Tüketmek Zorundayız

bluemoon24

New member
20
HD RANK
Katılım
27 Aralık 2008
Mesajlar
432,578
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
kavramların peşinden körü

körüne gittiği gerçeğinden sürekli söz ediyoruz. Her ne kadar bazen çok katı

eleştiriler yöneltsek de şurası tartışmasız ki, birçok sektörde olduğu gibi

bilgi teknolojisinde de, sürekli tüketim olmadan pazarın büyümesi olanaksız.

BT sektörünü bir an için bir kenara bırakıp herkesin ilgilendiği, herkesin

az-çok bir fikir sahibi olduğu konulara baktığınızda da bunu gözlemeniz mümkün.

Örneğin, taşıt araçları sektöründe, özellikle de otomobil konusunda 1930'lu,

40'lı yıllarda patenti alınan birtakım teknolojilerin 50 - 60 yıl gecikmeyle

pazara sunulup insanlara inanılmaz fiyat farklarıyla sanki çok yeni bir şeymiş

gibi satıldığının farkındayızdır umarım. Peki bu çarkın hala üreticiler lehine

bu kadar kolay dönmesinin sırrı nerede? İşte burada "Değere dayalı satış"

kavramı gündeme geliyor. Satın alma kararları sadece medya, reklam ve

söylentilerin oluşturduğu bir "İmaj" ile yönlendirilen bilgisiz ve bilinçsiz

tüketici, pazarı araştırıp kendi gereksinimlerini karşılayacak bir ürün (Daha

doğrusu bir "Araç") edinmek yerine, belli bir markayı veya modeli öncelikle

kafasına koyuyor. Çoğu kez buna bir de "Aman eski teknoloji almayalım. Modası

geçecek. Kasa değişecek. İkinci elde para etmeyecek" kaygısı da eklenince, asla

kullanılmayacak birtakım özelliklere dünyanın parasını vermenin bahanesi kolayca

bulunuyor.

Kendi sektörümüze döndüğümüzde durum çok mu farklı acaba? Yazılım üreticisi

firmalardan birinin büyük hissedarı geçtiğimiz aylarda geleneksel üretim

sektörlerini yavaş gelişme göstermek ve fiyatları aşağı çekememekle suçlamış,

karşı taraftan da güzel bir örnek eşliğinde uygun bir yanıt almıştı. Evet, biz

çok hızlı gelişiyoruz gelişmesine ama, acaba tüm kullanıcıların bu gelişmeye

ihtiyacı var mı? Örneğin, kişisel bilgisayarınızda çizgi film

tasarlamayacaksanız, veya askeri jet uçağı simülasyonu yapmayacaksanız acaba

1,000 MHz'lik işlemciye gereksiniminiz var mı? Internet üzerinde dolaşacaksanız,

tipik iş uygulamalarını kullanacaksanız 166 MHz işlemci de işinizi görmez mi?

650 MHz'lik yeni kuşak işlemcili bilgisayar, tipik iş uygulamalarını 166

MHz'likten daha hızlı çalıştırmıyor ki? Cevap: Görmez. Çünkü çoğumuzun,

özelliklerinin %10'unu bile kullanmadığımız tipik iş uygulamaları artık o kadar

donanım kaynağı israf ediyor ki, yeni versiyonlar eski işlemcinizde doğru dürüst

çalışmıyor. "Peki, o halde eski versiyon yazılımı kullanın. Zaten onun da %10'u

ancak işinize yarıyor" Cevap: Kullanamazsınız. Birisi size yeni versiyonla

hazırlanmış bir belge gönderirse, onu eski versiyon yazılımı kullanarak

açamazsınız. Donanım olarak ömürleri sonsuza yakın olan bu teknoloji harikası

bilgisayarlarınızın en geç 2-3 senede çöpe gitmesini sağlayan çark ne güzel

dönüyor, değil mi?

Bu arada tüketiciyi açıkça aldatan ve belki de, üzerine gidilse suç unsuru

bulunabilecek reklamları da gözardı etmeyelim: Sanki internet'te gezinmenin

hızına etki eden en önemli faktör, kullandığınız bilgisayarın ana işlemcisiymiş

gibi "ªu kadar MHz işlemci ile internette en yüksek hız" gibi reklam sloganları,

tüketicileri hiç mi etkilemiyor? Sonuca baktığımızda, içinden çıkılması imkansız

bir döngünün içindeyiz. Bu döngüden çıkmanın gerekli olup olmadığı da apayrı bir

tartışma konusu. Ancak, gerek bireysel olarak, gerekse hizmet ettiğimiz kurumlar

için karar verirken, tüm etkenleri nedenleriyle birlikte göz önünde

bulundurmamız ve olayın bütününü görmemiz bize daima yarar sağlayacak.
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst