Sülfürik Asit

bluemoon24

New member
20
HD RANK
Katılım
27 Aralık 2008
Mesajlar
432,578
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Sözgelişi

Fransızca'daki Salaire, İngilizce'deki Salary kelimesini bir göz önüne alalım:

Bu kelime Roma lejyonerlerinin ücretlerinin bir kısmını tuz (sel) olarak

almalarından gelmektedir. Bu madde gerçekten birçok ülkede para yerine geçiyordu

ve en uzak çağlardan beri devletin tekelinde olup birçok yerlerde 'tuz

vergileri' konmuştu. Tuz, bazen buharlaştırma yoluyla deniz suyundan bazen tuz

kayalarından çıkartılır. XIX. yüzyıla kadar tuz, mutfaklarda ya da et ve

balık tuzlama işinde kullanılırdı. Ama Leblanc'ın sodyum karbonatı hammadde

olarak kullanmaya başlaması üzerine, yeni doğmakta olan kimya sanayinin temel

maddesi haline geldi. Kimya sanayii böylece Leblanc yönteminin

gerektirdiği ikinci elemanı, yani sülfürik asidi de imal etmeye koyuldu. Bu

madde Arap simyacıları tarafından bulunmuştu ve Fransa'da Devrim sırasında

biliniyordu. Ancak kullanıldığı yerler sınırlıydı. Kemirici bir madde

olduğundan, yalnız boyacılıkta yararlanılan bazı maddelerin hazırlanmasında,

altın ve gümüşü arıtmada, bazen de organik kalıntıları yok etmekte

kullanılmaktaydı. Belli sanayi dallarında kullanılan sülfürik asit içi kurşunla

kaplanmış odalarda imal edilirdi. Bu odalarda kükürdü yakarlar ve elde edilen

kükürtlü anidriti sudan geçirerek sülfürik asit elde ederlerdi. Bu imal

şekli uzun süre İngilizlerin sırrı olarak kaldı. Ama şiddetle ihtiyaç duyulan bu

madde elbetteki günün birinde öteki ülkelere de sızacaktı. Halk dilinde zaçyağı

diye bilinen bu maddeyi imal eden ilk fabrika 1766'da Rouen'de kuruldu. Kullanma

yerleri gittikçe artıyordu. Demire dökerek balonlar için gereken hidrojeni elde

ediyorlar ve kibrit imalinde kullanıyorlardı. Derken imparatorluk döneminin

ablukası gelip çatınca, Sicilya'dan gelen bir ithal malı olması nedeniyle

görülmemiş bir fiyat yükselişi oldu. Bunun üzerine, kükürdün yerini tutabilecek

başka bir madde bulma zorunluluğu başgösterdi.1810'da Peregrine Phillips

adlı bir İngiliz, kükürtlü anidriti, İspanya'dan getirilen ve tabii demir

sülfüründen başka bir şey olmayan piriti platinde ısıtmak yoluyla elde etti.

Pirit bol bir hammaddeydi; kurşun odalar da artık yeterince geliştirilmiş

olduğundan, 1838'den başlayarak bütün sodyum karbonat ve süper fosfotlar

talepleri karşılayacak miktarda sülfürik asit imal edilmeye

başlandı.Kaldı ki, bu maddeyi arayanlar yalnız Leblanc yöntemiyle sodyum

karbonat ve suni gübre imalcileri ya da boyacılar ve değerli madenleri

işleyenler değillerdi. Güçlü ve ucuz bir kimyasal etken olduğundan sayısı

gittikçe artan alanlarda bir reaksiyon etkeni olarak da aranmaktaydı. Henüz

emekleme döneminde bulunan organik kimyada bile belli başlı rol oynamaya

başlamıştı. Şeker, eritilmiş domuz yağı, alkol, üre gibi organik

maddelerin esrarlı bir hayat gücüne sahip oklukları sanıldığından bunlar

organik olmayan maddelerden ayrı tutulmaktaydılar. Bununla birlikte, kimyacılar

bu maddeleri de her türlü analize tabi tutmaktan geri kalmadılar. Genç bir

Fransız kimyacısı Recherches chimiques sur leş corps gras Yağlı Maddeler

Üzerinde Araştırmalar adlı eserinde (1823) hayvansal ve bitkisel yağların,

yağlı asitlerle gliserin bileşiminden meydana gelen kimyasal maddeler

olduklarını kanıtladı. Eugene Chevreuil (1786-1889) adlı bu genç kimyacı

Charlemagne Lisesinde kimya öğretmeniydi ve Vauquelin'in yönetimindeki kimyasal

maddeler fabrikasında çalışmaktaydı. 1823'te eserinin yayınlanması üzerine

profesör olarak Gobelins Fabrikasına atandı ve orada yeteneklerinin ürünlerini

verme imkânlarını buldu. Yağlı asiti bir bazın üzerine uygulayarak sabun

elde ediliyordu. Böylece bilimsel bir temel kazanan sabun sanayii, randımanını

olduğu kadar ürünlerinin niteliğini ve çeşitlerini de artırdı. Baz olarak potası

alındığında yumuşak, sodyumu alındığında sert sabun elde ediliyordu. İşte bundan

sonradır ki, tuvalet sabunları ev ya da sanayi sabunları gibi özel kullanışlı

sabunlar imal edilmeye başlandı. Bu çalışmaların ikinci önemli sonucu

mumların kalıplanmasında asitstearikin kullanılabilmesi oldu. Bu işi

gerçekleştirme hevesine kapılan bilgin Paris'te bir fabrika açtı. Herkes, beyaz

ve saydam bir ışık veren o hem süslü, hem ucuz mumlan kapışmaya başladı.

Gariptir; tatsız bir konu olarak kabul edilen kimya bilimi insanları doyurma

işinden sonra öteki alanlara da elini uzatacak kadar yararlı bir bilim dalı

haline gelmeye başlamıştı. Ya fotoğrafı? Onu insanlara armağan eden de

kimya bilimi olmadı mı? Bu teknik objektifine kadar her şeyini kimya bilimine

borçludur. Önce her işe elverişli adi camı gerçekleştirmiş, bundan sonra

kullandığı maddelerin bileşimlerini ve oranlarını değiştirmek yoluyla çeşitli

niteliklerde camlar meydana getirmiştir. Fotoğraf objektifleri, astronomik

dürbünler, gözlükler, mikroskoplar, spektroskoplar, jeodezik ve topografik

camlar gibi cam ve şişeden çok farklı niteliklerde ve kullanışta gereçler

yaratmıştı. Bunların yaratıcıları modern optik camların bulucusu

İsviçreli Pierre-Louis Guinand (1748-1824), Alman Cari Zeiss (1816-1888) ve

Ernest Abbe (1846-1907) oldular. Bunlardan birincisinin torunları Paris'te optik

araçlar fabrikası kurdu, ikincisi de bilimsel kaliteyi ve üretimi geliştirdi.



Siyaset, Bilim Ve Tarih Bilinci (Doğan Özlem )The Benefits Of TreesEnerji TasarrufuAlternatif Ucuz Enerji KaynaklarıErozyonun Tanımı Ve ÇeşitleriDünyamızın HareketleriDoğalgazDeve KuşlarıTeknolojik CellatlarımızKüresel IsınmaÇimento İşkolu Ve SorunlarıAtmosferin Başlıca Gaz KirleticileriNükleer EnerjiYapay KristallerHyrogen Fuel  The Fuel Of FutureKentiçi Ulaşımı Ve Çevre SorunlarıPrcı HakkındaÇevre Kirliliği Ve SonuçlarıSivil SavunmaUluslararası Hukuk Ve Çevre
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst