- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Zanlıları iki ayrı hücreye koyan savcı onlara bir teklifte
bulunur. Eğer ikisi de suçunu itiraf etmezse, ruhsatsız silah taşımaktan dolayı
6 ay hapis yatacaklardır; ikisi de suçunu itiraf ederse, savcı, soygun için
asgari ceza olan 2 yıl hapse mahkumiyetlerini isteyecektir; ancak biri itiraf
eder ve diğeri etmezse, itiraf eden sadece tanık olarak mahkemeye çıkacak ve
sonra bırakılacak, diğeri ise 20 yıl hapis yatacaktır.Bu durumda
tutuklular ne yapacaktır? İkisi birlikte düşünüldüğünde, her biri için en kötü
durum 20 yıl, en iyi durum diğerinin 20 yıl hapsine karşılık kendinin serbest
bırakılması, en az kötü durum ise 6'şar ay hapistir. Fakat 6 ay hapis durumu,
her ikisi de aynı tutumu izlerse, yani her ikisi de itiraf etmezse mümkündür.
Ancak her birini bir şüphe alır: Ya kendisi inkâr ederken, diğeri itiraf
ederse?.Tutukluların içinde bulunduğu ikilem, taraflar arasında güven
ve iletişimin yokluğunda, daima itirafla çözülmektedir. Bu ikilem iki taraf
arasında işbirliği ve istismar yönünde seçenek davranışların bulunduğu çeşitli
insan ilişkilerinde, tercih edilen rasyonel davranışın, işbirliğinden ziyade
karşılıklı istismar davranışı olmasıyla sonuçlanmaktadır.Tutuklular
ikileminin sorunsalı, bir başka örnekte daha görülmektedir. İki idam mahkumu,
her biri kendi hücresinde ölümü beklemektedir. Bir sabah başvezir, onlara şu
mesajı iletir: Sizi bağışlamaya karar verdim; yarın sabah serbest olacaksınız.
Ancak isterseniz, idam cezanızın 10 yıl hapse çevrilmesini talep edebilir-siniz.
Eğer bu yönde karar verirseniz, gece yarısına kadar bana bildirin; isteğiniz
derhal yerine getirilecektir. Fakat, bunu sadece biriniz isterse, diğeri ertesi
sabah idam edilecektir.Burada da mahkumların Önünde iki seçenek vardır.
İşbirliğine gitmek (İ) veya işbirliğinden kaçmak (K). İlk bakışta ikinci şıkkın
avantajı yok gibi görünüyor ve bu yüzden her ikisinin de Ü seçeneğinde
birleşmeleri (işbirliği ya da Nash dengesi) bekleniyor.Ancak
mahkumlardan biri, K'yı (10 yıl hapis) seçerse veya diğerinin seçeceğini
düşünürse veya diğerinin onun böyle davranacağını düşünebileceğini düşünürse,
vb. bu durumda, kazancını maksimum kılmak yerine, kaybını minimum kılmak yoluna
gidecek ve sonuçta her ikisi de KK seçeneğinde (kaçışta denge) birleşeceklerdir.
Bu iki yoldan birincisi (İİ) faydacı rasyonellik, diğeri (KK) ise ihtiyatlı
rasyonellik stratejisidir. Birincisinin dayandığı denge, istikrarsız, zayıf bir
dengedir, fakat sağduyuya uygundur; ikincisinin dayandığı denge, sağlamdır, ama
sağduyuya aykırıdır.Tutuklular ikilemi, kazanç ve kayıplar bakımından
karşılıklı bağımlılık durumunu ifade etmektedir. Ancak başka ilişki durumları da
mümkündür. Örneğin taraflardan birinin sürekli kazançlı olduğu ve kazancının,
diğerinin davranışlarından etkilenmediği; buna karşılık diğerinin kazanç ve
kayıplarını belirlediği bir durum düşünülebilir.Efendi-köle ilişkisini
niteleyen bu durum, kader denetimi denilen bir matris yapısına uymaktadır.
Burada taraflardan biri, hakim pozisyondadır ve diğerinin kayıp ve kazançları
ona bağlıdır. Bir diğer durumda, taraflardan biri, her durumda kazançlıdır;
ancak diğerinin kazançları hakim konumdaki kişi kadar, kendisine de bağlıdır ve
dolayısıyla onun tercihlerine göre kendi tercihini ayarlayarak kazancını
artırabilir. Bu ilişki yapısı, davranış yoluyla denetim denilen bir başka
ilişki tipini ifade etmektedir.
Sosyal Kuralların Psikolojisi (Muzaffer Şerif)Diyabetik Hastada Psikolojik SorunlarPsikolojik Cilk HastalıklarıYaratıcılıkYapısalcılıkSürrealist YaklaşımPragmatik YaklaşımKişisel Modernlik Yaklaşımlarıİşlevselcilikİnşacı YaklaşımFenomenolojik YaklaşımDiferansiyel YaklaşımPsikodinamik YaklaşımDavranışçı YaklaşımBiyolojik YaklaşımBilişsel Öğrenme YaklaşımıVroom'un Beklenti TeorisiTutkulu Aşk TeorisiSosyal Karşılaştırma TeorisiSkript Teorisi
bulunur. Eğer ikisi de suçunu itiraf etmezse, ruhsatsız silah taşımaktan dolayı
6 ay hapis yatacaklardır; ikisi de suçunu itiraf ederse, savcı, soygun için
asgari ceza olan 2 yıl hapse mahkumiyetlerini isteyecektir; ancak biri itiraf
eder ve diğeri etmezse, itiraf eden sadece tanık olarak mahkemeye çıkacak ve
sonra bırakılacak, diğeri ise 20 yıl hapis yatacaktır.Bu durumda
tutuklular ne yapacaktır? İkisi birlikte düşünüldüğünde, her biri için en kötü
durum 20 yıl, en iyi durum diğerinin 20 yıl hapsine karşılık kendinin serbest
bırakılması, en az kötü durum ise 6'şar ay hapistir. Fakat 6 ay hapis durumu,
her ikisi de aynı tutumu izlerse, yani her ikisi de itiraf etmezse mümkündür.
Ancak her birini bir şüphe alır: Ya kendisi inkâr ederken, diğeri itiraf
ederse?.Tutukluların içinde bulunduğu ikilem, taraflar arasında güven
ve iletişimin yokluğunda, daima itirafla çözülmektedir. Bu ikilem iki taraf
arasında işbirliği ve istismar yönünde seçenek davranışların bulunduğu çeşitli
insan ilişkilerinde, tercih edilen rasyonel davranışın, işbirliğinden ziyade
karşılıklı istismar davranışı olmasıyla sonuçlanmaktadır.Tutuklular
ikileminin sorunsalı, bir başka örnekte daha görülmektedir. İki idam mahkumu,
her biri kendi hücresinde ölümü beklemektedir. Bir sabah başvezir, onlara şu
mesajı iletir: Sizi bağışlamaya karar verdim; yarın sabah serbest olacaksınız.
Ancak isterseniz, idam cezanızın 10 yıl hapse çevrilmesini talep edebilir-siniz.
Eğer bu yönde karar verirseniz, gece yarısına kadar bana bildirin; isteğiniz
derhal yerine getirilecektir. Fakat, bunu sadece biriniz isterse, diğeri ertesi
sabah idam edilecektir.Burada da mahkumların Önünde iki seçenek vardır.
İşbirliğine gitmek (İ) veya işbirliğinden kaçmak (K). İlk bakışta ikinci şıkkın
avantajı yok gibi görünüyor ve bu yüzden her ikisinin de Ü seçeneğinde
birleşmeleri (işbirliği ya da Nash dengesi) bekleniyor.Ancak
mahkumlardan biri, K'yı (10 yıl hapis) seçerse veya diğerinin seçeceğini
düşünürse veya diğerinin onun böyle davranacağını düşünebileceğini düşünürse,
vb. bu durumda, kazancını maksimum kılmak yerine, kaybını minimum kılmak yoluna
gidecek ve sonuçta her ikisi de KK seçeneğinde (kaçışta denge) birleşeceklerdir.
Bu iki yoldan birincisi (İİ) faydacı rasyonellik, diğeri (KK) ise ihtiyatlı
rasyonellik stratejisidir. Birincisinin dayandığı denge, istikrarsız, zayıf bir
dengedir, fakat sağduyuya uygundur; ikincisinin dayandığı denge, sağlamdır, ama
sağduyuya aykırıdır.Tutuklular ikilemi, kazanç ve kayıplar bakımından
karşılıklı bağımlılık durumunu ifade etmektedir. Ancak başka ilişki durumları da
mümkündür. Örneğin taraflardan birinin sürekli kazançlı olduğu ve kazancının,
diğerinin davranışlarından etkilenmediği; buna karşılık diğerinin kazanç ve
kayıplarını belirlediği bir durum düşünülebilir.Efendi-köle ilişkisini
niteleyen bu durum, kader denetimi denilen bir matris yapısına uymaktadır.
Burada taraflardan biri, hakim pozisyondadır ve diğerinin kayıp ve kazançları
ona bağlıdır. Bir diğer durumda, taraflardan biri, her durumda kazançlıdır;
ancak diğerinin kazançları hakim konumdaki kişi kadar, kendisine de bağlıdır ve
dolayısıyla onun tercihlerine göre kendi tercihini ayarlayarak kazancını
artırabilir. Bu ilişki yapısı, davranış yoluyla denetim denilen bir başka
ilişki tipini ifade etmektedir.
Sosyal Kuralların Psikolojisi (Muzaffer Şerif)Diyabetik Hastada Psikolojik SorunlarPsikolojik Cilk HastalıklarıYaratıcılıkYapısalcılıkSürrealist YaklaşımPragmatik YaklaşımKişisel Modernlik Yaklaşımlarıİşlevselcilikİnşacı YaklaşımFenomenolojik YaklaşımDiferansiyel YaklaşımPsikodinamik YaklaşımDavranışçı YaklaşımBiyolojik YaklaşımBilişsel Öğrenme YaklaşımıVroom'un Beklenti TeorisiTutkulu Aşk TeorisiSosyal Karşılaştırma TeorisiSkript Teorisi
