- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
* hece yayınlarından 2004 yılında çıkan ilk şiir kitabının adı ether.
1975 yılında eskişehirde doğmuş. şiirleri ipek dili, e ve hece dergilerinde yayımlanmış.
etherden
sükûnet vesîkasi
öyle ufak ki
ellerim yanında onları
hiç özlemiyorum.
gözlerimi boya... çoğalt
bu mavi boşluğu, elmacık kemiklerime
inen her çizgi, aslında bir müjdenin
eskitilmiş ilâhisi olsun.
bir müddet
tasalansın cam sûretim. veremli
bir kan pıhtılaşsın ağzımda. acziyet
muhteşem bir kalıpla belgelensin
ebediyyen...
sizin boğazınızda paslanmış
gemiler deverân etsin. yalpalansın
etekleriniz. diş etlerinizde yabanî bir balığın
açtığı yara sızlasın ve onurlanın nafi le!
kaynatılmış mendillerinizi çitilemekten
avuçları parçalanmış gündelikçilere
döneceksiniz. ben gideceğim.
nereye...?
ev kursam, kapısında
kerpiç bir temel buluyorum. şâibeli
fısıltım korkuyla yapışıyor dilime.
parmaklarımı değdirdiğim bebeğin
parçalanmasına, kulaklarımdaki uğultu
yetiyor. tutanaklara bakınca, boşuna
biliyorum şehri beklemek.. çehreme
arsız bir hayat emâresi boca etmek..
ten kastım, hafızamdaki doğum
izini silmekti.
yoksa...
yüzünde
şekillendiğim mâsumiyetin
olmasa, bilmesem o k o c a m a n
çocukluğunu, el tezgâhlarında dokunan
çal kumaşa sinerdim, anla...
yamazdı kabilem gidişimin
taşıdığı hikmeti.
asla.
süleymanın diriltildiği
meydanda kendimi incittiğim binlerce
hatıra dinledim. cehennem ehlini
seyrettim,
alenî...
kırılan
eşyanı sahiplenip, sarışın
bir anne kelâmıyla sevdim
seni
ki...
cismimi telâfi et.
Kaynak: EkşiSözlük
1975 yılında eskişehirde doğmuş. şiirleri ipek dili, e ve hece dergilerinde yayımlanmış.
etherden
sükûnet vesîkasi
öyle ufak ki
ellerim yanında onları
hiç özlemiyorum.
gözlerimi boya... çoğalt
bu mavi boşluğu, elmacık kemiklerime
inen her çizgi, aslında bir müjdenin
eskitilmiş ilâhisi olsun.
bir müddet
tasalansın cam sûretim. veremli
bir kan pıhtılaşsın ağzımda. acziyet
muhteşem bir kalıpla belgelensin
ebediyyen...
sizin boğazınızda paslanmış
gemiler deverân etsin. yalpalansın
etekleriniz. diş etlerinizde yabanî bir balığın
açtığı yara sızlasın ve onurlanın nafi le!
kaynatılmış mendillerinizi çitilemekten
avuçları parçalanmış gündelikçilere
döneceksiniz. ben gideceğim.
nereye...?
ev kursam, kapısında
kerpiç bir temel buluyorum. şâibeli
fısıltım korkuyla yapışıyor dilime.
parmaklarımı değdirdiğim bebeğin
parçalanmasına, kulaklarımdaki uğultu
yetiyor. tutanaklara bakınca, boşuna
biliyorum şehri beklemek.. çehreme
arsız bir hayat emâresi boca etmek..
ten kastım, hafızamdaki doğum
izini silmekti.
yoksa...
yüzünde
şekillendiğim mâsumiyetin
olmasa, bilmesem o k o c a m a n
çocukluğunu, el tezgâhlarında dokunan
çal kumaşa sinerdim, anla...
yamazdı kabilem gidişimin
taşıdığı hikmeti.
asla.
süleymanın diriltildiği
meydanda kendimi incittiğim binlerce
hatıra dinledim. cehennem ehlini
seyrettim,
alenî...
kırılan
eşyanı sahiplenip, sarışın
bir anne kelâmıyla sevdim
seni
ki...
cismimi telâfi et.
Kaynak: EkşiSözlük
