Her şey küçükken başlar. İnsanlar size iltifat eder sürekli çocukken (ay ne şekersin ne yakışıklısin vs.) . Bunlarla birlikte aileniz yaptığınız işleri beğenmez. Sürekli nasıl yapmanız gerektiğini söylerler. Böylece mükemmeliyetçilik ortaya çıkar. Bir iş yaparken sürekli kasılırsınız. İnsanlar sizin karizmatik olduğunuzu düşünür. Sınıfın en zekisi sizsinizdir. Ancak hocalar bunu sadece sınav sonuçlarından anlayabilirler. Çünkü derslerde sorulara hiç parmak kaldirmazsiniz. Kendinizi normal zannedersiniz. Ama içten içe de farklı(üstün) olduğunuzu düşünürsünüz. Ancak büyüdükçe işler değişir. Yakinlarınızla karşılaşıp selam vermeden geçip gittiğiniz oldu mu? çocukken beraber oynadığınız arkadaşınızla(karşı cinsten akraba) büyüyünce hiç konuşamadığınız oldu mu? Birisi size selam verince kısık sesle cevap verdiğiniz için karşılık vermiyorsunuz sanılıp yabani damgası yediniz mi? Bu aşamada hayatınızın normal gitmediğini fark etmişsinizdir. Aileniz sizi psikiyatriste götürmeyi teklif eder. Kabullenemezsiniz hasta olduğunuzu. İnternette profil resminize kendinizi bile koyamazsınız. Ama o kadar illet bir hastalıktır ki kendiyle yaşamaya ikna eder insanı. Internette çok takıldığınız için bu hastalığı(sosyal fobi) bir şekilde fark edersiniz. Okudukça aynen sizi anlattığını görürsünüz. İnternette yorum yazacakken bile insanlar beni umursamaz diye düşünüp vazgeçersiniz. Tedavi edilebildigini öğrenirsiniz. Psikatriste gidersiniz. Sizi uyutan ilaçlar kullanirsiniz. Bu ilaçlar fiziksel belirtilerinizi önlese de sizi mutlu yapsa da bir yere ilerleyemezsiniz. Sorun daha derindedir. Aylar geçer ilaçları bırakırsınız. Ama siz aynı sizsinizdir. Bundan sonra işler daha kötü olur. Mükemmeliyetçilik duygusunun yanına aşağılık kompleksi eklenir. Bu ikili hayatınızı mahveder. Odanıza kapanırsınız. Tüm bunlara rağmen sınavda iyi bir yer kazanırsınız. Güzel bir şehir, güzel bir üniversite, yeni bir hayat... Okulun ilk günleri sizin için her zaman kabus gibidir. İlk gün konuştuğunuz adamdan ikinci gün bakışlarınızı kaçırırsanız orda da imajınız zedelenir. O yüzden mümkün olduğunca az konuşursunuz. Eski arkadaşlarınızla takılırsınız. Arada 1 2 yeni arkadaş da düşük ihtimalle edinebilirsiniz. Bunların hiç biri karşı cinsten değildir tabi ki de. Allah'a yalvarırsınız beni bu illetten kurtar diye günlerce. Sonunda bu siteyi keşfedersiniz. Yorumlara bakarsınız herkes memnundur. Ben de bir deneyeyim dersiniz. Zaten sürekli müzik dinleyen birisinizdir. İlk günden değişimi hissedersiniz. 3 gün dinleyince bu sefer oluyor dersiniz. Plasebo değildir bu. Bundan kesinlikle eminsinizdir. Sonra o yıllardır adam gibi konuşmadığınız akrabanızla sohbet edersiniz. Kendinize inanamazsınız. Sesiniz titrememiştir. Ortamdan kaçıp gitmemişsinizdir. Sonra rahatsız olduğunuz durumları diğer insanlara söylediğinizi fark edersiniz. Annenizin bile gözünün içine bakamazken nasıl bu kadar değiştiginize şaşırırsınız. Bunlar sadece 4 günde olmuştur. Ettiğiniz duaları hatirlarsiniz. Şükredersiniz Allah'a. Ağlamaklı olursunuz. Sizi önemseyen Bir'i vardır.
Geçmişte bıraktığınız imajı düzeltmek zaman alacaktır. Bunun farkındasınızdır. Ancak şimdiki zamanı rahatça yaşayabildiğiniz sürece bunun çok önemi yoktur. Değişimi çevreniz fark eder. Siz de fark edersiniz. İnsanların bakışlarında kötü niyet olduğunu düşünmezsiniz artık. Sonra içinizi dökmek istersiniz. Bu siteye girip yazacağınız en uzun yazıyı yazarsınız.
Çocuklarımıza iyi bakalım. Onların bu hale düşmesine izin vermeyelim. İnsanların bunları yaşamaması için elimden geleni yapacağım. Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim. Bu arada henüz 19 yaşındayım. Hayatımın yeni başladığını hissediyorum.Keşke bu siteyi daha önce keşfetseydim. Hepinizden Allah razi olsun.
- Bazı insanların sırf normal olabilmek için olağanüstü enerji sarf ettiklerini kimse bilmez. Albert Camus
Geçmişte bıraktığınız imajı düzeltmek zaman alacaktır. Bunun farkındasınızdır. Ancak şimdiki zamanı rahatça yaşayabildiğiniz sürece bunun çok önemi yoktur. Değişimi çevreniz fark eder. Siz de fark edersiniz. İnsanların bakışlarında kötü niyet olduğunu düşünmezsiniz artık. Sonra içinizi dökmek istersiniz. Bu siteye girip yazacağınız en uzun yazıyı yazarsınız.
Çocuklarımıza iyi bakalım. Onların bu hale düşmesine izin vermeyelim. İnsanların bunları yaşamaması için elimden geleni yapacağım. Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim. Bu arada henüz 19 yaşındayım. Hayatımın yeni başladığını hissediyorum.Keşke bu siteyi daha önce keşfetseydim. Hepinizden Allah razi olsun.
- Bazı insanların sırf normal olabilmek için olağanüstü enerji sarf ettiklerini kimse bilmez. Albert Camus
