'SÖZ' den...'ÖZ'e...

ismira

New member
5
HD RANK
Katılım
20 Ocak 2009
Mesajlar
533
Reaksiyon puanı
8
Puanları
0
Konum
İzmir
"Bugün dua ettiiim hepimiz içiiiin,
Yüce Tanrı kullarını affeetsiiinn..."

Kulaklarımda Sezen Aksu'nun nağmeleri tekrarlanıp durmakta...


duam;
Allahım beni dengeden yoksun bırakma...canımı al, aklımı alma! dünden beri ilaca ara verdim, korkuyorum, sen beni benden daha iyi bilensin...daha önceki ilaç bırakma denemelerimi gördün, lütfen bu sefer güç ver! şu lanet ilacı ne zaman bırakmaya çalışsam, senin cehennemin kıyısından dönüyorum biliyorsun! ...


Dün akşam okudum bu satırları ve okuduğum anda çığlığı içimde hissettim...

Ve duam:

Allah'ım seni seviyorum, içimdeki siyahça ve diğer depresyon mağdurlarını da... Ben, depresyona yol açan çekirdek inancımı bulduğumu, bu inancımı ve de yeniden depresyona girme korkumu dönüştürdüğüme inanıyorum… İnanıyordum...Ama siyahça'nın korkuları, içimde bilemediğim bir şeylerin halen varlığını koruduğunu düşündürüyor. İçimde bu korkulara yol açan, bildiğim ve bilmediğim her ne varsa özür dilerim. Ve her şeyin üstünde güce sahip olana, sana teslim ediyorum, olan bitenlerin hepsini. Şimdi beni ve benimle bağlantılı olan herkesi ve her şeyi lütfen affet...Ve bizi sınırlayıcı tüm enerjetik bağlardan özgürleştir. Sevgili Allah'ım, biliyorum ki dileğim, dileğindir. SENİN İRADEN OLSUN. Teşekkür ederim.
Seni seviyorum... Özür dilerim...Lütfen beni affet...Teşekkür ederim...
Seni seviyorum...Özür dilerim... Lütfen beni affet... Teşekkür ederim...
...
...
Günün koşuşturmacası içinde unutmuşum. Akşam üstü, sayfa karşımda...

Seni seviyorum... Özür dilerim...Lütfen beni affet...Teşekkür ederim...
Seni seviyorum...Özür dilerim... Lütfen beni affet... Teşekkür ederim...
...
...

bir ara, başka satırlar gözüme ilişiyor:


şimdi eşim de kendi kendimi iyileştirebileceğime inanıyor...
...
evet, neden zavallı organceğizlerime bir sürü yan etkisi olan ilacı yükleyeyim değil mi?



sevincliAllah'ım sen büyüksün!..sevincli

Seni seviyorum... Özür dilerim...Lütfen beni affet...Teşekkür ederim...
Seni seviyorum...Özür dilerim... Lütfen beni affet... Teşekkür ederim...
...
...

Ve tekrar... tekrar... tekrar...

Seni seviyorum...Özür dilerim... Lütfen beni affet... Teşekkür ederim...



 
ismira kardeş, günlüğün hayırlı olsun demeye gelmiştim ama, baktım bu kalbin kadar temiz sayfanın en başına beni de yazı yazıvemişsin! hem şaşırdım, hem ilk bakışta anlamadım! (yok aptal değilim, valla ağla2)

ben şimdi bunu birkaç kez daha dönüp dolaşıp okursam kesin anlarım.. yani şöyle, o kitapların teoride ne anlattığını tabi anlıyorum herkes kadar ama, o öyle kitap sayfasında kalan birşey oluyor sadece...yani, benim depresyona girme korkumun o kitaba göre aslında senin içinde olan birşeylere işaret ediyor olduğunu hemen hemen anladım, ama nasıl oluyor da oluyor onu anlamadım!

hüff tamam sustum...ben biraz uzaktan bakayım en iyisi...seni seviyorum güzel insan...tekrar hayırlı olsun, hep mutluluklar yazasın inşallah..
 
Nasıl anlatsam?..

Nerden başlasam?..

.
.
.

Kaç kişiydik o zaman, bak... Kaç kişi OLDUK şimdi?...y789


 
Canım Siyahça,

Hani geçen gün benim için bir dilek dilemiştin ya... altına dönüşen koltuk hani?..

Ben onu salonumdan aldım yüreğime koydum, yüreğimin tahtına da seni...

Ol sebepledir ki, seninle açtık yüreğimin kapısını diyelim...(Peh! peh!breh!..) y789
 
Ve sevgili Redflowers... Cennetin Kızı...


"Ben; bu bedenimle, bu dünyada, mutlulukla, sağlıkla, zenginlik, bolluk ve neşe ile cenneti yaşarım. Ve Evren bunun böyle olması için gereken her şeyi yapar."

Diye girmiş cennet yoluna... Bu yüzden 'Cennetin Kızı' dedim ona.

Gerçekten bu dünyada cenneti yaşayabilmek... Benim de en derin özlemimdir bu. Belki de hepimizin özlemidir, bilerek ya da bilmeyerek... Ben de bu güzel olumlamayı aldım ondan sevgiyle ve teşekkürle.

Dilerim 'Cennetin Çocukları' çoğalır dünyada.

Aa, başlık olarak bunu düşünmedim değil...

Ama sonra, buluşmalarla 'SÖZ' den 'ÖZ'e gidelim istedim. Ne de olsa ÖZ'e yolculukta sözlerin yeri yadsınamaz. Sözün gücünü subliminal kayıtlar vasıtasıyla kullanan site kurucu ve yöneticilerine de bir selam olsun aynı zamanda...







 
Dün arkadaşımla sohbet ederken en sevdiğim yerde gözünden bir damla yaş süzüldü, şaşırdım.

Neden ağlıyorsun dedim; ağlamıyorum rüzgardan herhalde dedi.
Hem insan mutluluktan ağlar mı ki dedi, o kadar mutluyum ki şu an diye ekledi.

Keşke şu an da yanımda olsaydı, gerçekten mutluluktan da bir insanın ağlayabileceğinin en güzel kanıtı olurdum ona.

Teşekkür ederim İsmira, çok değerlisin inan.
 
Bu an için şükürler olsun. Ortak noktalarda buluşup, birbiri yüreğinin sesini duyabildiğimiz ve birbirimize duyurabildiğimiz için şükürler olsun...

Ben çok teşekkür ederim, verdiğin değer için redflowers'cığım.

 
Değer denilince, aklıma geldi:

Geçenlerde bir arkadaşım, “kendini çok kötü, değersiz hissettiğinde ne yaparsın?” diye sordu.

Düşündüm…

Bu soruyu başkasına soruyorsam, çözümü seçiyorum; yeniden iyi ruh halinde olmayı, değerli olduğumu hissetmeyi istiyorum, demektir...

Peki, bunu nasıl yaparım?...

Düşünüyorum…

Gerçekten, kendinin değerli olduğunu, Allah'ın “yeryüzünde halifem olarak yarattım” dediği, ruhundan üfleyerek dünyaya gönderdiği o eşsiz ve çok özel varlık olduğunu hissetmek... Nasıl bir şey olurdu?..

Bu muazzam evrenin olmazsa olmaz bir parçası olduğunu… O'nunla bir ve bütün olduğunu… ama aynı zamanda tek ve özel bir varlık olduğunu bilmek... Nasıl bir şey olurdu?..

Dünyada bir tek eşin olmayacak şekilde mükemmel bir kombinasyonla var olduğunu bilmek...bunu tüm hücrelerinde hissetmek... Nasıl bir şey olurdu?..

Sevgide ayrılığın olmadığını bilerek… evrenin sonsuz sevgisinin daima seninle olduğunu… hissetmek… Nasıl bir şey… olurdu?

Olumsuz deneyimlerinin sadece ve sadece öğrenme sürecinin bir parçası olduğunu... bu süreçte hissettiğin olumsuz duyguların, seni bir üst basamağa taşıyan kaldıraçlar olduğunu idrak etmenin… huzurunu… hissetmek... nasıl... bir şey...olurdu?

Bir teki bile Hiroşima'yı, Nagazaki'yi tahrip edecek güce sahip olan ve tersine o oranda yaratıcı gücü olan atomların trilyonlarcasını bedeninde taşıyan biri olmaktan dolayı ne kadar güçlü... ne kadar... özel bir varlık… olduğunu... hissetmek... nasıl bir şey olurdu?...

Ve... kendini değersiz, güvensiz, sevgisiz, yalnız ya da benzeri olumsuz ruh halinde hissettiğin her seferinde... ister yavaş, ister hızlı...kendi hızında...hızla… tüm bu özelliklerini hatırlamak… ve… aldığın her nefesle birlikte... en mükemmel ruh halini… huzuru… hissetmek...nasıl bir şey olurdu?..

 
Ben; bu bedenimle, bu dünyada, sağlıkla, huzurla, neşeyle, zenginlik ve refahla cenneti yaşarım. Ve Evren, bunun böyle olması için, her ne gerekiyorsa yapar.




Günaydın 'ÖZ' üm, günaydın iki gözüm...smiliyface

Gören gözüm, işiten kulağım, tutan elim için şükürler olsun. Şükürler olsun beni taşıyan bedenim ve nefesim için. Çocuklarım, eşim, ailem ve hepimizin sağlığı için şükürler olsun...
.
.
.

 
Ho'oponopono eşliğinde reiki terapimle, bedenimden hücreme, hücremden evrene, evrenden tekrar bedenime döngüsel geçişlerle, harikulade şeyler hissettim. Söze dökmek zor...Son aşamada, 'varlığın ihtiyaçtan ari' olmasının nasıl bir şey olduğunu hissettim. Şükürler olsun Allah'ım. Huzur benimle...
 
Çok teşekkür ederim sevgili arkadaşım...Sevgide ayrılık yok, biz terketsek bile "O" her zaman bizimle. Değil mi canım? s456
 
Gerginim... keyifsizim...uyumak istiyorum...

Oysa ne güzel bir başlangıç yapmıştım güne...

Med cezir manzaraları...88a

Böyle zamanlarda umutsuzluğa kapılasım geliyor... Ama olmaz. Artık olmaz... Bu kez olmaz!...

"İstesek cenneti kurtarabiliriz"...

Cennetimi istiyorum. Hem de bu dünyada... Geçmişin tüm yüklerinden, korkularından, suçluluk duygularından arınmak... Herkesle, her şeyle helalleşmek...

Bana verilen bu bedenle, bu yaşamın hakkını vermek...İnsan olarak halifeliğin gereklerini yerine getirebildim, bu hayatı layıkıyla yaşadım, diyebilmek... O kadar muazzam bir donanımla yaratılmışken...
 
Geçen yıl bu zamanlar, yalvarıyordum yine bir şairin dizeleriyle;

EY SEVGİLİ

Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği
Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Uzatma dünya sürgünümü benim

Aşkın bu en onulmazından koparıp
Bir toz bulutu gibi
Savuran yüreğime
Ah uzatma dünya sürgünümü benim
Nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil
Ayaklarımdan belli

Lambalar eğri
Aynalar akrep meleği
Zaman çarpılmış atın son hayali
Ev miras değil mirasın hayaleti
Ey gönlümün doğurduğu
Büyüttüğü emzirdiği
Kuş tüyünden
Ve kuş sütünden
Geceler ve gündüzlerde
İnsanlığa anıt gibi yükselttiği
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim...
...


Yaşım 41 olmuştu ve son bir yılda, " yavaş yavaş ısıtılan suda, farkında olmadan haşlanan kurbağa" misali depresyon girdabına düşmüştüm. Ve yalvarıyordum işte: "Sevgili, En Sevgili, Ey Sevgili, Uzatma dünya sürgünümü benim"...

İlk değildi bu...On yıl gerilerde kalmış iki depresyon öyküm daha olmuştu. Bu kez üçüncüsüydü ve ben en keskin virajındaydım hayatımın...

En keskin virajdı. Çünkü...

 
Bir sen eksiktin sarıyıldız hosgeldin
Geç bakalım karşıma benimle içer misin
Ağlar mısın içince burnuna ceker misin
Gözyaşların yakabilir mi dudaklarımı
Ama neden titriyorsun öyle sarıyıldız

Bak ben su taşıyorum ince elekle
İğne deliğinden dünyayı geçiriyorum
Bak ben aklıma uyup sarıyıldız
Durmadan aklımı saşırıyorum
Sen beni kaçıncı binden tanıyorsun ki

Hadi bana çelik mavisi bir gece getir
Hadi dostlukları tek tek koparıp getir
Alnımdan öp beni e mi, yitik sıcaklığımı getir
Gençliğimi çılgınlığımı deli günlerimi getir
Ne o sarıyıldız sen de mi ağlıyorsun
(H.Hüseyin Korkmazgil)
 
Arkadaşlar çağırdı, çocukları da alıp sahile çıkalım biraz diye.

Ohh.. Ne güzeldir İzmir akşamında dostlarla sahilde...
Seni seviyorum İsmira...smiliyface
 
Dün akşam iyi oldu hepimiz için. Çocuklar oynadılar doyasıya.

Akşam serinliğinde açık havada olmak güzeldi. Oldum olası akşamları severim.

Kızımın okulu tatile giriyor. Öğretmenine hediye götürmek istiyordu kaç gündür, özel bir şey olmasını istiyordu. Karadeniz belgeselinin cd sinde karar kıldık. 1926 yılında, Atatürk'ün direktifiyle ilk gemi fuarı yapılmış. Karadeniz gemisiyle yapılan bu fuarda 3 ay boyunca Avrupa'nın değişik ülkelerinde 16 limana uğranılmış, Türk lokumundan ayakkabı ve tarım ürünlerine geniş bir yelpazede ürünle Yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin tanıtımı yapılmış. Tabii ki ticarete çok önemli katkı sağlanmış. İşte belgeselde bununla ilgili görüntüler var. Ne muhteşem bir fikir ve organizasyon! Hayran olmamak elde değil. Bizim gibi, Atatürk hayranı olan öğretmenimizin de çok hoşuna gideceğini umuyoruz.
 
Şimdi, bulunduğumuz noktaya bir bakalım:

Yaş----------- 42,
Kilo------------70 (İdeal kilo 61)
İş------ -------İşyeri resmen faal; fiilen meslekten uzaklaşıldı.
Para-----------Mevcutlar tükenme aşamasında
Sağlık----------Sosyal fobi ve depresyon yarası iyileşme yolunda
Aile------------İki çocuk, eş ve geniş akrabalar olumlu
Hobi/Aktivite---Takı, ahşap boyama, goblen ve kitaplarla kendi dünyamda
Sosyal çevre---Dar alanda kısa paslaşmalara indirgendi
Kişisel gelişim---Eğitim ve donanım iyi, uygulamada blokaj
Ruhsal gelişim---Leyladan geçme faslındayım, mevlayı bulma yollarında...


Telkin mp3-----Günde ortalama 12 saat ego+suçluluk+kendine güven +erteleme 3,5 ay aralıksız dinlemeden sonra 1 aydır bırakıldı.
Kilo verme güven eklendiğinde 2 kilo alınınca bırakıldı, 2 kilo geri verildi.
 
Pekala, şimdi de neler yapabileceğimize bir bakalım;

(Bu sabah itibarıyla telkinlere başladım yeniden bu arada wink77)

Evet, hedefleri belirleyelim...

Yaş----------- Her yaşta gençlik
Kilo------------İdeal kilo 61
İş------ -------Her açıdan kendimle uyumlu ve doyumlu yeni bir iş yapmak
Para/Varlık-----Ailem ve kendim için refah ve zenginlik(Detaylar belli)
Sağlık----------Her açıdan sağlıklı, zinde, ince ve düzgün bir fizik
Aile------------İki çocuk, eş ve akrabalarla karşılıklı uyum ve doyumla sürekli gelişen ilişkiler
Hobi/Aktivite---Bir sergi açmak, bir kitap yazmak, tiyatro topluluğuna katılmak(?)
Sosyal çevre---Karşılıklı destekleyen, uyumlu ilişkilerle geniş sosyal çevre
Kişisel gelişim---Bu alandaki bilgi birikimi ve donanımını en mükemmel şekilde hayatına geçirmek ve ideal versiyonu oluşturma, başkalarına da yararlı olmak
Ruhsal gelişim---Leyladan geçip mevlayı bulmak
 
Bak şimdi!.. Daha önceden başlasaydın ya bu günlüğe...

Neyse zararın neresinden dönülse kardır.

İyi gidiyoruz şimdi. Daha derli toplu ve daha net...

Sonraki fasıl, nasıl yapacağımız...
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst