- Katılım
- 7 Haziran 2008
- Mesajlar
- 19
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Yaş
- 2025
Saatler 00:48 i gösterirken, işte başlıyorum günlüğümü tutmaya.
Benim hayatım ilkokul 3.sınıfın sonunda değişti. Ailem taşınmaya karar verdiğinde. O yaz taşındık ve ben kuzenimin gittiği okula kaydımı aldırmak için ısrar ettim ve 4. sınıf başlarken o yrni okulumdaydım. İşte burası benim hayatımın kırılma noktası. Öğretmenim yaşıyorsa kulakları çınlasın, ondan ayrılmakla büyük hata etmişim bunu yıllar sonra anladım. Yeni okulumdaki öğretmenim de çok iyi bir insandı fakat bana lazım olan kişi değildi ve ilk okulumdaki disiplin ve okuma hırsı yerini daha rahat bir öğrenci olmaya daha çok öylesine okula gidip gelmeye ve sonrası da beraberinde diğer yanlış kararlara doğru yol almaya bırakmıştı.
Neyse ben buna inandım, böyle inandım. Ama aslında sadece hayatımda yanlış kararlar verebilmem için işlerimi kolaylaştırmıştı. Asla bütünüyle herşeyin sebebi olamazdı.
Sonra yine devlet okulu ortaokul (ozaman ortaokul vardı) başladı, oradan aklımda kalan en önemli deneyimlerden biri, o okulda bir sınıf vardı bu sınıfta _bir çok yerde vardır ya hani_ zengin halkın çocukları öğretmen çocukları hatırı sayılır insanların çocukları vs. vardı, bir nevi burjuva sınıfı yani. Ve benim o sınıfta yerim yoktu, çünkü her nekadar kimseye muhtaç olmayan bir ailede büyümüş olsam da, ben bir zengin hatrı sayılırın kızı değildim. Belki herkeste olmaz ama bende oldu, sosyal fobik oluşumun ana nedeni buydu. Ayrıcalıklar dünyasıyla tanışmıştım işte daha çocukluktan tam çıkamadan hemde, bir de üzerine ergenlik gelince çekingen biri oldum çıktım.
Daha sonra lise, yine yanlış bir seçim daha. Ve liseyi bitirişim ve okuduğum bu lisenin meslek lisesi oluşu üniversite hayallerimi suya düşürdü.
Neyse 2 senelik bir üniversite hayatım oldu, orada biraz açılmıştım, sosyal açıdan yani. Fakat bu hiç yeterli olmadı. Yine sosyal bir korkaktım. Yıllar geçti bu 2 seneyi açıköğretimden 4 e tamamladım. İşletme fakültesi mezunu olmuştum, olmuştum olmasına da ben bunu ne okumak istedim ne de bununla ilgili bir meslekte çalışmak istiyordum. Üstüne üstlük hem sosyal fobik hem durmadan hayallerini erteleyen, sözler verip tutmayan, sürekli kendi kendisiyle kavga hayalperest birine dönüşmüştüm. Bu durum öyle canımı sıkıyordu ki.
Tabi bu arada üniversitede okurken bir de ne olsun aşık oldum 2 sene sonra evlendik. Başta herşey çok güzeldi fakat benim bu negatif yönlerim aşkın dayanılmaz hafifliği azalmaya başladıkça kendilerini su yüzüne çıkarmaya başladı. Bu da evliliğimin gidişatını kötü etkilemeye başladı. Bu arada hamile kaldım. Sanki hamileyken hayatımda olan bütün olumsuzlukları kusmaya başladım herşeye tabi bundan en fazla eşim zarar gördü, çok stresli bir hamileliğim oldu, eşimi canından bezdirdim diyebilirim. Neyse dünya tatlısı yavrumuz dünyaya geldi bende bu sefer hamilelik sonrası depresyonu başladı( depresyon fırsatı buldummu hiç kaçırmam) Uykusuz dönemler eşimle iyice uzaklaştık çatışmaya başladık filan derken eşim artık boşanmak istediğini söyledi sonunda. Tabi bu başka bir depresyon fırsatı
Ben tam yine değresyona girecekken, mahkeme günü filan alındı celp geldivs.derken, bir farkına vardım ki yuvam avuçlarımın arasından kayıp gidiyor. Tabiki sorunların başlıca sebebi ben değildim fakat benim yaptıklarım büyük sebeplerdendi.
Neyse ki toparlandık, şu an çok şükür iyiyiz ve eşim askerde.
Evet çok şükür ailevi durum toparlandı, fakat hayatımın geri kalanı hala berbatlığını koruyor. Hayallerim, gerçekten kabuğumdan çıkmak, ve kendimi psikolojik anlamda özgürlüğüme ulaştırmak amaçlarım olduğu yerde bekliyor.
Bu siteyle tanışmam hamileyken olmuştu fakat sonra uzun bir süre ara verdim. Ama bir iki hafta önce 30 umda olduğumu ve hayatımın ben burada öylece otururken boşluğa akıyor olduğunu bir kez daha farkettim.
Hala gerçekten başarılı olabileceğim bir işim yok, 16 kilo fazlam var ve hala bir sosyal korkağım.
Şimdi 4 gündür suçluluk ve ego güçlendirici telkinleri dinliyorum. Dün epey iyi hissediyordum bugün biraz dalgalanma yaşıyorum sanırım. Hayatımı gerçekten düzene sokmak, düzenli ve düzgün yaşamak artık hayallerimi gerçekleştirmek ve evliliğimi daha da güzelleştirmek istiyorum. Ve tabiki bütün bunların en başında Yavruma hakkettiği tutarlı ve güçlü anneyi vermek istiyorum.
Buda benim değişim günlüğüm olsun, benim bardağım çoktan taştı ve değişmeye başladım bile. Ve sık sık değişimleri buraya aktarmaya devam edeceğim. Herkes için herşey güzel ve iyi olsun. Sevgilerimle.
Benim hayatım ilkokul 3.sınıfın sonunda değişti. Ailem taşınmaya karar verdiğinde. O yaz taşındık ve ben kuzenimin gittiği okula kaydımı aldırmak için ısrar ettim ve 4. sınıf başlarken o yrni okulumdaydım. İşte burası benim hayatımın kırılma noktası. Öğretmenim yaşıyorsa kulakları çınlasın, ondan ayrılmakla büyük hata etmişim bunu yıllar sonra anladım. Yeni okulumdaki öğretmenim de çok iyi bir insandı fakat bana lazım olan kişi değildi ve ilk okulumdaki disiplin ve okuma hırsı yerini daha rahat bir öğrenci olmaya daha çok öylesine okula gidip gelmeye ve sonrası da beraberinde diğer yanlış kararlara doğru yol almaya bırakmıştı.
Neyse ben buna inandım, böyle inandım. Ama aslında sadece hayatımda yanlış kararlar verebilmem için işlerimi kolaylaştırmıştı. Asla bütünüyle herşeyin sebebi olamazdı.
Sonra yine devlet okulu ortaokul (ozaman ortaokul vardı) başladı, oradan aklımda kalan en önemli deneyimlerden biri, o okulda bir sınıf vardı bu sınıfta _bir çok yerde vardır ya hani_ zengin halkın çocukları öğretmen çocukları hatırı sayılır insanların çocukları vs. vardı, bir nevi burjuva sınıfı yani. Ve benim o sınıfta yerim yoktu, çünkü her nekadar kimseye muhtaç olmayan bir ailede büyümüş olsam da, ben bir zengin hatrı sayılırın kızı değildim. Belki herkeste olmaz ama bende oldu, sosyal fobik oluşumun ana nedeni buydu. Ayrıcalıklar dünyasıyla tanışmıştım işte daha çocukluktan tam çıkamadan hemde, bir de üzerine ergenlik gelince çekingen biri oldum çıktım.
Daha sonra lise, yine yanlış bir seçim daha. Ve liseyi bitirişim ve okuduğum bu lisenin meslek lisesi oluşu üniversite hayallerimi suya düşürdü.
Neyse 2 senelik bir üniversite hayatım oldu, orada biraz açılmıştım, sosyal açıdan yani. Fakat bu hiç yeterli olmadı. Yine sosyal bir korkaktım. Yıllar geçti bu 2 seneyi açıköğretimden 4 e tamamladım. İşletme fakültesi mezunu olmuştum, olmuştum olmasına da ben bunu ne okumak istedim ne de bununla ilgili bir meslekte çalışmak istiyordum. Üstüne üstlük hem sosyal fobik hem durmadan hayallerini erteleyen, sözler verip tutmayan, sürekli kendi kendisiyle kavga hayalperest birine dönüşmüştüm. Bu durum öyle canımı sıkıyordu ki.
Tabi bu arada üniversitede okurken bir de ne olsun aşık oldum 2 sene sonra evlendik. Başta herşey çok güzeldi fakat benim bu negatif yönlerim aşkın dayanılmaz hafifliği azalmaya başladıkça kendilerini su yüzüne çıkarmaya başladı. Bu da evliliğimin gidişatını kötü etkilemeye başladı. Bu arada hamile kaldım. Sanki hamileyken hayatımda olan bütün olumsuzlukları kusmaya başladım herşeye tabi bundan en fazla eşim zarar gördü, çok stresli bir hamileliğim oldu, eşimi canından bezdirdim diyebilirim. Neyse dünya tatlısı yavrumuz dünyaya geldi bende bu sefer hamilelik sonrası depresyonu başladı( depresyon fırsatı buldummu hiç kaçırmam) Uykusuz dönemler eşimle iyice uzaklaştık çatışmaya başladık filan derken eşim artık boşanmak istediğini söyledi sonunda. Tabi bu başka bir depresyon fırsatı
Neyse ki toparlandık, şu an çok şükür iyiyiz ve eşim askerde.
Evet çok şükür ailevi durum toparlandı, fakat hayatımın geri kalanı hala berbatlığını koruyor. Hayallerim, gerçekten kabuğumdan çıkmak, ve kendimi psikolojik anlamda özgürlüğüme ulaştırmak amaçlarım olduğu yerde bekliyor.
Bu siteyle tanışmam hamileyken olmuştu fakat sonra uzun bir süre ara verdim. Ama bir iki hafta önce 30 umda olduğumu ve hayatımın ben burada öylece otururken boşluğa akıyor olduğunu bir kez daha farkettim.
Hala gerçekten başarılı olabileceğim bir işim yok, 16 kilo fazlam var ve hala bir sosyal korkağım.
Şimdi 4 gündür suçluluk ve ego güçlendirici telkinleri dinliyorum. Dün epey iyi hissediyordum bugün biraz dalgalanma yaşıyorum sanırım. Hayatımı gerçekten düzene sokmak, düzenli ve düzgün yaşamak artık hayallerimi gerçekleştirmek ve evliliğimi daha da güzelleştirmek istiyorum. Ve tabiki bütün bunların en başında Yavruma hakkettiği tutarlı ve güçlü anneyi vermek istiyorum.
Buda benim değişim günlüğüm olsun, benim bardağım çoktan taştı ve değişmeye başladım bile. Ve sık sık değişimleri buraya aktarmaya devam edeceğim. Herkes için herşey güzel ve iyi olsun. Sevgilerimle.
