Siyahça'nın Beyaz Sayfaları

Durum
Konu yönetici tarafından kapatılmıştır.

Siyahça

New member
4
HD RANK
Katılım
13 Mart 2009
Mesajlar
425
Reaksiyon puanı
12
Puanları
0
ara sıra yaşadığım gel-gitleri saymazsak genel olarak iyiye gidiyorum...gidiyorMUŞum...ben henüz değişimi farkedemiyorum ama en yakınımdakiler daha ılımlı daha pozitif göründüğümü söylüyor..

ama henüz telkinleri dinlemeye başlayalı çok az zaman oldu..belki başlangıçta önerilen süreyi bile tamamlamadım...yine de eskiye göre daha iyi hissediyorum diyebilirim..

yalnız şikayetçi olduğum bir konu var: susamıyorum!
o eski tutuk, heyecanlanınca kekeleyen ben gitti, yerine susmak bilmeyen bir geveze geldi sanki! sürekli konuşuyorum...tabi şimdilik tanıdığım insanlarla çok konuşuyorum, yeni tanıştıklarımla hala biraz mesafeliyim..(isteyerek koymuyorum mesafeyi, sadece çabuk kaynaşamıyorum.)
 
Günlüğün hayırlı olsun Siyahça. Başlığı gibi beyaz, saf, mutlu yaşantılarla dolsun.

Çok konuşma demişsin ya birden ışık yandı kafamda sanki y789 Ben de çok konuşmaya başladım bu aralar ya. Eskiden ben de çekinir, utanır sıkılırdım ama şimdi susturabilene aşk olsun. Denetim için gelen üstlerimin karşısında bile vır vır konuştum ya geçen güny789

Acaba diyorum sabaha kadar telkinleri dinliyorum ya. Hani Atakan Bey sabaha kadar hiç susmuyo yay789 ondan mı bulaştı bu susamama alışkanlığıy789

Kimseyi kızdırmam inşallah
 
günlüğün hayırlı olsun siyahça. sevgi ve huzurla dolsun...u859
 
Günlüğün hayırlı olsun Akçakiss3
 
Sevgili Siyahça günlüğün ve değişimin hayırlı olsunart56art56
 
çok kibarsınız, teşekkür ederim hepinize..t678
 
Bugün epeydir istediğim, 'kendime kendime çektiğim' peynire kavuşmama ramak kalmıştı..peynir, buranın sokaklarında tüm çocukların tanıdığı beyaz pofuduk bir köpekçik........olmadı.....kısmet!.....ya da lanet!...

neyse, belki kedimiz Niyazi Bulutla geçinemezlerdi...

mutsuzum, içimden hıçkıra hıçkıra ağlamak geliyor! bunlar peynirle alakalı değil...o, görünürdeki sebep belki...en çok güldüğüm diziyi izliyorum ve ağlamaklıyım!
bir sorun var...
 
üstteki yazdıklarım ruh halimin dalgalanmasındanmış demekki!

peynir bizim oldu, akşama evimize geldi ama gördük ki, isterken dikkatli olmak lazımmış..bizim ilk göz ağrımız Niyazi Bulutla anlaşamadılar..bulut çok huzursuz oldu..ayrıca oğlum da mutsuz oldu...eşim, can yoldaşım da köpeğin getireceği bağlılığı istemiyordu..ve zaten evimiz bir köpek için uygun değildi..(3.kattayız da)

yani kısaca, hayırlısı oldu, peyniri benden daha çok isteyen işitme özürlü öğrencime verdik..aslında bu sonuçla herkes mutlu oldu, çünkü peynir evden kendisi kaçtı..






hüfff çok uzatmışım yine, affedin..
asıl sizle paylaşmak istediklerim daha mutluluk verici!
eşim, ömrüm, beyaz ışığım, artık o da inanıyor düşünme gücünün yapabildiklerine...bugün gitmiş bizim için bir mantar pano almış, sonra sevdiğimiz araba resmini, hayalimizdeki evin resmini panomuza astık...bebişlerimize de ''bakın bunlar bizim evimiz ve arabamız!'' dedik, yüzlerini görmeliydiniz!
y789
biliyor musunuz, artık çooookkk daha mutlu ve huzurluyuz...ve bu ara neyi istersek hayatımıza çekiyoruz..mesela iş sorunumuz varken şimdi eşime iş teklifleri geliyor...


veeee ben artık birdenbire açılan şu körolası iştahımı dengeleyebiliyorum! gibi yani...dl67
 
hep söylediğim birşey var; eğer dünyaya tekrar gelecek olsam, uygun donanımla doğup dansçı olmak isterdim! sevincli
şu durumda ne fiziğim buna müsait, ne aldığım eğitim, ne yaşım ve ne de yaşama şeklim...zaten beni görseniz asla dansla yanyana düşünemezsiniz...enerji bende hep sıfır seviyededir...yarım günlük bir işim var ve eve gelir gelmez ilk yaptığım boş bir koltuk bulup yatay pozisyon almaktır! bizim oralarda hala geleneksel düğünler olur, ailem beni bu düğünlere zorla götürürdü gençken..ve asla oynamaz, dansetmez, oynayan erkeklere hayran olan ablamın tersine oynayan-danseden erkeklere tiksintiyle bakardım...utananadam
şu yaşımda bile değişmemişim..geçenlerde şehir dışından gelen bir dji izlemeye diskoya gittik...hüfff tam bir hayal kırıklığıydı! insanlar ne kadar rahat! ya da ben ne kadar bi garibim! herkes gözüme öyle komik göründü ki..bitsin diye dua ettim tüm gece..

yine gereksiz uzattım..ana konuya gelirsek, ben geçen haftalarda ve birkaç gün önce farkında olmadan çekim yasasını çalıştırdım! internette sürekli müzik dinleyip dansları izlerken yine aynı şeyi düşündüm; 'keşke farklı olsaydı, dansa yeteneğim olsaydı, dansçı doğsaydım..' falan...
fazla istedim herhalde, kendi sınıfımı gösterilere 7 farklı dansla hazırlamam yetmiyor gibi bir de başka bir sınıfın dans çalıştırma görevini üzerime aldım! (aslında üstüme yıkıldı demeliyim!)
çocuklarla çalışmak çok utandırmıyor ya da germiyor beni..
geçen akşam da epey bir saat hint danslarını izledim..(mazoşistce bir zevk gibi gelebilir.. :) ) ve ertesi gün iki kişi ayrı ayrı zamanlarda bana hint dansı öğretip öğretmeyeceğimi sordu!!
ne oluyor ya hu?! dedim kendi kendime..
y789
 
Ne mi oluyor? Bu çok açık. Evren isteklerine cevap veriyor sevincli

Unutmadan şunu da eklemek istiyorum; Canım benim burası senin alanın, istediğin gibi uzatmaya, uzun uzun yazmaya hakkın var. Ben bazen kendimi bir kaptırıyorum ne kadar yazdığımı hiç bilmiyorum. Bazen de sizin günlüklerinizi kendi günlüğümmüş gibi kullanıyorum y789 Yazmaktan kendini sakın engelleme. Kendimizi en iyi ifade edebildiğimiz şey yazı, sözden sonra.

Sevgiler.
 
dün muhteşem bir gün geçirdim..uzun süredir üzerimde baskı yaratan yıl sonu etkinliğini nihayet gerçekleştirdik...ve garip şey, eskisi gibi kendimi cenderenin içinde sıkışmış hissetmedim, aksine sahnede olmak hoşuma bile gitti diyebilirim..hatta bir ara, öğrencimin bacağına dolaşan mikrofonu kurtarmaya çalışırken mikrofonun ikiye ayrılması bile beni sadece güldürdü..eskiden olsa koca ilçeye rezil oldum diye ağlardım!

bu sitenin bana en büyük faydası, ne çekim yasasını öğrenmem, ne telkinleri keşfetmem ne şu ne bu...sadece ne yaşadığımın farkında olmamı sağlamasıdır!sırf bu fayda için bile ömrümün sonuna kadar teşekkür etmem gerek!ve farkettimki aslında içimde 32 yıldır taşıdığımı sandığım 'felaket tellalı' meğer ne kadar da gülmeye mutlu olmaya hazırmış!kendimi dinliyorum gün boyu, ve mucize!sürekli olumlu düşünebiliyorum!
dün gece aniden aklıma geldi, aslında ben küçücükken de doya doya gülebilmişim!annemle baba; bana sık sık şunu söylerdi: '..okunda boncuk mu buldun da gülüyorsun?!' (ailemin bu kadar rahat ifade becerileri olduğu için özür dilemeliyim..utananadam)
ve yine dün gece hafızam bir güzellik daha yaptı ve minik bir anıyı daha hediye etti bana:
ben pek sosyal bir çocuk değildim, az konuşur, çok hayal kurardım...eve gelen misafirlerden de çok hoşlanmazdım...bir akşam bu hoşlanmadığım misafirlerden bir demet evimizdeydi...ben de her nedense(!) koltuğun altındaydım...(eski sedirleri bilir misiniz?)
ve her nedense aniden elimi uzatıp kadının birinin bacağını tutuverdim!ve her nedense kadın çığlık atıp evden kaçtı!
smil56
annemi çok utandırmıştım, bunun için hem vicdanım sızladı hem de çimdiklenen kolum!
ama dün gece o kadınceğize içimden teşekkür ettim...tee o zamanki varlığıyla şu yaşımda yüzüme bir gülümseme hediye ettiği için...
çok mutluyum, hayat çoookkk güzel...herşey muhteşem bir düzen içerisinde...ve günümü güzelleştirmek için sürekli mucizeler meydana geliyor...çevremdeki insanlar sanki işlerimi kolaylaştırmak için koşturuyor...gülümseyişime herzaman karşılık bulabiliyorum...herkesi çok seviyorum ve onların sevgisi de bana doğru akıyor, bunu iliklerime kadar hissediyorum!
 
mikrofon ortadan ikiye ayrılırken boyuna mı yoksa enine mi ikiye bölündü :)

telkinleri dinlemeye başlayınca hayatımda değişen en önemli şeyin kendime güven duygusunun geri gelmiş olması ve olumlu bir bakış açısı kazanmaktı. aynı şeyleri sen de yaşıyorsun anladığım kadarıylaalk78
bol telkinli günler
 
teşekkür ederim uzayan arkadaşım..actionsmile
(mikrofonun kordonu, gövdesinden çıktı, kordon bende kaldı, mikrofonun gövdesi de öğrencimin elinde!)
y789
 
Anneni sevgiyle kucaklıyorum smil56 Anneme benzediği için. Gerçi annemin kelime haznesi çok geniştir benim, daha ne atasözleri deyimler vardır kendi çıkardığı. Yakında kitap yazıp bastırmayı düşünüyorum y789

Benim de çok ilginç misafir kaçırma taktiklerim vardı annemle birlikte otururken. Genelde gelmeden önce benim evde bulunmadığım zamanları tercih ederlerdi ama bazen şaşar beşerlerdi. girlhaha

Hey gulu gulu günler heyyy :) Ben de hatırladım da özlemişim yahu, ne güzel günlerdi.
 
sen de misafir ayakkabılarının içine solucan, çamur (artık Allah ne yaratıcılık verdiyse!) koyar mıydın şeker arkadaşım?
y789
bir seferinde de çatıya çıkıp oradan ceviz ağacının dallarından ceviz toplamış ve aşağıdan geçen negatif elektrikli garibanlara atmıştım! gerçi sonunda yerimi çabuk buldular ama olsun...
evet eğlenceliydi yaw! fazla arkadaşım yoktu ama kendi bahçemizde canım ağaçlarımla çok özgürdüm ben...uff bakıyorum da kiraz ağacından kiraz toplayıp yemenin tadını unutmuşum! :(
bizim ev kadın egemenliğindeydi...düşün; dört kız kardeşiz, tek oğlan var...beş tane teyze, iki tane hala...yeğenler...baba tarafı daha ciddi daha dindar insanlardı...tam tersine anne tarafı, yani teyzemler hayatın binbir sillesini yemiş ama yine de neşeli, bol müstehcen fıkralı, bir sürü komik anıya sahip insanlardı...baba dışarı gittiğinde teyzemler, ablamlar bir odaya doluşur yüksek sesle, kahkahayla saatler geçirirdik...
bunca kadın örneğin içinde yine de bir garip yetiştim ben...etraftaki akıllı uslu, takdir edilen kız modelinin tersine, tüm gün ağaçlarda gezinen, kızlardan çok erkeklerle oynayan, hayalci, mutfakla ev işleriyle alakasız, abisiyle balık tutma delisi bir kız çocuk...
bari bir erkek gibi güçlü, sert biri olabilseydim!fiziken erkek kuvveti vardı ama en küçük zorlukta kabuğuma çekilip ağlardım...ağla2
olsun kendimin o zamanki halini de seviyorum...dl67
 
Ben değil de benim bir arkadaşım vardı o bir dolu haşaratı bulur, çakıl kum toprak artık ne bulduysa ikramlara katardı y789 Ben değilim ama arkadaşım, gerçekten bak arkadaşım smil56

Bazen direk kovma moduna geçerdi, anneee ne zaman gidicek bunlaaarrr diye bir odadan diğerine bağırırdı :) Bağırmak ne kelime resmen böğürürdü khkh56

Ana cadde gibiydi bizim ev, teras katında otururduk biz kocaaamaan bir terasımız vardı. Yazın çekyatlar atılır orada oturulurdu ailece. Bizim mahalle 2. sosyete yeriydi. Kızlar hafta sonu süslenir püslenir Tepe Gazinosu denen yere giderlerdi. O zamanlar şimdiki gibi ipsiz sapsızlar alınmazdı. Sosyete girerdi sadece. Bizim kapı önünden geçenlere artık bir kavanozun için çay, deterjan, yumurta, un, su, yağ elime ne geçerse doldururdum bocaaaaa y789 E ben çıkamıyorum gece dışarı, çıkanlar benden kaçamıyor :)

Birde beyaz bir örtüm vardı, ucuna ip dikmiştim. Salıyordum onu balkondan aşağı. Dümdüz bırakıyordum yerle. Gece dönenlere hazırlık y789 Biri yaklaştı mı yanına hop çekiyordum ipi, al sana hayalet khkh56

Ay ne gülüyordum ama ya, şimdi bile kahkahalarla yazıyorum. Çocuk olmak gibisi yok. Şimdikilerin ileride anlatacakları böyle hikayeleri bile olmuyor maalesef, bilgisayar başlarında geçiriyorlar ömürlerini.

İyi ki yaşamışım ama, damdan dama atlarken az kaza geçirmedim ama anlatacak bir dolu şey yapmışım y789

Çok güzel günlerdi çooook.
Siyahça sen beni güldürdün, Allah ta seni, aileni hep güldürsün.

Anneler günün kutlu olsun canımcım kiss3
 
teşekkür ederim canım arkadaşım! günlüğüm sayende ne güzelleşti bak...

seni sefüom ben! sevincli
 
harika ya yazılarınızı okurken bende cok guldum:d
 
bugünlerde tüüümmm çabamı kötü hisleri içimden uzaklaştırmaya çalışmak için harcıyorum...şimdilik iyi gidiyorum, depolama alanı bit(bildiğin bit) kadar olan hafızam sağolsun!
hani bazen çok canımı sıkıyor şu hafıza sorunum, ama ne yalan söyleyeyim hayatımın çok döneminde hep şükrettim bu kadar çabuk unutabilen bir hafızam olduğu için...

uzakta bir yerde, bana çok kızgın, gururu kırılmış ve fil hafızalı biri var...beni ve yanımdaki rengi (ben siyah, o beyaz ya hani) öldürmeyi ve bebişlerimi çalıp uzağa götürmeyi planlıyor! üstelik bebişlerime iyi bakmayacak, götürüp, kendilerini sudan çıkmış balık gibi hissedecekleri bir ovaya bırakacak! denizsiz yaşayamaz ki yavrularım...ya bensiz?

öyle uzun zamandır her kapı çaldığında yüreğim ağzıma geliyor ki...neredeyse unuttum mutlulukla kapı açmayı...
işin en zor yanı da korktuğumu belli etmemeliyim, varolan azıcık huzurumuz yerinde kalsın diye...

neyse bunu da atlatırım bir şekilde, neler atlatmadık ki...

asıl mesele benim tv alışkanlığımın ürkünç şekilde aniden değişmesi...önceden sadece 'canım ailem', 'elveda rumeli', 'avrupa yakası' gibi hafif dizileri takip eder, komedi filmleri ve animasyon dışında pek birşey izlemezdim...
şimdi yaklaşık 2-3 haftadır sürekli, gece-gündüz 'crime and investigation' adında bir suç-realite kanalını izliyorum! dizilerimi bile unuttum...bakalım mesela bu akşam avrupa yakasında irademi deneyeceğim...ama umutsuzum...elimde değil! Beyaz çok kızıyor bana, o da biraz bildiğinden çekim yasasını, kötülüğü üstümüze çektiğimi söylüyor!
acilen bundan kurtulmayı denemem lazım!
 
avrupa yakasının eski bölümünü koymuşlar ben de suç kanalını izledim! ağla2
 
Durum
Konu yönetici tarafından kapatılmıştır.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst