Toksitlerin atılmasında diyafram solunumunun önemi

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan cent
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

cent

New member
16
HD RANK
Katılım
8 Şubat 2008
Mesajlar
1,632
Reaksiyon puanı
6
Puanları
0
Toksitlerin atılmasında diyafram solunumunun önemi
Mustafa Kartal (Mustafa Kartal)


Hücrelerimiz sürekli enerji kullanmak sonucunda atık maddeler üretirler. Bu atıkların bir bölümü elektrik üretimi sırasında açığa çıkan karbon monoksit gazıdır. Ayrıca vücuttan günde yaklaşık 10 milyar ölü hücre kalıntısı taşınır. Bütün bu yüklerin üstesinden gelinebilmesi için kanın yeterli oksijen taşıması ve zehirli maddeleri, toksik birikimleri dışarı atan lenf sisteminin çok iyi çalışması gerekir.

Kanımızın oksijenle yüklenmesi nefes alma yoluyla gerçekleşir. Ancak nefes alma sadece kanın oksijenle yüklenmesini sağlamaz, lenf sisteminin düzenini de ayarlar.

Kan oksijensiz kaldığında bedenimiz zehirli gaz çöplüğüne dönüşür. Sürekli çalışan hücrelerin ürettiği zehirli gazlar oksijenle yer değiştirilemediğinde temizlenme sağlanmaz. Lenf sistemi yavaşladığı için ise biriken diğer bir kısım atık maddelerin sağlıklı boşaltılması gerçekleşemez. Kan dolaşım sistemine bağlı olan lenf dolaşım ve boşaltım sisteminin bir gün çalışmaması, gün sonunda insanın ölmesi demektir. Bu sistem iyi çalışmadığında vücut kısa sürede hantallaşır, çöplüğe dönüşür, kontrolü güçleşir, içsel bir gerginlik ve zaman içinde bunalım oluşur.

Biz doğal olarak burnumuzdan nefes alırız. Ancak sinüzit, burun içinde et büyümesi, deviasyon yani burun kemiklerini daraltacak şekilde kemik eğrilmesi gibi rahatsızlıklar burun deliklerini daraltmakta ve nefes alıp vermemiz güçleşmektedir. Bu tür rahatsızlıkları olanlar uzun vadede kapasitelerini tükettiklerini, hatta neredeyse bunadıklarını bile düşünebilirler. Araştırmalar burun tıkanıklığı olan kişilerin kalp krizi riskinin oldukça yüksek olduğunu göstermiştir. Zira böyle bir durumda kan yeterli oksijenle beslenememekte, hatta özellikle uykuda bazen nefes kısa süreli durmaktadır. Kişi sağlıksız şekilde ağzıyla solumak zorunda kalmakta, bunun yansıması horlama olarak kendini göstermektedir. Bütün bu süreçlerin her biri kalp için ciddi birer yorucu basınç oluştururlar.

Dolu dolu nefes almak oksijenle ilişki boyutunun ötesinde lenf sisteminin aktivite olmasında da çok önemlidir. Lenf uzmanı Dr. Jack Shields’in yaptığı araştırmalarda, diyaframdan alınan derin nefesin lenf sisteminin toksinleri yok etme sürecini yani vücuttaki çöpleri temizleme sürecini en az on kat arttırdığı tespit edilmiştir. Çünkü lenf sistemi negatif basınçla pasif taşınmaktadır. Bu sistem akciğerin ve diyaframın basıncıyla hızlanmaktadır. Dr. Harry Golblatt ve Dr. Otto Warburg’un araştırmaları da oksijensiz kalan hücrelerin habisleştiğini veya kanserleşmeye dönüştüğünü net olarak gözlenebilmesini sağlamıştır.

Akciğerimizi göğsün üst kısmından doldurduğumuzda sadece sınırlı olan üst lobları kulanmış oluruz ve yeterli miktarda kan yeterince temizlenememiş olur. Bu sorunun çözümlenmesi diyafram solunumu yaparak tam kapasite ile nefes alabilmemizin sağlanabilmesi ile mümkün olabilmektedir.

mustafa kartal
 
Ynt: Toksitlerin atılmasında diyafram solunumunun önemi

merhaba nefes teknikleriyle ilgili yazılarınızı hepsini merakla okuyorum.bu konuda size bir sorum olacaktı diyaframdan nefes almaktan bahsetmissiniz ben diyaframdan nefes almanın ve normal nefes almanın farkını bilmiyorum ,bu nednele yazınızı okuduktan sonra inetnette bazı sayfalara göz attım.yazılan şey : çiçek kokluyormusuz gibi burnumuzdan nefesi içimize çekerken omuzlarımızın yukarı hareket ettirmeyerek aldığımız nefes deniliyor.ayrıca karnımızı çekebilceğimiz kadar içimize çekmeliymişiz.benim merak ettiğim burundan alınan her nefes diyafram nefesimi?benım benim burumda ufakta olsa sorunum var (bunuda yine sizin nefes tekniklerinizi uygularken fark ettim ).eğer ağızdan nefes alarak da diyafram nefesi alabiliyorsak sanırım onu uygulamaya çalışacağım..şimdiden tesekkurler
 
Ynt: Toksitlerin atılmasında diyafram solunumunun önemi

:) hakkınız helal edin ...yine zahmet verdim size ,teşekürler ilgilendiğiniz ve bilginizi bizle payşaltığınız için..
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst