toprağın içindeki bir tohum misali zaman zaman daraldım, bunaldım.
sanki mezardaydım .
boğuldum.
çatlamak istedim ,daraldım.
çeşitli sıkıntılar yaşadım,
bunaldım.
bu tohum çatlamayacak mıydı artık ?
sıkıldım .
anladım ki tohum çiçek vermek istiyor,
su istiyor ,
güneş istiyor,
çapalanmak istiyor.
ben de güneşte yandım,
ıslandım,
çapalandım.
dost kazığı yedim ,
gerçeği anladım.
sandım ki akıllandım.
başka bir dost kazığı yedim,
artık akıllanmışımdır .
tohum , yavaş yavaş filizlendi ,
ama çok çalıştım.
artık filizin büyüyüp çiçek vermesi zamanı geldiğini anladım ,
cennette açacak bir çiçek ...
tuğba
sanki mezardaydım .
boğuldum.
çatlamak istedim ,daraldım.
çeşitli sıkıntılar yaşadım,
bunaldım.
bu tohum çatlamayacak mıydı artık ?
sıkıldım .
anladım ki tohum çiçek vermek istiyor,
su istiyor ,
güneş istiyor,
çapalanmak istiyor.
ben de güneşte yandım,
ıslandım,
çapalandım.
dost kazığı yedim ,
gerçeği anladım.
sandım ki akıllandım.
başka bir dost kazığı yedim,
artık akıllanmışımdır .
tohum , yavaş yavaş filizlendi ,
ama çok çalıştım.
artık filizin büyüyüp çiçek vermesi zamanı geldiğini anladım ,
cennette açacak bir çiçek ...
tuğba
