkSürrealist YaklaşımPragmatik YaklaşımKişisel Modernlik Yaklaşımlarıİşlevselcilikİnşacı YaklaşımFenomenolojik YaklaşımDiferansiyel YaklaşımPsikodinamik YaklaşımDavranışçı YaklaşımBiyolojik YaklaşımBilişsel Öğrenme YaklaşımıVroom'un Beklenti TeorisiTutkulu Aşk TeorisiSosyal Karşılaştırma TeorisiSkript Teorisi
yoğunlaşma ve dalgınlıktan doğan dikkat dağılmaları, ya da yaşlılığın getirdiği
bazı rahatsızlıklar sebebiyle ortaya çıkan hafıza zafiyetleri
olabilir.Dünyada en çok tahakkuk eden kehanet, insanların kendileri
hakkındaki olumlu veya olumsuz kehanetleridir. Ben yapamam diyen insan,
yapamaz. Bu kehanet kesinlikle tahakkuk eder. Bu durum, yaşlılarda çok görülür.
Hafızam artık eskisi gibi değil. Çok çabuk unutuyorum. türünden yakınmaları
çok duyarız.Unuttukları bazı şeyleri büyütüp kendisini böyle olumsuz
motive eden, unutmaya şartlandıran insanların unutmaları elbette
kaçınılmazdır.Bu olumsuz motivasyon çocuklarda görülmez. Çocuklar okulda
defterini, kalemini, oyun yerinde hırkasını unutur, ama hiçbir çocuk Ben çok
unutkan olmaya başladım. demez.Çocuklar, hafızayla ilgili ilkelere
farkında bile olmadan, büyüklerden daha çok uyarlar. Bunun için de hafızaları
daha kuvvetli gibi gözükür.Fakat yaşlandığı halde hafızası hâlâ güçlü
insanlar da görmüşüzdür. Örneğin, yılların siyasetçisi Süleyman Demirel.
Demirel, seçim gezileri için gittiği yerlerde birkaç sene önce görüştüğü
insanlara ismiyle hitap edebiliyor, Mehmed Ağa, nasılsın? Hastalığın ne
durumda? Hasan Efendi,
senin çocuğun filan meselesi ne oldu? diyerek onları
şaşırtıyor, ilgilerini çekiyor, böylece güçlü hafızasından siyasette büyük
ölçüde yararlanıyordu.Peki, yaşlı fakat hafızası güçlü insanların
hafızaları, neden hâlâ eski güçlerini korumaktadır?Bunun cevabı,
hafızası güçlü yaşlıların çoğu zaman farkında olmayarak, bazan da farkında
olarak, kendilerine göre birtakım temel prensipler elde edip
uygulamalarıdır.Tabii, yaratılıştan gelen hafıza kuvveti de ayrıdır.
Yaşlılıkla gelen yıpranma ve hastalıklar sebebiyle ortaya çıkan hafıza
zayıflıkları ise konumuz dışıdır.Bu durumda, hafızanın güçlenmesi ve
gücünün korunması için, önce metodunu öğrenmek gerekiyor. Kötü hafıza diye bir
şey yoktur, eğitilmemiş hafıza vardır;Eğer, insanlar hafızanın iyi
kullanılmasındaki temel metodları iyi kavrar ve kullanırlarsa, olaylar, kişiler
ve eşyalar arasındaki bağlantıları daha iyi kurabileceklerinden daha güçlü bir
hafızaya sahip olabilirler.
Sosyal Kuralların Psikolojisi (Muzaffer Şerif)Diyabetik Hastada Psikolojik SorunlarPsikolojik Cilk HastalıklarıYaratıcılıkYapısalcılıkSürrealist YaklaşımPragmatik YaklaşımKişisel Modernlik Yaklaşımlarıİşlevselcilikİnşacı YaklaşımFenomenolojik YaklaşımDiferansiyel YaklaşımPsikodinamik YaklaşımDavranışçı YaklaşımBiyolojik YaklaşımBilişsel Öğrenme YaklaşımıVroom'un Beklenti TeorisiTutkulu Aşk TeorisiSosyal Karşılaştırma TeorisiSkript Teorisi
