- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
* taşımak
i. bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek:
"hastayı ekseriya yakın kasabaya kadar sırtta taşırlardı."- s. f. abasıyanık.
ii. üstünde bulundurmak:
"boynunda asılmış gümüş bir köstek taşırdı."- y. k. beyatlı.
iii.
* -i durum ekiyle kullanılan fiil))
* ağırlığını yüklenmek:
"değirmenin üstünde ise değirmen koluyla birleşen çarkı taşıyan bir çanak bulunur."- s. birsel.
iiii.
* sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere aktarmak.
v. giymek:
"devlet üniforması taşıyordu."- h. taner.
vi. sahip olmak, özellik olarak bulundurmak:
"bir insanın çift uyruk taşımasını aklım almıyor benim."- n. cumalı.
vii.
* katlanmak, üstlenmek, yüklenmek, çekmek.
viii.
* duymak, hissetmek:
"hepsi yüreklerinde ana, baba, kardeş, yurt saygısı taşıyan kimseler oldular."- m. ş. esendal.
"içlerinde her şeye karşılık bir suçluluk duygusu taşırlar."- t. dursun k..
* tdk)
Kaynak: EkşiSozluk
i. bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek:
"hastayı ekseriya yakın kasabaya kadar sırtta taşırlardı."- s. f. abasıyanık.
ii. üstünde bulundurmak:
"boynunda asılmış gümüş bir köstek taşırdı."- y. k. beyatlı.
iii.
* -i durum ekiyle kullanılan fiil))
* ağırlığını yüklenmek:
"değirmenin üstünde ise değirmen koluyla birleşen çarkı taşıyan bir çanak bulunur."- s. birsel.
iiii.
* sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere aktarmak.
v. giymek:
"devlet üniforması taşıyordu."- h. taner.
vi. sahip olmak, özellik olarak bulundurmak:
"bir insanın çift uyruk taşımasını aklım almıyor benim."- n. cumalı.
vii.
* katlanmak, üstlenmek, yüklenmek, çekmek.
viii.
* duymak, hissetmek:
"hepsi yüreklerinde ana, baba, kardeş, yurt saygısı taşıyan kimseler oldular."- m. ş. esendal.
"içlerinde her şeye karşılık bir suçluluk duygusu taşırlar."- t. dursun k..
* tdk)
Kaynak: EkşiSozluk
