- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Tutum, sosyal psikolojide tarihsel öneme sahip klasik bir
tanımla, 'bireyin belirli bir sosyal objeye karşı tepkisini dinamik bir tarzda
etkileyen, bireyin deneyimlerine göre Örgütlenmiş ve davranış hazırlığı
niteliğindeki zihinsel ve nöropsikolojik bir durum olarak nitelenebilir
(Allport).Bu tanımın öğelerine yakından bakıldığında, tutumun ana
özellikleri şu şekilde kendini göstermektedir: Tutum, zihinsel ve nöropsikolojik
bir durumdur; tutum, dinamik veya yönlendirici bir etkide bulunan davranışsal
bir hazırlık durumudur; tutum örgütlenmiş bir durumun ifadesidir (belirli bir
objeye ilişkin olumlu veya olumsuz duyguların eşlik ettiği bilişlerin bellekteki
temsili); tutum, kişinin deneyimlerinin sonuçlarına göre örgütlenmiş bir
durumdur; tutum, ilişkin olduğu tüm objelere ve durumlara karşı kişinin
tepkilerini etkiler.Sosyal psikologlar tutumları karakterize eden dört
özellik üstünde durmaktadırlar. Bunlar tutumun yönü (bir objeye karşı lehte veya
aleyhte bir konumda olma), tutumun yoğunluğu ya da şiddeti (çok veya az lehte
veya aleyhte olma), tutumun merkezîliği (tutumun kişiyi benliğinde angaje edip
etmemesi, yani benliğini ilgilendirme düzeyi; ego-involvement) ve tutumun
ulaşılabilirliği (tutum objesi ile bu objenin duygusal olarak değerlendirilmesi
arasındaki bağın sağlamlığı; bir tepkinin tutum -tutum değil uçları arasında
uzanan bir çizgide, tutum ucuna doğru yaklaştıkça, ulaşılabilirliği artmaktadır)
şeklinde ifade edilebilir.Tutumların yapısına gelince, bu konuda
Rosenberg ve Hovland (1960) tarafından ortaya atılan klasik görüş, 'Üç Öğeli
Model' adıyla anılmakta ve tutumun bilişsel, duygusal ve davranışsal olmak üzere
üç öğeden oluştuğunu öne sürmektedir. Bunun yanı sıra, tutumun yapısı konusunda
ortaya atılan görüşler bağlamında, tutumu esas olarak duygusal bir değerlendirme
tepkisi gibi gören 'Tek Boyutlu Model' ve bu modellerin yeni versiyonları (Zanna
ve Rempel, 1988; vb.) zikredilebilir.Tutumlar konusunda araştırmacıların
üzerinde durdukları bir diğer husus, tutumların işlevleridir. Literatürde
tutumların işlevleri arasında bilgi sağlama işlevi (tutumun bilgileri organize
ederek basitleştirmesi ve bir referans çerçevesi olması), araçsal işlev ya da
uyum işlevi (tutumun, bireyin ihtiyaçlarını doyurucu yönde oluşması; örneğin bir
siyasetçinin halka karşı olumlu tutumu, hem popülaritesini artırır, hem de kendi
eylemelerinin etik bakımından meşrulaştırılmasını sağlar), tutumun ifade işlevi
(inançların, değerlerin ve benlik imgesinin dışa yansıtılmasına uygun tutumlar
geliştirme), Ego veya benlik savunma işlevi (tutumun, öz saygıyı koruyucu bir
etkide bulunması) sayılmaktadır (Lafrenaye, 1994).Nihayet bazı
araştırmacılar tutumların oluşumunu konu almaktadır. Literatürde, tutumların
nasıl oluştuğuna odaklasan farklı yaklaşımlar mevcuttur. Duygusal (affektif)
kaynakları öne çıkaran yazarlardan bazıları, tutumların oluşumunda Pavlovçu
Klasik Şartlanma kavramını esas almakta, diğer bazıları ise (Zajonc) belirli bir
uyaranla pek çok kere karşılaşmanın önemini vurgulamaktadır.Davranışsal
kaynakları öne çıkaran yazarlardan bazıları (Scott) Skinnerci Edimsel Şartlanma
kavramına dayanmakta, diğer bazıları (Salancik) ise kendini algılama modelini
(Bem) ('yeni davranışların yeni tutumlar oluşturması') kullanmaktadır. Bilişsel
kaynaklan öne çıkaran yazarlardan bazıları (Phillips) sosyal öğrenme teorisini
(Bandura) hareket noktası almakta, diğer bazıları ise inanç-yargı modelinden
(Fishbein ve Ajzen) yola çıkmaktadır.
Sosyal Kuralların Psikolojisi (Muzaffer Şerif)Diyabetik Hastada Psikolojik SorunlarPsikolojik Cilk HastalıklarıYaratıcılıkYapısalcılıkSürrealist YaklaşımPragmatik YaklaşımKişisel Modernlik Yaklaşımlarıİşlevselcilikİnşacı YaklaşımFenomenolojik YaklaşımDiferansiyel YaklaşımPsikodinamik YaklaşımDavranışçı YaklaşımBiyolojik YaklaşımBilişsel Öğrenme YaklaşımıVroom'un Beklenti TeorisiTutkulu Aşk TeorisiSosyal Karşılaştırma TeorisiSkript Teorisi
tanımla, 'bireyin belirli bir sosyal objeye karşı tepkisini dinamik bir tarzda
etkileyen, bireyin deneyimlerine göre Örgütlenmiş ve davranış hazırlığı
niteliğindeki zihinsel ve nöropsikolojik bir durum olarak nitelenebilir
(Allport).Bu tanımın öğelerine yakından bakıldığında, tutumun ana
özellikleri şu şekilde kendini göstermektedir: Tutum, zihinsel ve nöropsikolojik
bir durumdur; tutum, dinamik veya yönlendirici bir etkide bulunan davranışsal
bir hazırlık durumudur; tutum örgütlenmiş bir durumun ifadesidir (belirli bir
objeye ilişkin olumlu veya olumsuz duyguların eşlik ettiği bilişlerin bellekteki
temsili); tutum, kişinin deneyimlerinin sonuçlarına göre örgütlenmiş bir
durumdur; tutum, ilişkin olduğu tüm objelere ve durumlara karşı kişinin
tepkilerini etkiler.Sosyal psikologlar tutumları karakterize eden dört
özellik üstünde durmaktadırlar. Bunlar tutumun yönü (bir objeye karşı lehte veya
aleyhte bir konumda olma), tutumun yoğunluğu ya da şiddeti (çok veya az lehte
veya aleyhte olma), tutumun merkezîliği (tutumun kişiyi benliğinde angaje edip
etmemesi, yani benliğini ilgilendirme düzeyi; ego-involvement) ve tutumun
ulaşılabilirliği (tutum objesi ile bu objenin duygusal olarak değerlendirilmesi
arasındaki bağın sağlamlığı; bir tepkinin tutum -tutum değil uçları arasında
uzanan bir çizgide, tutum ucuna doğru yaklaştıkça, ulaşılabilirliği artmaktadır)
şeklinde ifade edilebilir.Tutumların yapısına gelince, bu konuda
Rosenberg ve Hovland (1960) tarafından ortaya atılan klasik görüş, 'Üç Öğeli
Model' adıyla anılmakta ve tutumun bilişsel, duygusal ve davranışsal olmak üzere
üç öğeden oluştuğunu öne sürmektedir. Bunun yanı sıra, tutumun yapısı konusunda
ortaya atılan görüşler bağlamında, tutumu esas olarak duygusal bir değerlendirme
tepkisi gibi gören 'Tek Boyutlu Model' ve bu modellerin yeni versiyonları (Zanna
ve Rempel, 1988; vb.) zikredilebilir.Tutumlar konusunda araştırmacıların
üzerinde durdukları bir diğer husus, tutumların işlevleridir. Literatürde
tutumların işlevleri arasında bilgi sağlama işlevi (tutumun bilgileri organize
ederek basitleştirmesi ve bir referans çerçevesi olması), araçsal işlev ya da
uyum işlevi (tutumun, bireyin ihtiyaçlarını doyurucu yönde oluşması; örneğin bir
siyasetçinin halka karşı olumlu tutumu, hem popülaritesini artırır, hem de kendi
eylemelerinin etik bakımından meşrulaştırılmasını sağlar), tutumun ifade işlevi
(inançların, değerlerin ve benlik imgesinin dışa yansıtılmasına uygun tutumlar
geliştirme), Ego veya benlik savunma işlevi (tutumun, öz saygıyı koruyucu bir
etkide bulunması) sayılmaktadır (Lafrenaye, 1994).Nihayet bazı
araştırmacılar tutumların oluşumunu konu almaktadır. Literatürde, tutumların
nasıl oluştuğuna odaklasan farklı yaklaşımlar mevcuttur. Duygusal (affektif)
kaynakları öne çıkaran yazarlardan bazıları, tutumların oluşumunda Pavlovçu
Klasik Şartlanma kavramını esas almakta, diğer bazıları ise (Zajonc) belirli bir
uyaranla pek çok kere karşılaşmanın önemini vurgulamaktadır.Davranışsal
kaynakları öne çıkaran yazarlardan bazıları (Scott) Skinnerci Edimsel Şartlanma
kavramına dayanmakta, diğer bazıları (Salancik) ise kendini algılama modelini
(Bem) ('yeni davranışların yeni tutumlar oluşturması') kullanmaktadır. Bilişsel
kaynaklan öne çıkaran yazarlardan bazıları (Phillips) sosyal öğrenme teorisini
(Bandura) hareket noktası almakta, diğer bazıları ise inanç-yargı modelinden
(Fishbein ve Ajzen) yola çıkmaktadır.
Sosyal Kuralların Psikolojisi (Muzaffer Şerif)Diyabetik Hastada Psikolojik SorunlarPsikolojik Cilk HastalıklarıYaratıcılıkYapısalcılıkSürrealist YaklaşımPragmatik YaklaşımKişisel Modernlik Yaklaşımlarıİşlevselcilikİnşacı YaklaşımFenomenolojik YaklaşımDiferansiyel YaklaşımPsikodinamik YaklaşımDavranışçı YaklaşımBiyolojik YaklaşımBilişsel Öğrenme YaklaşımıVroom'un Beklenti TeorisiTutkulu Aşk TeorisiSosyal Karşılaştırma TeorisiSkript Teorisi
