- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Duygusal tepkiler veriyorlar; iyi, kötü, nötr. Etkili imajlar ve hikayeler,
dinleyicilerinizin modunu istediğiniz yöne çekecektir.
Hüküm veriyorlar. Hepimiz yapıyoruz. Her bilgi kırıntısı ve küçük işaretlere
göre yargılama yapıyoruz. Sunumunuzun en ince ayrıntısı bile dinleyicilerinizin
siz ve söyledikleriniz hakkında vereceği hükmü etkileyecektir.Dinleyiciler
söylediklerinizi sizin konuştuğunuzdan daha hızı işlemden geçirirler.
Araştırmalar gösteriyor ki çoğu insan konuşurken 1 dakikada 135 ila 150 kelime
kullanırken, 400 ya da daha fazla kelime dinleyip bilgiyi işlemden
geçirebilirler. Bazı uzmanlar bu rakamın 1000 kelimeye kadar varabileceğini
savunuyor. Buna duyduklarımızın sadece yüzde 25′ini akılda tuttuğumuz ve yüzde
75′ini kaybettiğimiz gerçeği de eklenirse, vermeye çalıştığınız mesajı ciddi bir şekilde
etkileyebilecek bir iletişim dar boğazından bahsediyoruz demektir. Kariyer
stratejisti Mariette Edwards'a göre, siz konuşurken dinleyicileriniz farklı
durumlar yaşıyorlar. İşte bu durumlardan bazıları. Dinlemek isteyip
istemediklerine karar veriyorlar. Fiziksel görüntünüz, sunum materyalleriniz ve
zamanlamanızla, hedef kitlenizin dikkatini yükseltmesine çalışın. Kafalarını
karıştıracak nedenler yaratmaktan kaçının.
Dikkatlerinin dağılmaması için savaşıyorlar ya da yenik düştüler bile. Her
iyi dinleyicinin bile kafası zaman zaman karışıp yoldan çıkabilir. Araştırmalar
gösteriyor ki dinleyicilerin konuya ilgisini korumak için, konuşmacı her 5-7
saniyede bir onların dikkatini toparlayacak bir şey yapmalıdır.
Sizi takip ediyorlar ya da kayboldular. Dinleyicilerinizin sizi anlamasını ve
takip etmesini kolaylaştırmak için, konuşmanızı başlıklar, önemli noktalar ve
fikirler şeklinde organize edin. Her bölümü bitirdikten sonra başlıkları
tekrarlayın ve birkaç iyi soruyla karşınızdakilerin sizi anlayıp anlamadıklarını
sınayın.
Kafalarındaki sorular dikkatlerini dağıtıyor. Konuşmanız, dinleyicilerin
kafasında oluşan sorularla bölünüyor. Bu sorulmayan soruları önceden tahmin
ederek yanıtlamaya çalışın.
Mesajlarınıza açık ya da kapalılar. Beden dillerini izleyin. Size onlarla iyi
bir bağlantı kurup kuramadığınız konusunda bilgi verecektir.
Ne kadar dinlemeleri gerektiği ve ne kadar dinlemek zorunda olduklarını
ölçüyorlar. Dinlemeniz gerektiğinde, ne söylendiği daha fazla önem kazanır.
Hedef kitlenizin dinleme ihtiyacını arttırmak için, mesajınızı kişiye özel ve
hayati önem taşıyan bir hale getirin. Dinleyicilerinizin istek ve ihtiyaçlarını
ortaya çıkaracak sorular sorun ve o noktalara çalışın.
Sonucu oluşturuyorlar. Belki de sonuca ulaşmaları için onlara verdiğiniz
sunumdan çok önce sonuca varmış olabilirler. Sizin istediğiniz sonuca varmaları
için onlara yardımcı olun. Bilgi güçtür. İnsanların nasıl dinlediği hakkında
daha fazla bilgi sahibi oldukça, konuşmalarınızda daha başarılı olacaksınız. Yazar : Berna Çetin
dinleyicilerinizin modunu istediğiniz yöne çekecektir.
Hüküm veriyorlar. Hepimiz yapıyoruz. Her bilgi kırıntısı ve küçük işaretlere
göre yargılama yapıyoruz. Sunumunuzun en ince ayrıntısı bile dinleyicilerinizin
siz ve söyledikleriniz hakkında vereceği hükmü etkileyecektir.Dinleyiciler
söylediklerinizi sizin konuştuğunuzdan daha hızı işlemden geçirirler.
Araştırmalar gösteriyor ki çoğu insan konuşurken 1 dakikada 135 ila 150 kelime
kullanırken, 400 ya da daha fazla kelime dinleyip bilgiyi işlemden
geçirebilirler. Bazı uzmanlar bu rakamın 1000 kelimeye kadar varabileceğini
savunuyor. Buna duyduklarımızın sadece yüzde 25′ini akılda tuttuğumuz ve yüzde
75′ini kaybettiğimiz gerçeği de eklenirse, vermeye çalıştığınız mesajı ciddi bir şekilde
etkileyebilecek bir iletişim dar boğazından bahsediyoruz demektir. Kariyer
stratejisti Mariette Edwards'a göre, siz konuşurken dinleyicileriniz farklı
durumlar yaşıyorlar. İşte bu durumlardan bazıları. Dinlemek isteyip
istemediklerine karar veriyorlar. Fiziksel görüntünüz, sunum materyalleriniz ve
zamanlamanızla, hedef kitlenizin dikkatini yükseltmesine çalışın. Kafalarını
karıştıracak nedenler yaratmaktan kaçının.
Dikkatlerinin dağılmaması için savaşıyorlar ya da yenik düştüler bile. Her
iyi dinleyicinin bile kafası zaman zaman karışıp yoldan çıkabilir. Araştırmalar
gösteriyor ki dinleyicilerin konuya ilgisini korumak için, konuşmacı her 5-7
saniyede bir onların dikkatini toparlayacak bir şey yapmalıdır.
Sizi takip ediyorlar ya da kayboldular. Dinleyicilerinizin sizi anlamasını ve
takip etmesini kolaylaştırmak için, konuşmanızı başlıklar, önemli noktalar ve
fikirler şeklinde organize edin. Her bölümü bitirdikten sonra başlıkları
tekrarlayın ve birkaç iyi soruyla karşınızdakilerin sizi anlayıp anlamadıklarını
sınayın.
Kafalarındaki sorular dikkatlerini dağıtıyor. Konuşmanız, dinleyicilerin
kafasında oluşan sorularla bölünüyor. Bu sorulmayan soruları önceden tahmin
ederek yanıtlamaya çalışın.
Mesajlarınıza açık ya da kapalılar. Beden dillerini izleyin. Size onlarla iyi
bir bağlantı kurup kuramadığınız konusunda bilgi verecektir.
Ne kadar dinlemeleri gerektiği ve ne kadar dinlemek zorunda olduklarını
ölçüyorlar. Dinlemeniz gerektiğinde, ne söylendiği daha fazla önem kazanır.
Hedef kitlenizin dinleme ihtiyacını arttırmak için, mesajınızı kişiye özel ve
hayati önem taşıyan bir hale getirin. Dinleyicilerinizin istek ve ihtiyaçlarını
ortaya çıkaracak sorular sorun ve o noktalara çalışın.
Sonucu oluşturuyorlar. Belki de sonuca ulaşmaları için onlara verdiğiniz
sunumdan çok önce sonuca varmış olabilirler. Sizin istediğiniz sonuca varmaları
için onlara yardımcı olun. Bilgi güçtür. İnsanların nasıl dinlediği hakkında
daha fazla bilgi sahibi oldukça, konuşmalarınızda daha başarılı olacaksınız. Yazar : Berna Çetin
