Ülgen: Hastanelerde tek kullanımlık malzeme 15 kez kullanılıyor

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.

bluemoon24

New member
20
HD RANK
Katılım
27 Aralık 2008
Mesajlar
432,578
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
(Habersaglık-Istanbul) Hastanelerde hemşireler ya da doktorların tek kullanımlık malzemeleri 3 ile 15 kez kullandığının saptandığı vurgulandı. Ameliyat masasında ölümlerin bir bölümünün de hastaların yattığı elektronik tedavi cihazından elektrik kaçağı olması sonucu meydana geldiği ve doktorların çoğunun da hastanın doğal sebeplerden öldüğünü zannettiği bildirildi.

İki gün sürecek sempozyumda Türk bilim adamlarının yanı sıra İngiltere, İsviçre, Tayland gibi ülkelerin de tıp bilim adamları da yer alıyor.

Boğaziçi Üniversitesi Bio-Medikal Mühendisliği Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yekta Ülgen, bazı sağlık kuruluşlarında sağlık personelinin çok dikkat edilmesi gereken tedavi gereçlerini yanlış kullandığını söyledi. Ülgen, bu yanlış kullanımın, sterilize edilmesi gereken araçlar üzerinde ortaya çıktığını söyledi. Prof Dr. Yekta Ülgen, "Maalesef bazı sağlık kuruluşlarımız tek kullanımlık tıbbi tedavi araçlarını üç ile on beş defa kullanıyor; hal böyle olunca hastanın enfeksiyon kapması çok kolay oluyor" dedi.

Ülgen, ayrıca elektronik cihazların da yeni olmasının doğru çalıştığı anlamına gelmediğini belirtti. Tedavi yöntemlerinde son teknolojiden yararlanan hastanelerde mutlaka Bio-Medikal mühendislerin bulunması gerektiğini ifade eden Ülgen, böyle bir uygulamanın arttırılmasının yaşanan hasta kayıplarını ve hastalardan gelen çeşitli şikayetleri önleyeceğini açıkladı.

Prof. Dr. Yekta Ülgen elektronik tedavi araçlarından dolayı hastalarda kalıcı hasarların da oluşabileceğini, Türkiyede böyle durumlarla sık sık karşılaşıldığını dile getirdi.

Ülgen, Türkiyede ve dünyada ameliyathanede gerçekleşen hataların oranının çok yüksek olduğunu ifade etti. Yekta Ülgen, böyle olayların sebebinin elektronik alete ya da o aleti kullanan personellerin yeterince eğitimli olmamasına bağlanabileceğini söyledi.

Ülgen, ameliyathanelerde çok önemli olarak gördüğü hataların başında metal araçların, hastaların yattığı elektronik tedavi aracında elektrik kaçağı olması sonucu yaşanan elektrik şoklarından kaynaklandığını açıkladı. Doktorların çoğunun da böyle bir sonuç karşısında hastanın doğal sebeplerden öldüğünü sanmasının da bir yanılgı olduğunu belirtti.

Cep telefonlarının manyetik dalgalarının da elektronik navigasyon aletlerinde etkili olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Yekta Ülgen, manyetik dalgaların hasta ameliyattayken bilgisayar ile çalışan navigasyon aletlerini etkileyip hastanın ameliyat sırasında ciddi şekilde yanlış tedavi edilebileceğini de vurguladı.

Türkiyedeki bir çok hasta hanede fiziksel şartların uygun olmadığından da yakınan Ülgen, Hastahane inşaatı, Tesisat uygulamaları ve hasta odaları gibi ayrıntılarında iyileştirme yoluna gidilmesi gerektiğini söyledi.

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Teknolojinin hızla pahalandığını sağlık sektörünün bir sanayi haline geldiğini söyledi. Korur, sağlık sektörünün insani değerlerin ötesinde olumsuz bir açı kazandığını kaydetti.

Korur, yeni nesil doktorların veya öğrencilerin teknolojiyle iç içe kaldıklarını ve teknolojiyi tek gerçek kabul ettiklerini söyledi. Ayrıca böyle bir neslin insani özellikleri unutup daha az hataya alıştığını ve hoşgörü özelliğini de yitirdiğini belirtti.

Elektronik tedavi yöntemlerinde aldatmacalarında hastayı aldatma yoluna da gidildiğini belirten Prof Dr. Şebnem Korur, dijital mamografi servisi veren bazı özel kuruluşlarda eski sistemlerin verilerini bilgisayara geçirerek dijital bir özellik kazandığını söyledi. Korur böyle bir uygulamanın doğruyu yansıtmadığını ve aldatmacadan ibaret olduğunu açıkladı.

Sempozyum Başkanı İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Öztan Öncel günümüzde bilim dünyasının teknolojiden ayrı düşünülemediğini söyleyerek "Dünün bilim-kurgu yazarlarının düşledikleri, kısa sürede gerçeğe dönüştü. Teknolojiden yararlanmayan ve soyutlanmış bir yaşam ise neredeyse mümkün değil. Günümüzde teknoloji insanı ikinci bir deri gibi sarıyor" dedi.

Öncel teknolojinin yenilikleri getirdiğini fakat bunun yanında da tartışmaları da beraberinde getirdiğini söyledi.

İstanbul Vali Yardımcısı ve İnsan Hakları Kurulu Başkanı Mehmet Seyman, bireylerin yaşam hakkının korunmasında hekimlerin çok önemli sorumlulukları olduğunu söyledi.



İstanbul Üniversitesi (İÜ) İstanbul Tıp Fakültesi Deontoloji ve Tıp Tarihi Anabilim Dalı ile Tıp Etiği ve Tıp Hukuku Derneğinin düzenlediği ''2. Uluslararası Tıp Etiği ve Tıp Hukuku Sempozyumu''nda konuşan Seyman, en temel insan hakkı olan yaşam hakkının savunmasında hekimlerin vazgeçilmez olduğunu dile getirdi.

Hekimlerden etik değerlere eksiksiz uyulmasının beklendiğini ifade eden Seyman, ''Bireylerin yaşam haklarının korunmasında hekimlerin çok önemli sorumlulukları var'' dedi. Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Köksal Bayraktar da tıp hukuku alanında bulunan çalışmalarına işaret ederek, ''Hekim faaliyetleri ceza hukukunu çok yakından ilgilendiriyor'' diye konuştu.

Prof. Dr. Bayraktar, çağdaş hukukta hekimin, hastasını aydınlattıktan sonra onayını alması durumunda, mesleğinin gereklerini yerine getirdiğinde ceza hukuku açısından sorumsuz olduğunu anlattı.



Kaynak: SağlıkHaber
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst